<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şaban Ayı &#8211; Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</title>
	<atom:link href="https://www.caferilik.com/dualar/aylarin-ozel-amelleri/saban-ayi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.caferilik.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Jul 2020 22:48:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.8.10</generator>
	<item>
		<title>Mübarek Şaban Ayının Fazilet Ve Amelleri</title>
		<link>https://www.caferilik.com/mubarek-saban-ayinin-fazilet-ve-amelleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2020 22:06:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şaban Ayı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.islamex.com/mubarek-saban-ayinin-fazilet-ve-amelleri/</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Şaban ayı da, olduk&#231;a fazilet ve şerefle dolu ve Resulullah&#39;a (s.a.a) intisap edilen bir aydır. Peygamber efendimiz (ona ve Ehlibeyt-&#39;ine sal&#226;t ve sel&#226;m olsun) bu ayı oru&#231; tutar ve ramazan ayının orucuna birleştirir ve ş&#246;yle buyururdu: &#34;Şaban benim ayımdır; kim benim ayımdan bir g&#252;n oru&#231; tutarsa, cennet ona farz olur.&#34; İmam Cafer Sadık&#39;tan (a.s) [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/mubarek-saban-ayinin-fazilet-ve-amelleri/">Mübarek Şaban Ayının Fazilet Ve Amelleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>
	&nbsp;</h2>
<p>
	Şaban ayı da, olduk&ccedil;a fazilet ve şerefle dolu ve Resulullah&#39;a (s.a.a) intisap edilen bir aydır. Peygamber efendimiz (ona ve Ehlibeyt-&#39;ine sal&acirc;t ve sel&acirc;m olsun) bu ayı oru&ccedil; tutar ve ramazan ayının orucuna birleştirir ve ş&ouml;yle buyururdu: <em>&quot;Şaban benim ayımdır; kim benim ayımdan bir g&uuml;n oru&ccedil; tutarsa, cennet ona farz olur.&quot;</em></p>
<p>
	İmam Cafer Sadık&#39;tan (a.s) ş&ouml;yle buyurduğu rivayet edilmiştir: İmam Secc&acirc;d (a.s) (Zeyn&uuml;labidin) şaban ayı girdiği zaman ashabını toplar ve onlara ş&ouml;yle buyururdu:</p>
<p>
	<em>&quot;Ey ashabım (dostlarım), bu ayın ne olduğunu bi</em><em>liyor musunuz? Bu, Şaban ayıdır. Resulullah (s.a.a) ş&ouml;yle buyurmuştur: &#39;Şaban, benim ayımdır.&#39; Bu ayı, Peygamberinizin sevgisi ve Rabbinize yaklaşmak i&ccedil;in oru&ccedil; tutun; canımı elinde tutan (Allah&#39;a) andolsun ki, babam İmam H&uuml;seyin&#39;den (a.s) duydum ki ş&ouml;yle derdi: Emir&uuml;&#39;l-Mu&#39;minin Ali&#39;den (a.s) ş&ouml;yle buyurduğunu duydum: Kim şaban ayını Resulullah&#39;a (s.a.a) olan sevgisinden dolayı ve Allah&#39;a yakınlaşmak i&ccedil;in oru&ccedil; tutarsa, Al-lah onu sever, kendi ikram ve y&uuml;celiğine yakınlaştırır ve cenneti ona farz kılar.&quot;</em></p>
<p>
	Merhum Şeyh Tus&icirc; (r.a), Safvan&uuml;&#39;l-Cemm&acirc;l&#39;ın ş&ouml;yle dediğini nak-letmiştir:</p>
<p>
	İmam Sadık (a.s) bana buyurdu ki: <em>&quot;Nahiyende ve</em><em> etrafında olan kimseleri şaban ayının orucuna teşvik et.&quot;</em> Ben, &quot;Canım sana feda ol-sun, bunda bir şey mi g&ouml;r&uuml;yorsun?&quot; dedim, İmam (a.s) <em>&quot;Evet.&quot;</em> buyurdu. <em>&quot;Re</em><em>sulullah (s.a.a) şaban ayının hil&acirc;lini g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; zaman Medine hal-kına birisinin ş&ouml;yle seslenmesini emrederdi: Ey Yesrib (Medine) ehli, ben Allah Resul&uuml;&#39;n&uuml;n size el&ccedil;isiyim. (Resulullah buyuruyor ki:) Şunu bilin ki şaban, benim ayımdır. Kim benim ayım hakkında bana yar-dımcı olursa (onu oru&ccedil; tutarsa), Allah ona rahmet etsin!&quot;</em></p>
<p>
	İmam Cafer Sadık (a.s) sonra Emir&uuml;&#39;l-M&uuml;minin Hz. Ali&#39;nin (a.s) ş&ouml;yle buyurduğunu a&ccedil;ıkladı:</p>
<p>
	<em>&quot;Resulullah&#39;ın el&ccedil;isinin (&ccedil;ağrısını) duyduğumdan beri şabanın orucunu hi&ccedil;bir zaman ihmal etmemişimdir. &Ouml;m&uuml;r boyunca da ihmal etmeyeceğim, inşaallah.&quot; </em></p>
<p>
	Emir&uuml;&#39;l-M&uuml;minin (a.s) yine ş&ouml;yle buyurdu:</p>
<p>
	<em>&quot;İki ayı (şaban ve ramazanı) art arda oru&ccedil; tutmak, Allah&#39;tan (na-sip) olan bir t&ouml;vbe ve mağfirettir.&quot;</em></p>
<p>
	İsmail İbn Abd&uuml;&#39;l-Halik diyor ki:</p>
<p>
	İmam Sadık&#39;ın (a.s) yanında bulunduğum bir sırada, şaban ayının orucu s&ouml;z konusu edildi. Bunun &uuml;zerine İmam Sadık (a.s) ş&ouml;yle buyur-du:</p>
<p>
	<em>&quot;Şaban ayının fazileti ş&ouml;yledir, b&ouml;yledir.&quot; </em>(Sonra ş&ouml;yle buyurdu:)<em> &quot;Hatta haram bir kanı d&ouml;ken kimse dahi (pişman olup t&ouml;vbe ettikten ve &uuml;zerine d&uuml;şen diyeti verdikten sonra) şaban ayının orucunu tutmak-la bağışlanır.&quot;</em></p>
<p>
	Bu değerli ayla ilgili olarak yapılması rivayet edilen ameller de iki kısımdır. Bir kısmı, bu ayın b&uuml;t&uuml;n g&uuml;nlerinde yapılan amellerdir. Bir kısmı ise, bu ayın bazı g&uuml;nleri veya gecelerine has amellerdir.</p>
<h2>
	&nbsp;</h2>
<h2>
	A) Şaban Ayının B&uuml;t&uuml;n G&uuml;nlerinde Yapılan Ameller</h2>
<p>
	Şaban ayının b&uuml;t&uuml;n g&uuml;nlerinde yapılan ameller şunlardan ibarettir:</p>
<p>
	1- Her g&uuml;n yetmiş defa şu zikri s&ouml;ylemek:</p>
<h6 dir="RTL">
	اَسْتَغْفِر اللهَ وَاَسْأَلُهُ التَّوْبَةَ .</h6>
<p>
	<em>&nbsp;Allah&#39;tan bağışlanma ve O&#39;ndan, t&ouml;vbe (etme tevfikini) dilerim.</em></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	2- Yine yetmiş defa şu şekilde Allah&#39;tan mağfiret dilemek:</p>
<h6 dir="RTL">
	اَسْتَغْفِر اللهَ الّذي لا اِلـٰهَ اِلاَّ هُوَ الرَّحْمنُ الرَّحيمُ الْحَيُّ الْقَيُّومُ وَاَتُوبُ اِلَيْهِ</h6>
<p>
	<em>&nbsp;&quot;Kendisinden başka il&acirc;h olmayan; Rahman, Rahim, diri ve varlık-ları ayakta tutan Allah&#39;tan mağfiret diliyorum ve O&#39;na t&ouml;vbe ediyorum.&quot;</em></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Bazı rivayetlerde <strong>&quot;el-Hayyu&#39;l-Kayy&ucirc;m&quot;</strong> kelimesi <strong>&quot;er-Rahm&acirc;-nu&#39;r-Rah&icirc;m&quot;</strong> kelimesinden &ouml;nce zikredilmiştir. Her ikisine de amel etmek iyidir.</p>
<p>
	Rivayetlerden de anlaşıldığı gibi, bu ayın en faziletli dua ve zikri, istiğfar yani &quot;Allah&#39;tan mağfiret dilemek&quot;tir. Evet, bu ayda her g&uuml;n yetmiş defa istiğfar eden kimse, diğer aylarda yetmiş bin defa istiğfar etmiş gibidir.</p>
<p>
	3- Bu ayda yarım hurmayla da olsa (sadece bu miktara g&uuml;&ccedil; yeti-renler i&ccedil;in) sadaka vermek; bunu yapan kimsenin cesedini, Allah (ce-hennem) ateşine haram kılar.</p>
<p>
	İmam Cafer Sadık&#39;tan (a.s) rivayet edilen bir hadiste, İmam&#39;a (a.s) recep ayının orucu hakkında sorulduğunda, o Hazret: <em>&quot;Neden şabanın orucundan gafilsiniz?&quot;</em> buyurdu.</p>
<p>
	Ravi: &quot;Ey Resulullah&#39;ın (s.a.a) oğlu, şabandan bir g&uuml;n oru&ccedil; tutanın sevabı nedir?&quot; diye sorunca, <em>&quot;Cennettir, vallahi!&quot;</em> buyurdu.</p>
<p>
	Ravi tekrar: &quot;Şaban ayında yapılan en faziletli amel nedir?&quot; diye sordu. İmam (a.s) ş&ouml;yle buyurdu:</p>
<p>
	<em>&quot;Sadaka vermek ve mağfiret dilemektir. Kim, şaban ayında bir sa-daka verirse, Allah-u Te&acirc;l&acirc; onu sizin deve yavrusunu b&uuml;y&uuml;tt&uuml;ğ&uuml;n&uuml;z gibi b&uuml;y&uuml;t&uuml;r ve bil&acirc;hare kıyamet g&uuml;n&uuml;nde Uhut dağı kadar b&uuml;y&uuml;m&uuml;ş bir halde sahibine ulaşır.&quot;</em></p>
<p>
	4- Şaban ayında bin defa şu zikri s&ouml;ylemek:</p>
<h6 dir="RTL">
	لا اِلـٰهَ إلاَّ اللهُ وَلا نَعْبُدُ إِلاّ اِيّاهُ مُخلِصينَ لَهُ الدّينَ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ</h6>
<p>
	<em>&nbsp;&quot;Allah&#39;tan başka bir mabut yoktur. Biz, dini O&#39;na halis kılarak sadece O&#39;na taparız. M&uuml;şrikler istemese bile.&quot;</em></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Bu değerli amelin b&uuml;y&uuml;k sevabı vardır. Kim bunu yerine getirirse, bin yılın ibadeti(nin sevabı) kendisi i&ccedil;in yazılır.</p>
<p>
	5- Şabanın her perşembe g&uuml;n&uuml; iki rek&acirc;t namaz kılarak, her rek&acirc;-tında bir defa F&acirc;tiha ve y&uuml;z defa İhl&acirc;s Suresi&#39;ni okumak. Namazı bitir-dikten sonra da y&uuml;z defa Resulullah&#39;a (s.a.a) ve Ehlibeyt&#39;ine (a.s) sal&acirc;-vat getirmek. Allah, bunu yapan kimsenin, din&icirc; ve d&uuml;nyev&icirc; hacetlerini yerine getirir. Şabanın perşembe g&uuml;nlerinin orucu da m&uuml;stehaptır. Bir hadiste ş&ouml;yle rivayet edilmiştir:</p>
<p>
	<em>&quot;Şabanın her perşembe g&uuml;n&uuml; g&ouml;kler s&uuml;slenir ve melekler ş&ouml;yle dua ederler: Ey Mabudumuz, bu g&uuml;n&uuml; oru&ccedil; tutanı bağışla ve duasını kabul et.&quot; </em></p>
<p>
	Yine Nebev&icirc; bir hadiste ş&ouml;yle ge&ccedil;er:</p>
<p>
	<em>&quot;Allah şabanın pazartesi ve perşembe g&uuml;nlerini oru&ccedil; tutan kimse-nin, yirmi d&uuml;nyevi ve yirmi uhrevi hacetini yerine getirir.&quot;</em></p>
<p>
	6- Bu ayda Muhammed (s.a.a) ve &Acirc;l-i Muhammed&#39;e (a.s) &ccedil;ok sa-lav&acirc;t getirmek.</p>
<p>
	7- Şabanın her &ouml;ğle vakti ve on beşinci gecesinde İmam Zeyn&uuml;labidin&#39;den (a.s) rivayet edilen şu sal&acirc;vat-ı şerifeyi okumak:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<h6 dir="RTL">
	اَللّـهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، شَجَرَةِ النُّبُوَّةِ، وَمَوْضِعِ الرِّسالَةِ، وَمُخْتَلَفِ الْمَلائِكَةِ، وَمَعْدِنِ الْعِلْمِ، وَاَهْلِ بَيْتِ الْوَحْي، اَللّـهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ الْفُلْكِ الْجارِيَةِ فِي اللُّجَجِ الْغامِرَةِ، يَأْمَنُ مَنْ رَكِبَها، وَيَغْرَقُ مَنْ تَرَكَهَا، الْمُتَقَدِّمُ لَهُمْ مارِقٌ، وَالْمُتَاَخِّرُ عَنْهُمْ زاهِقٌ، وَاللاّزِمُ لَهُمْ لاحِقٌ، اَللّـهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، الْكَهْفِ الْحَصينِ، وَغِياثِ الْمُضْطَرِّ الْمُسْتَكينِ، وَمَلْجَأِ الْهارِبينَ، وَعِصْمَةِ الْمُعْتَصِمينَ، اَللّـهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ صَلاةً كَثيرَةً، تَكُونُ لَهُمْ رِضاً وَلِحَقِّ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ اَداءً وَقَضاءً، بِحَوْلٍ مِنْكَ وَقُوَّةٍ يا رَبَّ الْعالَمينَ، اَللّـهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، الطَّيِّبينَ الأَبْرارِ الأَخْيارِ، الَّذينَ اَوْجَبْتَ حُقُوقَهُمْ، وَفَرَضْتَ طاعَتَهُمْ وَوِلايَتَهُمْ، اَللّـهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، وَاعْمُرْ قَلْبي&nbsp;بِطاعَتِكَ، وَلا تُخْزِني بِمَعْصِيَتِكَ، وَارْزُقْني مُواساةَ مَنْ قَتَّرْتَ عَلَيْهِ مِنْ رِزْقِكَ بِما وَسَّعْتَ عَلَيَّ مِنْ فَضْلِكَ، وَنَشَرْتَ عَلَيَّ مِنْ عَدْلِكَ، وَاَحْيَيْتَني تَحْتَ ظِلِّكَ، وَهذا شَهْرُ نَبِيِّكَ سَيِّدِ رُسُلِكَ، شَعْبانُ الَّذي حَفَفْتَهُ مِنْكَ بِالرَّحْمَةِ وَالرِّضْوانِ، الَّذي كانَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَآلِه وَسَلَّمَ يَدْأَبُ في صِيامِه وَقِيامِه في لَياليهِ وَاَيّامِه بُخُوعاً لَكَ في اِكْرامِه وَاِعْظامِه اِلى مَحَلِّ حِمامِهِ، اَللّـهُمَّ فَاَعِنّا عَلَى الاِسْتِنانِ بِسُنَّتِه فيهِ، وَنَيْلِ الشَّفاعَةِ لَدَيْهِ، اَللّـهُمَّ وَاجْعَلْهُ لي شَفيعاً مُشَفَّعاً وَطَريقاً اِلَيْكَ مَهيعاً، وَاجْعَلْني لَهُ مُتَّبِعاً حَتّى اَلْقاكَ يَوْمَ الْقِيامَةِ عَنّي راضِياً، وَ عَنْ ذُنُوبي غاضِياً، قَدْ اَوْجَبْتَ لي مِنْكَ الرَّحْمَةَ وَالرِّضْوانَ، وَاَنْزَلْتَني دارَ الْقَرارِ وَمَحَلَّ الأَخْيارِ.