<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İmam Bâkır (a.s) &#8211; Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</title>
	<atom:link href="https://www.caferilik.com/makaleler/ehl-i-beyta-s/imam-bakir-a-s/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.caferilik.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2020 10:18:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.8.10</generator>
	<item>
		<title>İmam Bakır(as)&#8217;ın Kısaca Hayatı</title>
		<link>https://www.caferilik.com/imam-bakirasin-kisaca-hayati/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 10:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Bâkır (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamex.com/?p=2849</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kimlik bilgisi Adı: Muhammed K&#252;nyesi :&#160; Ebu Cafer Lakabı :&#160; Bakır Baba adı : Ali ibn H&#252;seyin Anne adı: Fatıma bint Hasan Doğum yeri: Medine Doğum tarihi: 1 Recep&#160; 57.h. Peygambere (s.a.a) olan yakınlığı: Torunu Şehadet yılı :7 Z.Hicce 104 veya 107 h. Şehadet yeri : Medine : Şehadet sebebi : Emeviler&#39;den İbrahim bin Velid&#39;in [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-bakirasin-kisaca-hayati/">İmam Bakır(as)&#8217;ın Kısaca Hayatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>
	Kimlik bilgisi</p>
<p>
	Adı: Muhammed</p>
<p>
	K&uuml;nyesi :&nbsp; Ebu Cafer</p>
<p>
	Lakabı :&nbsp; Bakır</p>
<p>
	Baba adı : Ali ibn H&uuml;seyin</p>
<p>
	Anne adı: Fatıma bint Hasan</p>
<p>
	Doğum yeri: Medine</p>
<p>
	Doğum tarihi: 1 Recep&nbsp; 57.h.</p>
<p>
	Peygambere (s.a.a) olan yakınlığı: Torunu</p>
<p>
	Şehadet yılı :7 Z.Hicce 104 veya 107 h.</p>
<p>
	Şehadet yeri : Medine :</p>
<p>
	Şehadet sebebi : Emeviler&#39;den İbrahim bin Velid&#39;in zehirlemesi</p>
<h2>
	&nbsp;&nbsp;&Ccedil;ocukluk d&ouml;nemi</h2>
<p>
	&nbsp; İmam Bakır (as) d&ouml;rt yaşına kadar&nbsp; Medine&#39;de idi Muaviye&#39;nin &ouml;lmesi ve Yezid&#39;in baskılarının başlaması ile İmam H&uuml;seyin ve babası ile beraber Mekke&#39;ye ve daha sonra Kufe&#39;ye hareket etti ve Kerbela&#39;daki Ehlibeyt katliyamına d&ouml;rt yaşında şahit oldu ve daha o yaşlarda uzun yolculukların ve esaretin sıkıntılarını tattı.</p>
<p>
	&nbsp;&nbsp;İmam Bakır (a.s)&rsquo;ın değerli babasının ismi İmam Zeyn&rsquo;ul- Abidin (a.s), değerli annesinin ismi ise İmam Hasan (a.s)&rsquo;ın kızı Fatıma&rsquo;dır. Bu y&uuml;zden&nbsp; İmam Bakır (a.s)&rsquo;a, baba ve anne tarafından, hem Haşimi, hem de Alevi demişlerdir.</p>
<p>
	&nbsp;&nbsp;İmam Sadık (a.s), İmam Bakır (a.s)&rsquo;ın annesi Fatıma hakkında ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;O, Sıddika (doğru konuşan) biri idi. &Acirc;l-i Hasan (İmam Hasan -a.s-) evlatları arasında onun gibi bir kadın g&ouml;r&uuml;lmemiştir.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;Hazretin en meşhur lakabı, Resulullah (s.a.a) tarafından kendisine verilen &ldquo;Bakır&rdquo; lakabıdır. Cabir bin Cufi, İmam Bakır&rsquo;a bu lakabın verilmesinin sebebini ş&ouml;yle a&ccedil;ıklamıştır: &ldquo;İnnehu bekar&rsquo;el- ilme bakren&rdquo; yani İmam Bakır (a.s) ilmi tam manasıyla yarıp a&ccedil;ıklamıştır.</p>
<p>
	&nbsp;İmam Bakır (a.s), &ouml;mr&uuml;n&uuml;n &uuml;&ccedil; yılını İmam H&uuml;seyin (a.s)&rsquo;ın imameti d&ouml;neminde, otuz sekiz yılını da değerli babasının yanında ge&ccedil;irmiştir. Hicretin 95. yılında değerli babası İmam Seccad (a.s)&rsquo;ın vefat etmesiyle Hazretin İmamet d&ouml;nemi başlamıştır.</p>
<h2>
	&nbsp;İmamet d&ouml;nemi</h2>
<p>
	&nbsp;Bu verimli d&ouml;nem, oğlu İmam Sadık (a.s)&rsquo;ın tanıklığıyla 19 yıl iki ay s&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r. Bu d&ouml;nem Emevi halifelerinden olan Velid bin Abdulmelik (H. K. 96), S&uuml;leyman bin Abdulmelik (H. K. 101), Yezid bin Abdulmelik (H. K. 105) ve Hişam bin Abdulmelik (H. K. 125)&rsquo;in h&uuml;k&uuml;mdarlıkları d&ouml;nemine rastlamaktadır</p>
<p>
	&nbsp; Bu d&ouml;nem Emevi kendi aralarında ve onlarla&nbsp; Abbasiler arasındaki hilafet ve saltanat &ccedil;ekişmesi y&uuml;z&uuml;nden Ehlibeyt&#39;ten gafil olmuş ve &ccedil;alışmalarına nezaret edememişlerdir, İmam Bakır (as)&#39;da bu fırsatı değerlendirerek Ehlibeyt mektebini halka anlatmış, Kuranı ve S&uuml;nneti hakkıyla beyan etmişlerdir</p>
<p>
	&nbsp;Kerbela vakıasının meydana gelişi ve Ehl-i Beyt&#39;in mazlumiyeti -ki o d&ouml;nemde Ehl-i Beyt&#39;i temsil eden d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; imamdı- insanlara Ehl-i Beyt&#39;i sevdirmiş ve onlara aşık kılmıştı. Bu etkenler el ele vermiş, milleti &ouml;zellikle Şia toplumunu sel gibi Medine&#39;ye ve beşinci imamın huzurlarına akıtmıştı. B&ouml;ylece beşinci imam i&ccedil;in ge&ccedil;en imamların hi&ccedil; birinin zamanında meydana gelmeyen İslami ger&ccedil;ekleri ve Ehl-i Beyt&#39;in &ouml;ğretilerini yayma imkanı ve ortamı oluştu. Beşinci imamdan nakledilen sayısız hadisler, rical kitaplarında ve fihristlerinde yazılı &ccedil;eşitli İslami konular dalında o hazretin mektebinde eğitilen ve yetişen sayısız Şii bilginleri ve alimleri s&ouml;z&uuml;m&uuml;z&uuml;n a&ccedil;ık tanığıdır.</p>
<p>
	&nbsp;İmam Bakır (a.s), &ldquo;Medine&rdquo; şehrinde, Emeviler&#39;in fikri ve ameli sapıklıklarına karşılık olarak asil diyaneti diriltme yolunda &ccedil;ok &ouml;nemli &ccedil;aba ve teşebb&uuml;slerde bulundu. O &ccedil;abalardan bazıları, İslam&icirc; toplumda Ehl-i Beyt (a.s)&rsquo;ın fikir ve g&ouml;r&uuml;şlerini savunup a&ccedil;ıklayabilecek bazı fakih ve bilginler yetiştirmek olmuştur. &Ouml;rneğin: Cabir bin Yezid-i Cufi, İmam Bakır (a.s)&rsquo;dan yetmiş bin hadis &ouml;ğrenmiştir. Zurara bin A&rsquo;yen, Ebu Besir-i Muradi, Muhammed bin Muslim ve Bureyd bin Muaviye, İmam Zeyn&rsquo;ul- Abidin ve İmam Bakır (a.s)&rsquo;dan pek &ccedil;ok hadis &ouml;ğrenip onları halka &ouml;ğretmişlerdir. İmam Bakır (a.s) onların hakkında ş&ouml;yle buyurmuştur:</p>
<p>
	&rdquo;Eğer bunlar olmasaydı, kimse hidayet yolunu bulamazdı. Bunlar dinin koruyucuları, ve babamın, Allah&rsquo;ın helal ve haramına olan eminleridir. Yine onlar d&uuml;nya ve ahirette bize doğru yarışanlardır.&rdquo;&nbsp;Zikredilen şahıs ve diğer kimselerin İmam Bakır (a.s)&rsquo;dan naklettikleri rivayetler, Şia fıkhının b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; oluşturmaktadır.</p>
<h2>
	&nbsp;Şehadet<br />
	&nbsp;</h2>
<p>
	&nbsp; Nihayet O mazlum İmam, Hişam bin Abdulmelik&rsquo;in komplosuyla zehirlendi ve Hicretin 114. yılında Zilhicce ayının yedinci g&uuml;n&uuml; 58 yaşında iken g&ouml;zlerini d&uuml;nyaya kapattı. M&uuml;barek naaşı ise, Baki mezarlığında, babası İmam Seccad (a.s) ve babasının amcası ve annesinin ceddi olan İmam Hasan (a.s)&rsquo;ın kenarında toprağa verildi.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-bakirasin-kisaca-hayati/">İmam Bakır(as)&#8217;ın Kısaca Hayatı</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dini Hakikatlerini Aydınlatan İmam Muhammed Bakır (as)</title>
		<link>https://www.caferilik.com/dini-hakikatlerini-aydinlatan-imam-muhammed-bakir-as/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 10:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Bâkır (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamex.com/?p=2850</guid>

					<description><![CDATA[<p>Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (saa)&#39;in Ehl-i Beyt&#39;i, &#246;zel faziletlere sahip oldukları i&#231;in M&#252;sl&#252;man toplumun g&#246;zdesi olarak b&#252;y&#252;k sevgi ve saygıya mahzar olmuş bulunuyorlar. M&#252;sl&#252;manların kalpleri onların aşkıyla doludur. Yery&#252;z&#252;ndeki hayat var olduk&#231;a bu sevgi ve aşk devam edecektir. &#160;&#160; İmam Muhammed Bakır (as)&#39;ın hizmetinde bulunan birisi ş&#246;yle diyor: &#160;&#160;&#160;&#160;İmam Muhammed Bakır, kendisini ziyarete gelenlere ihsanda [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/dini-hakikatlerini-aydinlatan-imam-muhammed-bakir-as/">Dini Hakikatlerini Aydınlatan İmam Muhammed Bakır (as)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>
	Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (saa)&#39;in Ehl-i Beyt&#39;i, &ouml;zel faziletlere sahip oldukları i&ccedil;in M&uuml;sl&uuml;man toplumun g&ouml;zdesi olarak b&uuml;y&uuml;k sevgi ve saygıya mahzar olmuş bulunuyorlar. M&uuml;sl&uuml;manların kalpleri onların aşkıyla doludur. Yery&uuml;z&uuml;ndeki hayat var olduk&ccedil;a bu sevgi ve aşk devam edecektir.</p>
<p>
	&nbsp;&nbsp; İmam Muhammed Bakır (as)&#39;ın hizmetinde bulunan birisi ş&ouml;yle diyor:<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;İmam Muhammed Bakır, kendisini ziyarete gelenlere ihsanda bulunur ve onlara mali yardımlar yapardı. Bir g&uuml;n İmam&#39;a dedim ki; yaptığın ihsan ve yardım miktarlarını biraz azalt, mali durum pek iyi değil.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmam Muhammed Bakır (as) ş&ouml;yle buyurdu:<br />
	&nbsp;&nbsp; Dost ve kardeşleri ziyaret etmek, onlara ihsan ve iyilikte bulunmaktan daha g&uuml;zel ve iyi bir şey olamaz.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmam Cafer&#39;us Sadık&#39;ta ş&ouml;yle buyuruyor:<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir g&uuml;n babam İmam Bakır&#39;ı ziyarete gittiğimde, onun Medine fakirlerine 80 bin dinar yardım yaptığını &ouml;ğrendim.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir g&uuml;n bedevi bir Arap İmam Muhammed Bakır&#39;a (as) gelip sordu;<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Acaba Allah&#39;ı ibadet sırasında onu g&ouml;rd&uuml;n m&uuml;?<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmam Bakır ş&ouml;yle buyurdu:<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; G&ouml;rmediğim kimseye ibadet etmem.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Arap sordu; Onu nasıl g&ouml;rd&uuml;n?</p>
<p>
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmam Bakır (as) ş&ouml;yle buyurdu:</p>
<p>
	G&ouml;zler onu g&ouml;remez. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sadece kalp g&ouml;z&uuml;yle ve iman hakikatiyle Allah m&uuml;şahede edilir. Allah, duyu organlarıyla algılanamaz, hakla da kıyaslanamaz. Allah&#39;ın etki ve nişaneleri aleme yansır ve ayetleriyle tanımlanır. Allah kimseye asla zul&uuml;m yapmaz. Ondan başka bir rab ve mabut yoktur.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bedevi Arap bu s&ouml;zleri duyduktan sonra İmam Muhammed Bakır (as)&lsquo;ın y&uuml;ksek dehası ve ilmi kariyeri ve hidayet simgesi olduğu hakikatini kabul ederek, ş&ouml;yle dedi:<strong>Allah kendi risaletini kime vereceğini daha iyi bilir.</strong><br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmam Muhammed Bakır (as) ş&ouml;yle buyurur:G&uuml;ler y&uuml;zl&uuml; olmak, halkın dostluğuna ve rabbulalemine yakınlaşmaya sebep olur.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmam Muhammed Bakır (as) Medine&#39;de yaşadığı d&ouml;nemde İslam dininin maarifini tebliğ etmek ve se&ccedil;kin talebeler yetiştirmeye &ccedil;alıştı. İmam bakır 19 yıl boyunca islami ve diğer ilimler ve k&uuml;lt&uuml;r&uuml; neşredip, halkı bilin&ccedil;lendirdi. İmam Muhammed Bakır&#39;ın y&uuml;ksek ilminden dolayı M&uuml;sl&uuml;man olan veya olmayan alim ve bilginler yakın veya uzak b&ouml;lgelerden Medine&#39;ye gelerek, İmam Bakır&#39;la tartışır ve ders alırlardı. Bu y&uuml;zden İmam Muhammed Bakır, Bakır&#39;ul Ulum yani, ilimlerin yarıcısı olarak lakaplandırıldı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; imam gizli maarif ve ilimlerin &ouml;z&uuml;n&uuml; a&ccedil;ıklıyor ve ilmin gizli kalan hazinesini aydınlığa kavuşturuyordu.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Emevi hanedanının 10. hunhar halifesi Hişam bin Abdulmelik d&ouml;neminde herkes yapılan baskı ve şiddetten dolayı susarken İmam Muhammed Bakır (as) ilm&icirc; ders grupları oluşturup, m&uuml;cadeleci, inan&ccedil;lı ve bilgin talebeler yetiştirdi. İmam Muhammed Bakır (as) dostları ve talebelerinin ilim ve marifet g&uuml;c&uuml;n&uuml; arttırmak i&ccedil;in &ouml;zel tedbirler geliştirmiştir. Nitekim talebelerin ve bilginlerin ge&ccedil;imlerini sağlıyor ve onların ilmi &ccedil;alışmalarına kolaylık sağlıyordu.<br />
