<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İmam Rıza (a.s) &#8211; Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</title>
	<atom:link href="https://www.caferilik.com/makaleler/ehl-i-beyta-s/imam-riza-a-s/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.caferilik.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 May 2020 10:18:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.8.10</generator>
	<item>
		<title>İmam Rıza (as)’ın İmameti ve Vesayeti</title>
		<link>https://www.caferilik.com/imam-riza-asin-imameti-ve-vesayeti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 10:18:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Rıza (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamex.com/?p=2878</guid>

					<description><![CDATA[<p>1- Muhammed bin İsmail bin Fazl el-Haşimi&#39;den ş&#246;yle rivayet edilmiştir: Ebul Hasan M&#251;sa bin C&#226;fer (a.s)&#39;ın huzuruna &#231;ıktım, şiddetli bir şekilde hastaydı. Ona; Allah&#39;ın bize g&#246;stermesini istemediğim şey (&#246;l&#252;m), ger&#231;ekleşirse o zaman kime başvuralım (sizden sonra İmam kimdir)? dedim. Ş&#246;yle cevap verdi: &#34;Oğlum Ali&#39;ye; zira onun mektubu benim mektubumdur. O benim vasim ve benden sonraki [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-riza-asin-imameti-ve-vesayeti/">İmam Rıza (as)’ın İmameti ve Vesayeti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>
	1- Muhammed bin İsmail bin Fazl el-Haşimi&#39;den ş&ouml;yle rivayet edilmiştir: Ebul Hasan M&ucirc;sa bin C&acirc;fer (a.s)&#39;ın huzuruna &ccedil;ıktım, şiddetli bir şekilde hastaydı. Ona; Allah&#39;ın bize g&ouml;stermesini istemediğim şey (&ouml;l&uuml;m), ger&ccedil;ekleşirse o zaman kime başvuralım (sizden sonra İmam kimdir)? dedim. Ş&ouml;yle cevap verdi: &quot;Oğlum Ali&#39;ye; zira onun mektubu benim mektubumdur. O benim vasim ve benden sonraki halifemdir.&quot;</p>
<p>
	2- Ali bin Yakt&icirc;n&#39;den ş&ouml;yle rivayet edilmiştir: Hz. M&ucirc;sa K&acirc;zım (a.s)&#39;ın huzurunda idim. Oğlu Ali de yanındaydı. İmam ş&ouml;yle buyurdu: Ey Ali! Bu oğlum &ccedil;ocuklarımın efendisidir ve ben kendi k&uuml;nyemi ona verdim. (Ali bin Yakt&icirc;n diyor ki;) Hişam (Bu s&ouml;z&uuml; benden işittiğinde) eliyle alnına vurdu ve dedi: &quot;İnna lillah&quot;, Allah&#39;a andolsun ki, bu s&ouml;zle sana kendisinin &ouml;l&uuml;m haberini vermiştir.</p>
<p>
	3- H&uuml;seyin bin Nuaym es-Sahhaf&icirc;&#39;den ş&ouml;yle rivayet edilmiştir: Ben, Hişam bin Hakem ve Ali bin Yakt&icirc;n Bağdat&#39;taydık. Ali bin Yakt&icirc;n dedi ki; ben, salih kul M&ucirc;sa bin C&acirc;fer (a.s)&#39;ın huzurundaydım, oğlu Rıza (a.s) onun yanına geldiğinde ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Ey Ali! Bu benim &ccedil;ocuklarımın efendisidir ve ben kendi k&uuml;nyemi ona verdim.&quot;</p>
<p>
	O sırada Hişam eliyle alnına vurdu ve dedi: &quot;Yazıklar olsun sana! Ne dedin?&quot; Sonra Ali bin Yakt&icirc;n dedi ki; &quot;Allah&#39;a and olsun ki, o bu s&ouml;z&uuml;yle sana, kendisinden sonra imametin onda (Hz. Rıza&#39;da) olduğunu haber vermiştir.&quot;</p>
<p>
	4- Ali bin Yakt&icirc;n&#39;den ş&ouml;yle rivayet edilmiştir: M&ucirc;sa bin C&acirc;fer (a.s) -ondan bir şey sormadan- bana ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Bu, &ccedil;ocuklarımın en fakihi, en alimidir.&quot; Ve eliyle Rıza (a.s)&#39;ı g&ouml;stererek; &quot;Kendi k&uuml;nyemi ona verdim&quot; buyurdular.</p>
<p>
	5- Mensur bin Y&ucirc;nus Buzurc&#39;dan ş&ouml;yle rivayet edilmiştir: Bir g&uuml;n M&ucirc;sa bin C&acirc;fer (a.s)&#39;ın huzuruna gittim, bana ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Mensur! Bug&uuml;n ne yaptığımı biliyor musun?&quot; Hayır, dedim. Buyurdu ki; &quot;Oğlum Ali&#39;yi vasi ve kendimden sonraki halife yaptım. Onun yanına git, bu m&uuml;nasebetten dolayı onu tebrik et ve ona bunu benim sana emrettiğimi s&ouml;yle.&quot;</p>
<p>
	Mensur, s&ouml;z&uuml;n&uuml;n devamında ş&ouml;yle dedi: Ben onun huzuruna &ccedil;ıktım. Onu tebrik ettim ve bunu bana babasının emrettiğini s&ouml;yledim.</p>
<p>
	(Şeyh Saduk diyor ki;) Mensur sonradan Hz. Rıza (a.s)&#39;ın imametini ink&acirc;r etti ve (İmam K&acirc;zım (a.s)&#39;a ait olan) onun elindeki mallara el koydu ve sattı.</p>
<p>
	6- D&acirc;vud bin Kesir&#39;den ş&ouml;yle rivayet edilmiştir: Ebu Abdullah&#39;a (İmam C&acirc;fer-i S&acirc;dık) dedim ki; Canım sana feda olsun! Eğer sana bir şey olursa kime baş vuralım? Buyurdular ki; &quot;Oğlum M&ucirc;sa&#39;ya.&quot;</p>
<p>
	Sonra o olay ger&ccedil;ekleşti. Allah&#39;a andolsun ki ben, M&ucirc;sa bin C&acirc;fer&#39;in imameti hakkında bir an bile ş&uuml;phe etmedim. Sonra yaklaşık otuz yıl ge&ccedil;ti. İmam M&ucirc;sa K&acirc;zım (a.s)&#39;ın huzuruna gittim. Ona: Canım sana feda olsun! Eğer size bir şey olursa kime m&uuml;racaat edelim? dediğimde; &quot;Oğlum Ali&#39;ye&quot; buyurdular. Sonra o olay da ger&ccedil;ekleşti. Allah&#39;a andolsun ki, Ali Rıza (a.s) hakkında bir an olsun ş&uuml;phe etmedim.</p>
<p>
	7- D&acirc;vud-u Rakk&icirc;&#39;den ş&ouml;yle rivayet edilmiştir: İmam M&ucirc;sa K&acirc;zım (a.s)&#39;a dedim ki; Canım sana feda olsun! Ben yaşlanmışım, senden sonra kimin imam olacağını bana s&ouml;yle. İmam K&acirc;zım (a.s), Hz. Rıza (a.s)&#39;ı işaret ederek; &quot;Benden sonra sizin sahibiniz budur&quot; buyurdular.<br />
	8- D&acirc;vud-u Rakk&icirc;&#39;den ş&ouml;yle rivayet edilmiştir: Ebu İbrahim&#39;e, yani İmam M&ucirc;sa K&acirc;zım (a.s)&#39;a ş&ouml;yle dedim: Babam sana feda olsun! Ben artık yaşlanmışım, seninle bir daha buluşamayacağımdan korkuyorum. Senden sonra kimin imam olacağını bana bildir. Buyurdular ki: &quot;Oğlum Ali&#39;dir.&quot;</p>
<p>
	9- Yezid bin Selit-i Zeyd&icirc; diyor: Ben ve yol arkadaşlarım Mekke yolunda İmam S&acirc;dık (a.s) ile karşılaştık. İmam (a.s)&#39;a: &quot;Anam babam size feda! Siz ve ecdadınız tertemiz imamlarsınız, &ouml;l&uuml;mden kimse ka&ccedil;ıp kurtulamaz, o halde bana (kendinizden sonraki imam hakkında) bir şey s&ouml;yle de kendimden sonrakilere (evlat ve akrabalarıma) onu s&ouml;yleyeyim&quot; diye arzettim. İmam cevaben bana ş&ouml;yle buyurdular: &quot;Evet, bunlar benim evlatlarımdır; O ise (oğlu Hz. İmam Rıza&rsquo;ya işaretle) hepsinden &uuml;st&uuml;nd&uuml;r. O ilim, h&uuml;k&uuml;m, hikmet, anlayış ve c&ouml;mertlik sahibidir; halkın dini meseleler hakkında ihtilafa d&uuml;şt&uuml;kleri meseleleri (&ccedil;ok iyi) bilmektedir; onda g&uuml;zel ahlak, iyi komşuluk huyu vardır; O, Allah&#39;ın (c.c) kapılarından bir kapıdır ve onda bunların hepsinden daha &uuml;st&uuml;n olan başka bir &ouml;zellik de vardır.&quot;</p>
<p>
	Babam İmam (a.s)&#39;a; &quot;Anam babam size feda olsun! O &ouml;zellik nedir? diye sordu. İmam (a.s) buyurdular ki; &quot;Allah azze ve celle, bu &uuml;mmetin yardımcısını, feryada koşanını, alemini (nişanesini), n&ucirc;runu, anlayış, h&uuml;k&uuml;m ve hikmet sahibini, en iyi mevl&uuml;d&uuml; (doğan &ccedil;ocuğu), en iyi genci ondan v&uuml;cuda getirecektir. Allah-u Teala onun vasıtasıyla kan d&ouml;kmeyi &ouml;nleyecek, insanların arasını ıslah edecek, onları barıştıracak; dağınıklığı, kargaşa ve kopukluğu d&uuml;zeltecek, &ccedil;ıplağı &ouml;rtecek, a&ccedil;ı doyuracak, korkana g&uuml;ven verecek, yağmuru yağdıracak, kullar onun vesilesiyle emre boyun eğecekler; o, gen&ccedil;lerin ve olgunlaşmış kişilerin en hayırlısı, en &uuml;st&uuml;n&uuml;d&uuml;r, ergenlik &ccedil;ağına ermeden aşireti, onunla (onun imameti ile) m&uuml;jdelenecektir. Onun konuşması h&uuml;k&uuml;m ve hikmettir, susması ise ilim ve bilin&ccedil; &uuml;zeredir; halkın ihtilafa d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; meseleleri onlara a&ccedil;ıklayacaktır.&quot;</p>
<p>
	Yezid bin Selit s&ouml;zlerine ş&ouml;yle devam ediyor: Babam ona; Anam babam sana kurban olsun! Acaba ondan sonra onun bir evladı olacak mı? diye sordu. İmam (a.s): Evet, diye buyurdu ve sonra sustu.</p>
<p>
	Yezid daha sonra ş&ouml;yle diyor: Bir m&uuml;ddet sonra Ebul Hasan (yani, İmam M&ucirc;sa bin C&acirc;fer -a.s-) ile g&ouml;r&uuml;şt&uuml;m. Kendilerine arzettim: Anam babam sana feda olsun! (Sonraki imam hakkında) babanızın bana haber verdiği gibi, sizin de bana haber vermenizi istiyorum. İmam (a.s), cevaben buyurdular ki: &ldquo;Babam &ouml;yle bir zamanda yaşıyordu ki, bizim zamanımız &ouml;yle değil.&rdquo;</p>
<p>
	Yezid diyor: İmam&#39;a dedim ki: Sizden bu kadarına razı olan kimseye Allah lanet etsin![1]</p>
<p>
	Yezid s&ouml;z&uuml;n&uuml;n devamında ş&ouml;yle diyor: İmam benim bu s&ouml;z&uuml;me g&uuml;l&uuml;p ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Ey Eba Umare! Bil ki, ben evimden &ccedil;ıktım, zahirde (g&ouml;r&uuml;n&uuml;şte) b&uuml;t&uuml;n oğullarıma vasiyet ettim, onları oğlum Ali ile ortak kıldım, ama gizlide sadece Ali&#39;ye vasiyette bulundum (onu kendime vasi yaptım). R&uuml;yamda Resulullah (s.a.a)&#39;ı g&ouml;rd&uuml;m, Emir&#39;ul M&uuml;minin Ali (a.s) da onunla birlikte idi; Resulullah (s.a.a)&#39;in yanında bir y&uuml;z&uuml;k, bir kılı&ccedil;, bir &acirc;sa, bir kitap ve bir de sarık vardı. Kendisine: Bunlar nedir? diye sordum. Buyurdular ki: Sarık Allah&#39;ın saltanatının, kılı&ccedil; izzetinin, kitap n&ucirc;runun, &acirc;sa g&uuml;c&uuml;n&uuml;n nişanesidir; y&uuml;z&uuml;k de b&uuml;t&uuml;n bunları kapsıyor. Sonra Resulullah (s.a.a) buyurdu ki: İmamet, oğlun Ali&rsquo;ye yetişecektir.&rdquo;<br />
	Yezid daha sonra s&ouml;zlerini ş&ouml;yle s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;: İmam (a.s) bana buyurdular ki: Ey Yezid! Bu konu senin yanında emanettir, &ouml;yleyse onu akıl sahibi, sadakatli ve Allah&#39;ın, kalbini iman &uuml;zere ısındırdığı insanlar dışında kimseye s&ouml;yleme ve Allah-u Teala&#39;nın nimetlerine karşı nank&ouml;rl&uuml;k etme. Eğer senden tanıklık isterlerse tanıklık et. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Allah-u Teala ş&ouml;yle buyurmuştur: &quot;Allah sizlere, emanetleri ehline ulaştırmayı emrediyor.&quot; (Nisa/58) Yine Allah-u Teala buyuruyor ki:</p>
<p>
	&quot;Kendisinde olan bir şehadeti (tanıklığı) Allah&#39;tan gizleyenden daha zalim kimdir?&quot; (Bakara/140)Dedim ki; Allah&#39;a and olsun ki, kesinlikle b&ouml;yle bir işi yapmayacağım. Sonra, Ebul Hasan (İmam K&acirc;zım) s&ouml;zlerini ş&ouml;yle s&uuml;rd&uuml;rd&uuml;: &ldquo;Daha sonra Resulullah (s.a.a) onun vasıflarını bana a&ccedil;ıkladı ve ş&ouml;yle buyurdular: &quot;Oğlun Ali &ouml;yle biridir ki, Allah&#39;ın n&ucirc;ruyla bakar, Allah&#39;ın bildirmesiyle duyar, hikmetle konuşur, doğru davranır; hata yapmaz, alimdir, cahil değildir, h&uuml;k&uuml;m (hikmet) ve ilimle doludur. Onunla birlikte olacağın s&uuml;re ne kadar da azdır; o kadar azdır ki, yok gibi sayılır! &Ouml;yleyse seferden d&ouml;n&uuml;ş&uuml;nde işlerini d&uuml;zenle, kendine boş vakit ayarla; &ccedil;&uuml;nk&uuml; sen, onlardan ayrılıp başka şeylerle birlikte olacaksın. O halde evlatlarını topla ve Allah&#39;ı onlara tanık kıl; (ş&uuml;phesiz) Allah, tanıklık i&ccedil;in yeterlidir.&quot;</p>
<p>
	Sonra, İmam K&acirc;zım (a.s) ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;Ey Yezid! Ben bu yıl vefat edeceğim. Ali bin Ebu Talib ve Ali bin H&uuml;seyin&#39;in adaşı olan oğlum Ali&rsquo;ye birincisinin (Hz. Ali&#39;nin) anlayışı, ilmi, zaferi ve heybeti verilmiştir. O, H&acirc;run&#39;dan ancak d&ouml;rt yıl ge&ccedil;tikten sonra konuşabilir (bu m&uuml;ddetten &ouml;nce konuşmaya hakkı yoktur), d&ouml;rt yıl ge&ccedil;tikten sonra, istediğin her şey hakkında ondan soru sor; Allah&#39;ın izniyle cevabını verecektir.&quot;</p>
<p>