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</h6>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Muhammed ve Ehlibeyt&#39;ine rahmet et; onlar n&uuml;b&uuml;vvetin ağ-acı, risaletin (l&acirc;yık) mek&acirc;nı, meleklerin (s&uuml;rekli) uğradıkları, ilmin madeni ve vahyin Ehlibeyt&#39;idirler.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Muhammed ve Ehlibeyt&#39;ine rahmet et; onlar derin girdap-larda y&uuml;zen (hidayet ve irfan) gemileridirler; o gemlilere binen kurtulur, binmeyen ise boğulur. Onlardan &ouml;ne ge&ccedil;en (hidayet &ccedil;izgisinden) dışarıya &ccedil;ıkar; onlardan geriye kalanın (amelleri) yok olur. Onlardan ayrılmayan ise, onlara kavuşur. Allah&#39;ım! Muhammed ve Ehlibeyt&#39;ine rahmet et; onlar (&uuml;mmetin) sağlam kalesi, perişan ve &ccedil;aresiz insanların imdat&ccedil;ısı, ka&ccedil;anla-rın sığınağı ve korunmak isteyenlerin koruyucusudurlar. Allah&#39;ım Mu-hammed ve Ehlibeyt&#39;ine &ouml;yle &ccedil;ok rahmet et ki onları hoşnut etsin, Mu-hammed ve Ehlibeyt&#39;inin hakkının eda edilmesine vesile olsun; kendi g&uuml;&ccedil; ve kuvvetinle ey &acirc;lemlerin Rabbi!</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Muhammed&#39;e ve haklarını (&uuml;mmetin) &uuml;zerine farz kıldığın, itaat ve velayetlerini farz ettiğin tertemiz, iyi ve se&ccedil;kin Ehlibeyt&#39;ine rahmet et. Allah&#39;ım! Muhammed ve Ehlibeyt&#39;ine rahmet et. İtaatinle kalbimi şen-lendir. Sana karşı yaptığım g&uuml;nahlarla beni rezil eyleme. Rızkını dar tut-tuğun (fakir) kimselerin sıkıntısını paylaşmayı bana nasip et; zira kendi fazl u kereminden bana bolluk g&ouml;sterdin; beni adaletine mazhar kıldın ve kendi g&ouml;lgende beni ihya ettin. (Allah&#39;ım!) Bu ay peygamberlerinin efen-disi olan Peygamberin (Muhammed)in ayı şabandır. &Ouml;yle bir aydır ki onu rahmet ve rızana b&uuml;r&uuml;nd&uuml;rd&uuml;n. (Allah&#39;ım!) Resulullah (s.a.a), bu ayın ge-ce ve g&uuml;nd&uuml;zlerinde, sonuna kadar oru&ccedil; ve ibadete son derece &ouml;zen g&ouml;steriyor ve bu aya değer verip tazim etmekte sana karşı m&uuml;tevazı ol-mayı yeğliyordu.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Bize de bu ayda onun s&uuml;nnetine uymak ve şefaatine nail olmak i&ccedil;in yardımcı ol. Allah&#39;ım! Onu benim i&ccedil;in şefaati makbul bir şefaat-&ccedil;i ve sana g&ouml;t&uuml;recek p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z bir yol karar kıl. Allah&#39;ım! Kıyamet g&uuml;-n&uuml;nde benden razı olduğun, g&uuml;nahlarıma g&ouml;z yumduğun, rahmet ve rı-zanı benim i&ccedil;in kesinleştirdiğin, beni ebediyet yurdu ve se&ccedil;kin insanların yeri olan (cennete) yerleştirdiğin bir halde sana kavuşuncaya kadar, Peygamber&#39;inin izinden gitmeği bana nasip eyle.</em></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	8- Merhum İbn Haleveyh&#39;in rivayetine g&ouml;re Emir&uuml;&#39;l-Mu&#39;minin&#39;in (a.s) ve diğer Ehlibeyt İmamları&#39;nın (a.s) Şaban ayında okudukları ve &quot;M&uuml;nacat-ı Şabaniye&quot; diye meşhur olan şu m&uuml;nacatı okumak:</p>
<h2>
	M&uuml;nacat-ı Şabaniye</h2>
<h6 dir="RTL">
	اَللّـهُمَّ صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، وَاسْمَعْ دُعائي اِذا دَعَوْتُكَ، وَاْسمَعْ نِدائي اِذا نادَيْتُكَ، وَاَقْبِلْ عَليَّ اِذا ناجَيْتُكَ، فَقَدْ هَرَبْتُ اِلَيْكَ، وَوَقَفْتُ بَيْنَ يَدَيكَ&nbsp; مُسْتَكيناً، لَكَ مُتَضرِّعاً اِلَيْكَ، راجِياً لِما لَدَيْكَ ثَوابي، وَتَعْلَمُ ما في نَفْسي، وَتَخْبُرُ حاجَتي، وَتَعْرِفُ ضَميري، وَلا يَخْفى عَلَيْكَ اَمْرُ مُنْقَلَبي وَمَثْوايَ، وَما اُريدُ اَنْ اُبْدِئَ بِهِ مِنْ مَنْطِقي، واَتَفَوَّهَ بِهِ مِنْ طَلِبَتي، وَاَرْجُوهُ لِعاقِبَتي، وَقَدْ جَرَتْ مَقاديرُكَ عَليَّ يا سَيِّدي فيما يَكُونُ مِنّي اِلى آخِرِ عُمْري مِنْ سَريرَتي وَعَلانِيَتي، وَبِيَدِكَ لا بِيَدِ غَيْرِكَ زِيادَتي وَنَقْصي وَنَفْعي وَضَرّي، اِلهٰي اِنْ حَرَمْتَني فَمَنْ ذَا الَّذي يَرْزُقُني، وَاِنْ خَذَلْتَني فَمَنْ ذَا الَّذي يَنْصُرُني، اِلهٰي اَعُوذُ بِكَ مِنَ غَضَبِكَ وَحُلُولِ سَخَطِكَ، اِلهٰي اِنْ كُنْتُ غَيْرَ مُسْتأْهِل لِرَحْمَتِكَ فَاَنْتَ اَهْلٌ اَنْ تَجُودَ عَليَّ بِفَضْلِ سَعَتِكَ، اِلهٰي كَأَنّي بِنَفْسي واقِفَةٌ بَيْنَ يَدَيْكَ وَقَدْ اَظَلَّها حُسْنُ تَوَكُّلي عَلَيْكَ، فَقُلْتَ ما اَنْتَ اَهْلُهُ وَتَغَمَّدْتَني بِعَفْوِكَ، اِلهٰي اِنْ عَفَوْتَ فَمَنْ اَوْلى مِنْكَ بِذلِكَ، وَاِنْ كانَ قَدْ دَنا اَجَلي وَلَمْ يُدْنِني مِنْكَ عَمَلي فَقَدْ جَعَلْتُ الاِقْرارَ بِالذَّنْبِ اِلَيْكَ وَسيلَتي، اِلهٰي قَدْ جُرْتُ عَلى نَفْسي في النَّظَرِ لَها، فَلَها الْوَيْلُ اِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَها، اِلهٰي لَمْ يَزَلْ بِرُّكَ عَلَيَّ اَيّامَ حَياتي فَلا تَقْطَعْ بِرَّكَ عَنّي في مَماتي، اِلهٰي كَيْفَ آيَسُ مِنْ حُسْنِ نَظَرِكَ لي بَعْدَ مَماتي، وَاَنْتَ لَمْ تُوَلِّني إلاّ الْجَميلَ في حَياتي، اِلهٰي تَوَلَّ مِنْ اَمْري ما اَنْتَ اَهْلُهُ، وَعُدْ عَلَيَّ بِفَضْلِكَ عَلى مُذْنِب قَدْ غَمَرَهُ جَهْلُهُ، اِلهٰي قَدْ سَتَرْتَ عَلَيَّ ذُنُوباً في الدُّنْيا وَاَنَا اَحْوَجُ اِلى سَتْرِها عَلَيَّ مِنْكَ في الأُخْرى، اِذْ لَمْ تُظْهِرْها لاَِحَد مِنْ عِبادِكَ الصّالِحينَ، فَلا تَفْضَحْني يَوْمَ الْقِيامَةِ عَلى رُؤُوسِ الأَشْهادِ، اِلهٰي جُودُكَ بَسَطَ اَمَلي، وَعفْوُكَ اَفْضَلُ مِنْ عَمَلي، اِلهٰي فَسُرَّني بِلِقائِكَ يَوْمَ تَقْضي فيهِ بَيْنَ عِبادِكَ، اِلهٰي اعْتِذاري اِلَيْكَ اعْتِذارُ مَنْ لَمْ يَسْتَغْنِ عَنْ قَبُولِ عُذْرِهِ، فَاقْبَلْ عُذْري يا اَكْرَمَ مَنِ اعْتَذَرَ اِلَيْهِ الْمُسيئُونَ، اِلهٰي لا َتَرُدَّ حاجَتي، وَلا تُخَيِّبْ طَمَعي، وَلا تَقْطَعْ مِنْكَ رَجائي وَاَمَلي، اِلهٰي لَوْ اَرَدْتَ هَواني لَمْ تَهْدِني، وَلَوْ اَرَدْتَ فَضيحَتي لَمْ تُعافِني، اِلهٰي ما اَظُنُّكَ تَرُدُّني في حاجَةٍ قَدْ اَفْنَيْتُ عُمْري في طَلَبَها مِنْكَ، اِلهٰي فَلَكَ الْحَمْدُ اَبَداً اَبَداً دائِماً سَرْمَداً، يَزيدُ وَلا يَبيدُ كَما تُحِبُّ وَتَرْضى، اِلهٰي اِنْ اَخَذْتَني بِجُرْمي اَخَذْتُكَ بِعَفْوِكَ، وَاِنْ اَخَذْتَني بِذُنُوبي اَخَذْتُكَ بِمَغْفِرَتِكَ، وَاِنْ اَدْخَلْتَني النّارَ اَعْلَمْتُ اَهْلَها اَنّي اُحِبُّكَ، اِلهٰي اِنْ كانَ صَغُرَ في جَنْبِ طاعَتِكَ عَمَلي فَقَدْ كَبُرَ في جَنْبِ رَجائِكَ اَمَلي، اِلهٰي كيف اَنْقَلِبُ مِنْ عِنْدِكَ بِالَخْيبَةِ مَحْروماً، وَقَدْ كانَ حُسْنُ ظَنّي بِجُودِكَ اَنْ تَقْلِبَني بِالنَّجاةِ مَرْحُوماً، اِلهٰي وَقَدْ اَفْنَيْتُ عُمْري في شِرَّةِ السَّهْوِ عَنْكَ، وَاَبْلَيْتُ شَبابي في سَكْرَةِ التَّباعُدِ مِنْكَ، اِلهٰي فلَمْ اَسْتَيْقِظْ اَيّامَ اغْتِراري بِكَ وَرُكُوني اِلى سَبيلِ سَخَطِكَ، اِلهٰي وَاَنَا عَبْدُكَ وَابْنُ عَبْدِكَ قائِمٌ بَيْنَ يَدَيْكَ، مُتَوَسِّلٌ بِكَرَمِكَ اِلَيْكَ، اِلهٰي اَنَا عَبْدٌ اَتَنَصَّلُ اِلَيْكَ، مِمَّا كُنْتُ اُواجِهُكَ بِهِ مِنْ قِلَّةِ اسْتِحْيائي مِنْ نَظَرِكَ، وَاَطْلُبُ الْعَفْوَ مِنْكَ اِذِ الْعَفْوُ نَعْتٌ لِكَرَمِكَ، اِلهٰي لَمْ يَكُنْ لي حَوْلٌ فَأَنْتَقِلَ بِهِ عَنْ مَعْصِيَتِكَ إِلاّ في وَقْت اَيْقَظْتَني لَِمحَبَّتِكَ، وَكَما اَرَدْتَ اَنْ اَكُونَ كُنْتُ، فَشَكَرْتُكَ بِاِدْخالي في كَرَمِكَ، وَلِتَطْهيرِ قَلْبي مِنْ اَوْساخِ الْغَفْلَةِ عَنْكَ، اِلهٰي اُنْظُرْ اِلَيَّ نَظَرَ مَنْ نادَيْتَهُ فَاَجابَكَ، وَاْستَعْمَلتَهُ بِمَعونَتِكَ فَاَطاعَكَ، يا قَريباً لا يَبْعُدُ عَنِ المُغْتَرِّ بِهِ، وَيا جَواداً لايَبْخَلُ عَمَّنْ رَجا ثَوابَهُ، اِلهٰي هَبْ لي قَلْباً يُدْنيهِ مِنْكَ شَوْقُهُ وَلِساناً يُرْفَعُ اِلَيْكَ صِدْقُهُ، وَنَظَراً يُقَرِّبُهُ مِنْكَ حَقُّهُ، اِلهٰي إنَّ مَنْ تَعَرَّفَ بِكَ غَيْرُ مَجْهُولٍ وَمَنْ لاذَ بِكَ غَيْرُ مَخْذُولٍ، وَمَنْ اَقْبَلْتَ عَلَيْهِ غَيْرُ مَمْلُولٍ، اِلهٰي اِنَّ مَن انْتَهَجَ بِكَ لَمُسْتَنيرٌ وِاِنَّ مَنِ اعْتَصَمَ بِكَ لَمُسْتَجيرٌ، وَقَدْ لُذْتُ بِكَ يا اِلهٰي فَلا تُخَيِّبْ ظَنّي مِنْ رَحْمَتِكَ، وَلا تَحْجُبْني عَنْ رَأفَتِكَ، اِلهٰي اَقِمْني في اَهْلِ وِلايَتِكَ مُقامَ مَنْ رَجَا الزِّيادَةَ مِنْ مَحَبَّتِكَ، اِلهٰي وَاَلْهِمْني وَلَهاً بِذِكْرِكَ اِلى&nbsp;ذِكْرِكَ وَهَمَّتي في رَوْحِ نَجاحِ اَسْمائِكَ وَمَحَلِّ قُدْسِكَ، اِلهٰي بِكَ عَلَيْكَ إلاّ اَلْحَقْتَني بِمَحَلِّ اَهْلِ طاعَتِكَ وَالْمَثْوىَ الصّالِحِ مِنْ مَرْضاتِكَ، فَاِنّي لا اَقْدِرُ لِنَفْسي دَفْعاً، وَلا اَمْلِكُ لَها نَفْعاً، اِلهٰي اَنَا عَبْدُكَ الضَّعيفُ الْمُذْنِبُ، وَمَمْلُوكُكَ الْمُنيبُ، فَلا تَجْعَلْني مِمَّنْ صَرَفتَ عَنْهُ وَجْهَكَ، وَحَجَبَهُ سَهْوُهُ عَنْ عَفْوِكَ، اِلهٰي هَبْ لي كَمالَ الانْقِطاعِ اِلَيْكَ، وَاَنِرْ اَبْصارَ قُلُوبِنا بِضِياءِ نَظَرِها اِلَيْكَ، حَتّى تَخْرِقَ اَبْصارُ الْقُلُوبِ حُجُبَ النُّورِ فَتَصِلَ اِلى مَعْدِنِ الْعَظَمَةِ، وَتَصيرَ اَرْواحُنا مُعَلَّقَةً بِعِزِّ قُدْسِكَ، اِلهٰي وَاْجَعَلْني مِمَّنْ نادَيْتَهُ فَاَجابَكَ، وَلاحَظْتَهُ فَصَعِقَ لِجَلالِكَ، فَناجَيْتَهُ سِرّاً وَعَمِلَ لَكَ جَهْراً، اِلهٰي لَمْ اُسَلِّطْ عَلى حُسْنِ ظَنّي قُنُوطَ الإِياسِ، وَلاَ انْقَطَعَ رَجائي مِنْ جَميلِ كَرَمِكَ، اِلهٰي اِنْ كانَتِ الْخَطايا قَدْ اَسْقَطَتْني لَدَيْكَ، فَاصْفَحْ عَنّي بِحُسْنِ تَوَكُّلي عَلَيْكَ، اِلهٰي اِنْ حَطَّتْني الذُّنوبُ مِنْ مَكارِمِ لُطْفِكَ، فَقَدْ نَبَّهَني الْيَقينُ اِلى كَرَمِ عَطْفِكَ، اِلهٰي اِنْ اَنَامَتْنِي الْغَفْلَةُ عَنِ الاسْتِعْدادِ لِلِقائِكَ، فَقَدْ نَبَّهَتْني، الْمَعْرِفَةُ بِكَرَمِ آلائِكَ، اِلهٰي اِنْ دَعاني اِلى النّارِ عَظيْمُ عِقابِكَ، فَقَدْ دَعاني اِلَى الْجَنَّةِ جَزيلُ ثَوابِكَ اِلهٰي فَلَكَ اَسْأَلُ وَاِلَيْكَ اَبْتَهِلُ وَاَرْغَبُ، وَاَسألُكَ اَنْ تُصَلِّيَ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، وَاَنْ تَجْعَلَني مِمَّنْ يُديمُ ذِكَرَكَ، وَلا يَنْقُضُ عَهْدَكَ، وَلايَغْفُلُ عَنْ شُكْرِكَ، وَلا يَسْتَخِفُّ بِاَمْرِكَ، اِلهٰي وَاَلْحِقْني بِنُورِ عِزِّكَ الأَبْهَجِ، فَاَكُونَ لَكَ عارِفاً، وَعَنْ سِواكَ مُنْحَرِفاً، وَمِنْكَ خائِفاً مُراقِباً، يا ذَالْجَلالِ وَالإِكْرامِ، وَصَلَّى اللهُ عَلى&nbsp;مُحَمَّدٍ رَسُولِهِ وَآلِهِ الطّاهِرينَ وَسَلَّمَ تَسْليماً كَثيراً.</h6>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Muhammed ve Ehlibeyt&#39;ine rahmet eyle ve seni &ccedil;ağırdı-ğımda duamı icabete eriştir; seni nida ettiğimde, nidamı duy; sana yalvarıp yakardığımda bana (l&uuml;tuf g&ouml;z&uuml;yle) bak. Ben sana doğru y&ouml;nelmiş, sana boyun eğip yalvararak ve katındaki sevabı dileyerek huzurunda durmu-şum. İ&ccedil;imde olanı biliyorsun; ihtiyacımdan haberdar ve kalbimdekine va-kıfsın. D&ouml;n&uuml;ş&uuml;m ve d&ouml;neceğim yer, s&ouml;ylemek istediğim s&ouml;z, dile getirmek istediğim ihtiya&ccedil; ve akıbetim i&ccedil;in umduklarım sana gizli değildir.</em></p>
<p>
	<em>Ey Sahibim! Senin takdir ve h&uuml;km&uuml;n, &ouml;mr&uuml;m&uuml;n sonuna dek benden vuku bulacak her şeyde, zahir ve batınımda caridir. Kemal ve eksikliğim, yarar ve zararım başkasının değil, senin elindedir.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Rızkımı sen vermezsen, kim verir! Eğer bana, yardım etme-yerek yalnız bırakırsan, kim yardım eder! Allah&#39;ım! Gazabından ve aza-bından sana sığınırım.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Eğer ben rahmetine l&acirc;yık değilsem, sen geniş fazlın ve rah-metinle bana bağışta bulunmaya l&acirc;yıksın. Allah&#39;ım! (Kıyamet kopup da) yalnız başıma huzurunda durmuş gibiyim; sana olan g&uuml;zel tevekk&uuml;l&uuml;m bana g&ouml;lge etmiş, kerem ve ihsanına layık olanı yapmışsın ve affınla g&uuml;-nahlarımı &ouml;rtm&uuml;şs&uuml;n.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Beni bağışlarsan ne g&uuml;zel, zaten bağışlamaya senden da-ha layık olan var mı? Eğer ecelim gelip &ccedil;atmış da amelim beni sana yak-laştırmamışsa, g&uuml;nahlarımı itiraf etmeyi affına vesile kılıyorum.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Nefsime y&ouml;nelmekle kendime zulmettim; eğer beni affet-mezsen, yazıklar olsun bana! Allah&#39;ım! Bu g&uuml;ne kadar ihsanını benden esirgemedin, &ouml;l&uuml;mle başlayan hayatımda da kesme. Allah&#39;ım! Nasıl &ouml;l&uuml;-m&uuml;mden sonra, senin bana olan h&uuml;sn-&uuml; nazarından &uuml;midimi keserim, oy-sa sen hayatımda iyilikten başka bir şey yapmadın bana!</em></p>