	&nbsp;&nbsp; İmam Muhammed Bakır&#39;ın dostları ve &ouml;ğrencileri de, ilim &ouml;ğrenmeye, dinde i&ccedil;tihad yapmaya, hadisleri derleyip, d&uuml;zenlemeye ve nakletmeye &ccedil;alışıyorlardı. Nitekim İmam Muhammed Bakır&#39;dan nakledilen 30 bin k&uuml;sur hadis, bu Ehl-i Beyt imamının islami ahkam ve maarifi neşretmede b&uuml;y&uuml;k &ccedil;aba harcadığını g&ouml;zler &ouml;n&uuml;ne seriyor.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmam Muhammed Bakır (as) ilm&icirc; faaliyetleriyle birlikte toplumsal işleri ve d&uuml;zeni ıslah etmeye, zorba ve dikta g&uuml;&ccedil;lerle m&uuml;cadele etmeye &ccedil;alıştığı i&ccedil;in hunhar Emevi hanedanının gazabına uğradı. Nitekim Emevi h&uuml;k&uuml;mdarı, İmam Muhammed Bakır&#39;a baskı yapıp, doğrudan denetimi altında bulundurmak i&ccedil;in onu h&uuml;k&uuml;met merkezi Şam&#39;a g&ouml;t&uuml;rd&uuml;. Emevi sultanı ayrıca, İmam Muhammed Bakır&#39;ı (as) bir s&uuml;re hapiste tuttu. Fakat başarılı olamadı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; halkın itirazları sonucu, imamı serbest bırakmak zorunda kaldı.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; İmam Muhammed Bakır (as) parlayan g&uuml;neş gibi halka ilim, aydınlık ve bilgi sa&ccedil;ıyordu. Bu y&uuml;zden tarihteki diğer zalim ve dikta y&ouml;netimler gibi Hişam da, halkı cahil ve bilgisiz bırakarak, iktidarını s&uuml;rd&uuml;rmeye &ccedil;alıştığı i&ccedil;in İmam Muhammed Bakır&#39;ın nurlu varlığını tahamm&uuml;l edemeyip, o hazreti zehirleyerek şehid etti.<br />
	&nbsp;&nbsp; İmam Muhammed Bakır (as) şehadet yıl d&ouml;n&uuml;m&uuml; m&uuml;nasebetiyle t&uuml;m Ehl-i Beyt aşıklarına başsağlığı dileyerek, s&ouml;z&uuml; o hazretten vecizelerle noktalamak istiyoruz:<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;İmam Muhammed Bakır (as) ş&ouml;yle buyuruyor:<strong>İşlerinde gevşeklik ve ihmalkarlık yapmaktan sakın. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; her ikisi de bir şerrin başlangıcıdır. Eğer gevşek davranırsan hakkı yerine getiremezsin.</strong><br />
	&nbsp;&nbsp; İmam Muhammed Bakır (as) ayrıca ş&ouml;yle buyurur:<strong>Kamil insan, dinde fakih, sorunlar karşısında sabırlı, ge&ccedil;imini sağlamada g&uuml;&ccedil;l&uuml; olan kimsedir.</strong></p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/dini-hakikatlerini-aydinlatan-imam-muhammed-bakir-as/">Dini Hakikatlerini Aydınlatan İmam Muhammed Bakır (as)</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmam Bakır&#8217;ın (a.s.) İlmi Derecesi</title>
		<link>https://www.caferilik.com/imam-bakirin-a-s-ilmi-derecesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 10:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Bâkır (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamex.com/?p=2851</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Kuşkusuz Ehl-i S&#252;nnet alimlerinin &#231;oğunun g&#246;r&#252;ş&#252;nce İmam B&#226;kır (a.s.) kendi d&#246;neminde d&#252;nyaca meşhur olup ders meclisi b&#252;t&#252;n İslam beldelerinden gelenlerle dolup taşıyordu. Onun alim ve fakih bir şahsiyet olduğundan bizzat Ehl-i Beyt ilimlerinin varisi olduğundan &#231;oğularının İmam&#39;ın huzurundan yararlanmasını, ilm&#238; ve fıkh&#238; sorularının &#231;&#246;z&#252;m&#252;n&#252; istemelerini icad ediyordu. Bu arada &#231;oğunu Şiilerin teşkil ettiği Irak [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-bakirin-a-s-ilmi-derecesi/">İmam Bakır&#8217;ın (a.s.) İlmi Derecesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp; Kuşkusuz Ehl-i S&uuml;nnet alimlerinin &ccedil;oğunun g&ouml;r&uuml;ş&uuml;nce İmam B&acirc;kır (a.s.) kendi d&ouml;neminde d&uuml;nyaca meşhur olup ders meclisi b&uuml;t&uuml;n İslam beldelerinden gelenlerle dolup taşıyordu. Onun alim ve fakih bir şahsiyet olduğundan bizzat Ehl-i Beyt ilimlerinin varisi olduğundan &ccedil;oğularının İmam&#39;ın huzurundan yararlanmasını, ilm&icirc; ve fıkh&icirc; sorularının &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n&uuml; istemelerini icad ediyordu. Bu arada &ccedil;oğunu Şiilerin teşkil ettiği Irak halkı O Hazretin şahsiyetine, aşık olmuşlardı.[1]</p>
<p>
	&nbsp; M&uuml;racaat edenler İmam&#39;ın ilm&icirc; şahsiyetine &ouml;yle bir huzu g&ouml;steriyorlardı ki Abdullah b. At&acirc; Mekki ş&ouml;yle diyordu:</p>
<p>
	&quot;Alimleri hi&ccedil; kimsenin huzurunda, Ebu Cafer&#39;in (a.s.) huzurunda oldukları gibi k&uuml;&ccedil;&uuml;k g&ouml;rmedim. Hakem b. &Uuml;yeyne halk arasındaki onca ilm&icirc; azametine rağmen O Hazretin huzurunda aynen &ouml;ğretmeninin karşısında duran bir &ouml;ğrenci gibi duruyordu.&quot;[2]</p>
<p>
	&nbsp; İmam&#39;ın ilm&icirc; boyuttaki ş&ouml;hreti ve İbn-i Anbete&#39;nin tabirince &quot;&ccedil;ok derin ilim ve sabıra sahip idi&quot; birinin onu izah etmek istemesinden &ccedil;ok daha meşhurdur.[3]</p>
<p>
	&nbsp; Bu ş&ouml;hret İmam&#39;ın kendi d&ouml;neminde İbn-i Ebil Hadid&#39;in tabirince &quot;Hicaz fakihlerinin &uuml;stadı&quot;[4]&nbsp; sadece Hicaz&#39;da değil, hatta Irak ve Horasan&#39;da bile geniş bir &ccedil;apta&nbsp; yayılmıştı. &Ouml;yle ki ş&ouml;yle rivayet edilmiştir:</p>
<p>
	&quot;Horasan halkının onun etrafına toplanıp ilm&icirc; sorularını ondan sorduklarını g&ouml;rd&uuml;m.&quot;[5]</p>
<p>
	&nbsp; Zahebi İmam B&acirc;kır (a.s.) hakkında ş&ouml;yle yazıyor:</p>
<p>
	&nbsp; &quot;O, ilim ile ameli, &uuml;st&uuml;nl&uuml;k ile şerefi ve itimad ile metaneti bir araya toplayan ve hilafete layık olan kimselerden biridir.&quot;[6]</p>
<p>
	&nbsp; Ebu Zehre&#39;nin &uuml;stadı herkesin İmam&#39;a m&uuml;racaat etmesi hakkında ş&ouml;yle yazıyor:</p>
<p>
	&nbsp; İmam B&acirc;kır (a.s.) imamette ve halkın hidayetinde İmam Seccad&#39;ın (a.s.) varisi idi ve bu y&uuml;zden b&uuml;t&uuml;n İslam &uuml;lkesinin alimleri her taraftan ona doğru koşuyorlardı ve Medine&#39;de gelen herkes İmam&#39;ın huzuruna varıp sonsuz ilimlerinden yararlanıyordu.</p>
<p>
	Yine ş&ouml;yle yazıyor:</p>
<p>
	&quot;&Ccedil;oğu fıkıh ve hadis b&uuml;y&uuml;kleri İmam&#39;ın ilminden faydalanmak amacıyla onun huzuruna geliyorlardı.&quot;[7]</p>
<p>
	&quot;Uy&ucirc;n-ul Ahbar&quot;dan da ş&ouml;yle nakledilmiş:</p>
<p>
	&quot;Fıkıh alimleri helal ve haramı ondan &ouml;ğreniyorlardı.&quot;[8]</p>
<p>
	&nbsp; O da, halk arasında y&uuml;ce ilm&icirc; ş&ouml;hrete sahip olan babası İmam Seccad (a.s.) gibi herkes tarafından kendisine ihtiram g&ouml;steriliyordu. Ehl-i S&uuml;nnetin meşhur muhaddislerinden biri olan Muhammed b. M&uuml;nkedir Şiilerin beşinci İmamının azametini ş&ouml;yle vasfediyor:</p>
<p>
	&quot;Ben Ali b. H&uuml;seyin&#39;in (a.s.) &ndash;ilim ve fazilet bakımından kendisine daha yakın olan- halifesini evlatlarının arasında g&ouml;rmemiştim. Nitekim bir g&uuml;n onun oğlu Muhammed B&acirc;kır&#39;ın (a.s.) huzuruna vardım.&quot;[9]</p>
<p>
	B&uuml;y&uuml;k İslam alimlerinin &ccedil;oğu İmam B&acirc;kır&#39;ın (a.s.) ilm&icirc; makamı ve fıkh&icirc; derecesi hususunda bir takım g&uuml;zel c&uuml;mleler dile getirmişler ve &Uuml;stad Esad Haydar bu c&uuml;mleleri kendi kitabında bir araya toplamıştır.[10]</p>
<p>
	&nbsp; İmam&#39;ın fıkıh, ak&acirc;id ve diğer İslam&icirc; ilimler hususundaki rivayetlerinin &ccedil;ok oluşu Şia rivayet&ccedil;ilerinin dışında &ccedil;oğu Ehl-i S&uuml;nnet muhaddislerinin de O Hazretten hadis nakletmelerine neden oldu ve bunların en meşhurlarından biri de &quot;Ebu Hanife&quot;dir. Ebu Hanife, Ehl-i S&uuml;nnet yoluyla nakledilen hadislerin hemen hemen hepsini kabul etmediğini g&ouml;r&uuml;nce Ehl-i Beyt yoluyla ve bizzat İmam B&acirc;kır&#39;dan (a.s.) fazla bir miktarda hadis nakletmiştir.[11]</p>
<p>
	&nbsp; Zahebi&#39;nin yazdığına g&ouml;re Ebu Hanife&#39;nin dışında Amr b. Dinar, A&#39;meş, Evzai, İbn-i C&uuml;reyh ve Kurret İbn-i Halid de o Hazretten hadis nakletmişler.[12]</p>
<p>
	&nbsp; Ebu İshak O Hazretin huzuruna varıp onun hayret edici ve &ccedil;ok y&uuml;ce ilm&icirc; makamını g&ouml;r&uuml;nce onun vasfında ş&ouml;yle dedi: &quot;Onun gibi birini asla g&ouml;rmedim.&quot;[13]</p>
<p>
	&nbsp; Ebu Zur&#39;at da o Hazretin hakkında ş&ouml;yle diyor:</p>
<p>
	&quot;Ebu Cafer (a.s.) alimlerin en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;d&uuml;r.&quot;[14]</p>
<p>
	Emir-&uuml;l M&uuml;minin&#39;den (a.s.) sonra Şia İmamlarının arasında hadislerin b&uuml;y&uuml;k bir kısmının senedinin İmam B&acirc;kır (a.s.) ve İmam Sadık (a.s.)&#39;la sonu&ccedil;lanacağı pervasızca&nbsp; s&ouml;ylenebilir. Bu iki İmamın diğer imamlardan daha &ccedil;ok fırsat bulup &Acirc;l-i Muhammed&#39;in (s.a.v.) ilimlerini yaymalarının nedeni o g&uuml;n&uuml;n toplumunun &ouml;zel siyasi durumu idi. Ve bunun i&ccedil;in de Şia hadis mecmualarında Ehl-i Beyt hadislerinin b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; bu iki Y&uuml;ce İmamdan nakledilmiştir.</p>
<p>
	&quot;Bu nedenle tefsir, kelam, fetva, ahkam, helal ve haram hususunda O Hazretten sadır olan hadisler İmam Hasan (a.s.) ve H&uuml;seyin&#39;in (a.s.) diğer evlatlarının hi&ccedil;birinden sadır olmamıştır&quot; denilmiştir.&quot;[15]</p>
<p>
	&nbsp; Bu, onların o g&uuml;n&uuml;n toplumunda ve ondan sonraki d&ouml;nemlerde fıkıh alimi ve Resulullah&#39;ın (s.a.v.) hadislerinin rivayet&ccedil;isi olarak b&uuml;y&uuml;k bir şekilde meşhur olmalarının nedenidir. Ebu Z&uuml;hre, O Hazrete m&uuml;racaat eden ve huzurundan ilim &ouml;ğrenen kimselerin arasından S&uuml;fyan Sevri, (Mekke muhaddisi) S&uuml;fyan b. &Uuml;yeyne ve Ebu Hanife&#39;ye işaret etmiştir.</p>
<p>
	&nbsp; Abreş Kelbi Hişam b. Abd&uuml;l Melik&#39;ten ş&ouml;yle sordu:</p>
<p>
	Irak halkının &ccedil;evrelediği ve ilm&icirc; sorularını kendisinden sordukları bu şahıs kimdir? Hişam dedi: &quot;Bu, K&ucirc;fe&#39;nin peygamberidir ve kendisinin Resulullah&#39;ın (s.a.v.) evladı, ilmi yaran ve Kur&#39;an m&uuml;fessiri olduğunu s&ouml;yl&uuml;yor.&quot;[16]</p>
<p>
	&nbsp; Başka bir rivayette de Hişam, onu Irak ehlinin aşık olduğu kimse diye tanıtmıştır.[17]</p>
<p>
	&nbsp; Alimlerin O Hazreti bunca tazim ve methetmesine rağmen itimad edilen b&uuml;y&uuml;k muhaddisler B&acirc;kır&#39;dan hadis nakletmemişler[18] denilmesi ger&ccedil;ekten insafsızlıktır.</p>
<p>