	10- Abbas Nehhas&#39;il Esed&icirc; ş&ouml;yle diyor: Hz. Rıza (a.s)&#39;a; Bu zamanın imamı siz misiniz? diye sorduğumda İmam (a.s): Evet, Allah&#39;a and olsun ki, ben b&uuml;t&uuml;n insan ve cinlerin imamıyım, buyurdular.</p>
<p>
	11- S&uuml;leyman bin Hafs el-Nervez&icirc; diyor: İmam Ebul Hasan M&ucirc;sa bin C&acirc;fer (a.s)&#39;ın yanına gittim ve kendisinden sonraki İmam ve Allah&#39;ın h&uuml;cceti hakkında soru sormak istiyordum. İmam (a.s), ben hi&ccedil;bir şey sormadan bana bakıp ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;S&uuml;leyman! &quot;Ali&quot; benim oğlum ve vasimdir. Benden sonra Allah&#39;ın insanlara olan h&uuml;ccetidir. O, benim evlatlarımın en &uuml;st&uuml;n olanıdır. Eğer benden sonra yaşayacak olursan, halifemi (yerime ge&ccedil;eni) tanımak isteyen Şiaların ve velayet ehli kimselerin nezdinde onun (Ali bin M&ucirc;sa&#39;nın) imamlığına tanıklık et!&quot;</p>
<p>
	12- Ali bin Ubeydullah el-Haşim&icirc; ş&ouml;yle diyor: Şia ve dostlarımızdan yaklaşık altmış kişi Resulullah (s.a.a)&#39;in kabri yanındaydık, İmam K&acirc;zım (a.s), oğlu Ali&#39;nin elinden tuttuğu bir halde bize doğru gelerek ş&ouml;yle buyurdu: Benim kim olduğumu biliyor musunuz? Bizler: Siz efendimiz ve b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;m&uuml;zs&uuml;n&uuml;z, dedik. İmam (a.s): &Ouml;yleyse benim isim ve nesebimi s&ouml;yleyiniz, buyurdu. Biz İmam&#39;ın cevabında ş&ouml;yle arz ettik: Siz, M&ucirc;sa bin C&acirc;fer bin Muhammed&#39;siniz. İmam: Benim yanımdaki kimdir? buyurdular. Bizler ise; Ali bin M&ucirc;sa bin C&acirc;fer (a.s)&#39;dır, dedik. O zaman İmam (a.s) ş&ouml;yle buyurdular: &ldquo;&Ouml;yleyse şahit olunuz ki o, hayatımda vekilim ve &ouml;l&uuml;m&uuml;mden sonra da vasimdir.&quot;</p>
<p>
	13- Abdullah bin Merhum ş&ouml;yle diyor: Barra&#39;dan Medine&#39;ye doğru hareket ettim. Yolda Basra&#39;ya g&ouml;t&uuml;r&uuml;lmek &uuml;zere olan İmam K&acirc;zım (a.s) ile karşılaştım.[2] İmam (a.s), birilerini yanıma g&ouml;ndererek beni &ccedil;ağırttılar ve birka&ccedil; kitap vererek bunları Medine&#39;ye ulaştırmamı emrettiler. &quot;Size feda olayım, bunları kime vereyim?&quot; diye sorduğumda ş&ouml;yle buyurdular: &quot;Oğlum Ali&#39;ye ver. O benim vasim, işlerimin sorumlusu ve evlatlarımın en &uuml;st&uuml;n&uuml;d&uuml;r.&quot;<br />
	14- Abdullah bin Haris -ki annesi C&acirc;fer-i Tayyar&#39;ın neslindendir- ş&ouml;yle diyor: İmam K&acirc;zım (a.s) bizleri toparlayarak ş&ouml;yle buyurdu: Acaba sizi ni&ccedil;in &ccedil;ağırdığımı biliyor musunuz? Bizler: Hayır, dedik. İmam (a.s): &ldquo;Şahit olunuz ki, bu oğlum Ali, benim vasim, işlerimin sorumlusu ve benden sonra halifemdir. Benden talebi olan ve kendisine vade verdiğim herkes bu oğluma m&uuml;racaat ederek onu ondan istesinler. Benimle g&ouml;r&uuml;şmek zorunda olan kimseler de ancak onun mektup ve yazısı ile benimle g&ouml;r&uuml;şs&uuml;nler.&rdquo; diye buyurdular. (Yani; b&uuml;t&uuml;n işlerinizde oğlum Rıza&#39;ya m&uuml;racaat ediniz,&nbsp; eğer zaruri olarak benimle g&ouml;r&uuml;ş&uuml;lecek bir iş olursa yine, &ouml;nce oğlum Rıza (a.s)&#39;ın yanına gidiniz onun vermiş olduğu yazılı izinle benim g&ouml;r&uuml;ş&uuml;me geliniz.)</p>
<p>
	15- Haydar bin Ey&uuml;p ş&ouml;yle diyor: Muhammed bin Yezid-i Haşim&icirc; ş&ouml;yle dedi: Şimdi Şialar Ali bin M&ucirc;sa (a.s)&#39;ı kendilerine imam olarak se&ccedil;ecekler. Ben: Nasıl? diye sordum. Ş&ouml;yle dedi: İmam K&acirc;zım (a.s), onu (İmam Rıza&#39;yı) yanına &ccedil;ağırarak vasiyette bulundu (onu kendine vasi tayin etti).</p>
<p>
	16- Yine, Haydar bin Ey&uuml;p&#39;ten ş&ouml;yle dediği naklediliyor: Medine şehrinde &quot;Kuba&quot; denilen yerde toplanmıştık; Muhammed bin Zeyd bin Ali de o mahallede oturuyordu. Muhammed, yanımıza her zamanki vaktinden ge&ccedil; gelince ona; Allah bize sana feda olmayı nasib etsin, neden bu kadar geciktiniz? diye sorduğumuzda cevaben ş&ouml;yle dedi: İmam K&acirc;zım (a.s) bug&uuml;n, Ali ve Fatıma (s.a) evlatlarından benimle beraber on yedi kişiyi toplayarak hayatında ve &ouml;l&uuml;m&uuml;nden sonra oğlu Ali&#39;nin onun vasisi ve vekili olduğuna dair s&ouml;zlerini, ister yararına olsun, ister zararına, tamamıyla kabul ettiği hususunda bizleri şahit tuttu. Daha sonra Muhammed bin Zeyd ş&ouml;yle dedi: Ey Haydar! Allah&#39;a and olsun ki, bug&uuml;n imamet onun i&ccedil;in karar kılındı ve Şialar ondan (İmam K&acirc;zım (a.s)&#39;dan) sonra Rıza (a.s)&#39;a uyacaklardır.</p>
<p>
	Haydar diyor ki: Bu s&ouml;z&uuml; ondan duyunca ş&ouml;yle dedim: Bu nasıl s&ouml;z? Allah onu yaşatacaktır! Muhammed ise cevaben ş&ouml;yle dedi: Ey Haydar! Ona vasiyet etmesi, imameti ona bırakması demektir.</p>
<p>
	Ali bin Hakem diyor ki: Haydar, İmam Rıza (a.s)&#39;ın imamlığında ş&uuml;phe ettiği bir halde d&uuml;nyadan g&ouml;&ccedil;t&uuml;.</p>
<p>
	17- Abdurrahman bin Haccac ş&ouml;yle diyor: Ebul Hasan M&ucirc;sa bin C&acirc;fer (a.s), oğlu Ali&#39;ye vasiyet etti (onu kendine vasi kıldı) ve onun i&ccedil;in bir yazı yazarak Medine b&uuml;y&uuml;klerinden altmış kişiyi şahit tuttular.</p>
<p>
	18- H&uuml;seyin bin Beşir ş&ouml;yle diyor: Resulullah (s.a.a), Gadir-i Hum g&uuml;n&uuml; Hz. Ali&#39;yi y&uuml;ksek bir yere &ccedil;ıkararak onu kendi vasisi kıldığı gibi, İmam K&acirc;zım (a.s) da oğlu Ali (a.s)&#39;ı ayağa kaldırıp ş&ouml;yle buyurdular: &quot;Ey Medine (veya ey mescit) halkı! Bilin ki bu (Ali), benden sonraki vasimdir.&quot;</p>
<p>
	19- Hasan bin Ali el-Hazzaz ş&ouml;yle diyor: Ali bin Ebu Hamza ile birlikte Mekke&#39;ye doğru hareket ettik. Ali kendisiyle birlikte mal ve eşya g&ouml;t&uuml;r&uuml;yordu. Ona: Bunlar nedir, diye sordum. O, &quot;Bunlar salih kulun (İmam K&acirc;zım (a.s)&#39;ın) mallarıdır. Bunları oğlu Ali (a.s)&#39;a ulaştırmamı emretmiştir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; onu kendi vasisi kılmıştır&quot; dedi.</p>
<p>
	(Kitabın yazarı Şeyh Saduk) ş&ouml;yle diyor: Ali bin Ebu Hamza, İmam K&acirc;zım (a.s)&#39;ın vefatından sonra bu meseleyi ink&acirc;r ederek malları İmam Rıza (a.s)&#39;a ulaştırmadı.<br />
	20- Seleme bin Muhriz ş&ouml;yle diyor: İmam S&acirc;dık (a.s)&#39;a arz ettim: İcliyye fırkasından olan biri bana ş&ouml;yle dedi: Bu yaşlı adamın (Hz. S&acirc;dık&#39;ın) ka&ccedil; yıl daha yaşaması &uuml;mit edilir? Bir iki yıl sonra d&uuml;nyadan gidecek ve artık &uuml;mit bağlayacağınız bir kimse de kalmayacak! İmam S&acirc;dık (a.s), bu s&ouml;ze karşı ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Ona neden ş&ouml;yle s&ouml;ylemedin: M&ucirc;sa bin C&acirc;fer hen&uuml;z gen&ccedil;tir, ona helal olan bir cariye aldık, Allah&#39;ın izniyle (&ccedil;ok ge&ccedil;meden) fakih bir evlada sahip olacağını g&ouml;receksin.&quot;</p>
<p>
	21- İsmail bin Hattab ş&ouml;yle rivayet ediyor: İmam Ebul Hasan (M&ucirc;sa bin C&acirc;fer), s&uuml;rekli oğlu Ali (a.s)&#39;ı methedip &ouml;v&uuml;yordu. Onun fazilet ve iyiliğini zikrediyordu; ondan başka kimseyi b&ouml;yle &ouml;vmezdi. Sanki bu tavrıyla etraftakilerin ona (Hz. Rıza&#39;ya) ilgi duymalarını sağlamak istiyordu.</p>
<p>
	22- C&acirc;fer bin Halef diyor ki: İmam Ebul Hasan M&ucirc;sa bin C&acirc;fer (a.s)&#39;dan işittim, ş&ouml;yle buyuruyordu: &quot;Evlat g&ouml;rmedik&ccedil;e &ouml;lmeyen kimseye ne mutlu! (Hz. Rıza&#39;yı işaret ederek) Allah-u Teala da benden sonra b&acirc;ki kalacak bu &ccedil;ocuğumu bana g&ouml;sterdi.&quot;</p>
<p>
	23- H&uuml;seyin bin Muhtar diyor: İmam K&acirc;zım (a.s) hapisteyken bazı mektupları bize yetişti. Onlarda ş&ouml;yle yazılmıştı: &quot;İmamet makamım b&uuml;y&uuml;k oğluma yetişmektedir (yani; benden sonra imam olacak odur).&quot;</p>
<p>
	24- Yine, H&uuml;seyin bin Muhtar&#39;dan ş&ouml;yle rivayet ediliyor: İmam K&acirc;zım (a.s) Basra&#39;dan ge&ccedil;tiğinde elimize mektupları ulaştı. Mektubun kenarında ş&ouml;yle yazıyordu: &quot;Ahdim (sahip olduğum imamet makamı) b&uuml;y&uuml;k oğluma yetişir.&quot;</p>
<p>
	25- Ziyad bin Mervan el-Kand&icirc; ş&ouml;yle diyor: İmam K&acirc;zım (a.s)&#39;ın huzuruna vardım; yanında oğlu Ali (a.s) da vardı. İmam K&acirc;zım (a.s) bana ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Ey Ziyad! Bunun (Ali&#39;nin) yazısı benim yazımdır, s&ouml;z&uuml; benim s&ouml;z&uuml;md&uuml;r, el&ccedil;isi (g&ouml;nderdiği kimse) benim el&ccedil;imdir, ne s&ouml;ylerse s&ouml;z onun s&ouml;z&uuml;d&uuml;r.&quot;</p>
<p>
	Bu kitabın yazarı (Şeyh Saduk) ş&ouml;yle diyor: Ziyad bin Mervan el-Kandi&#39;nin kendisi bu hadisi naklettiği halde İmam K&acirc;zım (a.s)&#39;ın şehadetinden sonra onu (Ali&rsquo;yi) ink&acirc;r etti ve Vakif&icirc;lerden oldu. İmam K&acirc;zım (a.s)&#39;ın onun yanındaki mallarını sahiplenerek İmam Rıza (a.s)&#39;a iade etmedi.</p>
<p>
	26- Nasr bin K&acirc;bus ş&ouml;yle diyor: M&ucirc;sa bin C&acirc;fer (a.s)&#39;a arz ettim ki: Babanızdan; sizden sonra imam kimdir, diye sorduğumda bize senin imam olduğunu haber verdi. Onun vefatından sonra halk sağa sola gitti (sapıttı), fakat ben ve arkadaşlarım senin imametini kabul ettik. O halde kendinizden sonra kimin imam olacağını bana buyurun. İmam (a.s): &ldquo;Oğlum Ali&#39;dir, buyurdular. &quot;</p>
<p>
	27- Yine, Nasr bin K&acirc;bus&#39;tan ş&ouml;yle naklediliyor: İmam K&acirc;zım (a.s) bana ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Oğlum Ali &ccedil;ocuklarımın en b&uuml;y&uuml;ğ&uuml;d&uuml;r, hepsinden daha &ccedil;ok s&ouml;z&uuml;m&uuml; dinleyip emrime itaat edendir. Benimle beraber &quot;Cefr&quot; ve &quot;Camia&quot; kitaplarına bakıyor. Peygamber veya peygamberin vasisinden başka hi&ccedil; kimse bu iki kitaba bakamaz.&quot;</p>
<p>
	28- Mufazzal bin &Ouml;mer ş&ouml;yle s&ouml;yl&uuml;yor: Hz. İmam K&acirc;zım (a.s)&#39;ın huzuruna vardığımda oğlu Ali (a.s) kucağında idi. Onu &ouml;p&uuml;p dilini emiyordu. Omzuna alıp sonra bağrına basarak ş&ouml;yle buyuruyorlardı: &quot;Babam, annem sana feda olsun! Kokun ne de g&uuml;zeldir, tabiatın ne de temizdir, faziletin ne kadar da aşik&acirc;rdır!&quot; İmam (a.s)&#39;a &ldquo;Size feda olayım; bu &ccedil;ocuğa karşı kalbimde, sizden başka hi&ccedil; kimseye duymadığım b&uuml;y&uuml;k bir sevgi oluştu&rdquo; dedim. İmam (a.s) cevaben ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Mufazzal! Onun bana olan nispeti, benim babama olan nispetim gibidir (yani; o da benim gibi imamdır). &quot;(Allah&#39;ın se&ccedil;kin kulları), birbirinden t&uuml;reyen bir nesildir. Allah işitip bilendir.&quot; (&Acirc;l-i İmran/34)</p>
<p>
	İmam (a.s)&#39;a: O, sizden sonra imam mıdır, diye sorduğumda İmam (a.s): &quot;Evet, kim ona itaat ederse hidayet olur ve kim ona itaatsizlik ederse k&acirc;fir olur.&quot;</p>
<p>
	29- Muhammed bin S&icirc;nan ş&ouml;yle diyor: İmam K&acirc;zım (a.s) Irak&#39;a g&ouml;t&uuml;r&uuml;lmeden bir yıl &ouml;nce huzuruna vardım; oğlu Ali de &ouml;n&uuml;nde idi. Bana hitaben; ey Muhammed! diye buyurdu. Ben de: Lebbeyk! (Buyurun, hizmetinize hazırım) dedim. İmam (a.s): &quot;Bu yıl bir olay olacaktır, ondan dolayı sabırsızlık g&ouml;sterme!&quot; diye buyurdu. Sonra başını aşağı eğip eliyle yere vurdu. Daha sonra başını kaldırarak ş&ouml;yle buyurdu:</p>
<p>
	&quot;Allah zalimleri saptıracaktır, Allah dilediğini yapar.&quot; (İbrahim/27)Arz ettim: Size feda olayım! Olay nedir? Buyurdu ki: &quot;Kim (benden sonra) bu oğluma hakkı hususunda zulmeder ve onun imametini ink&acirc;r ederse aynen Hz. Ali bin Ebu Talib (a.s)&#39;a hakkı hususunda zulmeden ve Hz. Muhammed (s.a.a)&#39;den sonra onun imametini ink&acirc;r eden kimse gibi olur.&quot;</p>
<p>
