“Vefa göstermenin afeti, sözünde durmamaktır.” Gurer’ul-Hikem, 3960 İmam Ali (a.s)

Mukattaa Harfler

Mukattaa Harfler

Soru

Kur’an’daki mukattaa harflerinin manası nedir? Peygamber (s.a.a) ve Allah arasındaki insanların anlayamadığı bir şifre midir?

Kısa Cevap

Mukattaa harfleri bazı sûrelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir.

Ayrıntılı Cevap

Kur’an sûrelerinden 29‘unun başında Arap alfabesine ait bir veya birkaç harf mevcuttur. Bunlar toplam olarak 78 harf olup tekrarlar çıkarıldığında 14 harf kalmaktadır. Bu harflere “mukattaa harfleri” veya “nuranî harfler” denmektedir. Mukattaa harfleri hakkında değişik görüş ve düşünceler ileri sürülmüştür. Onlardan bazılarına işaret ediyoruz:

1- Arap ve Arap olmayan tüm edipleri hayrete düşüren ve bilginleri kendisi gibi bir eser getirmede aciz kılan bu semavî kitap, taşıdığı azamet ve önemle beraber bildiğimiz (Arap) alfabeden ve herkesin kullandığı kelimelerden müteşekkildir ve bu harfler de bu hususa işaret etmektedir.

2- Mukattaa harfleri Kur’an’ın müteşâbihlerinden olup asla çözümlenmeyecektir. Mutlak meçhuller kategorisinden sayılır ve insanların bunlarla ilgili bilgi elde etme yolu tamamıyla kapalıdır.

3- Bu harfler salt soyut harflerdir. Ses özelliği dışında hiçbir şifre, işaret ve manaları yoktur. Bu harflerin sûrelerin başına konulmasının hikmeti, lafız ve ses olmaktan öteye geçmez. O dönemde Kur’an okunurken bu harflerin sesleri, Kur’an’a kulak vermeleri için dinleyicilerin dikkatini toplamayı sağlıyordu. Çünkü yoldan geçen Arapların kulağına Kur’an sesinin gitmemesi için düşmanlar sürekli gürültü çıkarmaktaydılar.

4- Bu harfler, sûrenin içerisinde söz konusu harflerin daha çok kullanıldığını göstermektedir ve bir mucizedir. Bedreddin Zerkeşî şöyle demektedir: Bu harflerin önemli sırlarından biri, her sûredeki kelimelerin çoğunun, sûrenin başında yer alan harf ile teşkil olmasıdır. Örneğin “kaf” harfi “kaf” ve “ha mim ayn sin kaf” ile başlayan âyetlerde 57 defa tekrar edilmiş ve bu sûredeki diğer harflere oranla daha fazla kullanılmıştır. Elbette “Şems”, “Kıyamet” ve “Felâk” sûreleri istisnadır. Mısırlı bir bilgin bu görüş üzerine yaptığı araştırmayla bu harflerin, başında bulunduğu sûrelerde en çok kullanılan harfler olduğu sonucuna ulaşmış ve bunun bir mucize olduğunu söylemiştir.

5- Bu harfler yemin amaçlı kullanılmıştır. Bu harfler ile yemin etmenin sebebi, tüm dillerde sözün temelinin bu harflere dayanmasıdır.

6- Bu harfler ile sûreler arasında bir ilişki vardır. Zira benzer mukattaa harfleriyle başlayan sûreleri incelediğimizde, bu sûrelerin muhteva olarak birbirlerine benzediklerini görmekteyiz.[1]

7- Bu mukattaa harflerinin bazıları özel bir alamettir ve ilahî güzel isimlerden bir isme işarettir. Bazıları da Peygamber-i Ekrem’in (s.a.a) adına yönelik şifreli bir işaretttir. İlahî isimlerin her biri birkaç harften müteşekkildir ve her isimden bir harf seçilerek ayrı olarak bazı Kur’an sûrelerinin başında okunmaktadır. Cuveyriye, Süfyan es-Sevri’den şöyle aktarmıştır: Cafer b. Muhammed b. Ali b. Hüseyin’e “Ey Allah Resulü’nün oğlu! Yüce Allah’ın kitabında “elif lam mim” diye buyurulan kelimelerin manası nedir? “ diye sordular. İmam Sâdık (a.s) bunun üzerine şöyle buyurdu:

“Bakara Sûresinin başında yer alan “elif lam mim”, “ben Allah’ım, sultanım” manasındadır ama Âli İmran Sûresinin başında yer alan “elim lam mim” ise “ben Allah’ım, mecidim” manasındadır…”

8- Bu harfler en büyük ilahî ismin cüzleridir.

9- Bu harfler sûrelerin âyet sayısına işaret etmektedir.

10- Her sûredeki mukattaa harfleri, o sûrenin adıdır. Nitekim “Yasin”, “Taha” ve “Sâd” surelerinin her biri kendi mukattaa harfleriyle adlandırılmışlardır.

11- Bu harfler İslam ümmetinin beka müddetine işaret etmektedir.

12- Bu harfler sûreleri ayırmak içindir. Önceki sûrenin tamamlandığını ve yeni bir sûrenin başladığını göstermektedir.

13- Bu harfler sûrelerin muhtevasının özeti ve kısa mesajıdır.

14- Bu harfler, Kur’an’dan bazı nüshalar taşıyan kişilerin adlarıyla ilgilidir. Örneğin Sâd b. Ebi Vakkas’ın adına işaret etmektedir.[2]

15- Bu harfler kimsenin haberdar olmadığı Allah ve peygamber arasındaki bir takım şifrelerdir. Araştırmacıların benimsediği görüş budur.[3]

İmam Sâdık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Elim lam mim” Allah ile sevgilisi Muhammed (s.a.a) arasındaki bir şifre ve işarettir. Allah, peygamberden başkasının haberdar olmamasını istediği için başkalarının gözünden uzak tutmak ve sadece dostuna açık ve belirgin kılmak gayesiyle onu harfler şeklinde dile getirmiştir.[4] Mukattaa harflerinin tertiple yan yana konmasıyla değişik kelime ve tabirler meydana gelmektedir. Fikir ve düşünce ehli, inanç ve eğilimleri esasınca bu harflerden istifade ederek ilgi duydukları hususların falına bakmışlardır. Örneğin Bedreddin Zerkeşî şöyle demektedir: Bu harflerin terkibinden “Nassu Hekimin katiin lehu sırrun (kararlı bilgenin sözü sırlıdır)” cümlesi oluşturulabilir. Feyz-i Kâşânî ise “Sıratu aliyyin hakkun nemsikuhu (Ali’nin yolu haktır, onu izliyoruz)” cümlesini elde etmiştir[5] ama bu cümlelerin hiçbiri bir rivayete dayanmamaktadır.

–—


[1]     el-Mizan, Şûra Sûresi 6. âyetinin açıklaması.

[2]     Daha fazla bilgi için “Mukattaa Harfleri” makalesi, Ferheng ve Maarif-ı Kur’anî adlı site adresine müracaat ediniz.

[3]     Marifet, Hâdi, Ulum-i Kur’anî, s. 138.

[4]     İbn Tavus, Sadu’s-Suud, s. 217, Necef baskısı.

[5]     Tefsiru’s-Safi, c. 1, s. 91.