<p>
	<em>&nbsp;Allah&#39;ım! Sana yakışır şekilde işlerimi yoluna koy ve cehalet batak-lığına batmış bir g&uuml;nahk&acirc;ra kendi l&uuml;tuf ve fazlın ile merhamet eyle. Allah-&#39;ım! D&uuml;nyada bir&ccedil;ok g&uuml;nahımı gizli tuttun, ahirette onları gizli tutmana da-ha muhtacım. Allah&#39;ım! G&uuml;nahlarımı salih kullarına a&ccedil;mayarak l&uuml;tfettin bana; &ouml;yleyse kıyamet g&uuml;n&uuml; b&uuml;t&uuml;n yaratıkların karşısında r&uuml;sva etme beni. Allah&#39;ım! Bağışın arzumu &ccedil;oğalttı; affın ise amelimden daha &uuml;st&uuml;n-d&uuml;r.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Kullarının arasında h&uuml;kmettiğin g&uuml;n, huzuruna &ccedil;ıkmakla beni mesrur eyle. Allah&#39;ım! Senden &ouml;z&uuml;r dilemem, mazeretinin kabul olmasın-dan m&uuml;stağni olmayan (&ccedil;aresiz) kimsenin &ouml;z&uuml;r dilemesi gibidir. &Ouml;yleyse, ey g&uuml;nahk&acirc;rların kendisinden &ouml;z&uuml;r dilediği en keremli zat, mazeretimi kabul buyur.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Hacetimi reddetme; dileğimi boşa &ccedil;ıkarma; l&uuml;tuf ve kere-minden &uuml;midimi kesme. Allah&#39;ım! Eğer aşağılığımı isteseydin, beni hida-yet etmezdin; eğer rezil olmamı irade etseydin, beni kurtarmazdın. Allah-&#39;ım! Senden isteyerek &ouml;mr&uuml;m&uuml; t&uuml;kettiğim ihtiyacımı reddedeceğini hi&ccedil; sanmıyorum. Allah&#39;ım! Hamd sanadır daima, ezelden ebede kadar; artar eksilmez; sevdiğin ve razı olduğun gibi. Allah&#39;ım! Eğer su&ccedil;umdan &ouml;t&uuml;r&uuml; beni alıkorsan, affına, g&uuml;nahlarımdan &ouml;t&uuml;r&uuml; alıkorsan, mağfiretine sarılı-rım. Eğer beni ateşe atarsan, &quot;Seni seviyorum!&quot; diye haykırırım ateş ehli-ne.</em></p>
<p>
	<em>&nbsp;Allah&#39;ım! Eğer amelim, sana itaatin yanında k&uuml;&ccedil;&uuml;kse, sana olan &uuml;midin yanında ş&uuml;phesiz arzum b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r. Allah&#39;ım! Nasıl ayrılayım huzu-rundan mahrum ve nasipsiz? Oysaki l&uuml;tf&uuml;nle bağışlanmış ve kurtulmuş olarak geri d&ouml;nd&uuml;rmeni g&uuml;zelce ummaktayım.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! &Ouml;mr&uuml;m&uuml; gaflet pisliğinde t&uuml;kettim, gen&ccedil;liğimi de senden uzak kalma sarhoşluğuyla ge&ccedil;irdim. Allah&#39;ım! Verdiğin nimetle mağrur ol-duğum ve gazabına doğru gittiğim g&uuml;nlerde gaflet uykusundan uyanama-dım.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Ben senin kulunum ve kulunun oğluyum, huzurunda durmuş ve kereminle sana tevess&uuml;l etmiş bulunuyorum. Allah&#39;ım! Kulun olarak huzurunda, hay&acirc;mın azlığından yaptığım k&ouml;t&uuml; amellerimden sıyrılarak sana y&ouml;neliyor ve senden af talep ediyorum; &ccedil;&uuml;nk&uuml; af, senin kerem ve l&uuml;tfunun &ouml;zelliğidir. Allah&#39;ım! Beni muhabbetin i&ccedil;in uyarmadan &ouml;nce, sana isyan etmekten beni alıkoyacak bir g&uuml;c&uuml;m yoktu. (Muhabbet ışığın kal-bimde yandıktan sonra ise) nasıl olmamı istediysen &ouml;yle oldum; beni ke-rem ve l&uuml;tfuna d&acirc;hil ettiğinden ve kalbimi senden gaflet etme kirlerinden temizlediğin i&ccedil;in sana ş&uuml;krediyorum. Allah&#39;ım! Bana &ccedil;ağırdığında seni icabet eden ve yardımını istediğinde sana itaat kimse gibi bak.</em></p>
<p>
	<em>&nbsp;Allah&#39;ım! Ey aldanandan uzak olmayan yakın! Ey m&uuml;k&acirc;fatını &uuml;mit edenden esirgemeyen c&ouml;mert! Kendisini &ccedil;ağırdığında, sana icabet eden ve yardımınla amele sevk ettiğinde, sana itaat eden kimseye baktığın gibi bana bak.</em></p>
<p>
	<em>Mabudum! İştiyakla sana yaklaşan bir kalp, doğruluğu sana y&uuml;kselen bir dil ve değeri, sana yaklaşmaya vesile olan bir bakış bana bağışla.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Seninle tanınan, ş&ouml;hretsiz; sana sığınan, zelil ve kendisine tevecc&uuml;h ettiğin kimse de başkalarına k&ouml;le olmaz.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Senin yoluna y&ouml;nelen aydınlanır ve sana sığınan korunur; ey Mevla&#39;m, ben sana sığındım; rahmetine olan &uuml;midimi boşa &ccedil;ıkarma, rafet (ve l&uuml;tf&uuml;nden) beni mahrum etme.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Beni, kendi dostlarının arasında; rahmetinin artmasını &uuml;mit eden kimsenin ikamet ettiği yerde yerleştir. Allah&#39;ım! Seni s&uuml;rekli anma istek ve aşkını bana ilham eyle (kalbime yerleştir) ve bana, isimlerine ve kuds&uuml;n&uuml;n mahalline ulaşma gayret ve neşesi ver.</em></p>
<p>
	<em>&nbsp;Allah&#39;ım! Kendi y&uuml;ce zatın h&uuml;rmetine beni de sana itaat edenlerin mahalline ve razı olduklarının g&uuml;zel menziline kavuştur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben, nef-simi savunmaya kadir değilim; ona bir yarar vermeye de g&uuml;c&uuml;m yetmez. Allah&#39;ım! Ben senin g&uuml;nahk&acirc;r ve zayıf bir kulun ve sana y&ouml;nelen k&ouml;lenim. &Ouml;yleyse beni, kendilerinden y&uuml;z &ccedil;evirdiğin ve gafletleri kendilerini, affından alıkoymuş kimselerden kılma.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Her şeyden kopup sana y&ouml;nelmeyi bana bağışla. Kalp g&ouml;zle-rimizi, sana bakmak nuruyla aydınlat; &ouml;yle aydınlat ki kalp g&ouml;zlerimiz, nur engellerini aşsın ve azamet madenine ulaşsın, ruhlarımız da kuds&uuml;n&uuml;n izzetine bağlansın. Allah&#39;ım! Beni, &ccedil;ağırdığında sana icabet eden, tevec-c&uuml;h ettiğinde cel&acirc;l ve azametin i&ccedil;in kendinden ge&ccedil;en ve gizlide kendisiyle m&uuml;nacat ettiğin, a&ccedil;ıkta da senin i&ccedil;in amel eden kimselerden kıl.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Yeis ve &uuml;mitsizliği h&uuml;sn-&uuml; zannıma galip kılmadım ve &uuml;midi-mi kereminin g&uuml;zelliğinden kesmedim. Allah&#39;ım! Eğer hatalarım beni, se-nin yanında k&uuml;&ccedil;&uuml;k d&uuml;ş&uuml;r&uuml;p zelil etmişse, o h&acirc;lde beni, sana olan h&uuml;sn-&uuml; tevekk&uuml;l&uuml;mle affet. (Sana g&ouml;n&uuml;l bağladığım i&ccedil;in beni bağışla.)</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Eğer g&uuml;nahlarım beni, l&uuml;tfunun g&uuml;zelliklerinden uzaklaştır-mışsa, ş&uuml;phesiz şefkatinin g&uuml;zelliğine olan yakinim, beni (sana y&ouml;nelmek i&ccedil;in) uyarmıştır. Allah&#39;ım! Eğer gaflet, sana kavuşmaya hazırlanmaktan beni uyutmuşsa (alıkoymuşsa), değerli nimetlerini tanımak beni uyandırmış-tır. Allah&#39;ım! Eğer b&uuml;y&uuml;k azabın beni ateşe &ccedil;ekiyorsa, b&uuml;y&uuml;k m&uuml;k&acirc;fatın da beni cennete doğru &ccedil;ekiyor.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! &Ouml;yleyse senin -rızana kavuşmak i&ccedil;in- istiyorum ve sana yalvarıp niyaz ediyorum; senden Muhammed ve Ehlibeyti&#39;ne rahmet et-meni ve beni, daima seni anan, ahdini bozmayan, sana ş&uuml;kretmekten gafil olmayan ve emrini hafife almayan kimselerden kılmanı istiyorum.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Beni, seni tanımam, senden gayrisinden y&uuml;z &ccedil;evirmem, yal-nız senden korkmam ve emirlerini g&ouml;zetmem i&ccedil;in izzetinin g&uuml;zel nuruna kavuştur; ey cel&acirc;l ve ikram sahibi Allah. Ve Allah, Resul&uuml; Muhammed&#39;e ve onun tertemiz Ehlibeyti&#39;ne sal&acirc;t ve &ccedil;ok&ccedil;a sel&acirc;m eylesin.&quot;</em></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Bu, b&uuml;t&uuml;n Ehlibeyt İmamları&#39;na mensup y&uuml;ce ve derin manaları i&ccedil;eren bir m&uuml;nacattır ve huzur-i kalp h&acirc;sıl olan her zamanda okunması iyidir.</p>
<h2>
	B) Şaban Ayının Bazı G&uuml;n Veya Gecelerine Ait Ameller</h2>
<h3>
	<strong>Birinci Gece</strong></h3>
<p>
	Merhum Seyyid İbn T&acirc;v&ucirc;s <em>&quot;İkb&acirc;l&quot;</em> kitabında bu geceyle ilgili olarak bir&ccedil;ok namaz rivayet etmiştir, ezc&uuml;mle her rek&acirc;tında bir F&acirc;tiha ve on bir defa İhl&acirc;s sureleri okunan ve ikişer ikişer kılınan on iki rek&acirc;tlık bir namazdır.</p>
<h3>
	<strong>Birinci G&uuml;n</strong></h3>
<p>
	Bu g&uuml;n&uuml;n orucunun &ccedil;ok fazileti vardır. İmam Cafer Sadık&#39;tan (a.s) ş&ouml;yle rivayet edilmiştir:</p>
<p>
	<em>&quot;Şaban ayının ilk g&uuml;n&uuml;n&uuml; oru&ccedil; tutan kimseye, cen</em><em>net elbet farz olur.&quot; </em></p>
<p>
	Yine Seyyid İbn T&acirc;v&ucirc;s (r.a), bu ayın ilk &uuml;&ccedil; g&uuml;n&uuml;n&uuml; oru&ccedil; tutan ve gecelerinde, iki rek&acirc;t namaz kılarak her rek&acirc;tta bir defa F&acirc;tiha ve on bir defa İhl&acirc;s surelerini okuyan kimse i&ccedil;in Resulullah&#39;tan (s.a.a) b&uuml;y&uuml;k sevaplar nakletmiştir.</p>
<p>
	İmam Hasan Asker&icirc;&#39;ye (a.s) mensup tefsirde, şaban ayının ve &ouml;zellikle bu ayın ilk g&uuml;n&uuml;n&uuml;n faziletiyle ilgili b&uuml;y&uuml;k faydaları i&ccedil;eren bir rivayet nakledilmiştir. Bu rivayeti, Merhum Sikat&uuml;&#39;l-İsl&acirc;m Şeyh Nur&icirc; (r.a) <em>&quot;Kelime-i Tayyibe&quot;</em> adlı Fars&ccedil;a kitabının sonunda terc&uuml;me-sini zikretmiştir. Rivayet &ccedil;ok uzun olduğu i&ccedil;in biz burada &ouml;zetini sunmaya &ccedil;alışacağız. Mezk&ucirc;r rivayette ş&ouml;yle diyor:</p>
<p>
	Emir&uuml;&#39;l-M&uuml;minin Ali (a.s), şaban ayının ilk g&uuml;n&uuml;nde bir camide oturup y&uuml;ksek sesle, hararetli hararetli kader vb. bazı konularda cedelleşen bir gurup M&uuml;sl&uuml;mana rastladı. Yanlarında durup onlara se-l&acirc;m verdi, cevabını vererek ayağa kalktılar ve yanlarında oturmasını rica ettiler. İmam (a.s) bu isteklerini kabul etmeyip ş&ouml;yle buyurdu:</p>
<p>
	<em>&quot;Ey faydasız şeyler hakkında konuşan topluluk! Biliyor musunuz ki Allah&#39;ın nice kulları vardır ki ne konuştuklarından &acirc;cizdirler, ne de dilsiz; ancak onları susturan, Allah korkusudur. Evet, onlar Allah&#39;ın azametini hatırladıkları zaman dilleri kırılır, y&uuml;rekleri kopar, akılları kaybolur ve şaşırıp kalırlar; Allah&#39;ın izzet, azamet ve celalinin karşı-sında. Bu haletten &ccedil;ıktıklarında ise temiz amellerle Allah&#39;a y&ouml;nelirler. Taksir veya tefrit (ihmal) ehli olmadıkları h&acirc;lde kendi nefislerini zalim ve su&ccedil;luların z&uuml;mresinde sayarlar. Onlar Allah i&ccedil;in aza kani değiller ve &ccedil;ok amelleri Allah i&ccedil;in &ccedil;ok g&ouml;rmezler. Onlar s&uuml;rekli Allah i&ccedil;in olan amellerle meşguld&uuml;rler. Onları s&uuml;rekli korku ve ıstırap h&acirc;linde ibadet ederken g&ouml;r&uuml;rs&uuml;n. Siz nerdesiniz, onlar nerde!&quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;Ey acemiler gurubu! Kader hakkında en &ccedil;ok bilenin o konuda en &ccedil;ok susan kimse olduğu ve en &ccedil;ok konuşanın o konuda en cahil kimse olduğunu bilmiyor musunuz? &quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;Ey acemiler gurubu! İşte bu, y&uuml;ce şabanın başlangıcıdır. Rabbi-miz bunu şaban diye adlandırmıştır; zira hayırlar onda şube şube da-ğılmıştır. Rabbimiz, cennetin kapılarını bu ayda a&ccedil;mış ve onun saray-larını ve hayırlarını en ucuz fiyatlar ve en kolay ameller karşılığında sizlere sunmuştur; alın onları. Şeytan ise şer, k&ouml;t&uuml;l&uuml;k ve bel&acirc;ların şu-belerini sizin y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze a&ccedil;mıştır; siz de s&uuml;rekli dalalet ve isyanda &ccedil;aba-layıp duruyorsunuz. Şeytan&#39;ın a&ccedil;tığı şubelere y&ouml;nelip y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze a&ccedil;ılan hayır şubelerine sırtınızı d&ouml;n&uuml;yorsunuz. İşte şabanın başlangıcı; onun hayır şubeleri namaz, zek&acirc;t, maruf&#39;a emretmek, m&uuml;nkerden nehyetmek, anne-babaya, yakınlara ve komşulara iyilik etmek, m&uuml;minlerin arasını ıslah etmek, fakir ve d&uuml;şk&uuml;nlere sadaka vermekten ibarettir.&quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;Sizler &uuml;zerinizden kaldırılan şeylerle (kaza ve kaderle) nehyedildi-ğiniz h&acirc;lde uğraşma k&uuml;lfetini &uuml;zerinize &ccedil;ekiyorsunuz. İl&acirc;h&icirc; sırların keş-fine dalıyorsunuz. H&acirc;lbuki kim bunları teftişe durursa, hel&acirc;k olur. Eğer siz bu g&uuml;nde il&acirc;h&icirc; itaatlerle meşgul olan kimseler i&ccedil;in Rabbinizin neler hazırladığını bilseydiniz, bulunduğunuz bu durumdan sakınır ve emredildiğiniz şeylere başlardınız.&quot;</em></p>
