Bizim hakkımızda aşırı gitmekten sakının. Bizi terbiye edilmiş kullar olarak bilin. Böylece faziletimiz hakkında istediğinizi söyleyiniz. el-Hisal, 614/10 İmam Ali (a.s)

İbn-i Arabî

İbn-i Arabî

Soru

Sizin İbn Arabî hakkındaki görüşünüz nedir? Acaba gerçekten İmam Humeynî ve Şehit Sadr, onu güzellikle yâd etmişler midir? Allâme Tabatabâî’nin İbn Arabî hakkındaki görüşü nedir? Acaba onun İbn Arabî hakkındaki görüşü de olumlu mudur?

Detaylı Cevap

Ayetullah Hasanzade Âmulî şöyle diyor: Necef-i Eşref’te Seyyid Gazî Tabatabâî’nin ünlü şakirtlerinden olan bizim bazı değerli üstatlarımız Gazî Tabatabâî’den naklederek şöyle diyorlardı: “İsmet ve imamet makamından sonra, insanlar içerisinde hiç kimse irfanî ve nefsanî hakikatler noktasında İbn Arabî’nin seviyesinde değildir ve hiç kimse ona yetişemez.”[1]

Hakeza şöyle diyorlardı: “Molla Sadra’nın sahip olduğu her şey Muhyiddin Arabî’dendir, onun sofrasının kenarında oturduğundandır.”[2]

Ayetullah Seyyid Muhammed Hüseyin Tahranî, Seyyid Haşim Haddad’dan naklen şöyle diyor: “Merhum ağa (Gazî) Muhyiddin Arabî’nin kendisine ve “Futuhat-i Mekkiye” adlı eserine çok ilgi gösteriyordu ve şöyle diyordu: Muhyiddin kâmillerdendir.[3]

“Hakikat dergâhına vasıl olanlardan olan Seyyid Ali Gazî Tabatabâî Muhyiddin İbn Arabî’yi çok överdi. Onu nefsi tanıma ve bâtınî şuhud noktasında benzeri olmayan bir kimse olarak tanıyordu.”[4] Burada bu bağlamda Ayetullah Seyyid Ali Gazî’yle hem meşrep olan bazı âlimlerin görüşünü zikredeceğiz:

Allâme Tabatabâî: “İslam’da İbn Arabî gibi bir satır getirebilen bir kimse yoktur.”[5]

Ayetullah Hasanzade Âmulî: “Fusus” ve “Futuhat” ona verilen has keramettendir. Bu Allah’ın faziletidir, istediği kimseye verecektir.”[6]

Ayetullah Cevad Âmulî: “Muhyiddin Arabî irfan öğreti ve marifetleri arasında benzersiz ve geçmişten günümüze kadar uzanan benzersiz bir kimsedir…” “Hikmet-i Mütealiye’nin sahip olduğu birçok ilkeleri de temelini İbn Arabî’nin atmış olduğu irfana borçludur.”[7]

Sadru’l-Müteellihin’in (Molla Sadra) İbn Arabî’ye duymuş olduğu saygıyı anlatmaya gerek yok. Biliyoruz ki o, Hikmet-i Mütealiye’de birçok konuda İbn Arabî’ye borçludur: O (Molla Sadra) İbn Arabî’ye karşı hadden fazla göstermiş olduğu saygıyı başka hiçbir arife ve hekime karşı göstermemiştir. İşte bu bizim iddiamızı doğrulamak için yeterlidir. Zaten Molla Sadra Hikmet-i Mütealiye’de yer alan birçok konuda İbn Arabî’ye borçludur.”[8]

Sonuç itibariyle İmam Humeynî’nin (r.a) Gorbaçov’a yazmış olduğu mektubun bir kısmını naklediyoruz ki bu mektupta âlimleri ve düşünürleri, başta İbn Arabî olmak üzere büyük şahsiyetlerin kitaplarını mütalaa etmeye davet etmiştir.

“Değerli üstadlardan isteyiniz ki Sadru’l-Müteellihin’in (Allah’ın rıdvanı üzerine olsun ve Allah onu nebiler ve salihlerle haşretsin) “Hikmet-i Mütealiye” adlı mektebine müracaat etsinler. Böylece ilmin hakikatinin maddeden mücerret olan vücut hakikati olduğu anlaşılsın. Her çeşit düşünce maddeden arıdır ve maddenin hükümlerine mahkûm değildir. Artık sizi yormak istemiyorum. Ariflerin kitaplarından özellikle İbn Arabî’nin kitaplarından bahsetmeyeceğim. Eğer bu büyük insanın söylediklerinden haberdar olmak istersen, bu konuda güçlü olan birkaç zeki adamını Kum’a gönder, böylece birkaç senede Allah’a tevekkül ederek kıldan daha ince olan marifetin derin ve latif menzillerini öğrensinler. Bu yolculuk dışında bu marifetler hakkında bilgi edinmek imkânsızdır.”[9]

Elbette bütün bunlar, bu değerli insanların İbn Arabî’nin yazmış olduğu kitaplarda konu ettiği konuların hiçbirisini eleştirmedikleri anlamında değildir. Aksine diğer ilmi ve dini konular gibi, İbn Arabî’nin de bazı düşünceleri de kabul görmemiştir. Ancak bütün bunlara rağmen onun genel şahsiyeti kabul görmüştür.

–—


[1]     Haşimiyan, Hadi, “Deryayi İrfan; Şerh-i Hal-i Seyyid Ali Gazî Tabatabâî”, Kum: müesesei Ferhengi Taha, s. 32

[2]     Duvumin Yadnameyi Allame Tabatabâî”, s. 41; Muhammed Tayyar Meraği- Sâdık Hasan Zade, “usve-i Arifan”, İntişarat-i Alı Ali, 1379, s. 65

[3]     Hüseyni Tahrani, Muhammed Hüseyin, “Ruh-i Mücered”, tercüme ve neşri devre-i ulum ve mearif-i İslâm, s. 342

[4]     Haşimiyan, Hadi, “Deryayi İrfan; Şerh-i Hal-i Seyyid Ali Gazî Tabatabâî”, Kum: müesesei Ferhengi Taha, s. 32

[5]     Mutahhari, “Şerhi Manzume”, s. 239

[6]     Bedi-i, Muhammed, “İhyageri irfan: pejohişi der zendegi ve mezhep Muhyiddin İbn Arabi”, müesesei ferhengi ve intişarati pazine

[7]     Cevad Amulî, Avayi Tevhit, Şerh-i Nameyi İmam Humeynî bi Gorbaçov, s. 78.

[8]     a.g.e.

[9]     a.g.e, Mukaddime-i Kitab.