	Ravi diyor ki: İmam&#39;ın bu s&ouml;zleri s&ouml;ylemesiyle kendi &ouml;l&uuml;m&uuml;nden ve oğlunun imametliğinden haber verdiğini anladım. Bundan dolayı ş&ouml;yle dedim: Allah&#39;a and olsun ki, eğer Allah-u Teala bana uzun &ouml;m&uuml;r verirse onun hakkını vereceğim, imametini ikrar edeceğim. Şehadet ederim ki o, sizden sonra Allah&#39;ın, halkın &uuml;zerine h&uuml;cceti ve onları Allah&#39;ın dinine davet edendir.</p>
<p>
	İmam (a.s), bu s&ouml;zlerime karşı ş&ouml;yle buyurdu: &quot;Ey Muhammed! Allah sana uzun &ouml;m&uuml;r verecektir, sen halkı onun ve ondan sonraki imamın imametine davet edeceksin.&quot;</p>
<p>
	&quot;Canım size feda olsun! Ondan sonraki imam kimdir?&quot; diye sorduğumda; &quot;Onun oğlu&quot;, buyurdular. Bunun &uuml;zerine arz ettim: Razı ve teslim oldum. İmam (a.s) buyurdu ki: Evet (doğru s&ouml;yl&uuml;yorsun), seni Emir el-M&uuml;minin Ali (a.s)&#39;ın kitabında b&ouml;yle buldum. Sen, bizim Şialarımız arasında zifiri karanlık bir gecede parlayan şimşekten daha aşik&acirc;rsın.</p>
<p>
	Sonra ş&ouml;yle buyurdular: &quot;Ey Muhammed! Mufazzal benim &uuml;ns ve rahatlığım (samimi dostum) idi, sen de o iki imama (İmam Rıza ve İmam Cevad) &uuml;ns ve rahatlık sebebi olacaksın. Ateşe sana dokunması, haramdır.&rdquo;<br />
	&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>
	[1]- Soru soranın maksadı ş&ouml;yle olabilir: Ben bu miktar s&ouml;zle yetinmek istemiyorum, daha fazla a&ccedil;ıklama yapmanızı ve a&ccedil;ık&ccedil;a beyan etmenizi &uuml;mit ediyorum. Yani; h&uuml;k&uuml;metin g&ouml;revlileri b&ouml;yle bir s&ouml;z&uuml; s&ouml;yleyebilme hakkını İmam&#39;dan almışlarmış. Yezid&#39;in s&ouml;z&uuml; de buna işarettir.<br />
	[2]- Bu olay, Hicri 179 yılının sonlarında İmam&#39;ın, H&acirc;run&#39;un emri ile Medine&#39;de yakalanması ve Basra&#39;ya g&ouml;nderilmesi zamanında vuku bulmuştur.</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-riza-asin-imameti-ve-vesayeti/">İmam Rıza (as)’ın İmameti ve Vesayeti</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mektebi Harekette İmam Ali b. Musa Rıza&#8221;nın (a.s) Rolü</title>
		<link>https://www.caferilik.com/mektebi-harekette-imam-ali-b-musa-rizanin-a-s-rolu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 10:18:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Rıza (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamex.com/?p=2879</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160;Siyasi hayat bir nevi halkın fikirsel hayatının bir b&#246;l&#252;m&#252;n&#252;n yansımasıdır. Siyasi yaşam dağınık ve ıstıraplı olursa toplumun fikirsel yaşamı da mustarip olacaktır. Siyasi tutumları karşısında aydın bir g&#246;r&#252;ş&#252; olmayan bir &#252;mmet bir &#231;ok fikirsel ve k&#252;lt&#252;rel tutumlarında belirginsiz ve şaşkın kalacaktır. &#160;&#160;&#160; Fikr&#238; ve siyasi hayat da siyas&#238; hayata yansır, yani eğer &#252;mmet k&#252;lt&#252;rel ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/mektebi-harekette-imam-ali-b-musa-rizanin-a-s-rolu/">Mektebi Harekette İmam Ali b. Musa Rıza&#8221;nın (a.s) Rolü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>
	&nbsp;Siyasi hayat bir nevi halkın fikirsel hayatının bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n yansımasıdır. Siyasi yaşam dağınık ve ıstıraplı olursa toplumun fikirsel yaşamı da mustarip olacaktır. Siyasi tutumları karşısında aydın bir g&ouml;r&uuml;ş&uuml; olmayan bir &uuml;mmet bir &ccedil;ok fikirsel ve k&uuml;lt&uuml;rel tutumlarında belirginsiz ve şaşkın kalacaktır.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Fikr&icirc; ve siyasi hayat da siyas&icirc; hayata yansır, yani eğer &uuml;mmet k&uuml;lt&uuml;rel ve ahlak&icirc; a&ccedil;ıdan şaşkın ve mustarip d&uuml;ş&uuml;ncelere sahip olursa doğal olarak siyas&icirc; konularda da d&uuml;ş&uuml;nce ve tutumları şaşkınlık ve perişanlıktan kurtulamayacaktır.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu ger&ccedil;ek, İmam Ali b. Musa&quot;nın (a.s) d&ouml;neminde hakim olan &ccedil;ok mustarip yaşamın sebebini a&ccedil;ıklığa kavuşturmaktadır. Burada İslam &uuml;mmetinin daha &ouml;nce de kısaca beyan ettiğimiz g&uuml;ndemini tafsilatlı bir şekilde beyan edeceğiz. Siyasi a&ccedil;ıdan, o d&ouml;nemde de diğer d&ouml;nemler gibi birbirini izleyen inkılaplar g&ouml;ze &ccedil;arpmaktadır. Bu inkılaplardan bazılarını belirttik ve şimdi ise diğer inkılapları beyan edeceğiz. O d&ouml;nemde, bir inkılap Mısır&quot;da, biri Sudan&quot;da, Hicaz ve Irak&quot;ta vuku buldu. &Ccedil;eşitli b&ouml;lgelerde ger&ccedil;ekleşen bu inkılaplar biri diğerini izliyordu.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Horasan&quot;ı hilafetinin merkezi eden Me&quot;mun 198 yılından 204 yılına kadar orada h&uuml;k&uuml;m s&uuml;rd&uuml;. Bundan &ouml;nce kardeşi Eminle savaş halindeydi; &ccedil;&uuml;nk&uuml; Abbasoğulları&quot;nın adet ve inan&ccedil;larına g&ouml;re Bağdat&quot;da meşru halife Emin sayılmaktaydı; fakat Me&quot;mun Emin&quot;i hilafetten azlederek kendisini m&uuml;sl&uuml;manların halifesi tanıtarak kardeşi Emin&quot;le savaştı.&nbsp; Memun&quot;la Emin&quot;in savaşı bitince Me&quot;mun&quot;un askerleri Emin&quot;in hilafet merkezi olan Bağdad&quot;a girerek Bağdat halkını katlettiler, bir &ccedil;ok evleri yakıp yıktılar. Halkı katledip yağmaladıktan sonra Bağdad&quot;ın durumu sakinleşti ve Memun&quot;un askerleri Horasan&quot;a geri d&ouml;nd&uuml;ler. Fakat Bağdat&quot;ın durumu tekrar karıştı ve bağdat halkı Me&quot;mun&quot;un hilafetten azlederek Bağdat valiliğine İbrahim b. Mehdi&quot;yi ge&ccedil;irdiler.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu, o d&ouml;nemlerde vuku bulan inkılaplardan biridir. Fakat bu arada, Mısır&quot;da da hıristiyan kesim arasında hareketlenmeler vardı. Mısır hırıstiyanları oradaki Abbasi valisine karşı ayaklanarak onu Mısır&quot;dan dışarı &ccedil;ıkardılar. Aynı zamanda Hindistan&quot;dan, Sind, Pencah ve doğu Pakistan&quot;dan tutulup Basra&quot;ya getirilen k&ouml;leler islam topraklarında amansız bir keşmekeşin cereyan ettiğini anlayınca fırsattan yararlanarak Basra ve Behreyn&quot;i ele ge&ccedil;irmiş, Basra k&ouml;rfezine &ccedil;ok ağır bir maliyet bırakmışlardı. Basra k&ouml;rfezi d&ouml;nemin en &ouml;nemli k&ouml;rfezlerinden biri sayılıyordu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o d&ouml;nemde batı d&uuml;nyası ve afrika ihtiya&ccedil;larını doğu &ccedil;in ve doğu cezair &uuml;lkelerinin mahsulatından bu yolla temin ediyorlardı. Mahs&uuml;ller Basra k&ouml;rfezine ulaşınca Basra&quot;dan alıp ırak yoluyla şam&quot;a g&ouml;t&uuml;r&uuml;yorlardı. Oradan Lazikiyye&quot;ye ve Beyrut ve Filistin k&ouml;rfezlerine, yani eşyaları batı d&uuml;nyasına, &ouml;zellikle italya&quot;nın veniz şehrine ulaştırıyorlar, bu eşyalar Avrupa &uuml;lkelerine dağıtılıyordu. Bu k&ouml;rfez dışında Basra Bağdat&quot;ın -hilafet merkezinin- ihtiya&ccedil;larını temin etmede &ccedil;ok &ouml;nemli bir rol oynuyordu. Fakat bu grubun Basra&quot;yı ele ge&ccedil;irmiş olması nedeniyle bu şehre giden erzaklar azalmaya başladı.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Dolayısıyla Basra k&ouml;rfezi kendilerini Zutt[1] diye adlandıran bir grubun elinde bulunan beynelmilel bir k&ouml;rfez sayılıyordu. Onların Basra&quot;yı ele ge&ccedil;irmeleri yaptıkları işlerden veya gelir kaynaklarından birisiydi.<br />
	&nbsp;&nbsp; Halk bu grubun dilini anlamıyordu; onlardan birinin konuştuğunu g&ouml;rd&uuml;klerinde s&ouml;zlerini anlamsız buluyorlardı.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; İlk başta sayıları az olan bu grup g&uuml;&ccedil;lendikten sonra kadınları ve &ccedil;ocuklarıyla birlikte sayıları tarih kitaplarında kaydedildiği &uuml;zere yirmi bini buldu. Fakat bu k&uuml;&ccedil;&uuml;k grup Basra&quot;yı, yani islam&quot;ın en &ouml;nemli k&ouml;rfezini ve oradan da ırak&quot;ı diğer &uuml;lkelere bağlayan tek deniz yolunu ele ge&ccedil;irmeyi başardı.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu grubun muvaffakiyetinin sebebi islam &uuml;mmetinin i&ccedil; karışıklığı ve aynı zamanda Yemen&quot;de m&uuml;stakil bir Abbasi h&uuml;k&uuml;metinin kuruluşuydu. Bu h&uuml;k&uuml;met Muhammed Zubadeyi Yemen valiliğine se&ccedil;ilmesiyle kurulmuştu. muhammed Zubade kısa bir zaman i&ccedil;inde zubadiye h&uuml;k&uuml;metini kurmuştu. Azerbaycan, Ermenistan ve bunlara yakın b&ouml;lgelerdeki karışıklık da yine bu grubun başarısında rol oynayan etkenlerden biridir. İslam h&uuml;k&uuml;meti işte b&ouml;yle karışık bir d&ouml;nem yaşıyordu. İşte bu karışık durum toplumun d&uuml;ş&uuml;nce boyutuna yansıdı ve hatta bir tek m&uuml;sl&uuml;man bile hayatta kendi rol&uuml;n&uuml;n bilincinde değildi ve İslam&quot;ın kendi asaletini koruduğunu yoksa rayından &ccedil;ıktığını bilmiyordu. Me&quot;mun da bu fırsattan yararlanarak islam&quot;da bidatlar &ccedil;ıkarmaya başladı; diğer milletlere ait eski kitapları terc&uuml;me ettirdi ve b&ouml;ylece kanunlar ve h&uuml;k&uuml;meti y&ouml;netim şekli islami olmayan kanunlara dayandırıldı. Horasan, Nişabur ve diğer b&ouml;lgelerde terc&uuml;me merkezleri oluşturuldu ve bu terc&uuml;me merkezlerini idare etmek i&ccedil;in ağır paralar tahsis edildi.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp; Me&quot;mun şu iki nedenle b&ouml;yle bir işe girişti</p>
<p>
	&nbsp; 1- Me&quot;mun islam topraklarının baştan başına inkılabi d&uuml;ş&uuml;ncelerin yayıldığını anlayınca bu inkılab&icirc; d&uuml;ş&uuml;ncelerle m&uuml;cadele etmek i&ccedil;in belli bir d&uuml;ş&uuml;nceye dayanmak zorunda kaldı.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İslam &uuml;mmeti arasında inkılabın yayılmasına karşı Me&quot;mun&quot;un dayanabileceği d&uuml;ş&uuml;nce ne olabilirdi?<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Doğal olarak Me&quot;mun&quot;un d&uuml;ş&uuml;nce dayanağı fars&ccedil;a kitapların terc&uuml;me edilmesi yoluyla intikal eden d&uuml;ş&uuml;nceler olacaktı. Şimdi bakalım fars&ccedil;adan Arap&ccedil;a&quot;ya hangi kitaplar terc&uuml;me edilmiştir.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; O g&uuml;n&uuml;n İran&quot;ını g&ouml;zden ge&ccedil;irdiğimizde bir taraftan halka sulta kuran padişahları, diğer taraftan k&ouml;le edilen mahrum kitleleri g&ouml;r&uuml;yoruz. bu k&ouml;leler arasında inkılab&icirc; d&uuml;ş&uuml;nceler olmadığını ve yine bu padişahlar karşısında k&ouml;lelerin kayıtsız şartsız teslimiyetlerini g&ouml;z&ouml;n&uuml;nde bulundurarak bu geri kalmış mahrum kitlelerin d&uuml;ş&uuml;ncesini, d&ouml;nemin padişahlarının h&uuml;k&uuml;meti onaylayacak kitaplar yazmaları i&ccedil;in &ccedil;ok miktarda para verdiği bir grup yazar besliyordu.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu kitapların hepsi g&ouml;kte Allah, yerde padişah, kendi memleketinin yararını padişahları bilir veya saltanat ailesi, memleketin istikrarının gereğidir şeklinde s&ouml;zlerle halkı zamanın h&uuml;k&uuml;meti karşısında teslim olmaya davet ediyorlardı. Bu d&uuml;ş&uuml;nceler halk kitlelerinin iradesine hakim olup emrine ge&ccedil;irerek onların &uuml;zerinde tam bir sulta kurabilmişti. Me&quot;mun Horasan&quot;a gidip saltanat ailesi ve benzerleriyle bağlantısı olan bazı kişilerle g&ouml;r&uuml;şt&uuml;kten sonra sultan ve padişahların halk kitlelerine sulta kurmasını sağlayan bu d&uuml;ş&uuml;nceleri yaymaya karar verdi ve işte bu nedenle Fars&ccedil;a kitapların terc&uuml;me edilmesini emretti.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2- M&uuml;sl&uuml;man &uuml;lkelerde m&uuml;lhid ve saptırıcı hareketler oluşmuştu. Bu hareketler o d&ouml;nemde islam&quot;ın varlığı ger&ccedil;eği karşısında bir tepkiydi. O d&ouml;nemde m&uuml;sl&uuml;manlar arasında kurtuluşlarını islam&quot;da g&ouml;rerek islam&quot;a y&ouml;nelen diğer milletlerden olan gruplar da vardı. Bu gruplar İslam&quot;da şu değerleri buluyorlardı:</p>