<p>
	&quot;Ey Emire&#39;l-M&uuml;minin, Allah bu g&uuml;nde kendisine itaat ve kullukla meşgul olan kimseler i&ccedil;in neler hazırlamıştır?&quot; diye sorduklarında, İmam (a.s) cevaplarında, Resulullah&#39;ın (s.a.a) k&acirc;firlerle cihat i&ccedil;in g&ouml;n-derdiği ordunun &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml; onlara anlattı ve ş&ouml;yle buyurdu:</p>
<p>
	<em>&quot;K&acirc;firler, geceleyin İsl&acirc;m ordusuna saldırıya ge&ccedil;tiler. Gecenin şiddetli karanlığı her tarafa &ccedil;&ouml;km&uuml;ş ve M&uuml;sl&uuml;manların da hepsi uyku-ya dalmışlardı. Aralarından sadece Zeyd İbn H&acirc;rise, Abdullah İbn Rav&acirc;ha, Kat&acirc;de, İbn Nu&#39;m&acirc;n ve Kays İbn Asmi&#39;l-Minkar&icirc; uyanık olup her biri ordunun bir tarafında namaz kılıyor veya Kur&#39;&acirc;n okuyorlardı. Karanlıkta d&uuml;şmanı g&ouml;remedikleri i&ccedil;in kendilerini koruyamayan M&uuml;s-l&uuml;manlar, d&uuml;şmanın ok yağmuruna uğrayıp hel&acirc;k olacakları sırada aniden, o d&ouml;rt kişinin ağızlarından ışıklar y&uuml;kselerek M&uuml;sl&uuml;manların kararg&acirc;hlarını aydınlattı ve onların cesaret ve g&uuml;&ccedil; kazanmalarına ve-sile oldu. Kılı&ccedil;larına sarılan M&uuml;sl&uuml;manlar, d&uuml;şmana saldırarak, bir kısmını &ouml;ld&uuml;r&uuml;p bir kısmını yaraladılar. Bir kısmını da esir aldılar ve b&ouml;ylece d&uuml;şmanı yenilgiye uğrattılar.&quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;D&ouml;n&uuml;şlerinde olup bitenleri Resulullah&#39;a (s.a.a) anlatınca, Haz-ret (s.a.a): &#39;Bu nurlar o kardeşlerinizin şabanın başlangıcında yaptık-ları amellerden kaynaklanmıştır.&#39; buyurdu. Sonra da o amelleri birer birer anlatarak ş&ouml;yle devam etti Allah Resul&uuml;: Şabanın ilk g&uuml;n&uuml; oldu-ğunda, İblis, askerlerini yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n d&ouml;rt bir yanına dağıtarak onlara ş&ouml;yle der: &#39;Allah&#39;ın kullarından bazısını (da olsa) bu g&uuml;nde kendinize &ccedil;ekmeye &ccedil;alışın.&#39; Allah (azze ve celle) de meleklerini yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n d&ouml;rt bir yanına dağıtarak onlara ş&ouml;yle buyurur: &#39;Benim kullarımı koruyun ve irşat edin. Onların hepsi sizin vasıtanızla mutlu olurlar; (Allah&#39;ın emir ve nehiylerini kabul etmekten) &ccedil;ekinen ve isyan eden kimseler ha-ri&ccedil;. Onlar da İblis&#39;in hizbi ve askerlerinin safına katılmış olurlar.&#39; Şa-banın ilk g&uuml;n&uuml; olduğunda Allah (azze ve celle) cennet kapısına (a&ccedil;ıl-ması i&ccedil;in) emreder, o da a&ccedil;ılır. Sonra da Tuba ağacına, dallarını bu d&uuml;nyaya yakınlaştırması i&ccedil;in emreder. Sonra da Rabbimiz tarafından bir m&uuml;nadi ş&ouml;yle seslenir: Ey Allah&#39;ın kulları, bunlar Tuba ağacının dallarıdır; bu dallara tutunun ki sizi cennete y&uuml;kseltsin, bunlar ise Zakkum ağacının dallarıdır. Bunlardan daima uzak durun ki sizi ce-henneme s&uuml;r&uuml;klemesinler.&quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;Daha sonra Resulullah (s.a.a) ş&ouml;yle devam etti: Beni peygamber-liğe se&ccedil;en (Allah&#39;a) andolsun ki, kim bu ayda bir hayır ve iyilik kapı-sına y&ouml;nelirse, Tuba ağacının dallarından birisine tutunmuştur ve o, onu cennete ulaştırır. Kim de bir şer kapısına y&ouml;nelirse, bu g&uuml;nde, Zakkum ağacının bir dalına tutunmuştur ve o, onu ateşe g&ouml;t&uuml;recektir.&quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;Sonra ş&ouml;yle buyurdu: Kim bu g&uuml;nde m&uuml;stehap bir namaz kılarsa, Tuba ağacının bir dalından tutmuştur. Kim bu g&uuml;n&uuml; oru&ccedil; tutarsa, bir başka dalını daha tutmuştur. Kim bir karı ile kocanın, baba ile evl&acirc;-dın, akraba ile akrabanın, komşu ile komşunun, hatta iki yabancının arasını ıslah eder, onları barıştırırsa, yine Tuba ağacının bir dalını tutmuştur. Yine bir kimse, zor durumda olan birisinin borcunu &ouml;der veya hafifletirse, Tuba&#39;nın bir dalını tutmuştur. Kim bir yetimin kefale-tini boynuna alırsa, onun bir dalını tutmuştur. Kim ahmak ve haylaz birisinin şerrinden m&uuml;min birisinin ırz ve haysiyetini korursa, Tuba&#39;nın bir dalını daha tutmuştur. Kim Hak Te&acirc;l&acirc;&#39;ya ş&uuml;k&uuml;r maksadıyla oturur da O&#39;nu ve nimetlerini zikrederse, yine Tuba&#39;nın bir dalından tutmuş-tur. Kim bir hastanın ziyaretine giderse, Tuba dalını tutmuştur. Kim bu g&uuml;nde baba ve annesine veya onlardan birisine iyilik ederse, Tuba dalını tutmuştur. &Ouml;nceden anne ve babasını rahatsız eden bir kimse bu g&uuml;nde onları razı ederse, yine Tuba&#39;nın bir dalını tutmuştur. Kısacası diğer hayır kapılarından hangisine y&ouml;nelir ve onu yerine getirirse, bu g&uuml;nde Tuba ağacının bir dalından tutmuş olur.&quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;Ardından Resulullah (s.a.a) ş&ouml;yle devam etti: Beni peygamberli-ğe hak olarak se&ccedil;en (Allah&#39;a) andolsun ki, kim de bu g&uuml;nde şer ve g&uuml;-nah kapılarından birine y&ouml;nelir de onu yerine getirirse, onu cehenne-me kadar itecek olan Zakkum ağacının bir dalını tutmuş olur.&quot; </em></p>
<p>
	<em>&quot;Sonra ş&ouml;yle buyurdu: Kim farz namazı hakkında ihmalk&acirc;rlık ya-par ve onu zayi ederse, Zakkum&#39;un bir dalını tutmuş olur. Bu g&uuml;nde bir kimseye, zor ve k&ouml;t&uuml; durumundan haberdar olduğu zayıf bir fakir uğrar ve o da kendisi mağdur olmadan onun durumunu iyileştirmeye g&uuml;c&uuml; yeter, onun vazifesini yapacak başka birisi de olmazsa, buna rağmen o fakiri kendi h&acirc;line bırakır ve ona yardımcı olmayarak zayi olmasına ve ezilmesine seyirci kalırsa, Zakkum ağacının bir dalını tutmuş olur. Kendisine haksızlık yapan birisi, yaptığından dolayı &ouml;z&uuml;r dileyip affını ister, fakat o, &ouml;zr&uuml;n&uuml; kabul etmemekle kalmayıp ona faz-lasıyla karşılık verirse, Zakkum ağacının bir dalından tutmuş olur.&quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;Bir kimse karı ile kocasının, baba ile evl&acirc;dının, kardeş ile kadre-şinin, akrabayla akrabanın, iki komşunun, iki dostun veya iki bacının arasını bozar ve fitnecilik yaparsa, Zakkum ağacının bir dalına tu-tunmuş olur. Kim (kendisine) bor&ccedil;lu olan birisinin zor durumda oldu-ğunu ve imk&acirc;nsızlığını bildiği h&acirc;lde, ona y&uuml;klenir ve baskı yapar ve b&ouml;ylece onun rahatsızlık ve sıkıntısını bir kat daha artırırsa, Zakkum ağacının dalından tutmuş olur. Kim &uuml;zerine olan borcu ink&acirc;r eder ve bor&ccedil; sahibine borcundan vazge&ccedil;mesi i&ccedil;in baskı ve taşkınlık yaparsa, Zakkum&#39;un bir dalını tutmuştur.&quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;Kim bir yetime cefa ve eziyet eder ve onun malını zayi ederse, o ağacın bir dalını tutmuş olur. Kim m&uuml;min bir kardeşinin ırz ve haysi-yetine dokunur ve başkalarını da buna teşvik ederse, yine zakkum ağacının bir dalından tutmuş olur. Kim insanları g&uuml;nah ve isyana ite-cek şekilde onlara şarkı t&uuml;rk&uuml; s&ouml;ylerse, o ağacın bir dalını tutmuştur. Kim oturur da &ccedil;eşitli haksız savaş ve kavgalarda yaptığı k&ouml;t&uuml;l&uuml;kleri ve Allah&#39;ın kullarına yaptığı &ccedil;eşitli zul&uuml;mleri anlatır ve bunlarla iftihar ederse, yine Zakkum ağacının bir dalından tutmuş demektir.&quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;Bir kimsenin komşusu vefat ettiğinde, onu k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyip hakir g&ouml;r-d&uuml;ğ&uuml; i&ccedil;in cenaze merasimine katılmazsa, Zakkum&#39;un bir dalından tut-muş olur. Bir musibet ve bel&acirc;ya m&uuml;ptela olan bir kimseye, sırt &ccedil;eviren ve ondan uzak duran birisi, Zakkum ağacının dalından tutmuştur. Kim baba ve annesine veya onlardan birisine haksızlık eder ve onlara karşı g&ouml;revini yapmazsa, Zakkum&#39;un bir dalını tutmuştur. &Ouml;nceden bu ko-numa sahip olup da bu g&uuml;nde imk&acirc;nı olduğu h&acirc;lde onları razı etmeye &ccedil;alışmayan kimse, yine o ağacın bir dalını tutmuş demektir.&quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;Kısacası, k&ouml;t&uuml;l&uuml;k ve şer kapılarından herhangi birisine y&ouml;nelip de onu yerine getiren bir kimse, Zakkum ağacının bir dalını tutmuş olur.&quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;Beni hak olarak peygamberliğe se&ccedil;en (Allah&#39;a) andolsun ki, Tu-ba ağacının dallarına tutunan kimseleri, o dallar cennete y&uuml;kseltecek-tir.&quot;</em></p>
<p>
	<em>&quot;Sonra Resulullah (s.a.a) g&uuml;ler bir y&uuml;zle ve sevin&ccedil;li bir h&acirc;lde ba-şını kaldırarak biraz g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne baktı. Sonra başını yere eğerek bu sefer rahatsız ve asık suratlı bir pozisyona girdi. Ardından ashabına d&ouml;nerek ş&ouml;yle buyurdu: Muhammed&#39;i hak olarak peygamberliğe se&ccedil;en (Allah)&#39;a andolsun ki, Tuba ağacının dallarını ve dallarına tutunan kimseleri cennete doğru y&uuml;kselttiğini g&ouml;rd&uuml;m. Bu arada yaptıkları amellere g&ouml;re, bazısının bir, bazısının iki ve bazısının da bir&ccedil;ok dallardan tuttuğunu g&ouml;rd&uuml;m. Zeyd İbn H&acirc;rise&#39;yi g&ouml;r&uuml;yorum ki bu ağacın b&uuml;t&uuml;n dallarından tutmuş ve o dallar onu cennetin en y&uuml;ksek mertebelerine doğru y&uuml;kseltiyor. İşte bunu g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;mden dolayı, g&uuml;ld&uuml;m ve sevindim.&quot; </em></p>
<p>
	<em>Sonra yere baktım. Beni peygamberliğe hak olarak se&ccedil;en (Allah)&#39;a andolsun ki, Zakkum ağacını g&ouml;rd&uuml;m ki, dalları iniyor ve kendisiyle birlikte dallara tutunanları da cehenneme doğru indiriyor. Bu arada g&ouml;rd&uuml;m ki, yaptıkları k&ouml;t&uuml;l&uuml;klere g&ouml;re bazısı, bu ağacın bir, bazısı iki ve bazısı ise bir&ccedil;ok dallarından asılmışlardı. Ve ben bazı m&uuml;nafıkları g&ouml;r&uuml;yorum ki, bu ağacın b&uuml;t&uuml;n dallarını tutmuşlar ve o dallar onları cehennemin en aşağı mertebesine doğru indiriyorlar; işte bundan dolayı da rahatsız oldum ve suratım asıldı.&quot;</em></p>
<h3>
	&nbsp;</h3>
<h3>
	<strong>&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; G&uuml;n</strong></h3>
<p>