	&nbsp; Ethar İmamlar hakkında bu gibi yakışmayan g&ouml;r&uuml;şler izhar etmek Şii olmayan muhaddislerin &ccedil;oğunun dar g&ouml;r&uuml;şl&uuml;l&uuml;ğ&uuml;nden kaynaklanmaktadır. Ehl-i Beyt&#39;e ve onların ilimlerine az da olsa dikkat eden kimse Şia olmasa bile onların g&ouml;z&uuml;nde ilm&icirc; h&uuml;cciyet ve liyakatını elden vermiş olur. Kendi hadis kitaplarında İmam B&acirc;kır&#39;dan (a.s.) hadis nakleden onca Ehl-i S&uuml;nnet hadis&ccedil;ileri ve en azından İbn-i Hacr&#39;ın &quot;Tahzib-ut Tahzib&quot; kitabında ismini s&ouml;ylediği Evzai[19] veya başkaları nasıl olur da İbn-i Sa&#39;d&#39;ın dar g&ouml;r&uuml;ş&uuml;nde kendilerinden delil getirilmeyen kimselerden sayılırlar?</p>
<p>
	&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>
	[1]-İrşad&nbsp; (Şeyh M&uuml;fid), s: 282/Bihar-ul Envar, c: 46, s: 332/Keşf-ul Ğumme, c: 2, s: 126/el-Fusul-ul Muhimme, s: 214.</p>
<p>
	[2]-İrşad (Şeyh M&uuml;fid), s: 280/Hilyet-&uuml;l Evliya, c: 3, s: 180/Keşf-&uuml;l Ğumme, c: 2, s: 117-118.</p>
<p>
	[3]- (İbn-i Anbete), &Uuml;mdet-&uuml;l Metalib, s: 195.</p>
<p>
	[4]- Şerh-u Nehc-&uuml;l Belağa (İbn-i Ebil Hadid), c: 15, s: 77.</p>
<p>
	[5]- El-Kafi, (Kuleyni), c: 6, s: 266/Bihar-ul Envar, c: 46, s: 357.</p>
<p>
	[6]- Siyer-u A&#39;lam-in N&uuml;bela (Zehebi), c: 4, s: 402.</p>
<p>
	[7]- El-İmam-us Sadık (Ebu Zuhre), s: 22, Dar-ul Fikr-il Arabi Beyrut.</p>
<p>
	[8]-Hayat-ul İmam-il B&acirc;kır (a.s.), c: 1, s: 139.</p>
<p>
	[9]- El-İthaf (eş-Şibravi), s: 145.</p>
<p>
	[10]- El-İmam-us Sadık (a.s.) vel-Mezahib-ul Erbeat (Esad Haydar), c: 2, s: 435-439.</p>
<p>
	[11]- Tezkiret-ul Huffaz (Zehebi), c: 1, s: 127. &quot;Cami-u Mesani&#39;d-il İmam-il Azam Ebu Hanife&quot; kitabına bakınız.</p>
<p>
	[12]- Tezkiret-&uuml;l Huffaz (Zahebi), c: 1, s: 124.</p>
<p>
	[13]- El-İmam-us Sadık vel-mezahib-ul Erbeet (Esed Haydar), c: 2, s: 445/A&#39;yan-uş Şia, c: 4, s: 20, ikinci b&ouml;l&uuml;m.</p>
<p>
	[14]- Menakib-u &Acirc;l-i Ebi Talib (İbn-i Şehr Aşub), c: 3, s: 27.</p>
<p>
	[15]- Menakib-i &Acirc;l-i Ebi Talib (İbn-i Şehr Aşub), c: 3, s: 327/Bihar-ul Envar, c: 46, s: 294.</p>
<p>
	[16]- Kafi, c: 8, s: 120/Bihar-ul Envar, c: 46, s: 355.</p>
<p>
	[17]- Nur-ul Ebsar (Şablenci), s: 143/Siyer-u A&#39;lam-un N&uuml;bela, c: 4, s: 405.</p>
<p>
	[18]- Tabakat-ul K&uuml;bra (İbn-i Sa&#39;d), c: 5, s: 324.</p>
<p>
	[19]- Es-Sigat (İbn-i Habban) Muhammed b. Ali&nbsp; el-B&acirc;kır (a.s.) isminin altında.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-bakirin-a-s-ilmi-derecesi/">İmam Bakır&#8217;ın (a.s.) İlmi Derecesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmam Bakır (as)&#8221;ın Kültürel Mirası</title>
		<link>https://www.caferilik.com/imam-bakir-asin-kulturel-mirasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 10:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Bâkır (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamex.com/?p=2852</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şianıh fıkh&#238; ve tefsiri kaynaklarını g&#246;zden ge&#231;irmekle şianın fıkh&#238;, ahlak&#238; ve tefsiri rivayetlerinden b&#252;y&#252;k bir b&#246;l&#252;m&#252;n&#252;n İmam Bakır (a.s.)&#39;dan nakledilmiş olduğu kolaylıkla anlaşıla&#172;bilir. İmam Bakır (a.s.)&#39;dan rivayet edilen fıkh&#238; meseleleri a&#231;ıklamak. Kur&#39;an ayetlerini ve onların şa&#39;nı n&#252;zul&#252;n&#252; (iniş nedenini) izah etmek hususundaki pek &#231;ok hadisler &#34;Vesail-uş şia&#39;da&#34; ve Allame Bahrani&#39;nin yazmış olduğu &#34;el-B&#252;rhan&#34; ve Muhakkik [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-bakir-asin-kulturel-mirasi/">İmam Bakır (as)&#8221;ın Kültürel Mirası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>
	Şianıh fıkh&icirc; ve tefsiri kaynaklarını g&ouml;zden ge&ccedil;irmekle şianın fıkh&icirc;, ahlak&icirc; ve tefsiri rivayetlerinden b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n İmam Bakır (a.s.)&#39;dan nakledilmiş olduğu kolaylıkla anlaşıla&not;bilir. İmam Bakır (a.s.)&#39;dan rivayet edilen fıkh&icirc; meseleleri a&ccedil;ıklamak. Kur&#39;an ayetlerini ve onların şa&#39;nı n&uuml;zul&uuml;n&uuml; (iniş nedenini) izah etmek hususundaki pek &ccedil;ok hadisler &quot;Vesail-uş şia&#39;da&quot; ve Allame Bahrani&#39;nin yazmış olduğu &quot;el-B&uuml;rhan&quot; ve Muhakkik Feyz Kaşani&#39;nin yazdığı &quot;Safi&quot; gibi tefsir kitapla&not;rında toplanmıştır.</p>
<p>
	<br />
	Bunlara ilaveten Emir-ul M&uuml;minin (a.s.) ve Srffin savaşı hakkında fazla bir miktarda tarih&icirc; hadisler de İmam Bakır (a.s.)&#39;dan nakledilmiştir[1]. Aynı seki ahlak&icirc; konular hususun&not;da pek ihtivalı ve inci gibi c&uuml;mleler de o hazretten nakledil&not;miştir. Bu c&uuml;mleler kısa olmalarına rağmen son derece g&uuml;zel ve imamın masumluk ruhundan ve batını kemallarından kay&not;naklanmıştır. Ebu Z&uuml;hre bu hususda ş&ouml;yle yazıyor:</p>
<p>
	&quot;O hazret. Kur&#39;an m&uuml;fessiri ve İslam fıkhını a&ccedil;ıklayan bi&not;riydi. Emirlerin ve nehylerin felsefesini idrak ediyor ve onun nihai hedefini anlıyordu.&quot;[2]</p>
<p>
	Ve imamın d&uuml;ş&uuml;nceleri ve ahlak&icirc;-ictima&icirc; s&ouml;zleri hususun&not;da da ş&ouml;yle yazıyor:</p>
<p>
	&quot;İmam nefsani kemallere sahip olduğundan, kalbinin ay&not;dınlığından ve anlayış g&uuml;c&uuml;nden dolayı Allah onun dilinden &ccedil;ok ilgin&ccedil; ve anlamlı c&uuml;mleler anlattı. Bireysel ve toplumsal ahlakla ilgili o hazretten &ouml;yle s&ouml;zler rivayet edilmiş ki, eğer onlar tanzim edilir, d&uuml;zenlenirse ahlak hususunda değerli ve &ccedil;ok y&ouml;nl&uuml; bir metod meydana gelir.&quot;</p>
<p>
	&quot;İmamın ahlaki-ilm&icirc; derslerinin bir &ouml;rneği onun mu&not;kaddes g&ouml;r&uuml;nmekle muhalefet etmesidir. İmam amelen, b&uuml;&not;t&uuml;n d&uuml;nya nimetlerini terketmenin İslam&icirc; takva ve z&uuml;hd ol&not;duğunu sanan kimselerin g&ouml;r&uuml;ş&uuml;ne karşı &ccedil;ıkıyordu. Hakem b. &Uuml;yeyne ş&ouml;yle diyor:</p>
<p>
	&quot;Bir g&uuml;n Ebu Cafer (a.s.)&#39;in huzuruna varıp kendisini s&uuml;slenmiş bir evde g&ouml;rd&uuml;m. Renkli bir g&ouml;mlek giymiş ve onun &uuml;zerine de reng&acirc;renk bir melefe &ccedil;ekmişler ve melefe-nin rengi omuzlarına &ccedil;ıkmıştı. Evi ve onun s&uuml;sleniş tarzını seyrettiğim sırada o hazret bana hitaben ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Bu ev hakkında ne d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorsun?&quot; Ben de siz bu durumda ol&not;duğunuza g&ouml;re ne diyebilirim ki? Ama bizim aramızda bu işi gen&ccedil;ler yapar&quot; dedim. İmam &quot;Ey Hakem! Allah&#39;ın halk i&ccedil;in izin verdiği s&uuml;sleri ve helal nzıklannı kim haram etmiştir; bu</p>
<p>
	g&ouml;rd&uuml;klerin Allah&#39;ın halk i&ccedil;in helal kıldığı şeylerdendir ve bu g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml;n oda da yeni evlendiğim karımın odasıdır. benim odamı kendin de tanıyorsun&quot; buyurdu.&quot;[3]</p>
<p>
	Bazıları daha iyi,yaşamanın faaliyet nişanesi olan ge&ccedil;in&not;mek i&ccedil;in telaş etmenin doğru olmadığını sanıyorlardı. İmam Bakır (a.s.)&#39;in d&ouml;nemindeki Kur&#39;an hafızlarından biri olan Mu&not;hammet b. M&uuml;nkedir o hazreti methederek ş&ouml;yle diyor:</p>
<p>
	Ona nasihat etmek istiyordum ama o bana nasihat etti. Bunun nasıl olduğunu sordular. Dedi: Bir g&uuml;n Medine&#39;den dışarı &ccedil;ıktığımda Muhammed b. Ali b. H&uuml;seyn (a.s)&#39;i, şişman olmasına rağmen iki siyah k&ouml;leyle birlikte &ccedil;&ouml;lde &ccedil;alıştığını g&ouml;&not;r&uuml;nce kendi kendime ş&ouml;yle dedim:</p>
<p>
	Subhanellah! Kureyş kabilesinden yaşlı biri bu saatte, b&ouml;yle bir durumda d&uuml;nya uğrunda nasıl &ccedil;alışabilir? Ona nasi&not;hat etmeliyim diyerekten yanına gidip ş&ouml;yle dedim:</p>
<p>
	Allah korusun seni; olduğun bu durumda ecelin gelecek olursa ne yapacağını hi&ccedil; d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;n m&uuml;? &quot;Olduğum bu du&not;rumda ecelim gelirse Allah&#39;a itaat ettiğim halde d&uuml;nyadan g&ouml;&ccedil;m&uuml;ş olurum.</p>
<p>
	&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ben, &ccedil;alışmakla kendimi ye ailemi sana ve halka muhta&ccedil; olmaktan koruyorum. Allah&#39;a isyan et&not;tiğim bir halde ecelimin gelmesinden korkarım&quot; buyurdu &#39;Ey Rasulullah (s.a.a.)&#39;ın evladı doğru buyurdun, ben sana nasi&not;hat etmek istiyordum ama sen bana nasihat ettin&quot; dedim.[4]</p>
<p>
	İmam Bakır, (a.s.) bilhassa tefsir hususunda &ccedil;ok meşhurdur. Ehl-i s&uuml;nnet arasında da o hazretten tefsir hak&not;kında pek &ccedil;ok hadisler rivayet etmişler. Bu nedenle onun ilm&icirc; şahsiyeti hakkında ş&ouml;yle demişler:</p>
<p>
	İmam Hasan ve H&uuml;seyin (a:s.)&#39;in evlatlarından hi&ccedil; biri onun kadar tefsir, kelam, fetva, ahkam, helal ve haram husu&not;sunda hadis buyurmamıştır.</p>
<p>
	Malik b. A&#39;yan Cahani bir şiirinde İmam B&acirc;kır&#39;ı ş&ouml;yle metheylemiştir:</p>
<p>
	&quot;Eğer halk Kur&#39;an Kimlerini &ouml;ğrenmeyi istiyorlarsa Kureyş&rsquo;in buna sahip olduklarını bilmelidirler. Eğer Rasulullah (s.a.a)&#39;ın kızının oğlu (İmam Bakır (a.s.) Kur&#39;an ilimleri hakkında konuşmaya baslarsa bir &ccedil;ok ilim dallarını ortaya &ccedil;ıkarır.[5]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s.) &quot;Kelam&quot; ilmi konuları hakkında da Emir-&uuml;l M&uuml;minin (a.s.)&#39;in Tevhit ve -Allah&#39;ın sıfatlanyla[6] ilgili hutbelerini rivayet etmiştir. Aynı şekilde şia ile Ehl-i beyt arasındaki ihtilaflı olan bir &ccedil;ok zarif &quot;kelam&quot; ilmi konu-a&ccedil;ıklamıştır. Bu rivayetlerin b&uuml;y&uuml;k bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; &quot;Usul-u fi&quot;de g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p>
<p>
	İbn-&uuml;n Nadim &quot;el-Fihrist&quot; kitabında bir tefsir kitabını &icirc;m Bakır (a.s.)&#39;a isnat etmiş ve onu Eb-ul &Ccedil;ar&ucirc;d Ziyad b. M&uuml;nzir&rsquo;in, imamdan naklettiğini s&ouml;ylemiştir[7]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s.)&#39;ın yılmak bilmeyen f&acirc;aliyetleri ve on&not;an sonra da İmam Sadık (a.s.)&#39;ın telaşları, şia fıkhınırr Ra-sululullah (s.a.a.)&#39;ın hadislerine. Ethar imamtarın kalplerine olan gayb&icirc; ilham ve yardımlara dayanarak ehl-i s&uuml;nnetten ve.. daha &ccedil;abuk tedvin devresine girmesine neden oldu. &Ouml;yle ki mustafa Abdur Razzak bu hususda ş&ouml;yle yazıyor:</p>
<p>
	&quot;Şia fıkhının diğer islami fırkalardan daha &ccedil;abuk tedvin Uyunduğunu kabul etmek akla daha uygundur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onların, darının masum olmalarına veya masumluğa benzer bir anaya inanmaları, onların h&uuml;k&uuml;m ve fetvalarının izleyicileri &#39;tarafından tedvin edilmesini gerektiriyor.&quot;[8]</p>
<p>
	Peygamberin fıkh&icirc; mirası masum ehl-i beyt yoluyla doğ&not;rudan doğruya bize ulaşmıştır. Ehl-i s&uuml;nnet, genelde imam Bakır (a. s.)&#39;dan naklettiği hadislerin senedini babasından, o da babasından diyerek Rasulullah (s.a.a)&#39;le sonu&ccedil;landırıyor&not;lar ama şia, o hazretin ve diğer imamların imamet ve isme&not;tine inandığından dolayı, hadisin senedini zikretmeye gerek g&ouml;rm&uuml;yor.</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s.)&#39;m kendisinden, senet zikretmeden peygamberden naklettiği hadisler hakkında sorulunca s&ouml;yle buyurdu:</p>
<p>
	&quot;Naklettiğim ama senedini s&ouml;ylemediğim hadislerin sene&not;di babam Zeyn-&uuml;l Abidin (a.s.)&#39;den o da babası Şehid H&uuml;seyn (a.s.)&#39;den p da babası Ali b; Ebi Talib (a.s.)&#39;ten o da Rasulullah (s.a.a.)&#39;tan. o da Cebrail&#39;den ve o da Allah&#39;tandır.&quot;[9]</p>