<p>
	&nbsp;&nbsp; 1- Adalet, 2- Merhamet,</p>
<p>
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 3- Sağlıklı ilişkiler ve diğer y&uuml;ce değerler. Bu gruplar zamanla haka sulta kuran &Uuml;meyyeoğulları ve Abbasoğulları tarafından İslam &uuml;mmetine hakim olan d&uuml;ş&uuml;ncelerin kendilerini tahmil edildiğini g&ouml;r&uuml;nce tekrar &ouml;nceki dinlerine d&ouml;nerek veya yeni sapık d&uuml;ş&uuml;ncelere y&ouml;nelerek m&uuml;sl&uuml;manlar arasında onları yaymaya başladılar.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu alanda şu tarih&icirc; &ouml;rneğe dikkat ediniz</p>
<p>
	&nbsp;&nbsp; Bir g&uuml;n Abbasi halifesi Mehdi, kapıcısı Rabi b. Yunusun halifenin veziri Muaviye b. Yesarın oğlunu kafirlikle su&ccedil;ladığını duyar, dolayısıyla Mehdi, Muaviye&quot;nin oğlunu &ccedil;ağırttırarak ondan bazı ayetleri sordu, cevap veremeyince Mehdi mecliste olan babası Muaviye&quot;ye, Sen oğlunun kur&quot;an hafızı olduğunu s&ouml;ylemiyor muydun? dedi. Muaviye, evet, ey m&uuml;minlerin emiri! Fakat bir s&uuml;re benden uzak kaldığı i&ccedil;in kur&quot;an&quot;ı unutmuştur dedi. Mehdi, O halde kalk onun kanını d&ouml;kerek Allah&quot;a yaklaş dedi. Muaviye yerinden kalktı, fakat ayağı kaydı ve titreyerek yere yığıldı. Mehdi&quot;nin amcası Abbas b. Muhammed s&ouml;ze karışarak, ey m&uuml;minlerin emiri! dedi uygun g&ouml;r&uuml;rseniz bu yaşlı adamı oğlunu &ouml;ld&uuml;rmekten mazur g&ouml;r&uuml;n ve bu işi başkasına bırakın dedi. Bunun &uuml;zerine Mehdi oradakilerden birine onu &ouml;ld&uuml;rmesini emrette. O da kalkarak Muaviye&quot;nin oğlunun boynunu vurdu. Bu olaydan sonra Muaviye &ouml;l&uuml;nceye kadar evine kapandı.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bu olayın bir &ccedil;ok benzerleri var. Bu olay, Abbasi saltanatının m&uuml;lhit hareketlere sulta kurmak i&ccedil;in dayandığı metotlardan birisidir.<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Evet, Abbas oğulları saltanatının m&uuml;lhit hareketlerle m&uuml;cadele etmeye hakkı yoktu dedik; ama neden?<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Abbasi d&uuml;zeninin kendisi halkı İslam&quot;dan &ccedil;ıkmaya zorlayan ve islam&quot;ın g&ouml;r&uuml;şlerini sadece kendi &ccedil;ıkarları doğrultusunda kullanan bir etkendi. Me&quot;mun Abbasi de &ouml;nceki halifeler gibi b&ouml;yle hareketlerle karşılaşınca doğu ve batı d&uuml;ş&uuml;ncelerinden yararlanarak İslam&icirc; d&uuml;ş&uuml;ncenin dengesini Aristo, Eflatun ve benzeri d&uuml;ş&uuml;nceleri islam kelamı, akaid ve d&uuml;ş&uuml;ncelerine aşılamak yoluyla kurmaya &ccedil;alıştı. Abbasi d&uuml;zeni, sadece İslam elbisesi giymiş olan bir d&uuml;zene benziyordu, h&uuml;k&uuml;metin y&ouml;neticileri arasında yaygın bir şekilde t&uuml;rl&uuml; t&uuml;rl&uuml; şaraplar i&ccedil;ilirken buna rağmen şarap i&ccedil;enleri kırba&ccedil;lıyor, hırsızın eli kesiliyordu. Oysa onların hırsızlık yapmasına da yine h&uuml;k&uuml;metin kendisi sebebiyet veriyordu; &ccedil;&uuml;nk&uuml; doğu ve batı d&uuml;ş&uuml;ncelerini İslam&quot;ın o g&uuml;nk&uuml; karışık d&uuml;ş&uuml;ncelerine intikal etmenin islam &uuml;mmetini saptırmaktan başka bir anlamı olamazdı.<br />
	&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<br />
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; [1]Zutt&icirc; bir t&uuml;rl&uuml; elbisedir. Magrib kitabında ş&ouml;yle ge&ccedil;erNULL Hindistanlı bir gruba verilen isimdir; zuttiye elbisesi de bu gruba isnat edilir. Sihah&quot;ta ş&ouml;yle ge&ccedil;er! Zutt bir gurubun ismidir, tekili zett&icirc;&quot;dir. Bkz. bihar-ul envar, c.25, s.280.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/mektebi-harekette-imam-ali-b-musa-rizanin-a-s-rolu/">Mektebi Harekette İmam Ali b. Musa Rıza&#8221;nın (a.s) Rolü</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmam Rıza (a.s.) Ve İran</title>
		<link>https://www.caferilik.com/imam-riza-a-s-ve-iran/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 10:18:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Rıza (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamex.com/?p=2880</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şia İmamlarından sadece İmam Rıza (a.s.) İran İslam devletinde defnedilmiştir. İmam Rıza (a.s.), bu topraklara ayağını bastığı ilk g&#252;nden beri beraberinde hayır, iyilik ve bereket getirmiştir bu topraklara. Biz bir &#231;ok yerlerde hatırlatmışız ki, İmam Rıza&#39;nın (a.s.) hem hayatı d&#246;neminde ve hem de şehadetinden sonra &#8211;İran&#39;da defnedildiğinden dolayı-&#160; Şiiliğin İran&#39;da yayılması ve rayına oturması hususunda [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-riza-a-s-ve-iran/">İmam Rıza (a.s.) Ve İran</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>
	Şia İmamlarından sadece İmam Rıza (a.s.) İran İslam devletinde defnedilmiştir. İmam Rıza (a.s.), bu topraklara ayağını bastığı ilk g&uuml;nden beri beraberinde hayır, iyilik ve bereket getirmiştir bu topraklara. Biz bir &ccedil;ok yerlerde hatırlatmışız ki, İmam Rıza&#39;nın (a.s.) hem hayatı d&ouml;neminde ve hem de şehadetinden sonra &ndash;İran&#39;da defnedildiğinden dolayı-&nbsp; Şiiliğin İran&#39;da yayılması ve rayına oturması hususunda &ccedil;ok b&uuml;y&uuml;k pay ve rol&uuml; vardır. Eskiden olduğu gibi bug&uuml;n de İranlı her m&uuml;sl&uuml;man ve Şia&#39;nın en b&uuml;y&uuml;k arzusu, senede bir defa veya daha fazla İmam&#39;ın t&uuml;rbesini ziyaret etmektir. Son olarak İbn-i Habban&#39;dan bir nakil zikretmeyi gerekli g&ouml;r&uuml;yorum. Bu nakil, sadece Şiaların değil hatta S&uuml;nnilerin ve S&uuml;nni muhaddislerin bile bir zamanlar O Hazretin t&uuml;rbesine b&uuml;y&uuml;k bir derecede ihtiram g&ouml;sterdiklerini ve İmam&#39;ın t&uuml;rbesini ziyaret ettiklerini g&ouml;stermektedir.</p>
<p>
	İbn-i Hacer&#39;in nakline g&ouml;re Ebu Bekr b. H&uuml;zayme, Ebu Ali es-Sakafi ve diğer hadis &uuml;stadları İmam Rıza&#39;nın (a.s.) m&uuml;barek t&uuml;rbesini ziyaret etmişlerdir. [1]</p>
<p>
	Hicri d&ouml;rd&uuml;nc&uuml; y&uuml;zyılında yaşayan Ehl-i S&uuml;nnetin meşhur muhaddis ve rical alimlerinden olan İbn-i Habban, İmam&#39;ın m&uuml;barek adı b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde şunları yazıyor:</p>
<p>
	Ali b. Musa er&#39;Rıza (a.s.), Memun&#39;un O&#39;na zehir yedirmesi sonucunda d&uuml;nyadan g&ouml;&ccedil;t&uuml; ve bu olay hicri 203 yılının son g&uuml;n&uuml;nde, yani cumartesi g&uuml;n&uuml; vuku buldu. Onun mezarının Senebad&#39;da Nevkan&#39;ın dışında Harun&#39;un mezarının yanında olduğu meşhurdur. Ben defalarca onu ziyaret ettim. Tus&#39;da olduğum s&uuml;rece herhangi bir zorlukla karşılaştığımda Ali b. Musa er&#39;Rıza (salavatullahi ala ceddihi ve aleyhi)&#39;nin t&uuml;rbesini ziyaret etmeğe gidiyor ve Allah&#39;tan zorluğu benden defetmesini istiyordum ve duam kabul ediliyordu.</p>
<p>
	Daha sonra ş&ouml;yle yazıyor:</p>
<p>
	&quot;Ve ben defalarca bunu tecr&uuml;be ettim ve sonucun aynı olduğunu, değişmediğini g&ouml;rd&uuml;m. Allah, Resulullah&#39;ın (s.a.v.) ve Ehl-i Beyt&#39;inin muhabbeti &uuml;zere bizi &ouml;ld&uuml;rs&uuml;n.&quot; [2]</p>
<p>
	<br />
	[1] Tahzib-&uuml;t Tahzib, c: 7, s: 387.</p>
<p>
	[2] Es-Sik&acirc;t, Hint baskısı, c: 8, s: 456-457.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-riza-a-s-ve-iran/">İmam Rıza (a.s.) Ve İran</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İmam Rıza (a.s)  Ve Veliahtlık Meselesi</title>
		<link>https://www.caferilik.com/imam-riza-a-s-ve-veliahtlik-meselesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 10:18:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Rıza (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamex.com/?p=2881</guid>

					<description><![CDATA[<p>İmam Rıza (a.s.) ile ilgili en &#246;nemli tarihi mesele O Hazretin veliahtlık meselesidir. Bu makalemizde veliahtlık meselesinin bazı b&#246;l&#252;mlerini aydınlatmaya &#231;alışacağız. Veliahtlık meselesiyle ilgili esasi n&#252;kteler birka&#231; konu teşkil etmektedir. Onların en &#246;nemlileri ise Memun&#39;un hedefi ve İmam Rıza&#39;nın (a.s.) bu olay karşısındaki tutumudur. Değerli &#252;stadımız Allame Seyyid Cafer Murtaza &#34;İmam Rıza&#39;nın Siyasi Hayatı&#34; adlı [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-riza-a-s-ve-veliahtlik-meselesi/">İmam Rıza (a.s)  Ve Veliahtlık Meselesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>
	İmam Rıza (a.s.) ile ilgili en &ouml;nemli tarihi mesele O Hazretin veliahtlık meselesidir. Bu makalemizde veliahtlık meselesinin bazı b&ouml;l&uuml;mlerini aydınlatmaya &ccedil;alışacağız. Veliahtlık meselesiyle ilgili esasi n&uuml;kteler birka&ccedil; konu teşkil etmektedir. Onların en &ouml;nemlileri ise Memun&#39;un hedefi ve İmam Rıza&#39;nın (a.s.) bu olay karşısındaki tutumudur.</p>
<p>
	Değerli &uuml;stadımız Allame Seyyid Cafer Murtaza &quot;İmam Rıza&#39;nın Siyasi Hayatı&quot; adlı kitabında bu meseleyi detaylı bir şekilde ele almış ve konuya a&ccedil;ıklık getirmiştir. Haliyle biz de burada kısa olarak konuya değinecek ancak bu meselenin en &ouml;nemli ve esasi n&uuml;ktelerini a&ccedil;ıklayacağız. &Uuml;stadımız kendi kitabında, Memun&#39;u bu işe iten sebeplerin on bir tanesine değinmiş ve her biri hakkında da bazı şahid ve karineler zikretmiştir.[1] Bizim burada değineceğimiz hususlar ise Memun&#39;un ve İmam Rıza&#39;nın (a.s.) kendi s&ouml;zlerinden anlaşılan hususlardır. Değerli okuyucular, geniş bir şekilde konuyu incelemek istiyorlarsa değerli &uuml;stadım Allame Seyyid Cafer Murtaza&#39;nın yazmış olduğu &quot;Hayat&#39;&uuml;s Siyasiyye lil&#39;İmam-ir Rıza&quot; kitabına bakabilirler.</p>
<h2>
	MEMUN&#39;UN HEDEFİ</h2>
<p>
	Burada &ouml;nemli olan, meselenin zahirde d&uuml;zenli ve planlı bir şekilde g&uuml;ndeme getirilmesiydi. Memun kendine has bir incelikle zahirde İmam Rıza&#39;ya (a.s.) &ccedil;ok ilgi duyduğunu ve hilafet meselesinde Ali (a.s.) soyunun haklı olduğuna inandığından dolayı b&ouml;yle bir işe girişmiş olduğunu g&ouml;stermeye &ccedil;alışıyordu. Memun &ouml;ylesine bir ustalıkla bu işi ger&ccedil;ekleştirmişti ki İrbili, İmam Rıza&#39;nın (a.s.) şehid edilmesinde kesinlikle Memun&#39;un parmağı olmadığı ve Memun&#39;un İmam&#39;a &ccedil;ok ilgi duyduğu g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; Seyyid b. Tavus&#39;a nispet vermiş ve kendisi de a&ccedil;ık bir şekilde bu g&ouml;r&uuml;şe meyletmiştir.[2] Ehl-i Beyt dostlarının ve Ali (a.s.) soyunun Abbasi halifeler tarafından en k&ouml;t&uuml; şartlar altında tutulduğu, en feci bir şekilde ezildiği bir d&ouml;nemde hilafetin Ali (a.s.) evlatlarından biri olan İmam Rıza&#39;ya (a.s.) bırakılması haliyle insanı Memun hakkında hataya d&uuml;ş&uuml;rebilir. Zahiren bu iki değerli &Uuml;stad da b&ouml;yle bir tuzağa d&uuml;şm&uuml;şlerdir.</p>
<p>
	&nbsp; Memun&#39;un ve İmam Rıza&#39;nın (a.s.) kendi s&ouml;zlerine ve hatta O Hazretin bazı ashab ve Şiilerinin s&ouml;zlerine baktığımızda işin hakikatini tamamen anlamış oluruz. Dikkat edilmesi gereken şu ki; Memun siyasi d&uuml;ş&uuml;nce ve g&ouml;r&uuml;ş a&ccedil;ısından b&uuml;y&uuml;k bir &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğe sahip idi ve hilafeti ele aldığı g&uuml;nden itibaren yolu &uuml;zerindeki engelleri t&uuml;m&uuml;yle, aşama aşama m&uuml;bareze etmiş ve hakimiyetini sağlamlaştırmış, g&uuml;&ccedil;lendirmişti.</p>
<p>
	&nbsp; Memun&#39;un yarattığı ortamın ardında gizli olan ve dikkat edilmesi gereken başka bir nokta da Memun&#39;un d&ouml;neminde mevcut olan İmami Şiiler ve Zeydiler dışındaki &ouml;nemli mezhebi eğilim ve inan&ccedil;lar arasında hadis ehlinin ve Mutezilenin yer almasıdır.</p>