	Bu g&uuml;n olduk&ccedil;a m&uuml;barek bir g&uuml;nd&uuml;r. Merhum Şeyh Tus&icirc; <em>&quot;Mis-b&acirc;h&quot;</em> kitabında ş&ouml;yle yazıyor:</p>
<p>
	Bu g&uuml;nde İmam H&uuml;seyin (a.s) d&uuml;nyaya gelmiştir. İmam Hasan Asker&icirc;&#39;nin (a.s) vekili olan Ebulkasım İbn Al&acirc;i&#39;l-Hamad&acirc;n&icirc;&#39;ye Hz. Mehdi (a.s) tarafından ş&ouml;yle bir yazı gelmiştir:</p>
<p>
	Mevl&acirc;mız H&uuml;seyin (a.s) şabanın &uuml;&ccedil;&uuml; olan bir perşembe g&uuml;n&uuml;nde d&uuml;nyaya gelmiştir. Bu g&uuml;n&uuml; oru&ccedil; tut ve şu duayı oku:</p>
<h6 dir="RTL">
	اَللّـهُمَّ اِنّي اَساَلُكَ بِحَقِّ الْمَوْلُودِ في هذَا الْيَوْمِ، الْمَوْعُودِ بِشَهادَتِهِ قَبْلَ اْستِهْلالِهِ وَوِلادَتِهِ. بَكَتْهُ السَّماءُ وَمَنْ فيها، وَالأَرْضُ وَمَنْ عَلَيْها، وَلَمّا يَطَأْ لابَتَيْها قَتيلِ الْعَبْرَةِ، وَسَيِّدِ الأُسْرَةِ، الْمَمْدُودِ بِالنُّصْرَةِ يَوْمَ الْكَرَّةِ، الْمُعَوَّضِ مِنْ قَتْلِهِ اَنَّ الأَئِمَّةَ مِنْ نَسْلِهِ، وَالشِّفاءَ في تُرْبَتِهِ، والْفَوْزَ مَعَهُ في اَوْبَتِهِ، والأَوصِياءَ مِنْ عِتْرَتِهِ بَعْدَ قائِمِهِمْ وَغَيْبَتِهِ حَتّى يُدْرِكُوا الأَوْتارَ، وَيَثْأَرُوا الثّارَ، وَيُرْضُوا الْجَبّارَ، وَيَكُونُوا خَيْرَ اَنْصار، صَلَّى اللهُ عَلَيْهِمْ مَعَ اْختِلافِ اللَّيلِ وَالنَّهارِ، اَللّـهُمَّ فَبِحَقِّهِمْ اِلَيْكَ اَتَوَسَّلُ وَاَسْأَلُ سُؤالَ مُقْتَرفٍ مُعْتَرفٍ مُسيئٍ اِلى نَفْسِهِ، مِمَّا فَرَّطَ في يَوْمِهِ وَاَمْسِهِ يَسْأَلُكَ الْعِصْمَةَ اِلى مَحَلِّ رَمْسِهِ، اَللّـهُمَّ فَصَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَعِتْرَتِهِ، وَاحْشُرْنا في زُمْرَتِهِ، وَبَوِّئْنا مَعَهُ دارَ الْكَرامَةِ، وَمَحَلَّ الاِقامَةِ، اَللّـهُمَّ وَكَما اَكْرَمْتَنا بِمَعْرِفَتِهِ فَاَكْرِمْنا بِزُلْفَتِهِ، وَارْزُقْنا مُرافَقَتَهُ وَسابِقَتَهُ، وَاجْعَلْنا مِمَّنْ يُسَلِّمُ لأَمْرِهِ وَيُكْثِرُ الصَّلاةَ عَلَيْهِ عِنْدَ ذِكْرِهِ، وَعَلى جَميعِ اَوْصِيائِهِ وَاَهْلِ اَصْفِيائِهِ الْمَمْدُوديِنَ مِنْكَ بِالْعَدَدِ، الإِثْنَيْ عَشَرَ، النّجُومِ الزُّهرِ، وَالْحُجَجِ عَلى جَميعِ الْبَشَرِ، اَللّـهُمَّ وَهَبْ لَنا في هذَا الْيَوْمِ خَيْرَ مَوْهِبَةٍ، وَاَنْجِحْ لَنا فيهِ كُلَّ طَلِبَةٍ كَما وَهَبْتَ الْحُسَيْنَ لُِمحَمَّدٍ جَدِّهِ وَعاذَ فُطْرُسُ بِمَهْدِهِ، فَنَحْنُ عائِذُونَ بِقَبْرِهِ مِنْ بَعْدِهِ، نَشْهَدُ تُرْبَتَهُ، وَننْظُر اَوْبَتَهُ، آمينَ رَبَّ الْعالَمينَ.</h6>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Hen&uuml;z d&uuml;nyaya gelmeden şehit olacağı haber verilen ve hen&uuml;z yery&uuml;z&uuml;ne ayak basmadan g&ouml;k ve g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nde olanlarla yer ve yery&uuml;z&uuml;nde bulunanların, (mazlumiyetine) ağladıkları, bu (m&uuml;barek) g&uuml;nde d&uuml;nyaya gelen kişinin (Hz. H&uuml;seyin&#39;in) hakkına sana el a&ccedil;ıyorum. O, (her m&uuml;minin) kendisine ağlayacağı şehittir. (Ehlibeyt) ailesinin efen-disi ve rec&#39;at g&uuml;n&uuml;nde (d&uuml;şmanlarından intikam alarak) zafer bulacak kimsedir. Şehadetine karşılık, (Masum) İmamlar onun neslinde karar-laştırılmış, t&uuml;rbesinin toprağı şifa vesilesi kılınmıştır. K&acirc;im-i Ehlibeyt&#39;in (Hz. Mehdi&#39;nin) gaybet ve zuhurundan sonra onun ve soyundan olan vas&icirc;lerin d&ouml;n&uuml;ş&uuml;nde (asıl) zafer ve kurtuluş ger&ccedil;ekleşecek; z&acirc;limlerden intikam alıp Cebb&acirc;r Allah&#39;ı hoşnut edecekler ve dinin en iyi yardımcıları olacaklardır. Gece ve g&uuml;nd&uuml;z devam ettiği m&uuml;ddet&ccedil;e Allah&#39;ın sal&acirc;t ve sel&acirc;mı onların &uuml;zerine olsun.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! O h&acirc;lde onların hakkını sana aracı kılıyorum ve gece-g&uuml;nd&uuml;z yaptığı aşırılıklarla kendi nefsine k&ouml;t&uuml;l&uuml;k eden, fakat yaptıklarını itiraf eden ve &ouml;l&uuml;nceye dek imanının korunmasını senden dileyen bir g&uuml;nahk&acirc;r olarak sana el a&ccedil;ıyor, yalvarıyorum. Allah&#39;ım! O h&acirc;lde Mu-hammed ve Ehlibeyt&#39;ine rahmet et; bizi onun safında haşredip keramet evi ve ebediyet yurdu olan cennette onun yanına yerleştir.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Onu tanımayı bize l&uuml;tfettiğin gibi, ona yakın-laşmayı da bize ihsan eyle; bize onunla birlikte en &ouml;nde olmayı nasip buyur. Bizleri onun emrine teslim olan, (m&uuml;barek ismi) anıldığında ona ve sayıları on iki olarak belirlenmiş parlak yıldızlar ve b&uuml;t&uuml;n insanların &uuml;zerine (Allah&#39;ın) h&uuml;ccetleri ve delilleri olan b&uuml;t&uuml;n vas&icirc;lerine ve se&ccedil;kin Ehlibeyt&#39;ine &ccedil;ok sal&acirc;t ve sel&acirc;m eden kimselerden kıl.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! H&uuml;seyn&#39;i, ceddi Muhammed&#39;e (s.a.a) bağışladığın gibi bu g&uuml;nde en iyi bağışını bize bağışla ve b&uuml;-t&uuml;n dileklerimize kavuştur bizi. (Bu g&uuml;nde) F&uuml;trus (melek) onun beşiğine sığındı (ve onun h&uuml;rmetine &ouml;nceki ma-kamına tekrar kavuştu.) Biz de şehit olduktan sonra mezarına sığınıyor, t&uuml;rbesinde (ziyaret i&ccedil;in) hazır bulunuyor ve d&ouml;n&uuml;ş&uuml;n&uuml; bekliyoruz. Duamızı kabul buyur ey &acirc;lemlerin Rabbi!&quot;</em></p>
<p>
	Bu duanın ardından, İmam H&uuml;seyin&#39;in (Kerbel&acirc;&#39;da) d&uuml;şmanlarının &ccedil;oğaldığı Aşura g&uuml;n&uuml;nde okuduğu şu duayı okursun:</p>
<h6 dir="RTL">
	اَللّـهُمَّ اَنْتَ مُتَعالِي الْمَكانِ، عَظيمُ الْجَبَرُوتِ، شَديدُ الِمحالِ، غَنِيٌّ َعنِ الْخَلايِقِ، عَريضُ الْكِبْرِياءِ، قادِرٌ عَلى ما تَشاءُ، قَريبُ الرَّحْمَةِ، صادِقُ الْوَعْدِ، سابِغُ النِّعْمَةِ، حَسَنُ الْبَلاءِ، قَريبٌ إذا دُعيتَ، مُحيطٌ بِما خَلَقْتَ، قابِلُ التُّوبَةِ لَمَنْ تابَ اِلَيْكَ، قادِرٌ عَلى&nbsp;ما اَرَدْتَ، وَمُدْرِكُ ما طَلَبْتَ، وَشَكُورٌ اِذا شُكِرْتَ، وَذَكُورٌ اِذا ذُكِرْتَ، اَدْعُوكَ مُحْتاجاً، وَاَرْغَبُ اِلَيْكَ فَقيراً، وَاَفْزَعُ اِلَيْكَ خائِفاً، واَبْكي اِلَيْكَ مَكْرُوباً، وَاَسْتَعينُ بِكَ ضَعيفاً، وَاَتوَكَّلُ عَلَيْكَ كافِياً، اُحْكُمْ بَيْنَنا وَبَيْنَ قَوْمِنا فَاِنَّهُمْ غَرُّونا وَخَدَعُونا وَغَدَروا بِنا وَقَتَلُونا، ونَحْنُ عِتْرَةُ نَبِيِّكَ، وَوَلَدُ حَبيبِكَ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِاللهِ، الَّذي اصطَفَيْتَهُ بِالرِّسالَةِ، وَائْتَمَنْتَهُ عَلى وَحْيِكَ، فَاجْعَلْ لَنا مِنْ اَمْرِنا فَرَجاً وَمَخْرجاً بِرَحْمَتِكَ يا اَرْحَمَ الرّاحِمينَ.</h6>
<p>
	<em>&quot;Allah&#39;ım! Sen makamı y&uuml;ce, cel&acirc;l ve ceberutu ulu, tedbiri sağlam, yaratıklara hi&ccedil;bir ihtiyacı olmayan, Kibriyalığı geniş, istediği her şeye kadir, rahmeti yakın, vaadine sadık, nimeti bol, imtihanı iyi, &ccedil;ağrıldığında (kuluna) yakın olan, yarattıklarını kuşatan, t&ouml;vbe dileyenin t&ouml;vbesini kabul eden, istediği (her) şeye g&uuml;c&uuml; yeten, talep ettiği her (şeyi) elde eden, ş&uuml;kredildiğinde karşılık veren, (kulu tarafından) hatırlandığında (onu) hatırlayan (il&acirc;hsın). Muhta&ccedil; bir şekilde seni &ccedil;ağırıyorum, fakir bir h&acirc;lde sana y&ouml;neliyorum, korkar bir vaziyette sana yalvarıyor, kederli bir şekilde katında ağlıyorum. Zaaf ve bitkinlik h&acirc;liyle senden yardım diliyor ve seni yeterli bilerek sana tevekk&uuml;l ediyorum. (Allah&#39;ım!) Bizimle şu kavmimiz arasında sen h&uuml;kmet. Zira onlar bizi aldatılar, bize hile yaptılar, bizi yalnız bıraktılar, bize karşı namertlik yapıp bizi şehit ettiler; h&acirc;lbuki biz, Peygamber&#39;inin Ehlibeyt&#39;i ve peygamberliğe se&ccedil;tiğin ve vahyine emin kıldığın habibin Muhammed İbn Abdullah&#39;ın evl&acirc;tlarıyız. O h&acirc;lde sorunu-muzu hallet ve &ccedil;ıkış yolunu g&ouml;ster bize; rahmetin hakkına ey merhametli-lerin en merhametlisi!&quot;</em></p>
<p>
	İbn Ayy&acirc;ş diyor ki:</p>
<p>
	Ben H&uuml;seyin İbn Ali İbn S&uuml;fy&acirc;n el-Bezufer&icirc;&#39;den duydum ki, o, &quot;İmam Sadık&#39;ın (a.s) bu duayı bu g&uuml;nde okuduğunu duydum.&quot; dedi ve ş&ouml;yle devam etti:</p>
<p>
	&quot;Bu dua şabanın &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; g&uuml;n&uuml;n&uuml;n dualarındandır. Bu g&uuml;n İmam H&uuml;seyin&#39;in (a.s) doğum g&uuml;n&uuml;d&uuml;r.&quot;</p>
<h3>
	<strong>On &Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; Gece</strong></h3>
<p>
	Bu gece, Recep ayında olduğu gibi &uuml;&ccedil; gece olan &quot;Biyz&quot; geceleri-nin ilkidir. Bu gecelerde kılınan namazların keyfiyeti, recep ayının amelleri zikredilirken a&ccedil;ıklandı.</p>
<h3>
	&nbsp;</h3>
<h3>
	<strong>On Beşinci Gece</strong></h3>
<p>
	Bu gece, son derece faziletli ve değerli bir gecedir. İmam Sadık&#39;-tan (a.s) rivayet edildiğine g&ouml;re, bu gecenin fazileti hakkında İmam B&acirc;kır&#39;a (a.s) sorulduğunda, İmam (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur:</p>
<p>
	<em>&quot;Bu gece, Kadir Gecesi&#39;nden sonra, en faziletli gecedir. Bu gecede Allah kullarına kendi fazlından l&uuml;tfeder ve kendi minnetiyle onları bağışlar. O h&acirc;lde bu gecede Allah&#39;a yakınlaşmaya &ccedil;alışın. Zira Allah (azze ve celle) kendi mukaddes zatına ant i&ccedil;miştir ki, bu gecede g&uuml;nah olan şeyleri isteyen hari&ccedil; kendisine yalvaran hi&ccedil;bir kimseyi eli boş geri &ccedil;evirmesin. Allah, Kadir Gecesi&#39;ni Hz. Peygamber (s.a.a) i&ccedil;in kararlaştırdığı gibi, bu geceyi de (şabanın on beşinci gecesini) biz Ehlibeyt i&ccedil;in kararlaştırmıştır. Allah&#39;a dua ve O&#39;nu medh u sena etme-ye &ccedil;alışın.&quot;</em></p>
<p>
	Bu gecenin en b&uuml;y&uuml;k bereketlerinden birisi, &quot;Veliyy-i Asr, İmam-ı Zaman,&nbsp; Hz. Mehdi&quot;nin (a.s) bu gecenin seher vakti, Hicret&#39;in 255. yılında S&acirc;merra&#39;da d&uuml;nyaya gelmesidir. Bu ise bu gecenin şeref ve faziletini kat kat artırmıştır.</p>
<p>
	Bu gece i&ccedil;in şu ameller rivayet edilmiştir:</p>
<p>
	1- Gusletmek. Bu, g&uuml;nahların hafiflemesine vesile olur.</p>
<p>
	2- Bu geceyi namaz, dua ve istiğfar ile ge&ccedil;irip sabahlamak. İmam Zeyn&uuml;labidin&#39;in de (a.s) bu geceyi bu şekilde ge&ccedil;irdiği rivayet edilmiş-tir. Yine rivayet edilmiştir ki: <em>&quot;Bu geceyi sabahlayan kimsenin kalbi, kalplerin &ouml;ld&uuml;ğ&uuml; (kıyamet) g&uuml;nde &ouml;lmez.&quot;</em></p>
<p>
	3- Bu gecenin en faziletli ameli İmam H&uuml;seyin&#39;in (a.s) ziyaretidir. Rivayette ş&ouml;yle ge&ccedil;mektedir: &quot;Kim 124 bin peygamberin ruhunun kendisiyle m&uuml;safaha etmesini istiyorsa, bu gecede İmam H&uuml;seyin&#39;i (a.s) ziyaret etsin. İmam H&uuml;seyn&#39;in (a.s) en kısa ziyareti, bir &ccedil;atının &uuml;zerine &ccedil;ıkarak, &ouml;nce sağa ve sola bakmak, sonra da başını g&ouml;ky&uuml;z&uuml;ne kaldırarak şu c&uuml;mlelerle İmam&#39;ı (a.s) ziyaret etmektir:</p>
<h6 dir="RTL">
	اَلسَّلامُ عَلَيْكَ يا اَبا عَبْدِ اللهِ، السَّلامُ عَلَيْكَ وَرَحْمَةُ اللهِ وَبَرَكاتُهُ.</h6>
<p>
	<em>&nbsp;&quot;Sel&acirc;m olsun sana ey Eba Abdillah (İmam H&uuml;seyin -a.s-) Allah&#39;ın sel&acirc;mı, rahmeti ve bereketi senin &uuml;zerine olsun.&quot;</em></p>
<p>
	İmam H&uuml;seyin&#39;in (a.s) bu geceye ait ziyaretinin metni Mef&acirc;tih&uuml;&#39;l-Cin&acirc;n kitabının ziyaretler b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde zikredilmiştir.</p>
<p>
	4- Merhum Şeyh Tus&icirc; (r.a) ve Merhum Seyyid İbn T&acirc;v&ucirc;s&#39;un naklettikleri ve Hz. Mehdi&#39;nin (a.s) ziyareti mesabesinde olan şu duayı okumak:</p>
<h6 dir="RTL">