<p>
	İmam Bakır da (a.s.) diğer şia imamları gibi dini a&ccedil;ıdan, ehl-i beytin durumunun &ouml;nemini a&ccedil;ıklamak i&ccedil;in tebliği girişim&not;lerde bulunuyordu. Bu hususda o hazretten ş&ouml;yle bir hadis nakledilmiş.</p>
<p>
	&#39;Rasulullah (s.a.a.)&#39;ın evlatları, ilah&icirc; ilimlerin kapıları, Al&not;lah&#39;ın rızasına kavuşmanın yolu, cennete davet eden ve halkı ona y&ouml;nelten kimselerdirler. [10]Yine o hazretten ş&ouml;yle nakledilmiştir:</p>
<p>
	Bu evden kaynaklanmayan bir şey iyi bir son bulmaz.&quot;[11] Makhul[12] gibi kimseler, Emir-&uuml;l M&uuml;minin (a.s.)&#39;den bir hadis rivayet ettiklerinde korkularından o hazreti Ebu Zeyneb lakabıyla s&ouml;yledikleri bir durumda, o imam peygamberin ilim&not;lerini, Ali (a.s.)&#39;yi,senet g&ouml;stererek halka aktarıyorlardı. Buna g&ouml;re Rasulullah (s.a.a.)&#39;ın hadislerinin tek varisinin şia ol&not;duğunu g&ouml;r&uuml;yoruz. Bunun nedeni de bu mirasın her birinin Kur&#39;ana dayanmasıdır, fiyle ki İmam Bakır (a.s.) bu hu&not;susda ş&ouml;yle buyurdu:</p>
<p>
	&quot;Size bir hadis naklettiğimde onun Allah&#39;ın kitabıyla nasıl bağdaştığını benden sorun.&quot;[13]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s.)&#39;ın bu mirası, hadisi yazmamaktan veya diğer nedenlerden dolayı din imha edilmek ve saptırıl&not;mak istenirken şianın Kur&#39;an hakkında tahrifata du&ccedil;ar olma&not;masına neden oldu.</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s.), &ccedil;eşitli yollarla Rasu&not;lullah (s.a.a.)&#39;ın kendisinden nakledilen &quot;aranızda en iyi ve en doğru h&uuml;kmeden Ali&#39;dir&quot; hadisine istinat ederek ehl-i s&uuml;nnet alimlerinden birine Ali (a.s.)&#39;nin adl&icirc; h&uuml;k&uuml;mlerini kabul ettir&not;meye ve onun, başkalarının adl&icirc; h&uuml;k&uuml;mlerine amel etmenin caiz olduğuna dair olan inancını iptal etmeye &ccedil;alışıyordu[14].</p>
<p>
	Aynı şekil de o hazret bazı yerlerde sahabe yoluyla nakledi&not;len ilimlerin batıl olduğunu a&ccedil;ık&ccedil;a duyuruyordu. Hatta bir de&not;fa ahkamı, islam&icirc; ve cahili diye ikiye b&ouml;ld&uuml;kten sonra ş&ouml;yle buyurdu:</p>
<p>
	&quot;Zeyd b. Sabit&#39;in miras hisseleri hakkında cahiliyet ahka&not;mına uygun olarak h&uuml;kmettiğine sizi şahit tutuyorum.&#39;&quot;[15]</p>
<p>
	&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>
	1) Bakınız: Şeftı-u ftehc-ul Balağa (İbn-i Ebil HadM). c: 2. s: 212-213-229-234-286. c: 3. s: 324. c: 4. s: 106-108-109-110. c: 6. s: 13/Taberi. c: 3. s: 37. c: 5. s: 176-197. izıuddin Batımı.</p>
<p>
	2) tl-imam-us Sadık (a.s.) (Ebu Zulw&laquo;). t. 24.</p>
<p>
	<br />
	3) Kafi. c: 6. s: 446/Bihar-ul Envar. c: 46. s: 292.</p>
<p>
	4) Kafi. C: 5. s: 73. C: 6. s: 446/Tahzib. C: 6. s: 325/el-Fus&ucirc;l-ul Mu-himme. s 213/Bihar-ul Envar. c: 46. s: 292/Tahzib-ut Tahzib. c: 9. s: 352.</p>
<p>
	5) el-İthaf bi-Hubb-il Eşraf, s: 144/Keşf-ul Gumme. c: 2. s: 123/Undet-ul Metalib (ibn-i Anbet), s195: el-Fuz&ucirc;l&uuml;l Muhimme. s: 210-211/Siyer-ul, Nubela. c: 4, s: 404/Nut-ul absar (Şablenci). s: 143</p>
<p>
	6) el-imam-ul Bakır (el-kuraşi), c: 1. s: 190.</p>
<p>
	7) Bakınız: Ta&#39;sis-uş şia li-ulum-il İslam s327/eb-il car&uuml;d&rsquo;un Kumminin tefsirinde yazılı olan tefsiri Ancak Eb-il Carud&rsquo;in tefsir y&ouml;ntemi araştırmacılar tarafından eleştirilmiştir. Ez-Zariet Eb-il Car&uuml;d&rsquo;un tefsiri isminin altında</p>
<p>
	8) Tamhid-un li-Tarih- il Fıkh-il İslamı s. 203.</p>
<p>
	9) el-Emali (Şeyh M&uuml;fid), s: 42/A&#39;lam-ul Vera (Tabersi), s: 264.</p>
<p>
	10) Tefsir-i Ayyaşı, c: 1. s: 86/Vesail-u&raquo; Şia. c: 18. t: 9.</p>
<p>
	11) İhtisas, s: 31.</p>
<p>
	12) İbn-i Ebil Hadid onun Emir-&uuml;l M&uuml;minin (a.s.) e buğzedenlerden olduğunu s&ouml;ylemiştir. &quot;el-İhtisas&quot;ın dipnotu, s: 128.</p>
<p>
	13) el-Mizan. c: 3. s: 176 &quot;Kafi&#39;den naklen.</p>
<p>
	14) Tahzib (T&ucirc;si). c: 6. s: 220-221/Fur&ucirc;&#39;-u Kafi (K&uuml;leyni) c: 7. 408/Vesail-uş-Şia. c: 18, s: 8-9.</p>
<p>
	15) Furfi&#39;-u Kafi (Kuleyni) c: 7.&laquo;: 407/Tahzib. c: 6. s: 217.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-bakir-asin-kulturel-mirasi/">İmam Bakır (as)&#8221;ın Kültürel Mirası</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmam Bâkırın (a.s) İmamet Dönemi</title>
		<link>https://www.caferilik.com/imam-bakirin-a-s-imamet-donemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 10:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Bâkır (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamex.com/?p=2853</guid>

					<description><![CDATA[<p>İmam B&#226;kır&#34;ın (a.s) 19 yıllık imamet d&#246;nemi (h:95-114) ş&#246;yle &#246;zetlenebilir: Babası -İmam Seccad (a.s)- &#246;mr&#252;n&#252;n son anlarında onu kendi yerine ve Şia&#34;nın &#246;nderliğine tayin eder ve bunu, diğer evlatları ve akrabaları huzurunda ger&#231;ekleştirir. Rivayetlerin dilinde ilim veya Resulullah&#34;ın (s.a.a) silahını ihtiva eden bir sandığı ona g&#246;stererek buyurur: &#34;Ey Mu-hammed, bu sandığı evine g&#246;t&#252;r.&#34; Sonra da [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-bakirin-a-s-imamet-donemi/">İmam Bâkırın (a.s) İmamet Dönemi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>
	İmam B&acirc;kır&quot;ın (a.s) 19 yıllık imamet d&ouml;nemi (h:95-114) ş&ouml;yle &ouml;zetlenebilir:</p>
<p>
	Babası -İmam Seccad (a.s)- &ouml;mr&uuml;n&uuml;n son anlarında onu kendi yerine ve Şia&quot;nın &ouml;nderliğine tayin eder ve bunu, diğer evlatları ve akrabaları huzurunda ger&ccedil;ekleştirir. Rivayetlerin dilinde ilim veya Resulullah&quot;ın (s.a.a) silahını ihtiva eden bir sandığı ona g&ouml;stererek buyurur: &quot;Ey Mu-hammed, bu sandığı evine g&ouml;t&uuml;r.&quot;</p>
<p>
	Sonra da yanındakilere d&ouml;nerek, &quot;Dirhem ve dinar değil, ilim sandığıdır bu.&quot; buyurur.[1]</p>
<p>
	İmam bu tabirleri kullanarak, ilm&icirc;-fikr&icirc; (ilim) &ouml;nderliğin ve inkıl&acirc;b&icirc; komutanlığın (Peygamberin silahı) miras&ccedil;ısı olarak tanıtır, İmam Muhammed B&acirc;kır&quot;ı (a.s).</p>
<p>
	Şi&icirc;liğin ilkeli ve inkıl&acirc;b&icirc; davetini yaymak i&ccedil;in İmam ve samimi dostlarının başlattığı faaliyet, daha ilk g&uuml;nlerde yeni bir şekil aldı. Bu davet, Medine ve Kufe gibi Şia nişin beldelere, &ouml;zellikle Emev&icirc; saltanat merkezinden uzak kalan İsl&acirc;m topraklarının bazı b&ouml;lgelerini de katarak Şi&icirc; d&uuml;ş&uuml;nce tarzı kapsamına aldı. Bu bağlamda, Şi&icirc; tebligatının en &ccedil;ok etkili olduğu ve rivayetlerde de vurgu yapıldığı yerin Horasan olduğunu g&ouml;rmekteyiz.[2]</p>
<p>
	Bu yorucu s&uuml;re&ccedil; i&ccedil;inde İmam ve yaranını, dur-durak bilmez harekete sevk eden, ısrarla il&acirc;h&icirc; vazifeyi hatırlatmasının saikı, sosyal ve d&uuml;ş&uuml;nsel ger&ccedil;eğin &uuml;z&uuml;c&uuml; bir durumda oluşudur.</p>
<p>
	Toplum bireyleri, bir yandan, almış oldukları yıkıcı ve kof eğitim neticesinde her ge&ccedil;en g&uuml;n sosyal yozlaşma batağına g&ouml;m&uuml;l&uuml;yor ve halkın geneli de y&ouml;neticileri gibi, imamet makamının kurtuluş &ccedil;ağrısına kulak asmıyor ve bu durum &quot;Davet ettiğimizde, bize icabet etmezler.&quot;[3] c&uuml;mlesiyle tarihe ge&ccedil;iyordu; diğer yandan da, mezkur sapıklıktan kurtulmak i&ccedil;in tutunabilecekleri hi&ccedil;bir dal kalmamıştı. Bu insanları hidayete g&ouml;t&uuml;recek Şia&quot;nın himmet ve &ccedil;ağrısı olmasaydı hepten dalalette kalacaklardı. Yukarıdaki hadisin devamında, bu ger&ccedil;eğe şu c&uuml;mle ile vurgu yapmıştır:</p>
<p>
	&quot;Kendi h&acirc;llerine bıraktığımız takdirde ise, başka hi&ccedil;bir vesileyle hidayet bulamazlar.&quot;[4]</p>
<p>
	Bu sosyal yozlaşma ve dengesizliğin bilincinde olan İmam, d&uuml;ş&uuml;nsel ve k&uuml;lt&uuml;rel alanda inhirafın m&uuml;sebbibi olan satılmış şair ve &acirc;limler karşısına dikilerek serzeniş akımı başlatır. Ola ki o uyuşuk vicdanları veya en azından olup bitenlerden bihaber m&uuml;ritlerinin vicdanlarını uyandırsın.</p>
<p>
	D&ouml;nemin şairlerinden olan Kesir&quot;i şu c&uuml;mlelerle serzeniş eder:</p>
<p>
	&quot;Abd&uuml;lmelik&quot;i &ouml;versin &ouml;yle mi?!&quot;</p>
<p>
	Kesir de bunun altından &ccedil;ıkmak i&ccedil;in pişkinlikle ş&ouml;y-lesi bir yorum getirir:</p>
<p>
	&quot;Ben, hidayet &ouml;nderi olarak &ouml;vmedim onu. Sadece aslan, g&uuml;neş, deniz, ejderha ve dağ gibi s&ouml;zc&uuml;kler kullanarak aralarında bir benzerlik kurmak istedim. Aslan k&ouml;pek t&uuml;r&uuml;nden bir hayvan, g&uuml;neş donuk bir cisim, deniz cansız bir g&ouml;vde, ejderha pis kokulu bir s&uuml;r&uuml;ngen, dağ ise taş yığınıdır. İmam, bu anlamsız ve yersiz yorum karşısında manidar bir tebess&uuml;m eder.</p>
<p>
	Bu arada, devrimciliği ve ilkeliliğiyle tanınan y&uuml;ce şair &quot;Kumeyt&quot; kalkarak Haşimi kasidelerinden birini inşat eder. B&ouml;ylece bu t&uuml;r sanat karşısında farklı bir sanat ortaya koyarak yorumu, oracıkta bulunanlara ve bu olayı duyacak olanlara bırakır.[5]</p>
<p>
	Halk nezdinde y&uuml;ce itibar ve kişilikle anılan İbn-i Abbas&quot;ın meşhur &ouml;ğrencisi İkrime, bir g&uuml;n İmamın ziyaretine gelir. İmamın vakar, maneviyat, ruh&icirc; ve ilm&icirc; enginliğinin etkisinde kalarak, elinde olmaksızın İmamın eteğine sarılıp hayretle ş&ouml;yle der: &quot;İbn-i Abbas gibi b&uuml;y&uuml;k insanlarla haşır neşir olduğum h&acirc;lde hi&ccedil; b&ouml;yle bir duruma d&uuml;şmemiştim.&quot;</p>
<p>
	İmam bu s&ouml;ze cevaben buyurur:</p>
<p>
	&quot;Yazıklar olsun sana, ey Şamlıların na&ccedil;iz k&ouml;lesi! Şu anda sen, Allah&quot;ın izniyle y&uuml;celen ve i&ccedil;erisinde (Allah&quot;ın) ismi anılan evlerdesin.&quot;[6]İmam, uygun bulduğu her fırsatta Şia&quot;nın i&ccedil;ler acısı ve perişan durumunu, hakim g&uuml;&ccedil;lerin, kendisi ve yaranı &uuml;zerindeki baskısını dile getirmekle gafil insanların duygularını dinamize etmeyi, &ouml;l&uuml; ve durgun kanlarına can katmayı ve de uyuşmuş kalplere canlılık bahşetmeyi hedeflemektedir. Kısacası, insanları ciddi eğilim ve inkıl&acirc;b&icirc; y&ouml;nelişlere hazırlama gayreti i&ccedil;indedir.</p>
<p>
	&quot;Nasıl sabahladınız ey Peygamber evladı!&quot; diye soran birine İmamın cevabı ş&ouml;yledir: &quot;Nasıl sabahladığımızı ve nasıl olduğumuzu bilmenizin zamanı gelmemiş midir?! Bizim durumumuz, Firavunların h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rd&uuml;ğ&uuml; toplumda, erkek &ccedil;ocukları &ouml;ld&uuml;r&uuml;len ve kadınlarına yaşam hakkı verilen İsrail oğulları durumuna benzemektedir. Biliniz ki bunlar (&Uuml;meyyeoğulları), oğullarımızı &ouml;ld&uuml;rmekte, kadınlarımızı ise esir etmektedir.&quot;</p>
<p>
	Damarlarda donmuş kanı coşturan bu s&ouml;zlerden sonra, asıl konudan ibaret olan Şia davasını ve Ehlibeyt h&uuml;k&uuml;metini dile getirir: &quot;Hz. Muhammed&quot;in (s.a.a) Arap olduğuna dayanarak Araplar, her milletten &uuml;st&uuml;n olduklarını savundular ve bu d&uuml;ş&uuml;nce karşısında her kes boyun eğdi. Kureyş kabilesi, Hz. Muhammed&quot;in (s.a.a) kendilerinden olduğuna sarılarak Kureyş&quot;in &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; ileri s&uuml;rd&uuml; ve diğer kabileler buna teslim oldu. Bu iddianın doğruluğuna inanıyor iseler, biz Kureyş&quot;in diğer boylarından daha &uuml;st&uuml;n&uuml;z. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; biz Hz. Muhammed&quot;in (s.a.a) evlatları ve Ehlibeytiyiz, bu yakınlıkta da kimse bizimle ortak değildir.&quot;</p>