<p>
	&nbsp; Hadis ehli esasen Osman taraftarı bir fırka olup Emir-&uuml;l M&uuml;minin&#39;e (a.s.) karşı cephe a&ccedil;mışlardı fakat Mutezile arasında Osman taraftarı olan Basra&#39;daki eski alimlerinin aksine, Bağdat&#39;ta Emir-&uuml;l M&uuml;minin&#39;e (a.s.) karşı m&uuml;spet bir eğilim ortaya &ccedil;ıkmıştı. Bu da hadis ehlinin, Ali&#39;ye (a.s.) m&uuml;spet bakan M&uuml;tezileleri, Şiilikle itham etmelerine sebep olmuştu. B&ouml;ylece de M&uuml;tezileler Şiilikle itham olundular. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; hadis ehli a&ccedil;ısından Şiilik Emir-&uuml;l M&uuml;minin&#39;e (a.s.) m&uuml;spet bir g&ouml;zle bakmaktan başka bir şey değildi. Ancak sonraları &quot;Rical ilmi&quot; alimleri arasında b&ouml;yle bir anlayış değişikliğe uğradı, ki bu konu hakkında burada bir başlık a&ccedil;mamıza fırsat yoktur.[3] İşte bu d&ouml;nemde Şiilikle itham olunmak o kadar yaygın bir hale gelmişti ki M&uuml;tezilelerle birlikte Memun&#39;un kendisi bile Şiilikle itham edildi, hem de &ccedil;ok şiddetli bir şekilde. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Memun, Ali&#39;nin (a.s.) b&uuml;t&uuml;n halifelerden &uuml;st&uuml;n ve &ouml;ncelik hakkına sahip olduğuna inanıyordu. Bu da tarihte Memun&#39;un tarihte tam bir Şii olarak ortaya &ccedil;ıkmasına sebep oldu.[4] Şunu hatırlatmalıyız ki Memun&#39;u, Emir-&uuml;l M&uuml;minin (a.s.) hakkında b&ouml;yle bir inanca sahip olan bir M&uuml;tezile olarak kabul etmenin, onun İmam Rıza (a.s.) hakkındaki siyasi metod ve d&uuml;ş&uuml;ncesiyle ve İmam Rıza&#39;yı (a.s.) kendi siyasi oyunlarına alet etmek istemesiyle herhangi bir &ccedil;elişkisi yoktur. Hatta ş&ouml;yle bir şey de diyebiliriz; &quot;Memun&#39;un bu inan&ccedil;ları da siyasi g&ouml;sterişten başka bir şey değildir&quot; ancak bunu ispat etmek geniş &ccedil;aplı bir tahkik ve inceleme gerektirmektedir.<br />
	&nbsp; Burada asıl meseleyi incelemek ve Memun&#39;un neden b&ouml;yle bir işe giriştiğini ve hedefinin ne olduğunu araştırmak gerekir.</p>
<p>
	&nbsp; İmam Rıza&#39;nın (a.s.) veliahtlığı hakkında Memun&#39;a itiraz edildiğinde Memun bazı konulara değindi ki, onun bu husustaki siyasetinin ana hatlarını ortaya koymaktadır. Memun ş&ouml;yle dedi:</p>
<p>
	&quot;Bu şahıs faaliyetlerini gizli olarak s&uuml;rd&uuml;rerek halkı kendi imametine davet ediyor, biz onu veliaht se&ccedil;tik ki, halkı bize hizmet etmeye davet etsin ve bizim hilafetimizi de itirafta bulunsun. Ayrıca ona bağlananlar da bilsin ki, O iddia ettiği gibi biri değil ve bu iş (hilafet) bize layıktır, O&#39;na değil. Ayriyeten O&#39;nu kendi başına bıraktığımızda bize telafi edemeyeceğimiz zararlar vermesinden, karşısında duramayacağımız faaliyetlere girişmesinden korktuğumuz i&ccedil;in b&ouml;yle bir şeye teşebb&uuml;s ettik. Şimdi O&#39;nun hakkında b&ouml;yle bir metod uygulayacağımıza g&ouml;re, O&#39;nun işinde hata ettiğimize ve O&#39;nu b&uuml;y&uuml;k g&ouml;stermekle kendimizi u&ccedil;urumun kenarına daha bir yaklaştırdığımıza g&ouml;re O&#39;nun her şeyini dikkate almalıyız, b&ouml;ylece de O&#39;nun, halkın g&ouml;z&uuml;ndeki azamet ve şahsiyetini yavaş yavaş azaltmalı ve O&#39;nu, halk a&ccedil;ısından hilafete layık olmayan bir durumuna d&uuml;ş&uuml;rmeliyiz. Daha sonra da O&#39;nun tarafından bize y&ouml;nelme olasılığı olan tehlikeleri &ouml;nlemek i&ccedil;in bir &ccedil;are d&uuml;ş&uuml;n&uuml;r&uuml;z.&quot;[5]</p>
<p>
	&nbsp; Memun s&ouml;z&uuml;ne başlarken bu işten neyi ama&ccedil;ladığını hatırlatmıştır.</p>
<p>
	&nbsp; Nokta 1- Ş&ouml;yle ki; eğer İmam Rıza (a.s.) veliahtlığı kabul ederse otomatikman Beni Abbas hilafetinin meşruluğunu kabul etmiş olacaktır ve Ali (a.s.) evlatlarının da Abbasi hilafetini resmiyeten tanıması b&uuml;y&uuml;k bir imtiyazdı onlar i&ccedil;in. B&ouml;ylece de bu iki hanedan arasında s&uuml;regelen eski ihtilaf ve d&uuml;şmanlık ister istemez Abbasiler lehine son bulacaktı.</p>
<p>
	&nbsp; Nokta 2- İmam Rıza&#39;nın (a.s.) hilafet teşkilatına getirilmesiyle O Hazretin faaliyetleri kontrol altında ve kısıtlı olacaktır, İmam artık kendini İmam olarak tanıtamayacaktır. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu surette halkı sadece kendi veliahtlığını kabul etmeye değil, hatta veliahtlığını kabul etmiş olduğu halifeyi de kabul etmeye davet etmesi gerekecektir ve b&ouml;ylece de Ali (a.s.) evlatlarının imameti ebedi olarak istiklal boyutunu kaybetmiş olacaktır.</p>
<p>
	&nbsp; Nokta 3- İmam Rıza (a.s.), Memun&#39;un veliahtlığını kabul etmekle, makamının azametini azaltacak ve taraftarlarının yanındaki değerini kaybedecekti ve artık kimse O&#39;nu pak ve mukaddes bir şahsiyet olarak tanımayacak ve iddia ettiği şeyle uzaktan yakından hi&ccedil;bir ilişkisi olmadığı ortaya &ccedil;ıkacaktı.</p>
<p>
	&nbsp; Ebu Salt Harevi de veliahtlığın İmam Rıza&#39;ya (a.s.) bırakılmasının sebebini ş&ouml;yle a&ccedil;ıklıyor:</p>
<p>
	&quot;(Memun), veliahtlığı İmam&#39;a bırakmakla, İmam&#39;ın d&uuml;nyada g&ouml;z&uuml; olduğunu halka kanıtlamak ve b&ouml;ylece de İmam&#39;ın manevi makamını lekelemek istedi.&quot;</p>
<p>
	&nbsp; Hakikat şu ki halk, her zaman Ali (a.s.) evlatlarına ve &ouml;zellikle de Şia İmamlarına &ouml;zel bir ihtiram ve saygı g&ouml;stermişlerdir ve bu da halkın onlara normalden daha &ccedil;ok itikat ve itimad etmelerine sebep olmuştu. İmamları &ccedil;evreleyen mukaddeslik &ccedil;emberi, herkesi onların karşısında huzu ettirmiş ve İmamlara karşı halkın i&ccedil;inde bir nevi teslimiyet yaratmıştır. Memun da bu kutsallığı yok etmeye, en azından onların da diğerleri gibi h&uuml;k&uuml;meti ele aldıklarında zul&uuml;m ve fesat edebileceklerini g&ouml;stermeye &ccedil;alışıyorlardı. Kıfti bu meseleyi kendi kitabında iyi bir şekilde aydınlatmıştır.[6]</p>
<p>
	&nbsp; Halkın g&ouml;z&uuml;nde bir nevi uzaklaşılması gereken pislik olarak bilinen hilafet ve siyasete, takvalı ve nefsini arındırmış bir insanı dahil etmenin kendisi o şahsın etki ve n&uuml;fusunun azalmasına sebep olacaktı. İmam Rıza (a.s.) gibi z&uuml;hdde &ouml;nc&uuml; birinin &ouml;zellikle de Abbasilerin kurmuş oldukları bir hilafetle işbirliğinde bulunması, ona dahil olması İmam Rıza&#39;nın (a.s.) makam ve mevkisini indirgeyebilirdi. Bu y&uuml;zden de itiraz unvanında İmam&#39;a ş&ouml;yle diyorlardı:</p>
<p>
	&quot;D&uuml;nya hakkında bunca z&uuml;hdl&uuml; olmanıza rağmen neden Memun&#39;un veliahtlığını kabul ettiniz?&quot;</p>
<p>
	&nbsp; İmam da ş&ouml;yle buyuruyordu:</p>
<p>
	&quot;Bu işten ne kadar nefret ettiğimi Allah bilir ancak.&quot;[7]</p>
<p>
	&nbsp; Memun&#39;un bu hedeflerinin yanı sıra bazı noktalara da değinebiliriz. Mesela; Memun bu planıyla İmam Rıza&#39;yı (a.s.) daha iyi kontrol edebilirdi ve bu doğrultuda da &ndash;kendi pen&ccedil;esinde tuttuğu- İmam i&ccedil;in bir &ccedil;ok bek&ccedil;i ve g&ouml;zc&uuml; dikmişti, ki onlar İmam&#39;ın durumunu Memun&#39;a bildiriyorlardı.[8] Bu mesele İmam&#39;ın ger&ccedil;ek Şiilerinden uzak ve ayrı kalmasına da sebep olmuştu. Ayrıca Memun&#39;un, kardeşi Emin&#39;le savaşması neticesinde etrafından dağılan Ehl-i Beyt dostlarını da İmam Rıza&#39;yı (a.s.) hilafete dahil etmekle yeniden kazanabilirdi Memun. Bu da Memun i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemli bir şeydir.[9]</p>
<p>
	&nbsp; Ehl-i Beyt dostlarının Memun&#39;a karşı kıyamları onu zor bir durumda bırakmıştı ve Memun bu meseleyi bir nevi halletmeliydi ve bu y&uuml;zden de sonraları Abdullah b Musa&#39;ya yazdığı mektupta onu kardeşinin yerine veliahtlığa tayin ederek ş&ouml;yle yazmıştı:</p>
<p>
	&quot;Veliahtlığı İmam Rıza&#39;ya (a.s.) verdikten sonra Ebi Talib evlatlarından birinin benden korkacağını hi&ccedil; zannetmiyorum artık.&quot;[10]</p>
<p>
	&nbsp;&nbsp; Ancak o buna aldanmadı ve Memun&#39;u, İmam&#39;ı &ouml;ld&uuml;rmekle su&ccedil;ladı. Memun&#39;un İmam Rıza&#39;yı (a.s.) veliaht tayin etmesi, avam halk a&ccedil;ısından, onun İmam Rıza&#39;nın (a.s.) katili olmadığını g&ouml;sterebilirdi ve nitekim de İmam Rıza&#39;yı (a.s.) sevdiğini tezah&uuml;r ederek &ndash;ki halkın bazısını da buna inandırıyordu- İmam&#39;ı şehid etti ve zahiren kimse de onun hıyanetinin farkına varmadı.[11]</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	<br />
	&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;</p>
<p>
	[1]-Hayat&#39;&uuml;s Siyasiyye lil&#39;İmam-ir Rıza, Beyrut baskısı, s: 212-242.</p>
<p>
	[2]-Keşf&#39;&uuml;l Gumme, c: 2, s: 282-283.</p>
<p>
	[3]-İran&#39;da Şiilik Tarihi, s: 15&#39;den itibaren.</p>
<p>
	[4]-Muruc&#39;uz Zaheb, c: 3, s: 417-454. İbn-i Esir, c: 6, s: 408.</p>
<p>
	[5]-Uy&ucirc;n&#39;u Ahbar&#39;ir Rıza, c: 2, s: 167-168.</p>
<p>
	[6]-Tarih&#39;ul H&uuml;kema, s: 221-222 Hayat&#39;&uuml;l İmam&#39;ir Rıza nakline g&ouml;re s: 222.</p>
<p>
	[7]-Bihar&#39;&uuml;l Envar, c: 49, s: 130. İlel&#39;&uuml;ş Şerayi, s: 238. Hayat&#39;&uuml;l İmam&#39;ır Rıza, s: 244.</p>
<p>
	[8]-Uyun&#39;u Ahbar&#39;ır Rıza, c: 2, s: 151-152. Hayat&#39;&uuml;l İmam&#39;ir Rıza, s: 213-214.</p>
<p>
	[9]- (Şaybi) es-Silat&uuml; beyn&#39;et Teşeyy&uuml;&#39;vet&#39; Tasavvuf, s: 223-224.</p>
<p>
	[10]-Makatil&#39;&uuml;l Talibin, s: 628. Hicri ikinci y&uuml;zyılın sonlarına doğru kıyam eden Ehl-i Beyt dostları şunlardan ibarettir: Muhammed b. İbrahim b. İsmail; bunun ordusunu komuta eden Eb&#39;&uuml;s Seraya idi. İbrahim b. Musa b. Cafer Yemen&#39;de kıyam etti. Basra&#39;da da Zeyd b. Musa b. Cafer kıyamını başlattı. M&uuml;sned&#39;&uuml;l İmam Rıza&#39;ya bakınız, c: 1, s: 50-51.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>
<p>
	[11]Hayat&#39;&uuml;l İmam&#39;ir Rıza, s: 241&#39;den sonrası.</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/imam-riza-a-s-ve-veliahtlik-meselesi/">İmam Rıza (a.s)  Ve Veliahtlık Meselesi</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şia’nın Kaynak Eserlerinden Olan Uyun-u Ahbar’ır-Rıza Kitabından Kırk Hadis</title>
		<link>https://www.caferilik.com/sianin-kaynak-eserlerinden-olan-uyun-u-ahbarir-riza-kitabindan-kirk-hadis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 10:18:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İmam Rıza (a.s)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://islamex.com/?p=2882</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160;&#160; Fahrettin ALTAN/Erenler4-5 &#160; 1- Ali bin Ahmed, Muhammed bin Ahmed es-Sinan&#238; ve H&#252;seyin bin İbrahim (r.a), Uyun&#8217;daki senetle Mahmud bin Ebi&#8217;l-Bilad&#8217;dan ş&#246;yle dediğini nakletmişlerdir: İmam Rıza (a.s)&#8217;dan duydum ki ş&#246;yle buyuruyordu: &#160; &#8220;Kim, bağışta bulunan kimseye teşekk&#252;r etmezse, Allah&#8217;a ş&#252;kretmemiştir.&#8221;[1] &#160; 2- Uyun&#8217;daki senetle, İbrahim bin Mahmud&#8217;dan İmam Rıza (a.s)&#8217;ın ş&#246;yle buyurduğu naklolunmuştur: &#160; [&#8230;]</p>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/sianin-kaynak-eserlerinden-olan-uyun-u-ahbarir-riza-kitabindan-kirk-hadis/">Şia’nın Kaynak Eserlerinden Olan Uyun-u Ahbar’ır-Rıza Kitabından Kırk Hadis</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5 style="text-align: right;">
