İlahi Eğitim Aynasında Çocukların Hakları

İlahi Eğitim Aynasında Çocukların Hakları

Ayetullah el-Uzma Cevadi Amuli şöyle buyurmaktadır:

“İlahi yasalar ile günümüz dünyasının beşeri kuralları arasındaki fark şudur: İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, çocukların özgür bırakılması ve eğitilmeleri için hiçbir çaba sarf edilmemesi, aksine hayatlarındaki yolu kendilerinin özgürce seçmeleri gerektiği üzerinde durmaktadır. Ancak İslam öğretilerinde, ebeveynlerin çocuklarının hakları konusunda büyük bir sorumluluğu olduğu vurgulanmakta ve çocuğun doğumundan önce bile onların haklarına riayet edilmesi gerektiği bildirilmektedir.

Çocuklar, doğal ve olağan haliyle dünya hayatının süsü olarak kabul edilirler. Ancak anne ve babalarına ölümden sonra da fayda sağlayan salih evlatlar, ebeveynlerinin ‘bâkiyât-ı sâlihât’ından (kalıcı hayırlı işlerinden) sayılırlar. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmaktadır:

«Mal ve çocuklar, dünya hayatının süsüdür; (fakat) Rabbinin katında sevap bakımından da, ümit bağlamak bakımından da daha hayırlı olanlar ise (tükenmeyecek) salih amellerdir.» (Kehf suresi, 46).

İslam Peygamberi (s.a.a), çocuğun ebeveyni üzerindeki hakları hakkında şöyle buyurmuştur:

Çocuğun babası üzerindeki üç hakkı şunlardır: Ona güzel bir isim koyması, ona yazmayı (okuma-yazmayı) öğretmesi ve ergenliğe ulaştığında onun evlenmesini sağlaması.”

İmam Muhammed Bâkır (a.s.) ise şöyle buyurmuştur: “Çocuklar, babalarının salihliği ile korunurlar.” Belki de İmam burada, ebeveynlerin çocuklarının haklarını korumasına işaret etmektedir; şayet ebeveynler çocuklarının haklarına riayet ederlerse, çocuklar sapkınlık tehlikesinden korunmuş ve güvende olurlar; aksi takdirde zamanın ağır hadiselerinin fırtınası karşısında savunmasız kalacaklardır.

Eğer eğitimciler ve ebeveynler, çocukları kendi hakları konusunda bilgilendirir ve bu hakları elde etmeleri için onları teşvik ederlerse, yetişkinlik dönemlerinde bunun faydasını göreceklerdir.”

Kaynak: İslam’da Hak ve Teklif, s. 318-319.