	اَللّـهُمَّ بِحَقِّ لَيْلَتِنا وَمَوْلُودِها، وَحُجَّتِكَ وَمَوْعُودِها، الَّتي قَرَنْتَ اِلى فَضْلِها، فَضْلاً فَتَمَّتْ كَلِمَتُكَ صِدْقاً وَعَدْلاً لا مُبَدِّلَ لِكَلِماتِكَ، وَلا مُعَقِّبَ لآِياتِكَ، نُورُكَ الْمُتَأَلِّقُ، وَضِياؤُكَ الْمُشْرِقُ، وَالْعَلَمُ النُّورُ في طَخْياءِ الدَّيْجُورِ، الْغائِبُ الْمَسْتُورُ، جَلَّ مَوْلِدُهُ وَكَرُمَ مَحْتِدُهُ، وَالْمَلائِكَةُ شُهَّدُهُ، وَاللهُ ناصِرُهُ وَمُؤَيِّدُهُ، اِذا آن ميعادُهُ، وَالْمَلائِكَةُ اَمْدادُهُ، سَيْفُ الله الَّذي لا يَنْبُو، وَنُورُهُ الَّذي لا يَخْبُو، وَذُو الْحِلْمِ الَّذي لا يَصْبُو، مَدارُ الدَّهْرِ، وَنَواميسُ الْعَصْرِ، وَوُلاةُ الأَمْرِ، وَالْمُنَزَّلُ عَلَيْهِمْ ما يَتَنَزَّلُ في لَيْلَةِ الْقَدْرِ، وَاَصْحابُ الْحَشْرِ وَالنَّشْرِ، تَراجِمَةَ وَحْيِهِ، وَوُلاةُ اَمْرِهِ وَنَهْيِهِ، اَللّـهُمَّ فَصَلِّ عَلى خاتِمِهمْ وَقائِمِهِمْ الْمَسْتُورِ&nbsp; عَنْ عَوالِمِهِمْ، اَللّـهُمَّ وَاَدْرِكَ بِنا أَيّامَهُ وَظُهُورَهُ وَقِيامَهُ، وَاجْعَلْنا مِنْ اَنْصارِهِ، وَاقْرِنْ ثارَنا بِثارِهِ، وَاكْتُبْنا في اَعْوانِهِ وَخُلَصائِهِ، وَاَحْيِنا في دَوْلَتِهِ ناعِمينَ، وَبِصُحْبَتِهِ غانِمينَ وَبِحَقِّهِ قائِمينَ، وَمِنَ السُّوءِ سالِمينَ، يا اَرْحَمَ الرّاحِمينَ، وَالْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعالَمينَ وَصَلَواتُهُ عَلى سَيِّدِنا مُحَمَّدٍ خاتَمِ النَّبِيّينَ وَالْمُرْسَلينَ، وَعَلى اَهْلِ بَيْتِهِ الصّادِقينَ وَعِتْرَتِهَ النّاطِقينَ، وَالْعَنْ جَميعَ الظّالِمينَ، واحْكُمْ بَيْنَنا وَبَيْنَهُمْ يا اَحْكَمَ الْحاكِمينَ.</h6>
<p>
	<em>&quot;Allah&#39;ım! Bu gecemizin, onda doğan ve senin vaat edilmiş h&uuml;ccetin olan (Hz. Mehdi) hakkına; ona fazilet &uuml;st&uuml;ne fazilet ekledin; b&ouml;ylece doğruluk ve adalet a&ccedil;ısından (tevhit ve din) kelimen tamamlandı. Kimse senin kelimelerini değiştiremez ve kimse ayetlerini takip edemez. (Hz. Mehdi) senin parlak nurun, her yeri aydınlatan ışığın ve karanlık gecede bir nur s&uuml;tunudur. G&ouml;zlerden kayıp, perde arkasında, doğumu azametli ve zuhur ettiği soy değerlidir. Melekler onun şahitleri ve (zuhur edip) d&ouml;neceği vakit Allah onun yardımcı ve teyit&ccedil;isi, melekler de yardımcıları olacaktır. O Allah&#39;ın k&ouml;relmeyen kılıcı ve s&ouml;nmeyen nurudur. Hi&ccedil;bir zaman vakarını kaybetmeyen hilim sahibidir. Zaman onların erafına d&ouml;ner; asrın koruyucuları onlardır. Emir sahipleri onlardır; Kadir Gecesi&#39;nde inen şey, onlara iner. (Halkın) haşir ve neşri (Allah&#39;ın izniyle) onların elindedir. Onlar İlah&icirc; vahyin terc&uuml;manları, il&acirc;h&icirc; emir ve nehiy-lerin sahipleridirler. Allah&#39;ım! (Ehlibeyt İmamları&#39;nın) sonuncusu ve K&acirc;im-&#39;leri olan ve gaybette yaşayan (Hz. Mehdi&#39;ye) sal&acirc;t ve selam eyle.</em></p>
<p>
	<em>&nbsp;Allah&#39;ım! Bizi onun zamanına, zuhur ve kıyamına ulaştır. Bizi onun yardımcılarından kıl ve onunla birlikte (din d&uuml;şmanlarından) intikam al-maya muvaffak et. Bizleri onun yarenleri ve halis dostlarından yaz. Onun h&acirc;kimiyetinde bize gurur ve nimet dolu bir hayat bahşet; onun birlikte-liğinden bizi yararlandır. Bizi onun hakkını ayakta tutan ve k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerden salim kalan kimselerden olmaya muvaffak et, ey merhametlilerin en merhametlisi! &Acirc;lemlerin Rabbi olan Allah&#39;a hamdolsun; O&#39;nun sal&acirc;t ve sel&acirc;mı, peygamberlerin ve resullerin sonuncusu olan efendi miz Muham-med&#39;in, onun sadık Ehlibeyt&#39;inin ve (daima hakkı) konuşan itretinin &uuml;ze-rine olsun. B&uuml;t&uuml;n zalimlere lanet eyle ve bizimle onların arasında (hak ve adalet &uuml;zere) h&uuml;kmet, ey h&uuml;kmedenlerin en iyisi!&quot;</em></p>
<p>
	5- Yine Merhum Şeyh Tus&icirc;&#39;nin rivayet ettiğine g&ouml;re İsmail İbn Fazli&#39;l-H&acirc;şim&icirc; ş&ouml;yle diyor:</p>
<p>
	İmam Sadık (a.s) şabanın on beşinci gecesinde okumam i&ccedil;in şu duayı bana &ouml;ğretti:</p>
<h6 dir="RTL">
	اَللّـهُمَّ اَنْتَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ، الْعَلِيُّ الْعَظيمُ، الْخالِقُ الرّازِقُ، الُْمحْيِي الْمُميتُ، الْبَديءُ الْبَديعُ، لَكَ الْجَلالُ، وَلَكَ الْفَضْلُ، وَلكَ الْحَمْدُ، وَلَكَ الْمَنُّ، وَلَكَ الْجُودُ، وَلَكَ الْكَرَمُ، وَلَكَ الأَمْرُ، وَلَكَ الَمجْدُ، وَلَكَ الْشُّكْرُ، وَحْدَكَ لا شَريكَ لَكَ، يا واحِدُ يا اَحَدُ، يا صَمَدُ، يا مَنْ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُواً اَحَدٌ، صَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ، وَاْغفِرْ لي وَارْحَمْني، وَاكْفِني ما اَهَمَّني، وَاقْضِ دَيْني، وَوَسِّعْ عَليَّ في رِزْقي، فَاِنَّكَ في هذِهِ اللَّيْلَةِ كُلَّ اَمْرٍ حَكيمٍ تَفْرُقُ، وَمَنْ تَشاءُ مِنْ خلْقِكَ تَرْزُقُ، فَارْزُقْني وَاَنْتَ خَيْرُ الرّازِقينَ، فَاِنَّكَ قُلْتَ وَاَنْتَ خَيْرُ الْقائِلينَ النّاطِقينَ واسْأَلُوا اللهَ مِنْ فَضْلِهِ، فَمِنْ فَضْلِكَ أسْأَلُ، وَاِيّاكَ قَصَدْتُ، وابْنَ نَبِيِّكَ اعْتَمَدْتُ، وَلَكَ رَجَوْتُ، فَارْحَمْني يا اَرْحَمَ الرّاحِمينَ.</h6>
<p>
	<em>&quot;Allah&#39;ım! Sen, diri, varlıkları ayakta tutan, y&uuml;ce, azametli, yaratan, rızk veren, dirilten, &ouml;ld&uuml;ren, benzersiz ve taklitsiz yaratansın. Y&uuml;celik, fazl-u kerem, hamd, ihsan, c&ouml;mertlik ve kerem sana mahsustur. Emir sana aittir; &uuml;st&uuml;nl&uuml;k ve ş&uuml;k&uuml;r sana l&acirc;yıktır. Teksin ve ortağın yoktur.</em></p>
<p>
	<em>Ey eşsiz, ey tek, ey eksiksiz, ey doğurmayan ve doğmayan ve kendi-sine kimsenin eş olamayacağı (Allah)! Muhammed ve Ehlibeyt&#39;ine sal&acirc;t ve sel&acirc;m eyle ve beni bağışla; bana merhamet et. &Ouml;nemli sorunlarımda bana yeterli ol; borcumu karşıla; rızkımı bol eyle. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sen, bu gecede hikmetli işleri belirler ve yaratıklarından istediğine rızk verirsin; o h&acirc;lde beni de rızıklandır; sen, en iyi rızk verensin; en iyi s&ouml;z s&ouml;yleyen sensin; (Kur&#39;&acirc;n&#39;da) ş&ouml;yle buyurmuşsun: <strong>&quot;Allah&#39;ın fazl-u kereminden dilediğiniz (her şeyi) isteyin.&quot;</strong> Ben de (hacetlerimi) senin fazl-u kereminden diliyor ve sana y&ouml;neliyorum. Peygamber&#39;inin evladına g&uuml;veniyor ve &uuml;midimi sana bağlıyorum; o h&acirc;lde bana merhamet et, ey merhametlilerin en mer-hametlisi!&quot;</em></p>
<p>
	<em>&nbsp;</em></p>
<p>
	6- Hz. Resulullah&#39;ın (s.a.a) bu gecede okuduğu şu duayı okumak:</p>
<h6 dir="RTL">
	اَللّـهُمَّ اقْسِمْ مِنْ خَشْيَتِكَ ما يَحُولُ بَيْنَنا وَبَيْنَ مَعْصِيَتِكَ، وَمِنْ طْاعَتِكَ ما تُبَلِّغُنا بِهِ رِضْوانَكَ، وَمِنَ الْيَقينِ ما يَهُونُ عَلَيْنا بِهِ مُصيباتُ الدُّنْيا، اَللّـهُمَّ اَمْتِعْنا بِاَسْماعِنا وَاَبْصارِنا وَقُوَّتِنا ما اَحْيَيْتَنا، وَاجْعَلْهُ الْوارِثَ مِنّا، واجْعَلْ ثأرَنا عَلى مَنْ ظَلَمَنا، وَانْصُرنا عَلى مَنْ عادانا، وَلا تَجْعَلْ مُصيبَتَنا في دينِنا، وَلا تَجْعَلِ الدُّنْيا اَكْبَرَ هَمِّنا، وَلا مَبْلَغَ عِلْمِنا، وَلا تُسَلِّطْ عَلَيْنا مَنْ لا يَرْحَمُنا، بِرَحْمَتِكَ يا اَرْحَمَ الرّاحِمينَ.</h6>
<p>
	<em>&quot;Allah&#39;ım! G&uuml;nahla aramızda engel olacak derecede bize korku ve haşyet nasip et. Rızanı kazanmaya vesile olacak &ouml;l&ccedil;&uuml;de bizi itaatine muvaffak et. D&uuml;nyanın bel&acirc; ve zorluklarını bize kolaylaştıracak &ouml;l&ccedil;&uuml;de yakin nasip et. Allah&#39;ım! Yaşadığımız m&uuml;ddet&ccedil;e bizi kulaklarımız, g&ouml;zlerimiz ve g&uuml;c&uuml;m&uuml;zden yararlandır; bizden sonra da v&acirc;rislerimize ulaştır. Bize zulmedenlerden intikamımızı al; bize d&uuml;şmanlık besleyen-lere karşı bizi muzaffer kıl. Musibet ve belamızı dinimizde kılma. En b&uuml;y&uuml;k gayret ve telaşımızı d&uuml;nyamız i&ccedil;in yapmaktan bizi koru. İlmimizi d&uuml;nyayla sınırlandırma. Bize acımayanları bize musallat etme; rahmetin hakkına ey merhametlilerin en merhametlisi!&quot;</em></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Bu da olduk&ccedil;a kapsamlı ve k&acirc;mil bir duadır ve onu başka zamanlarda da okumak iyidir. Nitekim <em>&quot;E</em><em>v&acirc;li&#39;l-Le&acirc;li&quot;</em> kitabında naklet-tiğine g&ouml;re Hz. Resulullah&#39;ın (s.a.a) bu duayı her zaman okuduğu riva-yet edilmiştir.</p>
<p>
	7- Şaban ayının b&uuml;t&uuml;n g&uuml;nlerinin amelleri b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde yedinci amel olarak her g&uuml;n &ouml;ğle vakti okunması i&ccedil;in naklettiğimiz sal&acirc;vat-ı şerifeyi bu gece (on beşinci gece) de okumak.</p>
<p>
	8- Kumeyl duasının da bu gece okunmasının m&uuml;stehap olduğu rivayet edilmiştir.</p>
<p>
	9- <strong>&quot;Subhanellah&quot;</strong>, <strong>&quot;el-hamdulillah&quot;</strong>, <strong>&quot;Ellahu Ekber&quot;</strong> ve <strong>&quot;L&acirc; il&acirc;he İllallah&quot;</strong> zikirlerinin her birini y&uuml;z defa s&ouml;ylemek. Bu zikirleri bu gecede s&ouml;ylemek, ge&ccedil;miş g&uuml;nahların bağışlanmasına, d&uuml;nyev&icirc; ve uhrev&icirc; hacetlerin yerine gelmesine vesiledir inşallah.</p>
<p>
	10- Şeyh Tus&icirc;&#39;nin (r.a) el-Misb&acirc;h kitabındaki rivayetine g&ouml;re Ebu Yahya, İmam Sadık&#39;a (a.s): &quot;Bu, (on beşinci) gecede okunan en iyi dua nedir?&quot; diye sorduğunda, İmam (a.s) ş&ouml;yle cevap verdi:</p>
<p>
	Yatsı namazını kıldıktan hemen sonra, iki rek&acirc;t namaz kılıp birinci rek&acirc;tında bir defa &quot;F&acirc;tiha&quot; ile bir defa K&acirc;fir&ucirc;n yani &quot;Kul ya eyyuhe&#39;l-k&acirc;firun&quot; diye başlayan sureleri, ikinci rek&acirc;tta ise bir defa F&acirc;tiha ile bir defa İhl&acirc;s, yani &quot;Kul huvellahu ehad&quot;le başlayan sureleri oku. Namazın sel&acirc;mını verdikten sonra da otuz defa &quot;Subhenallah&quot;, otuz defa &quot;el-hamdulillah&quot; ve otuz defa da &quot;Ellahu Ekber&quot; zikirlerini s&ouml;yleyip ardından şu duayı okursun:</p>
<h6 dir="RTL">
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; يا مَنْ اِلَيْهِ مَلْجَأُ الْعِبادِ في الْمُهِمّاتِ، وَاِلَيْهَ يَفْزَعُ الْخَلْقُ فىِ الْمُلِمّاتِ، يا عالِمَ الْجَهْرِ وَالْخَفِيّاتِ، يا مَنْ لا تَخْفى عَلَيْهِ خَواطِرُ الأَوْهامِ وَتَصَرُّفُ الْخَطَراتِ، يا رَبَّ الْخَلايِقِ وَالْبَرِيّاتِ، يا مَنْ بِيَدِهِ مَلَكُوتُ الأَرَضينَ وَالسَّماواتِ، اَنْتَ اللهُ لا اِلـٰهَ إِلاّ اَنْتَ، اَمُتُّ اِلَيْكَ بِلا اِلـٰهَ إِلاّ اَنْتَ، فَيا لا اِلـٰهَ اِلاّ اَنْتَ اجْعَلْني في هِذِهِ اللَّيْلَةِ مِمَّنْ نَظَرْتَ اِلَيْهِ فَرَحِمْتَهُ وَسَمِعْتَ دُعاءَهُ فَاَجَبْتَهُ، وَعَلِمْتَ اسْتِقالَتَهُ فَاَقَلْتَهُ، وَتَجاوَزْتَ عَنْ سالِفِ خَطيئَتِهِ وَعَظيمِ جَريرَتِهِ، فَقَدِ اسْتَجَرْتُ بِكَ مِنْ ذُنُوبي، وَلَجَأتُ اِلَيْكَ في سَتْرِ عُيُوبي، اَللّـهُمَّ فَجُدْ عَلَيَّ بِكَرَمِكَ وَفَضْلِكَ، وَاحْطُطْ خَطايايَ بِحِلْمِكَ وَعَفْوِكَ، وَتَغَمَّدْني في هذِهِ اللَّيْلَةِ بِسابِغِ كَرامَتِكَ، وَاجْعَلْني فيها مِنْ اَوْلِيائِكَ الَّذينَ اجْتَبَيْتَهُمْ لِطاعَتِكَ، واخْتَرْتَهُمْ لِعِبادَتِكَ، وَجَعَلْتَهُمْ خالِصَتَكَ وَصِفْوَتَكَ، اَللّـهُمَّ اجْعَلْني مِمَّنْ سَعَدَ جَدُّهُ، وَتَوَفَّرَ مِنَ الْخَيْراتِ حَظُّهُ، وَاجْعَلْني مِمَّنْ سَلِمَ فَنَعِمَ، وَفازَ فَغَنِمَ، وَاكْفِني شَرَّ ما اَسْلَفْتُ، وَاعْصِمْني مِنَ الازدِيادِ في مَعْصِيَتِكَ، وَحَبِّبْ اِلَيَّ طاعَتَكَ وَما يُقَرِّبُني مِنْكَ وَيُزْلِفُني عِنْدَكَ، سَيِّدي اِلَيْكَ يَلْجَأُ الْهارِبُ، وَمِنْكَ يَلْتَمِسُ الطّالِبُ، وَعَلى كَرَمِكَ يُعَوِّلُ الْمُسْتَقْيِلُ التّائِبُ، اَدَّبْتَ عِبادَكَ بالتَّكَرُّمِ، وَاَنْتَ اَكْرَمُ الأَكْرَمينَ، وَاَمَرْتَ بِالْعَفْوِ عِبادَكَ وَاَنْتَ الْغَفُورُ الَّرحيمُ، اَللّـهُمَّ فَلا تَحْرِمْني ما رَجَوْتُ مِنْ كَرَمِكَ، وَلا تُؤْيِسْني مِنْ سابِغِ نِعَمِكَ، وَلا تُخَيِّبْني مِنْ جَزيلِ قِسَمِكَ في هذِهِ اللَّيْلَةِ لأَِهْلِ طاعَتِكَ، وَاجْعَلْني في جُنَّة مِنْ شِرارِ بَرِيَّتِكَ، رَبِّ اِنْ لَمْ اَكُنْ مِنْ أَهْلِ ذلِكَ فَاَنْتَ اَهْلُ الْكَرَمِ وَالْعَفْوِ وَالْمَغْفِرَةِ، وَجُدْ عَلَيَّ بِما اَنْتَ أَهْلُهُ لا بِما اَسْتَحِقُّهُ، فَقَدْ حَسُنَ ظَنّي بِكَ، وَتَحَقَّقَ رَجائي لَكَ، وَعَلِقَتْ نَفْسي بِكَرَمِكَ، فَاَنْتَ اَرْحَمُ الرّاحِمينَ وَاَكْرَمُ الأَكْرَمينَ، اَللّـهُمَّ واخْصُصْني مِنْ كَرمِكَ بِجَزيلِ قِسَمِكَ، وَاَعُوذُ بِعَفْوِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ، وَاغْفِر لِيَ الَّذنْبَ الَّذي يَحْبِسُ عَلَيَّ الْخُلُقَ، وَيُضَيِّقُ عَليَّ الرِّزْقَ، حَتى اَقُومَ بِصالِحِ رِضاكَ، وَاَنْعَمَ بِجَزيلِ عَطائِكَ، وَاَسْعَدَ بِسابِغِ نَعْمائِكَ، فَقَدْ لُذْتُ بِحَرَمِكَ، وَتَعَرَّضْتُ لِكَرَمِكَ، واَسْتَعَذْتُ بِعَفْوِكَ مِنْ عُقُوبَتِكَ، وَبِحِلْمِكَ مِنْ غَضَبِكَ، فَجُدْ بِما سَأَلْتُكَ وَأَنِلْ مَا الَْتمَسْتُ مِنْكَ، اَسأَلُكَ بِكَ لا بِشَيءٍ هُوَ اَعْظَمُ مِنْكَ.</h6>