	&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Fahrettin ALTAN/Erenler4-5</h5>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	1- Ali bin Ahmed, Muhammed bin Ahmed es-Sinan&icirc; ve H&uuml;seyin bin İbrahim (r.a), Uyun&rsquo;daki senetle Mahmud bin Ebi&rsquo;l-Bilad&rsquo;dan ş&ouml;yle dediğini nakletmişlerdir: İmam Rıza (a.s)&rsquo;dan duydum ki ş&ouml;yle buyuruyordu:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim, bağışta bulunan kimseye teşekk&uuml;r etmezse, Allah&rsquo;a ş&uuml;kretmemiştir.&rdquo;<a href="#_edn1" name="_ednref1" title="">[1]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	2- Uyun&rsquo;daki senetle, İbrahim bin Mahmud&rsquo;dan İmam Rıza (a.s)&rsquo;ın ş&ouml;yle buyurduğu naklolunmuştur:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;M&uuml;min, iyi iş yaptığında hoşnut olan ve g&uuml;nah işlediğinde de mağfiret dileyen kimsedir. M&uuml;sl&uuml;man da, M&uuml;sl&uuml;manların onun dili ve elinden salim kaldıkları kimsedir. Şer ve zararından g&uuml;vende kalınmayan kimse ise bizden değildir.&rdquo;<a href="#_edn2" name="_ednref2" title="">[2]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	3- Uyun&rsquo;daki senetle, Ali bin Musa er-Rıza (a.s), babaları vasıtasıyla Resulullah (s.a.a)&rsquo;den ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kıyamet g&uuml;n&uuml; ben d&ouml;rt gruba şefaat edeceğim: Z&uuml;rriyetime (soyuma) ihtiram eden kimseye; onların ihtiya&ccedil;larını karşılayan kimseye; &ccedil;aresiz kaldıklarında onlara yardım i&ccedil;in gayret g&ouml;steren kimseye; kalbi ve diliyle onlara yardımda bulunan kimseye.&rdquo;<a href="#_edn3" name="_ednref3" title="">[3]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	4- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;den ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Altı şey, -&uuml;&ccedil;&uuml; vatanda, &uuml;&ccedil;&uuml; de yolculukta olmak &uuml;zere- yiğitliktendir; vatanda olanlar şunlardır: Allah&rsquo;ın kitabını (Kur&rsquo;&acirc;n&rsquo;ı) okumak; Allah&rsquo;ın mescitlerini (camileri) imar etmek (şenlendirmek) ve Allah i&ccedil;in kardeş edinmek. Yolculukta olanlar da şunlardır: Azığı infak etmek (bağışta bulunmak), g&uuml;zel huylu olmak ve g&uuml;nah dışında mizah ve şaka yapmak.&rdquo;<a href="#_edn4" name="_ednref4" title="">[4]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	5- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Allah Tebarek ve Teala buyuruyor ki: Ey Adem oğlu! Bana karşı insaflı davranmıyorsun; ben nimet vermekle seni seviyorum, oysa sen g&uuml;nah işlemekle bana buğz ediyorsun; benim hayrım sana inmektedir, oysa senin şerrin bana doğru yukarı &ccedil;ıkmaktadır; her gece g&uuml;nd&uuml;z bir melek s&uuml;rekli olarak senin &ccedil;irkin amellerini bana bildirmektedir. Ey Adem oğlu! Eğer kendi vasfını, mevsuf olduğunu bilmediğin h&acirc;lde başka birisinden duymuş olsaydın, ona karşı mutlaka nefret ve buğz etmeye koyulurdun.&rdquo;<a href="#_edn5" name="_ednref5" title="">[5]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	6- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu s&ouml;ylemiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;M&uuml;min, beş vakit namazlarını koruduk&ccedil;a, şeytan ondan taraf s&uuml;rekli olarak korku i&ccedil;erisinde olur; ama onları zayi ederse (onun vakitlerine &ouml;nem vermezse), cesaret edip onu g&uuml;naha sokar.&rdquo;<a href="#_edn6" name="_ednref6" title="">[6]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	7- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim farz olan namazını kılarsa, her namazından sonra bir duası Allah katında kabul olur.&rdquo;<a href="#_edn7" name="_ednref7" title="">[7]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	8- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;den ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;İlim hazinedir; anahtarları ise soru sormaktır. &Ouml;yleyse -Allah size merhamet etsin- soru sorun. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; bu işte d&ouml;rt kimse m&uuml;k&acirc;fatlanır: Soru soran, &ouml;ğrenen, dinleyen ve cevap veren.&rdquo;<a href="#_edn8" name="_ednref8" title="">[8]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	9- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;den ş&ouml;yle nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;&Uuml;mmetim, birbirlerini sevdikleri, birbirlerine hediye g&ouml;nderdikleri, emaneti sahibine verdikleri, haramdan ka&ccedil;ındıkları, misafiri ağırladıkları, namaz kıldıkları ve zekat verdikleri s&uuml;rece hayır &uuml;zeredirler; bunu yapmadıkları takdirde kıtlık ve bilenmiş bı&ccedil;ağa (veya kuraklık ve ge&ccedil;im zorluğuna) du&ccedil;ar olurlar.&rdquo;<a href="#_edn9" name="_ednref9" title="">[9]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	10- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Allah Tebarek ve Teala Adem oğlunu muhatap kılarak ş&ouml;yle buyurmuştur: &ldquo;Ey Adem oğlu! Halkın g&uuml;nahı seni kendi g&uuml;nahından gafil etmesin; halkın sana verdiği nimetler, Allah&rsquo;ın sana bağışladığı nimetleri unutturmasın; kendine &uuml;mit ettiğin h&acirc;lde, halkı Allah&rsquo;ın rahmetinden &uuml;mitsiz etme.&rdquo;<a href="#_edn10" name="_ednref10" title="">[10]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	11- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu rivayet etmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim halkla muamele eder de onlara zulmetmez, onlarla konuşur da onlara yalan s&ouml;ylemez ve s&ouml;z verir de s&ouml;z&uuml;nde durursa, yiğitliği (ve insaniyeti) k&acirc;mil olan insanlardan olup adaleti aşik&acirc;r, kardeşliği gerekli, gıybeti ise haram olur.&rdquo; <a href="#_edn11" name="_ednref11" title="">[11]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	12- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s),, Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu rivayet etmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Cenneti cehenneme tercih ediniz; amellerinizi batıl etmeyiniz; aksi takdirde ateşe atılır, ebed&icirc; olarak onda kalmış olursunuz.&rdquo;<a href="#_edn12" name="_ednref12" title="">[12]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	13- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim bir m&uuml;mini, fakir ve yoksulluğundan dolayı k&uuml;&ccedil;&uuml;mseyip tahkir ederse, Allah Teala kıyamet g&uuml;n&uuml; onu mahşerdeki insanlara tanıtacak, daha sonra (yaptığı g&uuml;nahından dolayı) onu rezil ve r&uuml;sva edecektir.&rdquo;<a href="#_edn13" name="_ednref13" title="">[13]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	14- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim bir m&uuml;min erkek veya kadına iftira ederse veya onda olmayan bir şeyi (onu aşağı d&uuml;ş&uuml;rmek i&ccedil;in) onun aleyhinde s&ouml;ylerse, Allah Teala kıyamet g&uuml;n&uuml; onu, dediği s&ouml;z&uuml;n cevabını verene dek ateşten olan bir tepede hapseder.&rdquo;<a href="#_edn14" name="_ednref14" title="">[14]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	15- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Ehl-i Beyt&rsquo;ime zulmedenlere, onlarla savaşanlara, onların aleyhinde &ccedil;alışanlara ve onlara s&ouml;venlere cennet haram kılınmıştır; ahirette de onlar i&ccedil;in hayırdan hi&ccedil;bir nasip yoktur. Allah Teala kıyamet g&uuml;n&uuml; onlarla konuşmayacak, onlara (rahmet g&ouml;z&uuml;yle) bakmayacak, onları g&uuml;nahtan arındırmayacaktır. Ve onlar i&ccedil;in elemli bir azap vardır.&rdquo;<a href="#_edn15" name="_ednref15" title="">[15]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	16- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim bir şeyi bana garanti ederse, ben d&ouml;rt şeyi ona garanti ederim: Kim sıla-i rahim yaparsa (akrabalarına iyilik ederse), Allah&rsquo;ın onu sevmesini, rızkını &ccedil;oğaltmasını, &ouml;mr&uuml;n&uuml; uzatmasını ve onu vadettiği cennete g&ouml;t&uuml;rmesini garanti ederim.&rdquo;<a href="#_edn16" name="_ednref16" title="">[16]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	17- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Sirke balı bozduğu gibi, k&ouml;t&uuml; ahl&acirc;k da (iyi) amelleri bozar.&rdquo;<a href="#_edn17" name="_ednref17" title="">[17]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	18- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kul g&uuml;zel ahl&acirc;kıyla, g&uuml;nd&uuml;zleri oru&ccedil; tutup geceleri ibadetle ge&ccedil;iren kimsenin derecesine ulaşmaktadır.&rdquo;<a href="#_edn18" name="_ednref18" title="">[18]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	19- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), İmam Ali (a.s)&rsquo;ın ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Resulullah (s.a.a)&rsquo;e; &lsquo;Cennete girmeye en &ccedil;ok sebep olan şeyler nelerdir?&rsquo; diye sorduklarında; &lsquo;Allah&rsquo;tan &ccedil;ekinmek ve g&uuml;zel ahl&acirc;klı olmaktır.&rsquo; buyurdular. &lsquo;İnsanın cehenneme gitmesine en &ccedil;ok sebep olan şeyler nelerdir?&rsquo; diye sorduklarında da; &lsquo;Karın ve tenas&uuml;l organıdır.&rsquo;<a href="#_edn19" name="_ednref19" title="">[19]</a> buyurdular.&rdquo;<a href="#_edn20" name="_ednref20" title="">[20]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	20- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Hz. Ali (a.s)&rsquo;ın ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Ebu Cuhayfe (Veheb bin Abdullah-i S&uuml;va&icirc;), geğirdiği h&acirc;lde Resulullah (s.a.a)&rsquo;in yanına geldiğinde Hazret ş&ouml;yle buyurdular: &lsquo;Geğirmenin &ouml;n&uuml;n&uuml; al (az yemek ye); &ccedil;&uuml;nk&uuml; d&uuml;nyada doyunca yemek yiyen insanların &ccedil;oğu, kıyamet g&uuml;n&uuml; a&ccedil; kalacaklardır.&rsquo; Sonra İmam (a.s) buyurdu ki: &lsquo;Ebu Cuhayfe artık ondan sonra, Allah&rsquo;ın rahmetine kavuşana dek karnını yemekten doldurmadı (doyuncaya dek yemek yemedi).&rsquo; &rdquo;<a href="#_edn21" name="_ednref21" title="">[21]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	21- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Hz. Ali (a.s)&rsquo;ın ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Eğer kul, ecelini ve onun kendisine doğru hızla yaklaştığını g&ouml;rm&uuml;ş olsaydı, arzusuna d&uuml;şman kesilir ve d&uuml;nya talebini terk ederdi.&rdquo;<a href="#_edn22" name="_ednref22" title="">[22]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	22- Uyun&rsquo;daki senetle Hz. Ali (a.s)&rsquo;ın ş&ouml;yle buyurduğunu naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Beş şey vardır ki, onlar gibisini elde etmek i&ccedil;in bineklere binip yolculuğa &ccedil;ıksanız da bulamazsınız: 1- Kulun, g&uuml;nahından başka hi&ccedil;bir şeyden korkmaması; 2- Kulun, Allah&rsquo;tan başka hi&ccedil;bir kimseye &uuml;mit etmemesi; 3- Kulun, kendisinden bilmediği bir şey sorulduğunda, &lsquo;Bilmiyorum&rsquo; demekten utanmaması; 4- Kulun, bilmediği bir şeyi &ouml;ğrenmekten hay&acirc; etmemesi; 5- Sabrın imana olan nispeti başın bedene olan nispeti gibidir; &ouml;yleyse sabrı olmayanın imanı olmaz.&rdquo;<a href="#_edn23" name="_ednref23" title="">[23]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;23- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Seccad (a.s)&rsquo;dan, o da babasından ve o da Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kime Allah Teala bir nimet verirse, o nimetin ş&uuml;kr&uuml;n&uuml; yerine getirmelidir. Kim &ccedil;ok zorla rızk kazanırsa, t&ouml;vbe etmelidir. Kim de bir şeyden dolayı &uuml;z&uuml;l&uuml;rse, &ldquo;L&acirc; havle ve l&acirc; kuvvete ill&acirc; bill&acirc;h&rdquo; demeye sarılmalıdır.&rdquo;<a href="#_edn24" name="_ednref24" title="">[24]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	24- Uyun&rsquo;daki senetle Hz. Resulullah (s.a.a)&rsquo;den ş&ouml;yle buyurduğunu naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Ya Ali! Allah seni, aileni, Şi&icirc;lerini sevenleri ve Şi&icirc;lerinin dostlarının dostlarını, bağışlanmışlar topluluğundan saymıştır. Ya Ali! Sana m&uuml;jdeler olsun! Sen şirkten uzaksın ve kalbin ilimle doludur.&rdquo;<a href="#_edn25" name="_ednref25" title="">[25]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	25- H&uuml;seyin bin Ahmed bin İdris, Uyun&rsquo;da adı ge&ccedil;en fertler vasıtasıyla Hasan bin Cehm&rsquo;den ş&ouml;yle dediğini naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	İmam Rıza (a.s)&rsquo;a dedim ki: &ldquo;Canım sana feda olsun! Allah&rsquo;a tevekk&uuml;l etmenin sınırı nedir?&rdquo;</p>
