Bekleyişin Şiî Kültüründeki Yeri

Bekleyişin Şiî Kültüründeki Yeri

İnsanın bireysel ve toplumsal yaşamı boyunca canlılığı ve dinamizmi, “umut” ve “bekleyiş” nimetlerine bağlıdır. Eğer insan geleceğe dair bir umuda sahip değilse, yaşamı onun için pek bir anlam ifade etmeyecektir. Hayatı umut dolu kılan, ona çekicilik kazandıran ve endişe ile sıkıntıları kolaylaştıran şey, aydınlık ve gelişim dolu bir geleceğe olan bekleyiş ve umuttur. Bu umut ve bekleyiş sayesinde insan acı ve sıkıntılara katlanır ve yoluna devam eder.

Şiîler, Ehlibeyt (a.s.) öğretilerinden faydalanarak bu umut ve bekleyişi kendi yollarının ışığı olarak kabul etmiştir.

Bekleyiş Kelimesinin Anlamı

“Bekleyiş”, lügat anlamında gözlemleme ve bekleme anlamına gelir.1 Ancak terim olarak, son ilahi mirasın zuhurunu beklemek ve onu adalet hükümetini kurma konusunda desteklemek için hazırlıklı olmak anlamına gelmektedir.

Diğer bir deyişle “bekleyiş”, insanların bekledikleri şeyler için hazırlık haline gelmelerini sağlayan ruhsal bir durumdur ve bunun zıttı ise umutsuzluk ve çaresizliktir. Bekleyiş ne kadar fazla olursa ve ne kadar ateşi parlayıp aydınlık olursa hareketlilik ve dinamizm o kadar artar, dolayısıyla hazırlık da artacaktır.2

“Ferec” kelimesi “açılış” anlamına gelir. İntizarı ferec insanın mükemmel olma arzusundan doğmaktadır. Bununla birlikte başka faktörler de bekleyişin kaynağı olabilir.

Bazılarınca Mehdevilik düşüncesi sadece Şiîlere ait olduğu sanılsa da, Mehdeviyet inancı yalnızca Ehlibeyt (a.s.) takipçilerine özgü değildir. Aynı zamanda İslam’ın önemli inançlarından biridir ve İslamî esaslar arasında önemli bir konu olarak kabul edilir. Bu inanç, tüm İslam grupları ve mezhepleri arasında Kur’an-ı Kerim’in müjdeleri ve Peygamber’in (s.a.a.) öğretileri doğrultusunda şekillenmiştir.

İmam Mehdi (a.s.) ile İlgili Rivayetler

İmam Mehdi (a.f.) ile ilgili rivayetler, Şiî kaynaklarında yer aldığı gibi, birçok tanınmış Sünni kitabında da bulunmaktadır.

Bu nedenle hak kuvvetinin nihai zaferine, insani değerlerin tam ve kapsamlı bir şekilde yerleşmesine dair inanç, İslamî rivayetlerde “Mehdi” olarak adlandırılan büyük bir şahsiyet vasıtasıyla olacaktır ve bu inanç vahiyden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, o dönemi beklemek, sadece semavi dinlerin tüm inananları arasında değil Müslümanlar arasında da özel bir öneme sahiptir.

Şiî Kültüründe Bekleyişin Yeri

Kısa bir incelemede bekleyişle ilgili rivayetler iki ana kategoriye ayrılmaktadır: “Genel anlamda bekleyiş” ve “özel anlamda bekleyiş”…

Hoda Murad Süleymaniyan’ın Mehdeviyet Dersnamesi kitabindan alınmıştır.

1.Dehhoda Sözlüğü,
“İntizar” (Bekleyiş) kelimesi.

2.Mikyâl-ül Mekârim, Cilt 2, Sayfa 235.