<p>
	Bu s&ouml;zlerin tesiriyle bir hayli duygulanan adam, &quot;Andolsun Allah&quot;a, Peygamber ailesine sevgi besliyorum!&#8230;&quot; der.</p>
<p>
	Fikr&icirc;, kalb&icirc; ve amel&icirc; (velayet) y&ouml;nden tam bir bağlılık sınırına getirdiği adama, İmamın şuur ve bilin&ccedil; verici son s&ouml;z&uuml; ş&ouml;yledir:</p>
<p>
	&quot;&Ouml;yleyse kendini belalara hazırla! Andolsun Allah&quot;a, bela bizim Şi&icirc;lerimize, dağın eteğine doğru yol alan selden daha yakındır. Emniyet rahatlığının &ouml;nce bize sonra size ulaştığı gibi, bela da &ouml;nce bize sonra size isabet eder.&quot; [7]İmam ile Şi&icirc;ler arasındaki ilişki sınırlı olmakla birlikte bir hayli &ouml;zelliklere de sahipti. İmam bu ilişkilerinde, canlı bir beden ile uzuvları arasında bağlantı sağlayan beyin, diğer aza ve organları besleyen kalp konumundadır.</p>
<p>
	İmam ile Şi&icirc;ler arasındaki ilişkiye ışık tutan mevcut bilgiler, bir yandan fikr&icirc; eğitimin &ccedil;ok net bir şekilde ger&ccedil;ekleştirildiğini ve &ouml;te yandan da ilişkilerin en ince detayları &uuml;zerinde bile hesap yapıldığını g&ouml;stermektedir.</p>
<p>
	İmamın en yakın dostu ve sırdaşı olan Fuzeyl b. Yesar,[8] bir hac mevsiminde İmamın maiyetindedir.</p>
<p>
	İmam, K&acirc;be etrafında d&ouml;nen hacılara bakarak ş&ouml;yle der: &quot;Cahiliyet d&ouml;neminde de aynı şeyi yaparlardı! Oysa ki bu insanlar bize doğru akın etmek, bizi sevmek, bize bağlanmak ve yardımlarını bize sunmakla y&uuml;k&uuml;ml&uuml;d&uuml;rler. Kur&quot;&acirc;n-ı Kerim (İbrahim&quot;in dilinden) ş&ouml;yle buyurur:</p>
<p>
	&quot;Allah&quot;ım! Halkın kalplerini bunlara istekli kıl.&quot;İmam kendisiyle ilk defa karşılaşan Cabir-i Cu&quot;fi&quot;ye, K&ucirc;feli olduğundan kimseye bahsetmemesini ve kendini Medineli gibi g&ouml;stermesini tavsiye etmekle, imamet ve Şi&icirc;lik sırrını taşıma kabiliyeti olan bu yeni &ouml;ğrencisine sır saklama dersi verir. &quot;İmamın sırdaşı&quot; unvanını alan da bu yetenekli ve kabiliyetli &ouml;ğrencidir.</p>
<p>
	N&uuml;&quot;man b. Beşir ş&ouml;yle bir olay anlatır: Bir yıl hac ziyaretinde Cabir ile birlikteydim. Son g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde vedalaşmak i&ccedil;in Medine&quot;de İmam B&acirc;kır&quot;ın (a.s) huzuruna varıp sevin&ccedil;le yanından ayrıldı.</p>
<p>
	K&ucirc;fe&quot;ye d&ouml;nerken konakladığımız bir yerde bir adam yanımıza geldi. -N&uuml;&quot;man, gelen adamın &ouml;zelliklerini ve Cabir&quot;le kısa konuşmasını da nakleder- Cabir&quot;e bir mektup verdi. Cabir, mektubu &ouml;p&uuml;p g&ouml;z&uuml;n&uuml;n &uuml;st&uuml;ne koyduktan sonra a&ccedil;ıp okudu. Mektubu okuduk&ccedil;a y&uuml;z&uuml;ndeki &uuml;z&uuml;nt&uuml; ve h&uuml;zn&uuml;n daha bir belirginleştiğini hissediyordum. Mektubu sonuna kadar okuduktan sonra katlayıp eşyaları arasına koydu. K&ucirc;fe&quot;ye varıncaya kadar hi&ccedil; g&uuml;lmedi, hep mahzundu. K&ucirc;fe&quot;ye vardıktan bir g&uuml;n sonra Cabir&quot;in ihtiramını g&ouml;zetme amacıyla ziyaretine gittim. Hayretimi gizleyemediğim bir manzarayla karşılaştım. Cabir &ccedil;ocuklar gibi kamışa binmiş, boynuna koyun ekleminden bir gerdanlık takmıştı ve hi&ccedil;bir anlamı olmayan şiirler okuyordu. Evden dışarı &ccedil;ıkıp bana baktı ve hi&ccedil; bir şey s&ouml;ylemedi. Ben de bir şey s&ouml;ylemedim ve elimde olmaksızın bu h&acirc;line ağlamaya başladım. &Ccedil;ocuklar etrafımızı sardılar. Cabir hi&ccedil;bir şeye aldırmadan y&uuml;r&uuml;meye başladı. Nihayet geniş bir araziye vardı. &Ccedil;ocuklar da onu takip ediyordular. Her kes birbirine &quot;Cabir b. Yezid delirmiştir.&quot; diyordu.</p>
<p>
	Birka&ccedil; g&uuml;n sonra Hişam b. Abd&uuml;lmelik&quot;ten K&ucirc;fe valisine bir mektup geldi. Mektupta ş&ouml;yle diyordu: &quot;Cabir b. Yezid-i Cu&quot;fi&quot;nin kim olduğunu araştır, bul ve boynunu vurup bana g&ouml;nder.&quot;</p>
<p>
	Vali araştırmaya koyuldu, etrafına sorunca: &quot;Emir sağ olsun! Cabir fazilet, hadis ve ilimden nasibini almış bir insandı. Bu yıl hacca gitmişti, d&ouml;nd&uuml;kten sonra delirdi ve şimdi kamışlıkta bir kamışa binmiş &ccedil;ocuklarla oynuyor.&quot;</p>
<p>
	N&uuml;&quot;man olayın akışını ş&ouml;yle anlatır: &quot;Vali mutmain olmak i&ccedil;in Cabir&quot;i g&ouml;rmeye gitti. Cabir&quot;i, kamışa binmiş bir vaziyette &ccedil;ocuklarla oynadığını g&ouml;r&uuml;nce, &quot;Allah&quot;a ş&uuml;k&uuml;rler olsun ki beni onun katlinden uzak kıldı.&quot; dedi.&quot;[9]</p>
<p>
	Bu &ouml;rnek, İmamın yakın ashabıyla olan ilişkisinin keyfiyetini a&ccedil;ıklamakla birlikte, teşkilat&icirc; bir ilişki ve bağlılığın varlığını ve h&uuml;k&uuml;metin de bu m&uuml;slih insanlara karşı baskıcı tutumunu yansıtmaktadır. Bu arada -her şeyden &ccedil;ok kendi g&uuml;c&uuml;n&uuml; korumayı ve konumunu g&uuml;&ccedil;lendirmeyi d&uuml;ş&uuml;nen- egemen g&uuml;&ccedil;, İmam ile yakın dostları arasındaki ilişkiden ve toplu etkinliklerinden hepten de habersiz değildi; mevcut istihbaratı değerlendirerek &ccedil;alışmaların k&uuml;nh&uuml;ne inme ve karşı taktik geliştirme &ccedil;abası i&ccedil;indeydi.[10]</p>
<p>
	Gitgide İmamın ve Şi&icirc;liğin genel ortamının, haksızlıklara itiraz ve muhalefet g&ouml;r&uuml;n&uuml;m&uuml; kendini hissettiriyordu ve bu, Şia İmamlarının yaşam tarihinde yeni bir d&ouml;nemin başladığını m&uuml;jdeliyordu.<br />
	Tarih, hadis ve siyer kitaplarında, İmam B&acirc;kır&quot;ın (a.s) muhalif ve nispeten sert &ccedil;ıkışlarından bahsedilmiyor ise de bu, o d&ouml;neme hakim yoğun baskıdan ve İmamın siyas&icirc; yaşamından haberdar tek merci olan dostlarının korunması i&ccedil;in takiyyenin ka&ccedil;ınılmazlığından kaynaklanmaktadır; ama bunlarla birlikte uyanık d&uuml;şmanın planlı tepkilerine bakarak herkesin faaliyetinin arkasındaki hakikate ulaşmak m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Hişam b. Abd&uuml;lmelik gibi g&uuml;&ccedil;l&uuml; ve y&ouml;netici ruhlu biri -ki Belazuri&quot;ye g&ouml;re en g&uuml;&ccedil;l&uuml; Emev&icirc; halifesidir-[11] İmam B&acirc;kır (a.s) veya bir başkasına asık surat g&ouml;steriyorsa bunun sebebi, karşı tarafın tutum ve davranışlarından bir tehdit sezinlemesi ve varlığını kabullenememesidir.</p>
<p>
	İmam B&acirc;kır&quot;ın (a.s) d&uuml;ş&uuml;nce ve teşkilat alanında değil, sadece ilm&icirc; alanda faaliyeti olsaydı şayet, halife ve erkanı, kesinlikle şiddet ve baskı uygulamayı &ccedil;ıkarlarına aykırı bulurlardı. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu durumda, hem İmamı -ki bunu, Fahh şehidi H&uuml;seyin b. Ali&quot;nin kıyamında tecr&uuml;be etmişlerdi- ve hem de azımsanmayacak sayıda olan İmamın dostlarını ciddi bir muhalefete sevk etmiş ve &ouml;fkelendirmiş olacaklardı.</p>
<p>
	Aslında vurgu yapmak istediğimiz, İmam B&acirc;kır&quot;ın (a.s) &ouml;mr&uuml;n&uuml;n sonlarında egemen d&uuml;zenin nispeten baskıcı tutumu karşısında İmamın da nispeten sert tepki g&ouml;sterdiği ger&ccedil;eğidir.</p>
<p>
	&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>
	[1]- Bihar&quot;ul-Envar, c.46, s.229</p>
<p>
	[2]- Ebu Hamza Sumal&icirc;&quot;nin rivayeti buna &ouml;rnek teşkil etmektedir. Bihar&quot;ul-Envar, c.46, s.357 ve c.46, s.338</p>
<p>
	[3]- Bihar&quot;ul-Envar, c.46, s.288.</p>
<p>
	[4]- Bihar&quot;ul-Envar, c.46, s.288.</p>
<p>
	[5]- Menakıb-ı İbn-i Şehraşub, c.4, s.207.</p>
<p>
	[6]- Bihar&quot;ul-Envar, c.46, s.258.</p>
<p>
	[7]- Bihar&quot;ul-Envar, c.46,s.360.</p>
<p>
	[8]- İmamın, Fuzeyl hakkındaki &ouml;vg&uuml;lerinden haberdar olmak i&ccedil;in bakınız: Kamus&quot;ur-Rical, c.97, s.343.</p>
<p>
	[9]- Kamus&quot;ur-Rical, c.2, s.329. Bihar&quot;ul-Envar, c.46, s.282.</p>
<p>
	[10]- Cabir&quot;in &ouml;yk&uuml;s&uuml;, benzeri nice olaylar ve Medine valisinin İmam B&acirc;kır&quot;ı (a.s) tehdit eden haberini nakleden Abdullah b. Muaviye&quot;nin rivayeti de bu ger&ccedil;eği a&ccedil;ık bir şekilde desteklemektedir. Bu hususta bakınız: Bihar&quot;ul-Envar, c.46, s.246.</p>
<p>
	[11]- İlk Abbasiler, s.116.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-bakirin-a-s-imamet-donemi/">İmam Bâkırın (a.s) İmamet Dönemi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmam Muhammed Bâkır (a.s)ın Kısa Sözleri</title>
		<link>https://www.caferilik.com/imam-muhammed-bakir-a-sin-kisa-sozleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 10:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Bâkır (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamex.com/?p=2854</guid>

					<description><![CDATA[<p>1- M&#252;nafık kimseyle dilinle anlaş ve ge&#231;in. Sadece m&#252;&#39;mini kal&#8204;binle sev. Bir yahudi bile seninle oturursa ona karşı iyi davran. 2- Hilim ve ilim beraberliğinden daha g&#252;zel bir beraberlik yok&#8204;tur. 3- Kemalin t&#252;m&#252;, din hususunda derin bilgi sahibi olmak, musi&#8204;betlere karşı sabretmek ve ge&#231;im masrafını &#246;l&#231;&#252;l&#252; bir şekilde ayarlamaktır. 4- Allah&#39;a andolsun ki m&#252;tekebbir (b&#252;y&#252;kl&#252;k [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-muhammed-bakir-a-sin-kisa-sozleri/">İmam Muhammed Bâkır (a.s)ın Kısa Sözleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>
	1- M&uuml;nafık kimseyle dilinle anlaş ve ge&ccedil;in. Sadece m&uuml;&#39;mini kal&zwnj;binle sev. Bir yahudi bile seninle oturursa ona karşı iyi davran.</p>
<p>
	2- Hilim ve ilim beraberliğinden daha g&uuml;zel bir beraberlik yok&zwnj;tur.</p>
<p>
	3- Kemalin t&uuml;m&uuml;, din hususunda derin bilgi sahibi olmak, musi&zwnj;betlere karşı sabretmek ve ge&ccedil;im masrafını &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml; bir şekilde ayarlamaktır.</p>
<p>
	4- Allah&#39;a andolsun ki m&uuml;tekebbir (b&uuml;y&uuml;kl&uuml;k taslayan) kimse, Allah&#39;ın rıd&acirc;sı (sıfatı) &uuml;zerinde, O&#39;nunla m&uuml;nakaşa ediyor. (&Ccedil;&uuml;nk&uuml; ululuk Allah&#39;a mahsustur; kulun b&uuml;y&uuml;kl&uuml;k taslama hakkı yoktur.)</p>
<p>
	5- Bir g&uuml;n İmam aleyhi&#39;s-sel&acirc;m, yanında bulunanlara: &quot;Yiğitlik nedir?&quot; diye sordu. Onlardan her biri bir şey s&ouml;yledi. İmam aleyhi&#39;s-sel&acirc;m buyurdular ki: Yiğitlik aşağılanmamak i&ccedil;in tamah et&zwnj;memen, fakir olmamak i&ccedil;in başkalarından bir şey istememen, s&ouml;v&uuml;lmemek i&ccedil;in cimrilik yapmaman ve kendine d&uuml;şman kazan&zwnj;mamak i&ccedil;in de cahillikte bulunmamandır. &quot;Kimin buna g&uuml;c&uuml; yetebilir?&quot; dediklerinde de İmam aleyhi&#39;s-sel&acirc;m: &quot;G&ouml;zde bebek, kokularda misk ve bu g&uuml;nlerde de halife gibi kıymetli olmak is&zwnj;teyen bir kimsenin buna kudreti ola&zwnj;bilir.&quot; buyurdular. (Halife, halkın &ouml;rf&uuml; hasebiyle zikredilmiştir. Yoksa zalim halifenin İmam B&acirc;kır aleyhi&#39;s-sel&acirc;m&#39;ın yanında bir değeri yoktur.)</p>
<p>
	6- Bir g&uuml;n adamın birisi, İmam aleyhi&#39;s-sel&acirc;m&#39;ın huzurunda: &quot;Allah&#39;ım, bizi b&uuml;t&uuml;n halkından ihtiya&ccedil;sız kıl.&quot; dediğinde, İmam aleyhi&#39;s-sel&acirc;m ş&ouml;yle buyurdu: &Ouml;yle deme. &ldquo;Allah&#39;ım, beni halkın k&ouml;t&uuml;lerinden m&uuml;stağni kıl (onlara muhta&ccedil; etme)&quot; de. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; m&uuml;&#39;min, kardeşinden m&uuml;stağni değildir.</p>