<p>
	Buyurdular ki: &ldquo;Sınırı şudur ki, Allah&rsquo;la olup hi&ccedil; kimseden korkmayasın.&rdquo;</p>
<p>
	Arz ettim ki: &ldquo;Tevazuun sınırı nedir?&rdquo;</p>
<p>
	Buyurdular ki: &ldquo;Halkın sana ikramda bulunmasını istediğin gibi, senin de halka ikramda bulunmandır.&rdquo;</p>
<p>
	Arz ettim ki: &ldquo;Canım size feda olsun! Sizin yanınızda ne kadar değerim olduğunu &ouml;ğrenebilir miyim?&rdquo;</p>
<p>
	Buyurdular ki: &ldquo;Benim senin yanında ne kadar değerli olduğuma bak.&rdquo;<a href="#_edn26" name="_ednref26" title="">[26]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	26- Muhammed bin Hasan, Uyun&rsquo;da zikredilen senetle H&uuml;seyin bin Halid&rsquo;den İmam Rıza (a.s)&rsquo;ın ş&ouml;yle buyurduğunu naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Bizim soyumuzdan olanların y&uuml;z&uuml;ne bakmak ibadettir.&rdquo;</p>
<p>
	Oradakiler dediler ki: &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın torunu! Bu soydan kastınız Masum İmamlar mıdır, yoksa Resulullah&rsquo;ın soyundan gelen herkes mi?&rdquo;</p>
<p>
	İmam (a.s) cevaben buyurdular ki: &ldquo;Resulullah&rsquo;ın soyundan gelen herkesin y&uuml;z&uuml;ne bakmak, doğru yoldan sapmayıp g&uuml;naha d&uuml;şmedikleri m&uuml;ddet&ccedil;e ibadettir.&rdquo;<a href="#_edn27" name="_ednref27" title="">[27]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	27- M&uuml;fessir Corcan&icirc;, Uyun&rsquo;da zikredilen senetle İmam Rıza (a.s)&rsquo;dan, o da babası Musa bin Cafer (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;İmam Sadık (a.s)&rsquo;dan; &lsquo;Bu d&uuml;nyada zahid kimdir?&rsquo; diye sorduklarında ş&ouml;yle buyurdular: &lsquo;D&uuml;nyanın hel&acirc;llerini, kıyamette vereceği hesabından dolayı ve haramlarınıysa kıyamette du&ccedil;ar olacağı azabından dolayı terk eden kimsedir.&rsquo; &rdquo;<a href="#_edn28" name="_ednref28" title="">[28]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	28- H&uuml;seyin bin Ahmed bin İdris, Uyun&rsquo;daki senetle İmam (a.s)&rsquo;ın ş&ouml;yle buyurduğunu naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim fakir bir M&uuml;sl&uuml;mana zengin birisine verdiği sel&acirc;m gibi sel&acirc;m vermezse, kıyamet g&uuml;n&uuml; Allah Teala&rsquo;nın huzuruna &ccedil;ıktığında Allah&rsquo;ı kendisine gazap etmiş bir h&acirc;lde bulur.&rdquo;<a href="#_edn29" name="_ednref29" title="">[29]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	29- Ebu Ali Ahmed bin Eb&icirc; Cafer el-Beyhek&icirc;, Hicr&icirc; Kamer&icirc; 354 yılında hacdan d&ouml;nerken, &ldquo;Feyd&rdquo; (Irak&rsquo;la Mekke arasında bir yer) denen yerde bana, (Uyun&rsquo;daki senetle) Davud bin S&uuml;leyman&rsquo;dan ş&ouml;yle nakletti:</p>
<p>
	Ali bin Musa er-Rıza (a.s), babaları ve dedeleri vasıtasıyla Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kıyamet g&uuml;n&uuml; olduğunda Allah Teala Şi&icirc;lerimizin hesabını bize bırakacak. Onların kendileriyle Allah Teala arasındaki haklar hususunda biz h&uuml;k&uuml;m vereceğiz ve Allah Teala da o h&uuml;km&uuml; kabul edecektir. Onlardan birinin boynunda kul hakkı olursa, o kuldan onu bağışlamasını rica edeceğiz; o da (bizim hatırımıza) onu bağışlayacaktır. Onlarla bizim aramızdaki haklar hususunda ise, biz onları bağışlamaya herkesten daha l&acirc;yığız.&rdquo;<a href="#_edn30" name="_ednref30" title="">[30]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	30- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Bizden sonraki İmamların hepsi, H&uuml;seyin&rsquo;in soyundandır. Kim onlara itaat ederse, Allah&rsquo;a itaat etmiştir; kim de onlara isyan ederse, Allah&rsquo;a isyan etmiştir. Onlar, sağlam kulp ve Allah Teala&rsquo;ya olan vesilelerdirler.&rdquo;<a href="#_edn31" name="_ednref31" title="">[31]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	31- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Ben kimin mevl&acirc;sı isem, Ali de onun mevl&acirc;sıdır. Allah&rsquo;ım! Ali&rsquo;yi seveni sev; Ali&rsquo;ye d&uuml;şman olana d&uuml;şman ol; ona yardım edene yardım et; onun d&uuml;şmanını r&uuml;sva et; o ve onun soyundan olanların yardımcısı ol; onların arasında onun hayırlı halefi ol; onlara bağışladıklarını bereketli kıl; onları Ruh&rsquo;ul-Kud&uuml;s (Cebrail) ile teyit et; yery&uuml;z&uuml;n&uuml;n neresine y&ouml;nelirlerse, onları muhafaza et; imamet makamını onların arasında kıl; onlara itaat edenlere m&uuml;k&acirc;fat ver; onlara isyan edenleri ise hel&acirc;k et; ş&uuml;phesiz sen yakın ve duaları kabul edensin.&rdquo;<a href="#_edn32" name="_ednref32" title="">[32]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	32- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Bizim hak &uuml;zere olan Kaim&rsquo;imiz (Hz. Mehdi -a.s-) kıyam etmedik&ccedil;e kıyamet kopmaz. Onun kıyamı Alah Teala izin verdiği zaman ger&ccedil;ekleşecektir; kim ona uyarsa, kurtulacak; kim de ona sırt &ccedil;evirirse, hel&acirc;k olacak. Ey Allah&rsquo;ın kulları! Allah&rsquo;ı hatırlayın ve karlar &uuml;zerinde gitmek zorunda kalsanız dahi ona doğru koşun. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; o, Allah Teala&rsquo;nın yery&uuml;z&uuml;ndeki h&uuml;cceti ve benim halifemdir.&rdquo;<a href="#_edn33" name="_ednref33" title="">[33]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	33- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Ya Ali! Sen benim yaratıldığım ağa&ccedil;tan (soydan) yaratıldın; ben o ağacın k&ouml;k&uuml;y&uuml;m, sen ise g&ouml;vdesisin; Hasan ve H&uuml;seyin dalları, dostlarımız ise yapraklarıdırlar. Kim bu ağacın herhangi bir yerine tutunursa, Allah Teala onu cennetine g&ouml;t&uuml;r&uuml;r.&rdquo;<a href="#_edn34" name="_ednref34" title="">[34]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	34- Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s), Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Ezan okuyanlar, kıyamet g&uuml;n&uuml; boy a&ccedil;ısından insanların en uzunu olacaklar.&rdquo;<a href="#_edn35" name="_ednref35" title="">[35]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	35- İbn-i Zekeriyya, Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s)&rsquo;dan, o da babaları vasıtasıyla Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim kırk g&uuml;n ihl&acirc;s ile Allah&rsquo;a kulluk ederse, hikmet &ccedil;eşmeleri kalbinden diline akar.&rdquo;<a href="#_edn36" name="_ednref36" title="">[36]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	36- İbn-i Zekeriyya, aynı senetle İmam Rıza (a.s)&rsquo;dan, o da babaları vasıtasıyla Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Misafirin ev sahibi &uuml;zerindeki haklarından biri de, onunla kapıya kadar y&uuml;r&uuml;mesidir (onu uğurlamasıdır).&rdquo;<a href="#_edn37" name="_ednref37" title="">[37]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	37- İbn-i Zureyk, Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s)&rsquo;dan, o da babaları vasıtasıyla Resulullah (s.a.a)&rsquo;in ş&ouml;yle buyurduğunu naklediyor:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim &ouml;fkesinin &ouml;n&uuml;n&uuml; alırsa, Allah Teala azabını ondan uzaklaştırır; kim de ahl&acirc;kını g&uuml;zelleştirirse, Allah Teala onu, geceleri ibadet edip g&uuml;nd&uuml;zleri oru&ccedil; tutanların makamına ulaştırır.&rdquo;<a href="#_edn38" name="_ednref38" title="">[38]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	38- İbn-i Zureyk, Uyun&rsquo;daki senetle İmam Rıza (a.s)&rsquo;dan, o da babaları vasıtasıyla Emir&rsquo;&uuml;l-M&uuml;minin Ali (a.s)&rsquo;dan, o da Resulullah (s.a.a)&rsquo;den ş&ouml;yle buyurduğunu nakletmiştir:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Hediye, kinleri kalplerden giderir.&rdquo;<a href="#_edn39" name="_ednref39" title="">[39]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	39- Temim bin Abdullah el-Kureş&icirc;, Uyun&rsquo;da zikredilen senetle Abdussel&acirc;m el-Herev&icirc;&rsquo;den ş&ouml;yle dediğini naklediyor:</p>
<p>
	Şaban ayının son cumasında, Ali bin Musa er-Rıza (a.s)&rsquo;ın yanına gittim, İmam (a.s) ş&ouml;yle buyurdular:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Ey Ebu Salt! Şaban ayının &ccedil;oğu ge&ccedil;ti, bug&uuml;n bu ayın son cumasıdır. Bu ayda yapılması sevap olan ve tembellik ederek yapmadığın hayır amelleri bu son bir haftada telafi et. Sana faydası olan işleri yapmaya koyul; faydası olmayan işleri ise terk et. &Ccedil;ok&ccedil;a dua et, mağfiret dile, Kur&rsquo;&acirc;n oku ve işlemiş olduğun g&uuml;nahlardan t&ouml;vbe ederek Allah&rsquo;a y&ouml;nel; ki b&ouml;ylece Allah&rsquo;a muhlis olduğun h&acirc;lde Allah&rsquo;ın ayı sana y&ouml;nelmiş olsun.&rdquo;</p>
<p>
	&ldquo;Bu ayda boynunda olan b&uuml;t&uuml;n emanetleri eda et; m&uuml;minlere karşı kalbinde herhangi bir kin varsa, onu kalbinden s&ouml;k at; işlemiş olduğun b&uuml;t&uuml;n g&uuml;nahlardan uzak dur. Allah&rsquo;tan kork; gizli ve aşik&acirc;r olan işlerinde Allah Teala&rsquo;ya tevekk&uuml;l et. &lsquo;(Bil ki) Kim Alah&rsquo;a tevekk&uuml;l ederse, Allah ona yeter. Ş&uuml;phesiz Allah Teala işini neticeye ulaştıran ve her şey i&ccedil;in takdir kılmış olandır.&rsquo; Bu ayın geri kalan g&uuml;nlerinde şu zikri &ccedil;ok tekrarla: &lsquo;Allahumme in lem tekun kad ğaferte lena fi ma meza min Şa&rsquo;ban, feğfir lena fima bekıye minhu.&rsquo; (Allah&rsquo;ım, eğer Şaban ayının ge&ccedil;en g&uuml;nlerinde bizi bağışlamamış isen, &ouml;yleyse geriye kalan g&uuml;nlerinde bizi bağışla.) Allah Teala Ramazan ayının hatırına bir&ccedil;ok kimseleri bu ayda cehennem ateşinden kurtarmaktadır.&rdquo;<a href="#_edn40" name="_ednref40" title="">[40]</a></p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	40- Uyun&rsquo;daki aynı senetle Abdulazim Hasen&icirc;&rsquo;den ş&ouml;yle dediği naklediliyor:</p>
<p>
	İmam Cevad (a.s)&rsquo;a arz ettim: &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın torunu! Benim i&ccedil;in babalarından bir hadis nakleder misin?&rdquo;</p>
<p>
	İmam Cevad (a.s) buyurdu ki:</p>
<p>
	&ldquo;Babam (İmam Rıza -a.s-) babaları aracılığıyla Hz. Ali (a.s)&rsquo;ın ş&ouml;yle buyurduğunu nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;İnsanlar; akıl, ilim, huy, fakirlik ve zenginlik y&ouml;n&uuml;nden farklı oldukları s&uuml;rece, birbirleriyle g&uuml;zel ge&ccedil;inirler. Eğer mezkur sıfatlarda eşit olsalardı, (y&uuml;k&uuml;ml&uuml;l&uuml;k &uuml;stlenmekten ka&ccedil;arak) hel&acirc;k olurlardı.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ravi diyor ki: İmam (a.s)&rsquo;a; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın torunu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dediğimde buyurdular ki:</p>
<p>