<p>
	<em>&quot;Ey &ouml;nemli sorunlarda kulların sığındığı ve musibet ve belalarda yaratıkların kendisine yalvarıp sızladığı (Allah)! Ey aşik&acirc;r ve gizlileri bilen, ey hayal ve akıllardan ge&ccedil;enleri dahi bilen, ey mahl&ucirc;kat ve yara-tıkların Rabbi, ey yerlerin ve g&ouml;klerin melek&ucirc;tunu elinde tutan! Allah sensin; senden başka bir il&acirc;h yoktur. Ben (tevhit kelimesi olan) &quot;L&acirc; İl&acirc;he İllallah&quot; kelimesiyle sana iman edip y&ouml;neldim; ey kendisinden başka il&acirc;h olmayan (Rabbim)! Bu gece beni, (l&uuml;tuf g&ouml;z&uuml;yle) bakıp da merhamet ettiğin, duasını duyup da kabul buyurduğun, t&ouml;vbe ettiğini bilip de t&ouml;v-besini kabul buyurduğun, ge&ccedil;miş hatasını ve b&uuml;y&uuml;k g&uuml;nahını bağış-ladığın kimselerden kıl. Ben g&uuml;nahlarımdan sana sığınıyorum ve kusurlarımı &ouml;rtesin diye sana iltica ediyorum. Allah&#39;ım! Fazl u kereminle bana c&ouml;mert davran; hilim ve affınla hatalarımı temizle; bu gecede beni bol kerametine b&uuml;r&uuml;nd&uuml;r. Bu gecede beni itaat ve ibadetin i&ccedil;in se&ccedil;tiğin ve kendine halis kılıp ayırdığın velilerinden kıl.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! Beni saadete eren ve hayırlardan bol pay almış kimse-lerden eyle. Bana selametle birlikte nimet ve kurtuluşla birlikte menfaat nasip eyle. Ge&ccedil;mişte yaptığım k&ouml;t&uuml;l&uuml;klerin şerrinden beni koru ve sana karşı daha fazla g&uuml;nah yapmama engel ol. İtaatini ve beni sana yakınlaştıracak şeyleri bana sevdir. Ey efendim! (G&uuml;nah ve şeytandan) ka&ccedil;an sana sığınır, arayanlar sana el a&ccedil;ıp yalvarır; t&ouml;vbe edip bağış-lanmasını dileyen kimse, senin kerem ve l&uuml;tfuna g&uuml;venir. Sen kullarına kerem ve bağış ehli olmalarını &ouml;ğ&uuml;tledin, kendin ise c&ouml;mertlerin en c&ouml;merdisin. Kullarına affetmeyi emretmişsin, kendin ise &ccedil;ok &ccedil;ok bağışla-yan ve Rahim&#39;sin.&nbsp;</em></p>
<p>
	<em>&nbsp;Allah&#39;ım! C&ouml;mertliğinden &uuml;mit ettiğim şeyleri benden esirgeme; bol nimetlerinden &uuml;midimi kesme; bu gecede itaat ehli i&ccedil;in ayırdığın b&uuml;y&uuml;k kısmetlerden beni de nasipsiz bırakma. Beni yaratıklarının şerrinden koru. Ey Rabbim! Eğer ben b&uuml;t&uuml;n bunlara l&acirc;yık değilsem, sen c&ouml;mertlik, af ve mağfiret sahibisin; sana yakışır bir şekilde bana c&ouml;mert davran, benim hak ettiğim şekilde değil. (Allah&#39;ım!) Sana karşı iyi zannım var; &uuml;midim sanadır ve canım c&ouml;mertliğine bağlanmıştır. Merhametlilerin en merhametlisi ve c&ouml;mertlerin en c&ouml;merdi sensin.</em></p>
<p>
	<em>Allah&#39;ım! B&uuml;y&uuml;k kısmetinden c&ouml;mertliğinle bana &ouml;zel bir pay ayır. (Allah&#39;ım!) Vereceğin cezadan affına sığınıyorum. (Allah&#39;ım!) Rızana yakışır bir şekilde amel edip b&uuml;y&uuml;k bağışına mazhar olmam ve bol nimetinle mutluluğa kavuşmam i&ccedil;in ahl&acirc;kımı k&ouml;t&uuml;leştiren ve rızkımı daraltan g&uuml;nahlarımı bağışla.</em></p>
<p>
	<em>(Allah&#39;ım!) Ş&uuml;phesiz eşiğine sığındım; keremine sarıldım; vereceğin cezadan affına ve gazabından hilmine sığındım. O h&acirc;lde dilediğimi bana bağışla; istediğim şeylere beni ulaştır. (Allah&#39;ım!) Seni aracı ederek (hacetlerimi senden) diliyorum, senden b&uuml;y&uuml;k olan bir şeyi (aracı ederek) değil.&quot;</em></p>
<p>
	Duayı okuduktan sonra secdeye giderek yirmi defa <strong>&quot;Ya Rabbi&quot;</strong>, yedi defa <strong>&quot;Ya Allah&quot;</strong>, yedi defa <strong>&quot;L&acirc; havle vela quvvete illa billah&quot;</strong>, on defa <strong>&quot;Maşaallah&quot;</strong> ve on defa da <strong>&quot;L&acirc; quvvete illa billah&quot;</strong> zikir-lerini s&ouml;yler, sonra da Hz. Peygamber (s.a.a) ve Ehlibeyt&#39;ine (a.s) sala-v&acirc;t getirerek hacetlerini Allah&#39;tan istersin.</p>
<p>
	Allah&#39;a andolsun ki, bu amel vasıtasıyla yağmur damlaları kadar hacet istersen, Allah (azze ve celle) geniş keremi ve sonsuz fazl ve rahmetiyle onları yerine getirir.</p>
<p>
	11- Şeyh Tus&icirc; (r.a) ve Kef&#39;em&icirc; (r.a), şu duanın da bu gece okun-masını rivayet etmişlerdir:</p>
<h6 dir="RTL">
	اِلهٰي تَعَرَّضَ لَكَ في هذَ اللَّيْلِ الْمُتَعَرِّضُونَ، وَقَصَدَكَ الْقاصِدُونَ، وَأَمَّلَ فَضْلَكَ وَمَعْرُوفَكَ الطّالِبُونَ، وَلَكَ في هذَا اللّيْلِ نَفَحاتٌ وَجَوائِزُ وَعَطايا وَمَواهِبُ تَمُنُّ بِها عَلى&nbsp;مَنْ تَشاءُ مِنْ عِبادِكَ، وَتَمْنَعُها مَنْ لَمْ تَسْبِقْ لَهُ الْعِنايَةُ مِنْكَ، وَها اَنَا ذا عُبَيْدُكَ الْفَقيرُ اِلَيْكَ، الْمُؤَمِّلُ فَضْلَكَ وَمَعْرُوفَكَ، فَإِنْ كُنْتَ يا مَولايَ تَفَضَّلْتَ في هذِهِ اللَّيْلَةِ عَلى&nbsp;اَحَد مِنْ خَلْقِكَ، وَعُدْتَ عَلَيْهِ بِعائِدَةٍ مِنْ عَطْفِكَ، فَصَلِّ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ الطَّيِّبينَ الطّاهِرينَ، الْخَيِّرينَ الْفاضِلينَ، وَجُدْ عَلَيَّ بِطَولِكَ وَمَعْرُوفِكَ يا رَبَّ الْعالَمينَ، وَصَلَّى اللهُ عَلى مُحَمَّدٍ خاتَمِ النَّبيّينَ وَآلِهِ الطّاهِرينَ وَسَلَّمَ تَسْليماً، اِنَّ اللهَ حَميدٌ مَجيدٌ، اَللّـهُمَّ اِنّي اَدْعُوكَ كَما اَمَرْتَ فَاسْتَجِبْ لي كَما وَعَدْتَ اِنَّكَ لا تُخْلِفُ الْميعادَ.</h6>
<p>
	<em>&quot;Ey mabudum! Y&ouml;nelmek isteyenler bu gecede sana y&ouml;neldiler; seni kendilerine maksat edinenler bu gecede senin kapına geldiler; arayanlar senin fazl u ihsanına ulaşmayı arzuladılar. Bu gecede senin nice l&uuml;tufların, &ouml;d&uuml;llerin, bağış ve hibelerin vardır ki onları kullarından iste-diğine verirsin, esirgersin. İşte huzurunda duran ben, sana muhta&ccedil; olan, fazl u ihsanını arzulayan bir kulunum. Eğer bu gecede yaratıklarından birisine ihsanda bulunacak ve şefkatinden kaynaklanan bir &ouml;d&uuml;l vere-ceksen, o h&acirc;lde (&ouml;nce) Muhammed&#39;e ve onun p&acirc;k, tertemiz, hayır ve fazilet ehli olan Ehlibeyt&#39;ine rahmet et; l&uuml;tuf ve ihsanınla bana c&ouml;mert davran, ey alemlerin Rabbi! Allah&#39;ın rahmeti ve &ccedil;ok sel&acirc;mı peygam-berlerin sonuncusu Muhammed&#39;in ve onun tertemiz Ehlibeyt&#39;inin &uuml;zerine olsun. Ş&uuml;phesiz Allah beğenilen ve y&uuml;cedir. Allah&#39;ım! Bana emrettiğin gibi sana dua ediyorum; o h&acirc;lde sen de vaat ettiğin gibi duamı kabul buyur. Doğrusu sen (hi&ccedil;bir zaman) vaadine hil&acirc;f etmezsin.&quot;</em></p>
<p>
	Bu dua seher vakitleri tehecc&uuml;d namazında şef&#39;i namazının ardın-dan okunan duadır.</p>
<p>
	12- Resulullah&#39;ın (s.a.a) bu gecede yaptığı secdeleri yapmak ve secdede okuduğu duaları okumak.</p>
<p>
	Merhum Şeyh Tus&icirc;&#39;nin nakline g&ouml;re Hamm&acirc;d İbn İsa, İmam Sadık-&#39;tan (a.s) ş&ouml;yle rivayet etmiştir:</p>
<p>
	<em>&quot;Bir şaban ayının on beşinci gecesi, Hz. Resulullah (s.a.a) zevcesi &Acirc;işe&#39;nin yanındaydı. Gece yarısı olduğunda Resulullah (s.a.a) ibadet i&ccedil;in yataktan kalktı. Eşi &Acirc;işe, uyandığında Resulullah&#39;ı yatağında g&ouml;remeyince, efendimizi diğer hanımlarının yanında zannederek kıskan&ccedil;lık duygusu kabardı ve yatağından kalkıp diğer hanımların odasına başvurarak, Resulullah&#39;ı aramaya koyuldu. Bir miktar aradık-tan sonra, Resulullah&#39;ı yere yapışmış bir elbise gibi secde h&acirc;linde buldu. Resul-i Ekrem&#39;e (s.a.a) yaklaştığında secdede şu duayı okudu-ğunu duydu:</em></p>
<h6 dir="RTL">
	سَجَدَ لَكَ سَوَادي وَخَيَالي، وَآمَنَ بِكَ فُؤَادي، هذِهِ يَدَايَ وَمَا جَنَيْتُهُ عَلى نَفْسي، يَا عَظيمُ تُرْجى لِكُلِّ عَظيمٍ، اِغْفِرْ لِيَ الْعَظيمَ فَاِنَّهُ لاَيَغْفِرُ الذَّنْبَ الْعَظيمَ اِلاَّ الرَّبُّ الْعَظيمُ<span dir="LTR">. </span></h6>
<p>
	<em>&quot;(Allah&#39;ım!) B&uuml;t&uuml;n v&uuml;cudum ve hayalim sana secde eder ve g&ouml;nl&uuml;m sana inanır. İşte ellerim ve işte nefsime karşı işlediğim cinayetler. Ey b&uuml;y&uuml;k işlerde kendisine &uuml;mit bağlanan b&uuml;y&uuml;k, benim b&uuml;y&uuml;k g&uuml;nahlarımı bağışla; &ccedil;&uuml;nk&uuml; b&uuml;y&uuml;k g&uuml;nahı ancak b&uuml;y&uuml;k Rab bağışlar.&quot;</em></p>
<p>
	Sonra başını secdeden kaldırıp tekrar secdeye gitti; bu sefer şu duayı okuduğunu duydu:</p>
<h6 dir="RTL">
	اَعُوذُ بُنُورِ وَجْهِكَ الَّذي اَضاءَتْ لَهُ السَّماواتُ وَالأَرَضُونَ، وانْكَشَفَتْ لَهُ الظُّلُماتُ، وَصَلَحَ عَلَيْهِ اَمرُ الأَوَّلينَ وَالآخِرينَ، مِنْ فُجْأَةِ نِقْمَتِكَ، وَمِنْ تَحْويلِ عافِيَتِكَ، وَمِنْ زَوالِ نِعْمَتِكَ، اَللّـهُمَّ ارْزُقْني قَلْباً تَقِيّاً نَقِيّاً، وَمِنَ الشِّرْكِ بَرياً لا كافِراً وَلا شَقِياً.</h6>
<p>
	<em>&nbsp;&quot;(Allah&#39;ım!) G&ouml;kleri ve yerleri aydınlatan, karanlıkları yok eden, baştaki ve sondakilerin işini ısl&acirc;h edip onları ani azabından, (verdiğin) afiyet ve selametin değişmesinden ve nimetin yok olmasından koruyan Vech&#39;inin nuruna sığınıyorum. Allah&#39;ım! Bana takvalı, temiz, şirkten uzak olan, k&acirc;fir ve bedbaht olmayan bir kalp nasip eyle.&quot;</em></p>
<p>
	Sonra da y&uuml;z&uuml;n&uuml;n sağ ve sol taraflarını toprağa koyarak ş&ouml;yle s&ouml;yledi:</p>
<h6 dir="RTL">
	عَفَّرْتُ وَجْهي فِي التُرابِ وَحُقَّ لي اَنْ اَسْجُدَ لَكَ،</h6>
<p>
	<em>&nbsp;&quot;Y&uuml;z&uuml;m&uuml; (secde) toprağına s&uuml;rd&uuml;m; zaten bana yakışan da sana secde etmekti.&quot;</em></p>
<p>
	Resulullah (s.a.a) geri d&ouml;nmek istediği zaman, zevcesi &Acirc;işe, aceleyle yatağa d&ouml;nd&uuml;. Hz. Resulullah (s.a.a) yanına geldiğinde, &Acirc;işe&#39;nin hızlı soluk alıp verdiğini g&ouml;r&uuml;nce, ş&ouml;yle buyurdu:</p>
<p>
	<em>&quot;Nedir bu hızlı solumalar? Bu gecenin hangi gece olduğunu biliyor musun? Bu, şabanın on beşinci gecesidir. Bu gecede rızklar b&ouml;l&uuml;n&uuml;r; eceller yazılır; hacca gidecekler kaydedilir. Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz bu gecede Allah, Kelb kabilesindeki ke&ccedil;ilerin kıllarının sayısı kadar yarattıklarını bağışlar ve meleklerini g&ouml;ky&uuml;z&uuml;nden, yery&uuml;z&uuml;nde bulunan Mekke&#39;ye g&ouml;nderir.&quot;</em></p>
<p>
	14- Bu gecede Cafer-i Tayyar namazının kılınmasını, Merhum Şeyh Tus&icirc;, İmam Rıza&#39;dan (a.s) rivayet etmiştir. Bu namazın kılınış şekli <em>&quot;Mef&acirc;tih&uuml;&#39;l-Cin&acirc;n&quot;</em> kitabının ilk b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde a&ccedil;ıklanmıştır.</p>
<p>
	15- Bu gece i&ccedil;in rivayet edilen namazları kılmak. Ezc&uuml;mle Ebu Yahya San&#39;an&icirc; ve otuz g&uuml;venilir kişi İmam Muhammed B&acirc;kır (a.s) ve İmam Cafer Sadık&#39;tan (a.s) ş&ouml;yle rivayet etmişlerdir: Şaban ayının on beşinci gecesi olduğunda, her rek&acirc;tta F&acirc;tiha ve İhl&acirc;s Suresi&#39;ni y&uuml;z defa okuma suretiyle d&ouml;rt rek&acirc;t namaz kıl ve namaz bittikten sonra ise şu duayı oku:</p>