<p>
	7- Hak &uuml;zere kıyam et. Seni ilgilendirmeyen (veya faydası ol&zwnj;mayan) şeyden uzaklaş. D&uuml;şmanından &ccedil;ekin. Dostuna karşı, Allah&#39;tan korkan emin kimse hari&ccedil;, ihtiyatlı davran. G&uuml;nahk&acirc;rla arkadaş olma ve onu kendi sırrına da v&acirc;kıf kılma. İşlerinde Allah&#39;tan korkan kim&zwnj;selerle istişare et.</p>
<p>
	8- Yirmi yıllık arkadaşlık akrabalıktır.</p>
<p>
	9- G&uuml;c&uuml;n yetiyorsa ilişkin olan herkesten, iyilikte &uuml;st&uuml;n olmaya &ccedil;alış.[1]</p>
<p>
	10- &Uuml;&ccedil; şey, d&uuml;nya ve ahiret g&uuml;zelliklerindendir: Sana zul&uuml;m edeni affetmen, seninle ilişkisini kesenle ilişki kurman ve sana karşı cahillik yapana yumuşak ve olgun davranman.</p>
<p>
	11- Zul&uuml;m &uuml;&ccedil; &ccedil;eşittir: Allah&#39;ın affetmeyeceği zul&uuml;m, Allah&#39;ın affedeceği zul&uuml;m ve Allah&#39;ın ondan vazge&ccedil;meyeceği (hesapsız bırak&zwnj;mayacağı) zul&uuml;m. Allah&#39;ın affetmeyeceği zul&uuml;m, Allah&#39;a şirk koşmaktır. Allah&#39;ın affedeceği zul&uuml;m, insanın kendisiyle Allah arasında olan bir şeyde kendisine zul&uuml;m etmesidir. Allah&#39;ın ondan ge&ccedil;meye&zwnj;ceği zul&uuml;m ise insanlara yapılan zul&uuml;md&uuml;r.</p>
<p>
	12- Kim M&uuml;sl&uuml;man kardeşine yardım etmek ve ihtiyacını karşıla&zwnj;mak i&ccedil;in gayret g&ouml;stermekten (ihtiyacı ister giderilsin, ister giderilmesin) &ccedil;ekinirse, g&uuml;nahı olan, sevap da almayacağı&nbsp; bir ihti&zwnj;yacı karşılamak i&ccedil;in &ccedil;aba g&ouml;stermeye du&ccedil;ar olur. Allah&#39;ın razı olduğu yerde malını infak etmekten sakınan cimri kimse de, o malın ka&ccedil; kat fazlasını Allah&#39;ın sevmediği bir yerde sarfetmeye du&ccedil;ar olur.</p>
<p>
	13- Allah&#39;ın b&uuml;t&uuml;n takdirleri, m&uuml;&#39;min i&ccedil;in hayırdır.</p>
<p>
	14- Allah-u Te&acirc;la, insanların, bir şey istediklerinde, birbirlerine ısrar etmelerini sevmez; ama onu kendisi i&ccedil;in sever. Kendisinden bir şeyin istenilmesini ve indinde olanın ısrarla talep edilmesini sever.</p>
<p>
	15- Allah-u Te&acirc;la, her kimin batınında ona bir &ouml;ğ&uuml;t verici yer&zwnj;leştirmezse, halkın &ouml;ğ&uuml;tleri ona fayda vermez.</p>
<p>
	16- Zahiri batınından iyi olanın, (amel) terazisi hafif olur.</p>
<p>
	17- Nice insanlar var ki, biriyle karşılaştıklarında: &quot;Allah, d&uuml;şmanını helak etsin&quot; derler; oysa ki onun Allah&#39;tan başka bir d&uuml;şmanı yoktur.</p>
<p>
	18- &Uuml;&ccedil; kimse selam verilmez: Cuma namazına gidene, cenaze ar&zwnj;kasında y&uuml;r&uuml;yene ve hamamda olan kimseye.</p>
<p>
	19- İlminden faydalanılan alim, yetmiş bin abidden daha &uuml;st&uuml;nd&uuml;r.</p>
<p>
	20- İnsan, kendisinden &uuml;sttekini kıskandığı ve kendisinden aşağıdakini de k&uuml;&ccedil;&uuml;msediği s&uuml;rece alim sayılmaz.</p>
<p>
	21- İmam aleyhi&#39;s-sel&acirc;m: &quot;Allah&#39;a isyan eden, O&#39;nu tanımamıştır.&quot; buyurup şu manzumeyi okudular:</p>
<p>
	Sevdiğini s&ouml;yler, isyan edersin O&#39;na</p>
<p>
	Acayip bir iştir bu, andolsun ki canına</p>
<p>
	Sevgin ger&ccedil;ek olsaydı, itaat ederdin O&#39;na</p>
<p>
	&Ccedil;&uuml;nk&uuml; aşık maşukun, s&ouml;z&uuml;nden &ccedil;ıkmaz asla.</p>
<p>
	22- D&uuml;nya malına yeni kavuşmuş bir kimseye muhta&ccedil; olmak, yılanın ağzındaki paraya muhta&ccedil; olmaya benzer; bir taraftan ona muhta&ccedil;sın, diğer taraftan ise tehlikedesin.</p>
<p>
	23- &Uuml;&ccedil; haslete sahip olan, onların vebalini&nbsp; (cezasını) &ccedil;ek&zwnj;medik&ccedil;e &ouml;lmez: Zulmetmek, sıla-i rahmi kesmek ve yalan yere yemin etmek ki, Allah&#39;a karşı savaşmaktır. Sevabı &ccedil;abuk ulaşan itaat, sıla-i rahimdir. Bazı insanlar facir olur, (ama) ilişkileri ve birbirlerini sevmeleri sebe&zwnj;biyle mal ve servetleri artar. Yalan yere yemin etmek ve sıla-i rahmi&nbsp; kesmek (akrabalara k&ouml;t&uuml; davranmak) yurtları harabeye d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;r.</p>
<p>
	24- Marifetsiz yapılan amel kabul olmaz; amelsiz de marifet&nbsp; ol&zwnj;maz. Kim (Allah&#39;ı) tanırsa, marifeti, onu amel etmeye sevkeder; marifeti olmayanın ameli kabul olmaz.</p>
<p>
	25- Allah-u Te&acirc;la yaratıklarından bazılarını hayır ehli kılmış, hayır işi onlara sevdirmiş, hayır talep edenleri onlara y&ouml;neltmiş, yağmuru g&ouml;ndermekle kurak yeri ve ehlini diriltmeyi kolay&zwnj;laştırdığı gibi iyi işleri yapmayı da onlara kolaylaştırmıştır. Allah-u Te&acirc;la, yaratıkların&zwnj;dan bazılarını da hayır işe d&uuml;şman kılmış, hayırı ve hayır işi yapmayı da onlara sevdirmemiş, hayır talep edenlerin onlara y&ouml;nelmesini yasaklamış ve bazen kurak yeri ve ehlini helak etmek i&ccedil;in yağmurunu oradan esirgediği gibi, hayır bir iş yapmayı da onlara yasaklamıştır; Allah&rsquo;ın affettiği ise daha &ccedil;oktur.</p>
<p>
	26- Kardeşinin (sana karşı) kalbindeki sevgisini, kalbindeki (ona karşı) sevginle tanı.</p>
<p>
	27- İman, sevgi ve buğzdan ibarettir.</p>
<p>
	28- Bizim şiamız, ancak Allah&#39;tan &ccedil;ekinen ve O&#39;na itaat eden kim&zwnj;selerdir. Şiiler ancak tevazu, huşu ve emaneti eda etmek, Allah&#39;ı &ccedil;ok anmak, oru&ccedil; tutmak, namaz kılmak, anne ve babaya iyilikte bulun&zwnj;mak, fakir, bor&ccedil;lu ve yetim olan komşuların karşısında kendilerini sorumlu bilmek, doğru konuşmak, Kur&#39;&acirc;n okumak ve insanlar hak&zwnj;kında iyilikten başka bir şey s&ouml;ylememekle tanınırlar ve onlar kendi kavimlerinin emin insanlarıdırlar.</p>
<p>
	29- D&ouml;rt şey hayır hazinelerindendir: İhtiyacı gizlemek, sadakayı gizlemek, ağrıyı bildirmemek ve musibeti s&ouml;ylememek.</p>
<p>
	30- Dili ger&ccedil;eği s&ouml;yleyenin, ameli temiz olur. Niyeti iyi olanın, rızkı &ccedil;oğalır. Ailesine karşı g&uuml;zel davrananın ise &ouml;mr&uuml; uzar.</p>
<p>
	31- Sakın tembellik ve sabırsızlık etme. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bunlar her şerrin anahtarıdır. Tembellik eden hi&ccedil;bir hakkı eda edemez. Sabırsızlık eden de hi&ccedil;bir hakka dayanamaz (biraz sinirlenmekle haktan el &ccedil;eker).</p>
<p>
	32- Kim Allah&rsquo;a iman etmek, kardeşine vefalı kalmak ve Allah&#39;ın rızasını talep etmek &uuml;zere Allah yolunda bir kimseyle kardeş olursa, Allah&#39;ın nurundan bir ışık, azabından bir aman (g&uuml;vence), kıyamette kendisini kurtarıcı bir delil, kalıcı bir izzet ve y&uuml;ce bir ş&acirc;n kazanmış olur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; m&uuml;&#39;min, ne Allah&#39;a ektir ve ne de O&#39;ndan kopuktur. &quot;Bu s&ouml;z&uuml;n manası nedir?&quot; dediklerinde, İmam ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Ek değildir&quot; yani o, Allah değildir. &quot;O&#39;ndan kopuk değildir&quot; yani o, başkasından değildir.&quot;</p>
<p>
	33- Kişinin başkasında g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; bir ayıbı kendisinde g&ouml;rmemesi, terkedemediği bir şeyle başkasını ayıplaması ve kendisini il&zwnj;gilendir&zwnj;meyen bir şeyle arkadaşını incitmesi, kendisini aldatması i&ccedil;in yeterlidir.</p>
<p>
	34- Tevazu; makamından aşağı olan bir yerde oturmaya razı ol&zwnj;man, karşılaştığın herkese selam vermen ve haklı olsan bile m&uuml;nakaşayı terketmendir.</p>
<p>
	35- M&uuml;&#39;min, m&uuml;&#39;minin kardeşidir; m&uuml;&#39;min kendi kardeşine ne k&uuml;fureder, ne onu iyilikten mahrum bırakır ve ne de ona su-i zanda bulunur.</p>
<p>
	36- İmam aleyhi&#39;s-sel&acirc;m oğluna buyurdular ki: Hakka tahamm&uuml;l et; &ccedil;&uuml;nk&uuml; hak olan yerde bir şeyi esirgeyen, onun iki katını batılda harcar.</p>
<p>
	37- Kime ahmaklık verilmişse, iman ondan uzaklaştırılmıştır.</p>
<p>
	38- Allah-u Te&acirc;la &ccedil;irkin s&ouml;z s&ouml;yleyen, ağzı bozuk adamı sevmez.</p>
<p>
	39- Allah-u Te&acirc;la&#39;nın, ge&ccedil;imde darlık ve ibadette gevşeklik gibi, v&uuml;cut ve kalp hakkında cezaları vardır. Hi&ccedil; kimse, katı kalplilikten daha b&uuml;y&uuml;k bir cezaya uğramamıştır.</p>
<p>
	40- Kıyamet g&uuml;n&uuml;nde bir &ccedil;ağrıcı: &quot;Sabredenler nerededir?&quot; diye &ccedil;ağrıda bulunur. İnsanlardan bazı gruplar ayağa kalkar. Daha sonra: &quot;M&uuml;tesabbirler (kendilerini sabretmeye zorlayanlar) nere&zwnj;dedir?&quot; diye &ccedil;ağrıda bulunur; yine insanlardan bazı gruplar ayağa kalkar. &ldquo;Canım sana feda olsun, &quot;sabreden&quot; ve &quot;m&uuml;tesabbirler&quot; kimlerdir?&rdquo;&zwnj; diye sorduğumda, İmam aleyhi&#39;s-sel&acirc;m ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Sabredenler&quot;, farzları eda etmeye tahamm&uuml;l eden, &quot;m&uuml;tesabbirler&quot; ise haramları terketmek i&ccedil;in kendilerini sabretmeye zorlayan kim&zwnj;selerdir.</p>
<p>
	41- Allah buyuruyor ki: &quot;Ey Ademoğlu! Haram kıldığım şeyler&zwnj;den ka&ccedil;ın. B&ouml;yle yaparsan insanların en takvalısı olursun.</p>
<p>
	42- En &uuml;st&uuml;n ibadet, karın ve fercin (ırzın) iffetidir. (Onları haram&zwnj;dan korumaktır).</p>
<p>
	43- Hoş davranış ve g&uuml;ler y&uuml;zl&uuml;l&uuml;k, sevgiye yol a&ccedil;ar ve Allah&#39;a yakınlaşmaya vesile olur. (Nitekim) asık surat ve ekşi &ccedil;ehreli ol&zwnj;mak da nefrete yol a&ccedil;ar ve Allah&#39;tan uzaklaşmaya sebep olur.</p>
<p>
	44- Yaptığım ilk iyiliğin korunup kalpte yerleşmesi i&ccedil;in ardın&zwnj;dan başka bir ihsanda (iyilikte) bulunmam kadar, muhabbet ve dostluğu kazandıracak bir vesilem yoktur. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; sonraki ihsanları esirgemek, &ouml;nceki ihsanlara yapılacak teşekk&uuml;rleri de keser. (&Ouml;nceki ihsanlara karşı teşekk&uuml;r eden, sonraki esirgemelerden do&zwnj;layı nank&ouml;r olur.) İhti&zwnj;ya&ccedil;ları hen&uuml;z yeni iken karşılamamaya, g&ouml;nl&uuml;m razı olmaz.</p>
<p>
	45- İman ve hay&acirc; aynı k&ouml;ke uzanmaktalar; biri giderse diğeri onu izler.</p>
<p>
	46- Bu d&uuml;nya, hem iyi ve hem de k&ouml;t&uuml; insanlara verilir. Ama Allah-u Te&acirc;la, bu dini sadece &ouml;zel kullarına verir.</p>
<p>
	47- İman, ikrar ve ameldir. İslam ise yalnız ikrardır.</p>
<p>
	48- İman, kalpte olan şeydir. İslam ise sadece, evlenme, miras ve canın korunması gibi İslam&#39;ın zahiri h&uuml;k&uuml;mlerinin uygulan&zwnj;masına vesile olur. İman İslam&#39;la ortaktır; ama İslam imanla ortak değildir.</p>
<p>
	49- Kim bir hidayet kapısını (halka) tanıtırsa (iyi bir gelenek mey&zwnj;dana getirirse), onunla amel edenlerin sevabı miktarınca ona sevap yazılır ve onların sevabından da bir şey eksilmez. Kim de bir sapıklık kapısını halka tanıtırsa (k&ouml;t&uuml; bir gelenek oluşturursa), o sapıklıkla amel edenlerin t&uuml;m&uuml;n&uuml;n cezası kadar cezası olur ve on&zwnj;ların cezasın&zwnj;dan da bir şey eksilmez.</p>
<p>
	50- Dalkavukluk ve haset, m&uuml;&#39;minin ahlakından değildir. Ama ilim tahsil etmek uğrunda olursa sakıncası yoktur. (Yani muallime dalka&zwnj;vukluk yapmanın ve ders arkadaşına gıbta etmenin sakıncası yoktur.)</p>
<p>
	51- Bilmediği bir şey hakkında kendisine soru sorulan alimin, &quot;Allah daha alimdir&quot; demesi uygundur. Ama alim olmayan bir kim&zwnj;senin b&ouml;yle demesi uygun değildir. (Diğer bir rivayette de İmam B&acirc;kır aleyhi&#39;s-sel&acirc;m bu konuda ş&ouml;yle buyurmuştur. &quot;Alim olmayan bir kimse soru soranın kalbinde ş&uuml;phe uyandırmamak i&ccedil;in a&ccedil;ık&ccedil;a &quot;bilmiyorum&quot; demelidir.&quot;)</p>
