Biz gulâm-ı Ehl-i Beyt'iz Lâ fetâ'dan gelmişiz
Ceddimiz nûr-i nübüvvet müntehâdan gelmişiz
Okuduk ilm-i ledünni vâkıf-ı esrâr olub
Küntükenz'in sırrına lûtf u atadan gelmişiz
Şah Hasan Şâh-ı Hüseyn-i Kerbelâ ervâhımız
Şems ü mâh ü ahter-i Zeynel'abâ'dan gelmişiz
Bâkır ü Ca'fer'i Sâdık bahş-ı îman eyleyen
Mûsi-i Kâzım Rızâ nesl-i Hudâ'dan gelmişiz
Şah Takî vü bâ Nakî hem Askerî Mehdî livâ
Menzil-i Şâh-ı Velâyet pîşüvâdan gelmişiz
Râhımızdır ol Horasânî tarîk-ı nâzenin
Can verüb can almağa tâ intihâdan gelmişiz
Hem Sekahüm hamrini aşk-ı Ali'den nûş edüp
Lezzet-i mest-i Resûl-i Kibriyâ'dan gelmişiz
Merkez-i kâna eriştim geldi Hak'kın kudreti
Hıfzıyâ hıfz eyleyüp sâhip safâdan gelmişiz
-3-
Geldi çün mâh-ı muharrem kıldı dehri rûşenâ
Hâtıt-ı uşşâka düştü mâcerâ-yi Kerbelâ
Çünki ol menzil musâhib mecma'-i bahr-i belâ
Teşnedil oldu şehid anda Hüseyn-i Müctebâ
Cem' olup Kûfe diyârında gürûh-i eşkıyâ
Âl ü evlâd-ı Resûl'e gördüler cevri revâ
Bir azim fitne uyandırdı Yezîd-i bî havâ
Söyle vellâhi sezâdır cânına lâ'net sezâ
Ol vefâsız bîrahmler kavl-i mergup ettiler
Kûfe'ye da'vet kılup irsâl-i mektup ettiler
Sanasın bin cân ile cânânı matlup ettiler
Sonra ahdi bozdular akvâli mekzûp ettiler
Sed çeküb mebzul Fırât'ı anda mahcûp ettiler
Bir azim fitne uyandırdı Yezîd-i bî hayâ
Söyle vallâhi sezâdır cânına lâ'net sezâ
Çün bilirdi nûr-i çeşm-i Ahmed-i Muhtâr idi
Vâlid-i Âl-i cenâb-ı Hazret-i Kerrâr idi
Mâder-i bint-i Resûl-i Hazret-i Zehrâ idi
Dâder-i pâk-i Hasen hulk-ı Rıza Hünkâr idi
Nesl-i peygamberliğin âyâ kim ızhâr idi
Bir azim fitne uyandırdı Yezîd-i bî hayâ
Soyle vallâhi sezâdır cânına lâ'net sezâ
Bir takım nâmerdleri munkad edüb fermânına
Ol Livâ-yi nahsı dikti Kerbelâ meydânına
Kahrı müstahsen görüb Âl-i Resûl'ün şânına
Bîgünah mazlumların girdi o zâlim kanına
Mansıb-ı dehri değişti devlet-i îmânına
Tâ be- mahşer lâ'net olsun kendine âvânına
Bir azim fitne uyandırdı Yezîd-î bî hayâ
Söyle vallâhi sezâdır cânına lâ'net sezâ
Allah Allah öyle bedbahtın olub fermanberi
Saymadı asla hukuk-ı Hazret-i Peygamber'i
Bir içim suyu dirîğ etti havâric leşkeri
Sûretâ islâm idi sîrette kâfir ekseri
Olmadı böyle musîbet devr-i âdamdan beri
Yâ nice yaş dökmesin erbâb-ı aşkın gözleri
Bir azim fitne uyandırdı Yezîd-i bî hayâ
Söyle vallâhi sezâdır cânına lâ'net sezâ
Bu Muharremdir zemîn ü âsümân ağlar bu gün
Vakt-i mâtemdir muhibb-i hânedân ağlar bu gün
Eşk-i hasretler döküp de tende cân ağlar bu gün
Âşkının dîde-i giryânı kan ağlar bu gün
Hâsılı feryâd edüb cümle cihân ağlar bu gün
Ağla Hıfzî aşk ile uftâdegân ağlar bu gün
Bir azim fitne uyandırsı Yezîd-i bî hayâ
Söyle vallâhi sezâdır cânına lâ'net sezâ