<h6 dir="RTL">
	اَللّـهُمَّ اِنّي اِلَيْكَ فَقيرٌ، وَمِنْ عَذاِبكَ خائِفٌ مُسْتَجيرٌ، اَللّـهُمَّ لا تُبَدِّلِ اسمي، وَلا تُغَيِّرْ جِسْمي، وَلاتَجْهَدْ بَلائي، وَلاتُشْمِتْ بي اَعْدائي، اَعُوذُ بِعَفْوِكَ مِنْ عِقابِكَ، وَاَعُوذُ بِرَحْمَتِكَ مِنْ عَذابِكَ، وَاَعُوذُ بِرِضاكَ مِنْ سَخَطِكَ، وَاعُوذُ بِكَ مِنْكَ، جَلَّ ثَناؤُكَ، اَنْتَ كَما اَثْنَيْتَ عَلى&nbsp;نَفْسِكَ وَفَوْقَ مايَقُولُ الْقائِلُونَ.</h6>
<p>
	<em>&quot;Allah&#39;ım! Ben sana muhtacım; azabından korkup (sana) sığını-yorum. Allah&#39;ım! İsmimi değiştirme; cismimde değişiklik meydana getir-me; beni zor imtihan ve bel&acirc;ya t&acirc;bi tutma; d&uuml;şmanlarımı bana karşı sevindirme.</em></p>
<p>
	<em>(Allah&#39;ım!) vereceğin cezadan affına, azabından rahmetine, gazabın-dan hoşnutluğuna ve senden sana sığınıyorum. Senin (medh &uuml;) senan y&uuml;cedir; sen, kendini methettiğin gibisin ve b&uuml;t&uuml;n vasfedenlerin vasfından &ouml;tesin.&quot;</em></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Bu gecede y&uuml;z rek&acirc;t namaz kılmak hakkında da hadis-i şerifte &ccedil;ok fazilet zikredilmiştir. Bu y&uuml;z rek&acirc;t namaz, her rek&acirc;tta bir F&acirc;tiha ve on İhl&acirc;s okunarak kılınır.</p>
<p>
	Bu gece her rek&acirc;tta, F&acirc;tiha, Y&acirc;sin, Teb&acirc;reke ve İhl&acirc;s sureleri okunarak kılınan bir de altı rek&acirc;tlık bir namaz vardır ki, kılınış şekli detaylı olarak, recep ayının amellerinin on &uuml;&ccedil;, on d&ouml;rt ve on beşinci gecelerinin amelleri b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde zikredilmiştir.</p>
<h3>
	<strong>On Beşinci G&uuml;n</strong></h3>
<p>
	Bug&uuml;n Mil&acirc;d (Doğum) bayramıdır. Bu g&uuml;n mevlamız ve efendi-miz, on ikinci imamımız, Hz. Mehdi H&uuml;ccet-İbn&#39;il-Hasan, Sahib&uuml;&#39;z-Zaman&#39;ın m&uuml;barek doğum g&uuml;n&uuml;d&uuml;r. (Ona ve babalarına Allah&#39;ın sal&acirc;t ve sel&acirc;mı olsun).</p>
<p>
	Hi&ccedil; ş&uuml;phesiz Allah&#39;ın emriyle bir g&uuml;n zuhur ve kıyam edip b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyayı adaletle dolduracaktır.</p>
<p>
	Bu g&uuml;nde ve her zaman ve her mek&acirc;nda o y&uuml;ce İmam&#39;ı ziyaret etmek ve zuhuru i&ccedil;in dua etmek m&uuml;stehaptır.</p>
<h3>
	&nbsp;</h3>
<h3>
	<strong>Bu Ayın Diğer G&uuml;nlerine Ait Ameller</strong></h3>
<p>
	İmam Rıza&#39;dan (a.s) ş&ouml;yle rivayet edilmiştir:</p>
<p>
	<em>&quot;Kim şabanın son &uuml;&ccedil; g&uuml;n&uuml;n&uuml; oru&ccedil; tutup, ramazan ayına birleşti-rirse, Allah-u Te&acirc;l&acirc; onun i&ccedil;in iki ay ardarda tutulan orucun sevabını yazar.&quot; </em></p>
<p>
	Yine İmam Rıza&#39;nın (a.s) ashabından olan Eba Salt-i Hirev&icirc;&#39;den rivayet edildiğine g&ouml;re o ş&ouml;yle demiştir: Şabanın son cumasında İmam Rıza&#39;nın (a.s) yanına gittim; İmam (a.s) bana buyurdu ki:</p>
<p>
	<em>&quot;Ey Eba Salt, şabanın &ccedil;oğu bitti ve işte bu onun son cumasıdır. Şu geriye kalan g&uuml;nlerde ge&ccedil;miş ihmalk&acirc;rlıklarını tel&acirc;fi etmeye &ccedil;alış; seni ilgilendiren faydalı şeylerle meşgul olmaya koyul; &ccedil;ok dua ve istiğfar et; &ccedil;ok Kur&#39;&acirc;n oku ve g&uuml;nahlarından t&ouml;vbe et; &ouml;yle ki ramazan ayı geldiğinde artık Allah&#39;a muhlis bir h&acirc;le gelesin (ve o h&acirc;l &uuml;zere ramazan ayına giresin). O h&acirc;lde, boynunda yerine ulaştırmadığın bir emanet kalmasın; kalbinde herhangi bir m&uuml;mine karşı &ccedil;ıkarmadığın bir kin bulunmasın. &Ouml;nceden yaptığın b&uuml;t&uuml;n g&uuml;nahlardan uzaklaşma-lısın. Gizli ve aşik&acirc;r her şeyinde Allah&#39;tan kork ve ona tevekk&uuml;l et. <strong>&quot;Kim Allah&#39;a tevekk&uuml;l ederse, O, ona yeter.&quot;</strong> Bu ayın geriye kalan zamanlarında şu duayı &ccedil;ok oku:</em></p>
<h6 dir="RTL">
	اَللّـهُمَّ اِنْ لَمْ تَكُنْ غَفَرْتَ لَنا فيما مَضى مِنْ شَعْبانَ فَاغْفِرْ لَنا فيما بَقِيَ مِنْهُ</h6>
<h3>
	<em>&quot;Allah&#39;ım! Eğer şabanın ge&ccedil;miş g&uuml;nlerinde bizi affetmemiş isen, geriye kalmış g&uuml;nlerinde bizi bağışla.&quot;</em></h3>
<h3>
	&nbsp;</h3>
<h3>
	<strong>Şaban Ayının Son Gecesinin Amelleri</strong></h3>
<p>
	Merhum Şeyh Tus&icirc; Haris b. Muğirat&uuml;&#39;n-Nasr&icirc;&#39;-den ş&ouml;yle rivayet etmiştir:</p>
<p>
	İmam Sadık (a.s) şabanın son ve ramazanın ilk gecesinde şu duayı okurdu:</p>
<h6 dir="RTL">
	اَللّـهُمَّ اِنَّ هذَا الشَّهْرَ الْمُبارَكَ الَّذي اُنْزِلَ فيهِ الْقُرآنُ وَجُعِلَ هُدىً لِلنّاسِ وَبَيِّناتٍ مِنَ الْهُدى وَالْفُرْقانِ قَدْ حَضَرَ فَسَلِّمْنا فيهِ وَسَلَّمْهُ لَنا وَتَسَلِّمْهُ مِنّا في يُسْرٍ مِنْكَ وعافِيَةٍ، يا مَنْ اَخَذَ الْقَليلَ، وَشَكَرَ الْكَثيرَ، اِقْبَلْ مِنِّى الْيَسيرَ، اَللّـهُمَّ اِنّي اَساَلُكَ اَنْ تَجْعَلَ لي اِلى كُلِّ خَيْر سَبيلاً، وَمِنْ كُلِّ ما لا تُحِبُّ مانِعاً، يا اَرْحَمَ الرّاحِمينَ، يا مَنْ عَفا عَنّي وَعَمّا خَلَوْتُ بِهِ مِنَ السَّيِّئاتِ، يا مَنْ لَمْ يُؤاخِذْني بِارْتِكابِ الْمَعاصي، عَفْوَكَ عَفْوَكَ عَفْوَكَ ياكَريمُ، اِلهٰي وَعَظتَني&nbsp;فَلَمْ اَتَّعِظْ، وَزَجَرْتَني عَنْ مَحارِمِكَ فلَمْ اَنْزَجِرْ، فَما عُذْري، فَاعْفُ عَنّي يا كَريمُ، عَفْوَكَ عَفْوَكَ، اَللّـهُمَّ اِنّي اَساَلُكَ الرّاحَةَ عًنْدَ الْمَوْتِ، وَالْعَفْوَ عِنْدَ الْحِسابِ، عَظُمَ الذَّنْبُ مِنْ عَبدِكَ فَلْيَحْسُنِ التَّجاوُزُ مِنْ عِنْدِكَ، يا اَهْلَ التَّقْوى وَيا اَهْلَ الْمَغْفِرَةِ، عَفْوَكَ عَفْوَكَ، اَللّـهُمَّ اِنّي عَبْدُكَ ابْنُ عَبْدِكَ وابنُ اَمَتِكَ، ضَعيْفٌ فَقيرٌ اِلى رَحْمَتِكَ وَاَنْتَ مُنْزِلُ الْغِنى والْبَرَكَةِ عَلَى الْعِبادِ قاهِرٌ مُقْتَدِرٌ اَحْصَيْتَ اَعمالَهُمْ، وَقَسَمْتَ اَرْزاقَهُمْ، وَجَعَلْتَهُمْ مُخْتَلِفَةً اَلْسِنَتُهُمْ وَاَلْوانُهُمْ خَلْقاً مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ، وَلا يَعْلَمُ الْعِبادُ عِلْمَكَ، وَلا يَقْدِرُ الْعِبادُ قَدْرَكَ، وَكُلُّنا فَقيرٌ اِلى رَحْمَتِكَ، فَلا تَصْرِفْ عَنّي وَجْهَكَ، واجْعَلْني مِنْ صالِحِي خَلْقِكَ&nbsp;في الْعَمَلِ وَالأَمَلِ وَالْقَضاءِ وَالْقَدَرِ، اَللّـهُمَّ اَبْقِني خَيْرَ الْبَقاءِ، وَاَفِنني خَيْرَ الْفَناءِ عَلى مُوالاةِ اَوْلِيائِكَ وَمُعاداةِ اَعْدائِكَ، والرَّغْبَةِ اِلَيْكَ، والرَّهْبَةِ مِنْكَ وَالْخُشُوعِ وَالْوَفاءِ وَالتَّسْليمِ لَكَ وَالتَّصْديقِ بِكِتابِكَ وَاتّباعِ سُنَّةِ رَسُولِكَ، اَللّـهُمَّ ما كانَ في قَلْبي مِنْ شَكٍّ اَوْ رَيْبَةٍ اَوْ جُحُودٍ اَوْ قُنُوطٍ اَوْ فَرَحٍ اَوْ بَذَخٍ اَوْ بَطَرٍ اَوْ خُيَلاءٍ اَوْ رِياءٍ اَوْ سُمْعَةٍ اَوْ شِقاقٍ اَوْ نِفاقٍ اَوْ كُفْرٍ اَوْ فُسُوقٍ اَوْ عِصْيانٍ اَوْ عَظَمَةٍ اَوْ شَيءٍ لا تُحِبُّ فَاَسْأَلُكَ يا رَبِّ أنْ تُبَدِّلَني مَكانَهُ ايماناً بِوَعْدِكَ، وَوَفاءً بِعَهْدِكَ، وَرِضاً بِقَضائِكَ، وَزُهْداً فِي الدُّنْيا، وَرَغْبَةً فيما عِنْدَكَ، وَاَثَرَةً وَطُمَأنينَةً وَتَوْبَةً نَصُوحاً اَساَلُكَ ذلِكَ يا رَبَّ الْعالَمينَ، اِلهٰي اَنْتَ مِنْ حِلْمِكَ تُعْصى، وَمِنْ كَرَمِكَ وَجُودِكَ تُطاعُ، فَكَأَنَّكَ لَمْ تُعْصَ وَاَنَا وَمَنْ لَمْ يَعْصِكَ سُكّانُ اَرْضِكَ، فَكُنْ عَلَيْنا بِالْفَضْلِ جَواداً، وَبِالْخَيْرِ عَوّاداً يا اَرْحَمَ الرّاحِمينَ، وَصَلَّى اللهُ عَلى مُحَمَّدٍ وَآلِهِ صَلاةً دائِمَةً لا تُحْصى وَلا تُعَدُّ وَلا يَقْدِرُ قَدْرَها غَيْرُكَ يا اَرْحَمَ الرّاحِمينَ.</h6>
<div>
<p>
		<em>&quot;Allah&#39;ım! İşte halkı hidayet etmek, hidayet i&ccedil;in a&ccedil;ık delilleri a&ccedil;ıklamak ve hakkı batıldan ayırmak i&ccedil;in Kur&#39;&acirc;n&#39;ı indirdiğin m&uuml;barek ay gelip &ccedil;attı. (Allah&#39;ım!) Bu ayda bizi sağlık ve selamet i&ccedil;erisinde tut; bu ayı bizim i&ccedil;in selamet eyle ve (sonunda) onu bizden rahatlık ve afiyet i&ccedil;inde teslim al. Ey az olanı kabul edip karşılığında &ccedil;ok m&uuml;k&acirc;fat veren! (Şu) az amelimi benden kabul buyur. Allah&#39;ım! Benim i&ccedil;in her hayra doğru bir yol a&ccedil;manı ve sevmediğin her şeyden beni alıkoyacak bir engel &ccedil;ıkarmanı diliyorum senden, ey merhametlilerin en merhametlisi! Ey beni ve gizlide yaptığım k&ouml;t&uuml;l&uuml;kleri affeden, ey yaptığım g&uuml;nahlardan dolayı beni (he-men) cezalandırmayan! Affını diliyorum, affını diliyorum, affını diliyorum, ey Kerim (Allah)! Ey benim il&acirc;hım! Sen bana &ouml;ğ&uuml;t verdin, (ama) ben &ouml;ğ&uuml;d&uuml;n&uuml; tutmadım; haram kıldığın şeylerden beni sakındırdın, (ama) ben sakınmadım. Huzuruna sunacak bir mazeretim var mı artık?! Sen beni affet, ey Kerim; affını diliyorum, affını diliyorum.</em></p>
<p>
		<em>&nbsp;Allah&#39;ım! Ben, &ouml;l&uuml;m anında rahatlık ve hesap sırasında affını diliyo-rum senden. Kulunun g&uuml;nahı b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r, senin affın iyi olsun, ey takva ve ey mağfiret ehli olan (Rabbim)! Affını diliyorum, affını diliyorum. Allah&#39;ım! Ben senin kulun ve senin kulun olan bir (babanın) ve cariyen olan (bir annenin) oğluyum; zayıfım ve rahmetine muhtacım; sen ise zenginlik ve bereketi kullarına indirensin. Kahreden ve muktedir yine sensin. Kulla-rının amellerini saymış, rızklarını b&ouml;lm&uuml;ş, dillerini ve renklerini farklı kılmış ve onları ardı ardına yaratmışsın. (Allah&#39;ım!) Kullar senin bildiğini bilemez, (y&uuml;ce) kadrini &ouml;l&ccedil;emezler. Hepimiz senin rahmetine muhtacız. (Allah&#39;ım!) Y&uuml;z&uuml;n&uuml; benden &ccedil;evirme; beni, amel, arzu, kaza ve kader a&ccedil;ısından yaratıklarının en iyilerinden kıl. Allah&#39;ım! Beni en iyi h&acirc;lde yaşat ve en iyi h&acirc;lde &ouml;ld&uuml;r. Evet, dostlarına dost, d&uuml;şmanlarına d&uuml;şman olduğum, sana kavuşmaya m&uuml;ştak ve gazabından korktuğum bir h&acirc;lde, huşulu, ahdine s&acirc;dık kalmış, sana teslim olmuş, kitabını tasdik etmiş ve Peygam-ber&#39;inin s&uuml;nnetine uymuş bir şekilde (sana kavuşmamı sağla.)</em></p>
<p>
		<em>&nbsp;Allah&#39;ım! Kalbimde ş&uuml;phe, teredd&uuml;t, ink&acirc;r, yeis, (g&uuml;nah) sevinci, isyan, ayyaşlık, azgınlık, kibir, riya, g&ouml;tseriş, fitne, nifak, k&uuml;f&uuml;r, fısk, g&uuml;nah, b&ouml;b&uuml;rlenmek veya sevmediğin herhangi bir şey varsa, ey Rabbim, (onları kalbimden silip) yerine, vaadine iman, ahdine sadakat, kaza (ve kaderime) razı olmayı, d&uuml;nyada z&uuml;ht ile yaşamayı, indinde olana rağbet g&ouml;stermeyi, bilin&ccedil; ve g&ouml;n&uuml;l rahatlığını, ihl&acirc;slı bir t&ouml;vbeyi yerleştir; b&uuml;t&uuml;n bunları senden diliyorum ey &Acirc;lemlerin Rabbi! Ey mabudum! (Sen o kadar hilim ve tahamm&uuml;l sahibisin ki, kulların,) hilmine g&uuml;venerek sana karşı g&uuml;nah işliyorlar; senin kerem ve c&ouml;mertliğine g&uuml;venerek sana itaat ediyorlar; ama sen onlara, hi&ccedil; g&uuml;nah işlememişler gibi davranıyorsun. (Allah&#39;ım!) Sana karşı g&uuml;nah işlemeyenlerle ben, yarattığın aynı yery&uuml;z&uuml;nde yaşamaktayız. O h&acirc;lde bize karşı kendi fazl u kereminle c&ouml;mert davran ve s&uuml;rekli bize hayır ve ihsanlar l&uuml;tfeyle; ey merhametlilerin en merhametlisi! Allah&#39;ın, daim&icirc; rahmeti Muhammed ve Ehlibeyt&#39;inin &uuml;zerine olsun; &ouml;yle bir rahmet ki sayı ve miktarını senden başka kimse &ouml;l&ccedil;emesin, ey merhametlilerin en merhametlisi!&quot;</em></p>
<hr align="left" size="1" width="33%" />
</div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/mubarek-saban-ayinin-fazilet-ve-amelleri/">Mübarek Şaban Ayının Fazilet Ve Amelleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