<p>
	52- İlk Arap&ccedil;a konuşan şahıs, Hazret-i İbrahim&#39;in oğlu İsmail (aleyhimes selam)&#39;dır. Hazret-i İsmail o sırada on &uuml;&ccedil; yaşındaydı; ilk &ouml;nce anne ve babasının lisanıyla konuşuyordu. İlk Arap&ccedil;a&rsquo;yı o konuşmuş ve kurbanlık olan da o olmuştur (kardeşi İshak değil).</p>
<p>
	53- Amel ettiğinizde, sultan ve şeytanın şerrini sizden uzak&zwnj;laştıran bir şeyi size &ouml;ğreteyim mi? Ebu Hamza: &quot;Evet, buyurun amel edelim.&quot; dediğinde, İmam aleyhi&#39;s-sel&acirc;m ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Sabah erken sadaka verin. Zira bu amel şeytanın y&uuml;z&uuml;n&uuml; karartır ve o g&uuml;n zalim sultanın şerrini sizden engeller. Allah i&ccedil;in sevmeye, Allah i&ccedil;in dost olmaya ve hayır amellerde yardımlaşmaya &ouml;nem verin. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bunlar, sultan ve şeytanın k&ouml;k&uuml;n&uuml; kurutur. Mağfiret dilemekte ısrar edin; &ccedil;&uuml;nk&uuml; bu,&nbsp; g&uuml;nahları mahveder.</p>
<p>
	54- Ger&ccedil;ekten bu dil, her hayır ve şerrin anahtarıdır. M&uuml;&#39;minin, altın ve g&uuml;m&uuml;ş&uuml;ne m&uuml;h&uuml;r vurduğu gibi diline de m&uuml;h&uuml;r vurması uy&zwnj;gundur. Zira Resulullahsalla&#39;ll&acirc;hu aleyhi ve alih:</p>
<p>
	&quot;Allah, dilini her şerden koruyan m&uuml;&#39;mine rahmet etsin. Ger&ccedil;ekten bu amel, kendisi i&ccedil;in verdiği bir sadakadır.&quot; diye buyurmuştur. Daha sonra İmam aleyhi&#39;s-sel&acirc;m ş&ouml;yle buyurdu: Hi&ccedil; kimse dilini korumadık&ccedil;a g&uuml;nahtan kurtulamaz.</p>
<p>
	55- Kardeşinle ilgili&nbsp; Allah&#39;ın gizlediği bir şeyi a&ccedil;ığa &ccedil;ıkarmak gıy&zwnj;bettir. Ama sinirli ve acelecilik gibi zahiri sıfatlarını s&ouml;ylemek sakıncasızdır. İftira ise kardeşinde olmayan bir şeyi (yalanla) s&ouml;yle&zwnj;mendir.</p>
<p>
	56- Kıyamet g&uuml;n&uuml;, pişmanlığı herkesten daha fazla olan, doğru yolu a&ccedil;ıklayıp o yolda gitmeyen kimsedir.</p>
<p>
	57- Takvalı, &ccedil;alışkan ve doğru konuşan olun. Emaneti sahibine geri &ccedil;evirin; ister sahibi iyi adam olsun ister k&ouml;t&uuml;. Eğer Ali ibn-i Ebi Talib aleyhi&#39;s-sel&acirc;m&#39;ın katili bile bana bir emanet verirse, onu kendisine geri veririm.</p>
<p>
	58- Sila-i rahim, amelleri temizler, malları artırır, belayı uzak&zwnj;laştırır, hesabı kolaylaştırır ve eceli erteler (&ouml;mr&uuml; uzatır).</p>
<p>
	59- Ey insanlar! Siz bu d&uuml;nyada, &ouml;l&uuml;m oklarının hedefisiniz. Hi&ccedil;bir kimse &ouml;mr&uuml;nden bir g&uuml;n ge&ccedil;meksizin yeni bir g&uuml;ne ulaşmıyor. Bu d&uuml;nyada boğaz tıkamayacak bir lokma var mıdır? Nefes yolunu tıkama&zwnj;yacak bir yudum su var mıdır? G&ouml;&ccedil;&uuml;p gide&zwnj;ceğiniz yurdu bayındır edin. Zira bug&uuml;n ganimettir; yarının kimin olacağını bilmiyor&zwnj;sun. D&uuml;nya ehlinin t&uuml;m&uuml; yolcudurlar; y&uuml;klerinin d&uuml;ğ&uuml;mlerini diğer cihanda &ccedil;&ouml;zeceklerdir. Bizler elimizden &ccedil;ıkan k&ouml;klerin (babaların) dallarıyız. K&ouml;k olmadıktan sonra dal ne kadar baki kalabilir? &Ouml;m&uuml;r ve arzuları sizden daha fazla olanlar nere&zwnj;dedir?! Ey Ademoğlu, geri &ccedil;eviremeyeceğin (&ouml;l&uuml;m) peşine takılmış ve geri d&ouml;nmesi de imkansız olan (&ouml;m&uuml;r) elinden &ccedil;ıkmıştır. Ge&ccedil;ici hayatı, hayat sayma. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; seni ecel ve &ouml;l&uuml;me yaklaştıran lezzetten başka ondan sana bir nasip kalmaz. Nerdeyse sen de kaybedilen bir dost ve cansız bir g&ouml;vde olmuşsun. Kendini d&uuml;ş&uuml;n ve onun haricindeki her şeyi terket; Allah&#39;tan&nbsp; yardım dile, Allah da sana yardım etsin.</p>
<p>
	60- Kim kendisine yapılan iyilik miktarınca iyilik yaparsa, o iyi&zwnj;liği telafi eder. Kim bir o kadar daha eklerse ş&acirc;kir olur (hakkınca teşek&zwnj;k&uuml;r eder.) Kim de (yapılan ihsana karşı) teşekk&uuml;r ederse kerim olur. Kim yaptığı her iyiliği, kendisine yapmış olduğunu bilirse, halkın teşekk&uuml;r&uuml;n&uuml; ve ona karşı dostluk ve muhabbetlerinin &ccedil;oğalmasını beklemez.</p>
<p>
	&Ouml;yleyse kendine yaptığın ve onunla kendi haysiyetini koruduğun ihsan karşısında başkasının &ouml;vg&uuml;s&uuml;n&uuml; umma. Bil ki ihti&zwnj;yacının karşılanmasını isteyen kimse, sana ağız a&ccedil;makla kendi haysiyetini korumamıştır; &ouml;yleyse sen, onun ihti&zwnj;yacını karşılamakla kendi haysiyetini koru.</p>
<p>
	61- Yolculuğa &ccedil;ıkanın, ailesine hediye vaat etmesi gibi, Allah da m&uuml;&#39;min kuluna belayı vaat ediyor (m&uuml;&#39;min kulunu bela ile k&ouml;t&uuml;l&uuml;kler&zwnj;den koruyor).</p>
<p>
	Doktor hastayı perhiz ettirdiği gibi, Allah da m&uuml;&#39;min kulunu, d&uuml;nyadan perhiz ettiriyor.</p>
<p>
	62- Allah d&uuml;nyayı hem sevdiğine ve hem de sevmediğine verir; ama dinini ancak sevdiğine verir.</p>
<p>
	63- Ali aleyhi&#39;s-sel&acirc;m&#39;ın şiası, velayetimiz yolunda mallarını bir&zwnj;birlerinden esirgemeyen, sevgimizle birbirlerini seven, emrimizi (Şia esaslarını) diriltmek i&ccedil;in birbirlerini ziyaret eden, sinirlendik&zwnj;lerinde zul&uuml;me y&ouml;nelmeyen, hoşnut olduklarında israf etmeyen, komşularına bereket olan ve muaşeret ettikleri kimselerle de sulh-u sefa i&ccedil;erisinde bulunan kimselerdir.</p>
<p>
	64- Tembellik, hem dine, hem de d&uuml;nyaya zarar verir.</p>
<p>
	65- Eğer su&acirc;l eden (bir şey isteyen), su&acirc;l etmenin ne kadar k&ouml;t&uuml; olduğunu bilseydi hi&ccedil; kimse, başkasından bir şey istemezdi. Eğer kendisinden bir şey istenilen kimse de, vermemenin ne kadar k&ouml;t&uuml; olduğunu bilseydi, hi&ccedil; kimse diğerini reddetmezdi.</p>
<p>
	66- Allah-u Te&acirc;lan&#39;ın bazı kulları uğurlu ve kolaylık &ccedil;ıkarıcıdır&zwnj;lar; kendi ge&ccedil;imlerini sağlar ve halk da onların sayesinde rahat&ccedil;a yaşar. Onlar kullar arasında yağmur gibidirler.</p>
<p>
	Allah&#39;ın, bazı kulları da mel&#39;un, zorluk &ccedil;ıkarıcı ve hayırsızdırlar. Ne kendileri rahat yaşar ve ne de elleri altında olan insanlar rahat yaşar.</p>
<p>
	Bunlar, Allah&#39;ın kulları arasında, &ouml;nlerine &ccedil;ıkan her şeyi yok eden (yiyip bitiren) &ccedil;ekirgeye benzerler.</p>
<p>
	67- Halkın size s&ouml;ylemesini sevdiğiniz en g&uuml;zel s&ouml;z&uuml;, onlara s&ouml;yleyin. Allah, lanetleyen, s&ouml;ven, dokunaklı s&ouml;z s&ouml;yleyen, &ccedil;irkin s&ouml;z konuşup k&uuml;freden ve ısrar ederek diğerinden bir şey isteyen, başkasına ağız a&ccedil;an bir kimseyi sevmez. Ama hay&acirc;lı, olgun ve (&ccedil;irkin şeylerden) ka&ccedil;ınan iffetli kimseyi sever.</p>
<p>
	68- Allah-u Te&acirc;la, (insanın) herkese selam vermesini sever.</p>
<p>
	&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p>
	[1]- Ger&ccedil;ekten&nbsp; bu gibi nurlu c&uuml;mlelerin &uuml;zerinde iyice d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zde, Ehl-i Beyt (a.s)&rsquo;ın amel ve s&ouml;zleriyle bizi esenlik dolu bir hayata davet ettiklerini iyice anlarız. İnsan hayatı boyunca s&uuml;rekli olarak y&uuml;zlerce, hatta&nbsp; binlerce insanla ilişki i&ccedil;erisindedir; İmam aleyhi&rsquo;s-sel&acirc;m&nbsp; buyuruyor ki: Sizinle ilişkisi olan her insana, sizin iyiliğinizin daha fazla olmasına &ccedil;alışın; yani g&uuml;c&uuml;n&uuml;z yetiyorsa iyilik yapmak y&ouml;n&uuml;nden, hizmet y&ouml;n&uuml;nden ondan &uuml;st&uuml;n&nbsp; olmaya &ccedil;alışın. Ehl-i Beyt (a.s) sadece bu gibi nurlu ahlak&icirc; ilke ve prensipleri a&ccedil;ıklamakla kalmamış, pratikteki en g&uuml;zel &ouml;rneğini de bizzat kendileri sergilemişlerdir. Bunun i&ccedil;indir ki, akide, ahlak, amel ve toplumsal ilişkilerimizi doğru esaslar &uuml;zere bina etmede kurtuluş gemisi olan Ehl-i Beyt&rsquo;e muhtacız. Evet sadece onları tanımak sayesindedir ki, Allah&rsquo;ın, haklarında saadet yazdığı kimseler kurtuluş yolunu bulur ve saadete kavuşurlar. (&ccedil;ev.)</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-muhammed-bakir-a-sin-kisa-sozleri/">İmam Muhammed Bâkır (a.s)ın Kısa Sözleri</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmam Muhammed Bâkır (a.s)dan  Nasihetler</title>
		<link>https://www.caferilik.com/imam-muhammed-bakir-a-sdan-nasihetler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 10:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Bâkır (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamex.com/?p=2855</guid>

					<description><![CDATA[<p>İmam Bakır (a.s) ş&#246;yle buyurmuştur: &#8220;Aziz ve celil olan Allah nezdinde işlerin en sevimlisi, kulun her ne kadar az da olsa s&#252;rekli yaptığı ameldir.&#8221;&#8204;[1] İmam Bakır (a.s) ş&#246;yle buyurmuştur: &#8220;Aziz ve celil olan Allah nezdinde, her ne kadar az da olsa s&#252;rekli yapılan bir işten sevimli hi&#231;bir şey yoktur.&#8221;&#8204;[2]İmam Bakır (a.s) s&#252;rekli ş&#246;yle buyururdu: &#8220;Ş&#252;phesiz [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-muhammed-bakir-a-sdan-nasihetler/">İmam Muhammed Bâkır (a.s)dan  Nasihetler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Aziz ve celil olan Allah nezdinde işlerin en sevimlisi, kulun her ne kadar az da olsa s&uuml;rekli yaptığı ameldir.&rdquo;&zwnj;[1]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur:</p>
<p>
	&ldquo;Aziz ve celil olan Allah nezdinde, her ne kadar az da olsa s&uuml;rekli yapılan bir işten sevimli hi&ccedil;bir şey yoktur.&rdquo;&zwnj;[2]İmam Bakır (a.s) s&uuml;rekli ş&ouml;yle buyururdu: &ldquo;Ş&uuml;phesiz bir işe adet ettiğimde onu s&uuml;rekli yapmak isterim. Eğer gece ibadetimden bir şeyi eda edemezsem, g&uuml;nd&uuml;z kazasını yerine getiririm. Eğer g&uuml;nd&uuml;z (ibadetlerden) bir şey kaybedersem, gece kazasını yerine getiririm. Allah nezdinde işlerin en sevimlisi s&uuml;rekli yapılan ameldir.&rdquo;&zwnj;[3]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ve İmam Sadık (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Bir m&uuml;min kardeşini ziyaret etmek i&ccedil;in dışarı &ccedil;ıkar ve hakkına aşina olursa Allah attığı her adım i&ccedil;in kendisine bir sevap yazar ve ondan bir g&uuml;nahı siler ve bir derece makamı artar. Evin kapısını &ccedil;alınca g&ouml;k kapıları kendisine a&ccedil;ılır, birbirleriyle karşılaşınca, tokalaşınca ve birbirini kucaklayınca da Allah onlara y&ouml;nelir.&rdquo;&zwnj;[4]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Allah&rsquo;ın taktirini inkar edenler mezarlarından maymun ve domuz şeklinde mahşer &ccedil;&ouml;l&uuml;ne getirilir.&rdquo;&zwnj; [5]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;M&uuml;mine, m&uuml;min kardeşinin yetmiş b&uuml;y&uuml;k g&uuml;nahını &ouml;rtmesi farzdır.&rdquo;&zwnj;[6]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;&Ouml;fkesini uygulamaya ge&ccedil;irebildiği halde, yenen kimsenin kıyamet g&uuml;n&uuml; Allah kalbini g&uuml;venlik ve imanla doldurur.&rdquo;&zwnj;[7]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Her kim insanlardan gazabını alı koyarsa Allah da kıyamet g&uuml;n&uuml; g&uuml;nahlarını bağışlar.&rdquo;&zwnj;[8]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Her kimin huzurunda m&uuml;min kardeşinin gıybeti edilir ve o da m&uuml;min kardeşine yardım etmeye kalkışırsa, Allah d&uuml;nya ve ahirette ona yardım eder. Her kim de kendi huzurunda m&uuml;min kardeşinin gıybeti edilir ve ona yardım edebildiği halde yardım etmeye kalkışmazsa, Allah onu d&uuml;nya ve ahirette aşağılık kılar.&rdquo;&zwnj;[9]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Her kim ilim ve Allah tarafından bir hidayet olmaksızın insanlar i&ccedil;in fetva verirse, rahmet melekleri ve azap melekleri ona lanet eder ve fetvasıyla amel eden kimsenin g&uuml;nahı onun boynuna olur.&rdquo;&zwnj;[10]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Ama eğer kendi g&ouml;r&uuml;şlerimiz esasınca insanlara fetva vermiş olsaydık, ş&uuml;phesiz helak olanlardan olurduk. Lakin biz Allah Resul&uuml;&rsquo;n&uuml;n s&ouml;z&uuml; ve s&uuml;nneti &uuml;zere sahip olduğumuz ve babalarımızdan miras olarak aldığımız ilmi temeller &uuml;zere insanlara fetva vermekteyiz.&rdquo;&zwnj;[11]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur:</p>
