İntizarın Şiî Kültüründeki Yeri (İkinci Bölüm)

İntizarın Şiî Kültüründeki Yeri (İkinci Bölüm)

Kısa bir incelemede, bekleyişle ilgili rivayetler genel olarak iki ana kategoriye ayrılmaktadır:

Genel Anlamda Bekleyiş (İntizar)

Bu anlamda dini öğretiler “genel kurtuluş”un faziletini ve geleceğe umut taşımayı ifade etmenin yanı sıra, umutsuzluğu da kınamaktadır.

İslam öğretilerinin genel bekleyiş ve umut anlamını ifade etme konusundaki önemi o kadar büyüktür ki, bu konuda en yüksek unvanlarla anılmış ve bunun için şaşırtıcı değerler belirtilmiştir. Bu unvanlardan bazıları şunlardır:

İbadet ve Kul Olma

Kur’an bize yaratılış amacının Allah’a ibadet olduğunu öğretir: “Ve ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım. (ve bu yolla olgunlaşsınlar ve bana yakınlaşsınlar).”
 (Zâriyat, 56)

Peygamber (s.a.a.) bekleyişi bir ibadet örneği olarak tanımlayarak şöyle buyurmuştur: “Bekleyiş, ibadettir.” (Şeyh Tusi, Emali, s. 40)

Buradan hareketle, ibadetlerin çoğunun insan davranışları arasında yer aldığını göz önünde bulundurursak, burada da bekleyişin özel bir davranış setini ifade ettiğini söyleyebiliriz.

En Üstün İbadet

Bazı ibadetler diğerlerinden daha üstündür. Bu nedenle bunların yerine getirilmesi, dini öğretiler tarafından vurgulandığı gibi daha fazla ödül de kazandırmaktadır ve insanın gelişimindeki rolü daha fazladır.

Peygamber (s.a.a.) intizarı Allah’a yapılan ibadetler arasında saydıktan sonra, onu en üstün ibadetlerden biri olarak nitelendirmiş ve şöyle buyurmuştur: “En üstün ibadet, bekleyiştir.” (Kemalüddin ve Tamam-ı Nimet, c. 1, s. 287)

En İyi İş

Bazen bekleyiş Peygamber’in (s.a.a.) ümmetinin en iyi işleri arasında tanımlanmaktadır.

Peygamber (s.a.a.) bu konuda şöyle buyurmuştur: “Ümmetimin en üstün ameli, Allah’tan gelecek olan kurtuluşu beklemektir.” (Kemalüddin ve Tamam-ı Nimet, c. 2, s. 644)

Kurtuluşun Kendisi Kurtuluştur

Günümüzde, psikoloji bilimi açısından umutlu olmanın sosyal davranışlar üzerinde çok önemli bir rol oynadığı kanıtlanmıştır. Diğer bir deyişle, parlak ve aydınlık bir geleceği beklemek, insanın mevcut hayatının da aydınlık ve dinamik olmasına katkıda bulunmaktadır.

Bazı rivayetlerde kurtuluşu beklemenin, bu değerli gerçeğine vurgu yapılmakta ve bekleyişin kendisinin bir tür kurtuluş ve açılım olduğu ifade edilmektedir.

Bu konuda İmam Seccad (a.s) şöyle buyurmuştur: “Kurtuluşu beklemek, en büyük kurtuluşlardan biridir.” (Kemalüddin ve Tamam-ı Nimet, c. 1, s. 319)

En Üstün Cihat

Dini öğretilerde Allah yolunda cihat ve çaba göstermek, Müslümanların en önemli bireysel ve toplumsal davranışlarından biri olarak tanımlanmaktadır. Kur’an’da birçok ayet ve masumların (a.s.) çeşitli rivayetleri bu değerli davranışın gerçeğine değinmektedir.

Kurtuluşu beklemenin önemi ile ilgili bekleyişin «en üstün cihat» olarak tanımlandığı rivayetlerle karşılaşmaktayız. Bu tür rivayetlerden de anlaşılmaktadır ki, bekleyiş de bir eylem türüdür.

Peygamber Efendimiz (s.a.a.) “bekleyişin en üstün cihat olduğunu” şu şekilde ifade etmiştir: “Ümmetimin en üstün cihadı, kurtuluşu beklemektir.” (Tuhaf ul-Ukul, s. 37)

Yukarıda belirtilen öğretilerin aksine, Allah’ın rahmetinden umutsuzluk ve yetersizlik şiddetle kınanmakta ve büyük günahlardan biri olarak kabul edilmektedir. (Yusuf Suresi, 87)

(Hudamurad Selimiyan’ın Mehdeviyet Dersnamesi kitabından alınmıştır.)