	&ldquo;Babam dedeleri vasıtasıyla Hz. Ali (a.s)&rsquo;ın ş&ouml;yle buyurduğunu nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Eğer sırlarınızı birbirinize a&ccedil;arsanız, artık onu gizleyemezsiniz.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ravi diyor ki: Yine İmam (a.s)&rsquo;a; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın torunu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dediğimde ş&ouml;yle buyurdular:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Babam dedeleri vasıtasıyla Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu bana nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Sizler mallarınızla halkı kuşatamazsınız (onların g&ouml;n&uuml;llerini hoş edemezsiniz); &ouml;yleyse a&ccedil;ık y&uuml;zl&uuml;l&uuml;k ve g&uuml;zel davranışınızla onları kuşatınız; &ccedil;&uuml;nk&uuml; ben Allah Resul&uuml;n&uuml;n ş&ouml;yle buyurduğunu duydum: &lsquo;Sizler mallarınızla halkın g&ouml;n&uuml;llerini hoş edemezsiniz; o h&acirc;lde ahl&acirc;kınızla onların g&ouml;n&uuml;llerini hoş edin.&rsquo; &rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ravi diyor ki: &ldquo;Yine İmam (a.s)&rsquo;a; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dediğimde buyurdu ki:</p>
<p>
	&ldquo;Babam, babası ve dedeleri vasıtasıyla Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu bana nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim zamanı kınarsa, kınanılması &ccedil;ok olur.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&nbsp;Ravi diyor ki: &ldquo;Yine İmam (a.s)&rsquo;a; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dediğimde İmam (a.s) buyurdular ki:</p>
<p>
	&ldquo;Babam babası ve dedeleri aracılığıyla Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;K&ouml;t&uuml; insanlarla oturup kalkmak, iyi insanlar hakkında su-i zan doğurur.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Yine ravi diyor ki: İmam (a.s)&rsquo;a; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dediğimde İmam (a.s) buyurdular ki:</p>
<p>
	&ldquo;Babam babası ve dedeleri vasıtasıyla Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Allah&rsquo;ın kullarına haksızlık etmek, ahiret i&ccedil;in ne de k&ouml;t&uuml; azıktır!&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ben yine; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dedim. İmam (a.s) buyurdular ki:</p>
<p>
	&ldquo;Babam, babası ve dedeleri aracılığıyla Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Her kişinin değeri, yaptığı g&uuml;zel işiyle &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;r.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ben yine; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dedim. İmam (a.s) buyurdular ki:</p>
<p>
	&ldquo;Babam babası ve dedeleri vasıtasıyla Emir&rsquo;&uuml;l-M&uuml;minin Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Her insan, dilinin altında saklıdır.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ben yine; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun&rdquo; dedim. İmam (a.s) buyurdular ki:</p>
<p>
	&ldquo;Babam, babası ve dedeleri vasıtasıyla Emir&rsquo;&uuml;l-M&uuml;minin Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kendi kadrini bilen hel&acirc;k olmaz.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ben yine; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dedim. İmam (a.s) aynı senetle Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Bir işi yapmadan &ouml;nce tedbir almak, insanı pişmanlıktan kurtarır.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ben yine; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dedim. İmam (a.s) aynı senetle Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim zamana g&uuml;venirse, yıkılır (zarar g&ouml;r&uuml;r).&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ben yine; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dedim. İmam (a.s) aynı senetle Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu naklettiler:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kendi g&ouml;r&uuml;ş&uuml;yle yetinen, canını tehlikeye atmıştır.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ben yine; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dedim. İmam (a.s) aynı senetle Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu naklettiler:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Ailenin azlığı, iki kolaylıktan (zenginlikten) biridir.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ben yine; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dedim. İmam (a.s) aynı senetle Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu naklettiler:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Bencillik kimde olursa, hel&acirc;k olur.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ben yine; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dedim. İmam (a.s) aynı senetle Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim, Allah yolunda infak edilen malın yerine yenisinin geleceğine iman ederse, bağış yapmada c&ouml;mert olur.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ben yine; &ldquo;Ey Resulullah&rsquo;ın oğlu! Biraz daha buyurun.&rdquo; dedim. İmam (a.s) aynı senetle Hz. Ali (a.s)&rsquo;dan ş&ouml;yle buyurduğunu nakletti:</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	&ldquo;Kim elinin altındakilerden amanda kalmaya razı olursa, kendisinden y&uuml;ksekte olanlardan amanda kalma nimeti ona verilir.&rdquo;</p>
<p>
	&nbsp;</p>
<p>
	Ravi, daha sonra İmam (a.s)&rsquo;a; &ldquo;Bu kadarı bana yeter.&rdquo; demiştir.<a href="#_edn41" name="_ednref41" title="">[41]</a></p>
<div>
	&nbsp;</p>
<hr align="left" size="1" width="33%" />
<div id="edn1">
<p>
			<a href="#_ednref1" name="_edn1" title="">[1]</a>&#8211; Uyun-u Ahbar&rsquo;ır-Rıza, c.2, s.3, h.2.</p>
</p></div>
<div id="edn2">
<p>
			<a href="#_ednref2" name="_edn2" title="">[2]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.4, h.3.</p>
</p></div>
<div id="edn3">
<p>
			<a href="#_ednref3" name="_edn3" title="">[3]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.4, h.4.</p>
</p></div>
<div id="edn4">
<p>
			<a href="#_ednref4" name="_edn4" title="">[4]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.11, h.13.</p>
</p></div>
<div id="edn5">
<p>
			<a href="#_ednref5" name="_edn5" title="">[5]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.12, h.18.</p>
</p></div>
<div id="edn6">
<p>
			<a href="#_ednref6" name="_edn6" title="">[6]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.14, h.21.</p>
</p></div>
<div id="edn7">
<p>
			<a href="#_ednref7" name="_edn7" title="">[7]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.14, h.22.</p>
</p></div>
<div id="edn8">
<p>
			<a href="#_ednref8" name="_edn8" title="">[8]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.14, h.23.</p>
</p></div>
<div id="edn9">
<p>
			<a href="#_ednref9" name="_edn9" title="">[9]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.15, h.25.</p>
</p></div>
<div id="edn10">
<p>
			<a href="#_ednref10" name="_edn10" title="">[10]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.15, h.27.</p>
</p></div>
<div id="edn11">
<p>
			<a href="#_ednref11" name="_edn11" title="">[11]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.17, h.33.</p>
</p></div>
<div id="edn12">
<p>
			<a href="#_ednref12" name="_edn12" title="">[12]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.24, h.52.</p>
</p></div>
<div id="edn13">
<p>
			<a href="#_ednref13" name="_edn13" title="">[13]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.26, h.58.</p>
</p></div>
<div id="edn14">
<p>
			<a href="#_ednref14" name="_edn14" title="">[14]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.28, h.63.</p>
</p></div>
<div id="edn15">
<p>
			<a href="#_ednref15" name="_edn15" title="">[15]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.28, h.65.</p>
</p></div>
<div id="edn16">
<p>
			<a href="#_ednref16" name="_edn16" title="">[16]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.37, h.93.</p>
</p></div>
<div id="edn17">
<p>
			<a href="#_ednref17" name="_edn17" title="">[17]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.38, h.96.</p>
</p></div>
<div id="edn18">
<p>
			<a href="#_ednref18" name="_edn18" title="">[18]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.38, h.97.</p>
</p></div>
<div id="edn19">
<p>
			<a href="#_ednref19" name="_edn19" title="">[19]</a>&#8211; Yani Şeytan, daha &ccedil;ok bu iki yolla insanı yoldan saptırıp cehenneme sokar.</p>
</p></div>
<div id="edn20">
<p>
			<a href="#_ednref20" name="_edn20" title="">[20]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.40, h.107.</p>
</p></div>
<div id="edn21">
<p>
			<a href="#_ednref21" name="_edn21" title="">[21]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.42, h.113.</p>
</p></div>
<div id="edn22">
<p>
			<a href="#_ednref22" name="_edn22" title="">[22]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.44, h.120.</p>
</p></div>
<div id="edn23">
<p>
			<a href="#_ednref23" name="_edn23" title="">[23]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.57, h.155.</p>
</p></div>
<div id="edn24">
<p>
			<a href="#_ednref24" name="_edn24" title="">[24]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.63, h.171.</p>
</p></div>
<div id="edn25">
<p>
			<a href="#_ednref25" name="_edn25" title="">[25]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.67, h.182.</p>
</p></div>
<div id="edn26">
<p>
			<a href="#_ednref26" name="_edn26" title="">[26]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.72, h.192.</p>
</p></div>
<div id="edn27">
<p>
			<a href="#_ednref27" name="_edn27" title="">[27]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.74, h.196.</p>
</p></div>
<div id="edn28">
<p>
			<a href="#_ednref28" name="_edn28" title="">[28]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.77, h.199.</p>
</p></div>
<div id="edn29">
<p>
			<a href="#_ednref29" name="_edn29" title="">[29]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.78, h.202.</p>
</p></div>
<div id="edn30">
<p>
			<a href="#_ednref30" name="_edn30" title="">[30]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.92, h.213.</p>
</p></div>
<div id="edn31">
<p>
			<a href="#_ednref31" name="_edn31" title="">[31]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.94, h.217.</p>
</p></div>
<div id="edn32">
<p>
			<a href="#_ednref32" name="_edn32" title="">[32]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.96, h.227.</p>
</p></div>
<div id="edn33">
<p>
			<a href="#_ednref33" name="_edn33" title="">[33]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.98, h.230.</p>
</p></div>
<div id="edn34">
<p>
			<a href="#_ednref34" name="_edn34" title="">[34]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.98, h.233.</p>
</p></div>
<div id="edn35">
<p>
			<a href="#_ednref35" name="_edn35" title="">[35]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.106, h.249.</p>
</p></div>
<div id="edn36">
<p>
			<a href="#_ednref36" name="_edn36" title="">[36]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.125, h.322.</p>
</p></div>
<div id="edn37">
<p>
			<a href="#_ednref37" name="_edn37" title="">[37]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.126, h.324.</p>
</p></div>
<div id="edn38">
<p>
			<a href="#_ednref38" name="_edn38" title="">[38]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.128, h.330.</p>
</p></div>
<div id="edn39">
<p>
			<a href="#_ednref39" name="_edn39" title="">[39]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.135, h.345.</p>
</p></div>
<div id="edn40">
<p>
			<a href="#_ednref40" name="_edn40" title="">[40]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.76, h.198.</p>
</p></div>
<div id="edn41">
<p>
			<a href="#_ednref41" name="_edn41" title="">[41]</a>&#8211; a.g.e. c.2, s.81, h.204.</p>
</p></div>
</div>
<p>The post <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com/sianin-kaynak-eserlerinden-olan-uyun-u-ahbarir-riza-kitabindan-kirk-hadis/">Şia’nın Kaynak Eserlerinden Olan Uyun-u Ahbar’ır-Rıza Kitabından Kırk Hadis</a> appeared first on <a rel="nofollow" href="https://www.caferilik.com">Caferilik.com | Türkiye Caferileri Sitesi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