<p>
	&ldquo;Sizlere s&ouml;ylenmesini istediğiniz şeylerin en g&uuml;zelini insanlara s&ouml;yleyiniz. Zira Allah lanet eden, dil uzatan, m&uuml;minleri kınayan, s&ouml;ven, k&ouml;t&uuml; laf eden ve ısrarla dilenen kimselerden nefret eder.&rdquo;&zwnj;[12]İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Aşağılık insanların silahı, &ccedil;irkin s&ouml;z s&ouml;ylemektir.&rdquo;&zwnj;[13]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Allah, katında m&uuml;mini sevindirmekten daha sevimli bir şeyle ibadet edilmemiştir.&rdquo;&zwnj;[14]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Hi&ccedil; bir şeyin sevabı &ldquo;la ilahe illallah&rdquo;&zwnj;a tanıklık etmenin sevabından daha b&uuml;y&uuml;k değildir. Zira hi&ccedil;bir şey aziz ve celil olan Allah&rsquo;a denk değildir. Ve hi&ccedil;bir şey işlerinde O&rsquo;na ortak olamaz.&rdquo;&zwnj;[15]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s), kendisine, &ldquo;Allah&rsquo;ı g&ouml;rd&uuml;n m&uuml;?&rdquo;&zwnj; diye soran Harici birisine ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;G&ouml;zler, zahiri bakışla onu g&ouml;rmemiştir. Aksine kalpler imanın hakikatleri yoluyla onu m&uuml;şahede etmişlerdir.&rdquo;&zwnj;[16]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur:</p>
<p>
	&ldquo;Allah Tebarek ve Tela var idi ve onunla birlikte hi&ccedil;bir şey yoktu. Karanlıktan arınmış bir nurdu. Doğru s&ouml;zl&uuml;yd&uuml; ve onda hi&ccedil;bir yalan yoktu. Bilgiliydi, onunla birlikte bir cehalet yoktu, diri idi onunla birlikte &ouml;l&uuml;m yoktu. Şu anda da aynen b&ouml;yledir ve her zaman da b&ouml;yle olacaktır.&rdquo;&zwnj;[17]İmam Bakır (a.s), &ldquo;Acaba Allah vardı da onunla beraber başka bir şey yok muydu? &rdquo;&zwnj; diye soran Z&uuml;rare&rsquo;ye ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Evet, o var idi ve onunla birlikte başka hi&ccedil;bir şey yok idi.&rdquo;&zwnj; Ben (Z&uuml;rare), ş&ouml;yle arzettim: &ldquo;O halde neredeydi?&rdquo;&zwnj; Z&uuml;rare ş&ouml;yle diyor: &ldquo;Burada İmam bir yere dayanmışken oturdu ve ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;İmkansız bir s&ouml;z s&ouml;yledin. Mekanı olmayan Allah hakkında yer ve mekanı sordun.&rdquo;&zwnj;[18]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Her kim zalim bir imamın yanına gider, ona Allah&rsquo;tan sakınmasını emreder, nasihatta bulunur (Allah&rsquo;ın azap ve gazabından korkutursa, kendisine insanların ve cinlerin sevabı (gibi) sevap ve amellerinin benzeri vardır.&rdquo;&zwnj;[19]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Sadaka d&uuml;nyevi yetmiş belayı ve k&ouml;t&uuml; &ouml;l&uuml;m&uuml; defeder. Sadaka veren kimse k&ouml;t&uuml; bir &ouml;l&uuml;mle asla &ouml;lmez.&rdquo;&zwnj;[20]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Şarap i&ccedil;en ve bu sebeple sarhoş olan kimsenin kırk g&uuml;n namazı kabul olmaz. Eğer bu m&uuml;ddet zarfında namazı terkederse namazı terkettiği i&ccedil;in de azabı ikiye katlanır.&rdquo;&zwnj;[21]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Her kim bir &ouml;zr&uuml; olmaksızın &uuml;&ccedil; Cuma namazını birbiri ardınca terkederse Allah kalbini m&uuml;h&uuml;rler.&rdquo;&zwnj;[22]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Ş&uuml;phesiz en zor ibadet g&uuml;nahlardan sakınmaktır.&rdquo;&zwnj;[23]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Herkim hayırlı bir işe kastederse onu &ccedil;abuk yapsın. Zira ertelenen bir şeyde şeytan m&uuml;hlet ve fırsat elde eder.&rdquo;&zwnj;[24]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;&Ccedil;ekişmekten uzak durunuz. Zira bu iş kalbi bozar ve nifak doğurur.&rdquo;&zwnj;[25]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Eğer insanlar dişleri fır&ccedil;alamanın faydasını bilecek olsalardı gece yatarken fır&ccedil;alarını kendileriyle yatağa g&ouml;t&uuml;r&uuml;rlerdi.&rdquo;&zwnj;[26]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Peygamber&rsquo;in (s.a.a) eşi &Uuml;mm&uuml; Seleme&rsquo;ye Ali b. Ebi Talib hakkında sorulunca ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Allah Resul&uuml;&rsquo;nden (s.a.a) ş&ouml;yle buyurduğunu işittim: &ldquo;Ali ve Şiaları kurtuluşa erenlerdir.&rdquo;&zwnj;[27]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur:</p>
<p>
	&ldquo;Şiilerimiz sadece Allah&rsquo;tan korkan ve Allah&rsquo;a itaat edenlerdir. Onlar sadece tevazu, huşu, emanetdarlık ve Allah&rsquo;ı &ccedil;ok zikretmekle tanınırlar.&rdquo;&zwnj;[28]İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Farklı mezhepler (inan&ccedil;lar) sizleri sarsıp saptırmasın. Allah&rsquo;a andolsun ki ancak aziz ve celil olan Allah&rsquo;a itaat eden kimse bizim Şiamızdır.&rdquo;&zwnj;[29]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) Şianın sıfatlarını beyan hususunda ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Onlar sağlam bir kaledirler. G&ouml;ğ&uuml;sleri emanettardır. D&uuml;ş&uuml;nceleri doğrudur, geveze, s&ouml;z taşıyan, cefa eden, iki y&uuml;zl&uuml; kimseler değillerdir. Onlar gece abid g&uuml;nd&uuml;z ise aslandırlar.&rdquo;&zwnj;[30]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) huzurunda Şiilerin &ccedil;okluğundan s&ouml;z eden bir dostuna ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Acaba zengin fakire tevecc&uuml;h ediyor mu ve&nbsp; iyilik eden kimse kendisine k&ouml;t&uuml;l&uuml;k eden kimseyi bağışlıyor mu? Birbirlerinin derdini paylaşıyorlar mı?&rdquo;&zwnj; Ben, &ldquo;Hayır&rdquo;&zwnj; dedim. İmam ş&ouml;yle buyurdu: O halde onlar Şii değildir. Şii bu işleri yapan kimsedir.&rdquo;&zwnj;[31]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Ey İsmail! Aranızda birinin elbisesi olmadığında fazla bir elbisesi olan kardeşide elbise sahibi olsun diye ona veriyor mu?&rdquo;&zwnj; Ben, &quot;Hayır&quot; dedim. İmam (a.s) ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Eğer bir &ouml;rt&uuml;s&uuml; varsa kardeşine o da &ouml;rt&uuml; sahibi olsun diye fazla &ouml;rt&uuml;s&uuml;n&uuml; g&ouml;nderiyor mu? Ben, &quot;Hayır&quot; dedim. İmam, elleriyle dizine vurarak ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Bunlar kardeş değildirler.&rdquo;&zwnj;[32]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Ey Şiiler topluluğu! &ndash;Al-i Muhammed&rsquo;in Şiileri- Ilımlı bir dayanak olun ki aşırı gidenler size d&ouml;ns&uuml;n ve geri kalanlar size ulaşsın.&rdquo;&zwnj; Ensar&rsquo;dan Sa&rsquo;d adında bir şahıs ş&ouml;yle dedi: &ldquo;Fedan olayım! Aşırı giden kimdir?&rdquo;&zwnj; İmam ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Bizler hakkında kendimizin bile inanmadığı bir takım şeylere inanan gruptur. Bunlar bizden değildir ve biz onlardan değiliz.&rdquo;&zwnj; O, &ldquo;Geri kalanlar kimdir?&rdquo;&zwnj; diye arz etti. İmam ş&ouml;yle buyurdu: &ldquo;Onlar da hayrı arar ve taleb ederler, hayra ulaşır ve sevabını elde ederler.&rdquo;&zwnj;[33]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur:</p>
<p>
	&ldquo;Eğer m&uuml;min musibetlerde ne b&uuml;y&uuml;k bir sevabın gizli olduğunu bilseydi, makasla par&ccedil;a par&ccedil;a olmayı arzu ederdi.&rdquo;&zwnj;[34]İmam Bakır (a.s), kendisine, dinden d&ouml;nenin h&uuml;km&uuml;n&uuml; soran Muhammed b. M&uuml;slim&rsquo;e ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Her kim İslam&rsquo;dan y&uuml;z &ccedil;evirir ve Allah&rsquo;ın Muhammed&rsquo;e (s.a.a) nazil buyurduğu şeyi inkar ederse t&ouml;vbesi kabul edilmez, &ouml;ld&uuml;r&uuml;lmesi gerekir, eşi kendisinden boşanmış olur ve mirası &ccedil;ocukları arasında b&ouml;l&uuml;şt&uuml;r&uuml;l&uuml;r.&rdquo;&zwnj;[35]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Bizim sevgimiz iman, d&uuml;şmanlığımız ise k&uuml;f&uuml;rd&uuml;r.&rdquo;&zwnj;[36]</p>
<p>
	İmam Bakır(a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Allah nezdinde değişikliği olmayan kesin işlerden biri de Kaim&rsquo;imizin (Hz. Mehdi&rsquo;nin) kıyamıdır. Her kim bunda şekkederse m&uuml;nezzeh olan Allah&rsquo;ı kafir ve inkarcı olarak karşılar.&rdquo;&zwnj;[37]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Kul g&uuml;nah işler ve bu sebeple de rızkı elinden alınır.&rdquo;&zwnj;[38]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Allah Resul&uuml;n&uuml;n (s.a.a) kitabında ş&ouml;yle g&ouml;rd&uuml;m: Benden sonra zina aşikar olunca ani &ouml;l&uuml;mler &ccedil;oğalır.&rdquo;&zwnj;[39]</p>
<p>
	İmam Bakır (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur:</p>
<p>
	&ldquo;Ali&rsquo;nin (a.s) kitabında ş&ouml;yle buyurduğunu g&ouml;rd&uuml;m: Allah Resul&uuml; (s.a.a) ş&ouml;yle buyurmuştur: Zina &ccedil;oğalınca ani &ouml;l&uuml;mler de &ccedil;oğalır.&rdquo;&zwnj;[40]İmam Bakır&nbsp; (a.s) ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Her kim susuz insana su i&ccedil;irirse Allah ona cennetteki m&uuml;h&uuml;rlenmiş şaraptan i&ccedil;irir.&rdquo;&zwnj;[41]</p>
<p>
	&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>
	[1] a. g. e. s. 219/25</p>
<p>
	[2] el-Kafi, 2/82/3</p>
<p>
	[3] M&uuml;stedrek&rsquo;&uuml;l-Vesail, 1/129/175</p>
<p>
	[4] a. g. e. s. 183/1</p>
<p>
	[5] a. g. e. 253/4</p>
<p>
	[6] el-Kafi, 2/207/8</p>
<p>
	[7] el-Kafi, 2/110/7</p>
<p>
	[8] Sevab&rsquo;ul A&rsquo;mal, 161/1</p>
<p>
	[9] Sevab&rsquo;ul A&rsquo;mal, 178/2</p>
<p>
	[10] el-Kafi, 7/409/2</p>
<p>
	[11] el-Bihar, 2/172/3</p>
<p>
	[12] el-Bihar, 78/181/67</p>
<p>
	[13] el-Bihar, 78/185/14</p>
<p>
	[14] el-Kafi, 2/188/2</p>
<p>
	[15] a. g. e. 19/3</p>
<p>
	[16] et-Tevhid, 108/5</p>
<p>
	[17] a. g. e. 141/5</p>
<p>
	[18] el-Kafi, 1/90/7</p>
<p>
	[19] M&uuml;stetrafat&rsquo;is-Serair, 141/1</p>
<p>
	[20] a. g. e. 96/135/68</p>
<p>
	[21] el-Hisal, 534/1</p>
<p>
	[22] Sevab&rsquo;ul A&rsquo;mal, 276/3</p>
<p>
	[23] el-Kafi, 2/77/5</p>
<p>
	[24] a. g. e. h. 9</p>
<p>
	[25] Hilyet&rsquo;ul Evliya, 3/184/235</p>
<p>
	[26] a. g. e. 76/130/17</p>
<p>
	[27] İrşad, 1/41</p>
<p>
	[28] Tuhef&rsquo;ul Ukul, 295</p>
<p>
	[29] el-kafi, 2/73/1</p>
<p>
	[30] Mişkat&rsquo;ul Envar, 62</p>
<p>
	[31] Bihar, 74/313/69</p>
<p>
	[32] Tenbih&rsquo;ul Havatir, 2/85</p>
<p>
	[33] el-Kafi, 2/75/6</p>
<p>
	[34] a. g. e. 67/240/66</p>
<p>
	[35] el-Kafi, 7/256/1</p>
<p>
	[36] a.g.e. 1/188/12</p>
<p>
	[37] el-Gaybet&rsquo;un-Nu&rsquo;mani, 86/17</p>
<p>
	[38] el-Kafi, 2/270/8</p>
<p>
	[39] el-Kafi, 2/374/2</p>
<p>
	[40] el-Bihar, 79/27/31</p>
<p>
	[41] Bihar, 96/172/8</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-muhammed-bakir-a-sdan-nasihetler/">İmam Muhammed Bâkır (a.s)dan  Nasihetler</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
