Rabbim bana farzları eda etmeyi emrettiği gibi insanlarla iyi geçinmeyi de emretmiştir. el-Bihar, 2/117/4 Hz. Muhammed (s.a.a)

Mukattaa Harflerinin Faydası

Mukattaa Harflerinin Faydası

Soru

Kur’an’daki birçok sûrenin başında “elif-lam-mim” gibi harfler (huruf-i mukattaa) vardır. Bazı müfessirler bile bunların manasını bilmiyor. Kur’an-ı Kerim her zaman beşere kılavuzluk yapan bir kitap olmasına rağmen neden bu şifreli kelimeleri içerisinde barındırıyor? Oysa Allah faydasız bir söz söylemez?

Kısa Cevap

Kur’an’ın içermiş olduğu mukattaa harfleri hakkında birçok şey söylenmiş. Allâme Tabatabâî bu bağlamda şöyle diyor: Mukattaa harfleri içeren sûreler arasındaki benzerlik dikkate alındığında, bu harfler ile başında bu harflerin bulunduğu sûrelerin içeriği arasında özel bir irtibatın olduğu düşünülebilir.

Bu harfler Allah ile peygamberi arasında bazı şifrelerdir ve manaları gizlidir. Biz, normal anlama yetimizle bu manaları anlayamayız. Anlayabildiğimiz tek şey, bu harfler ile bu harfleri içinde barındıran sûrelerin içerikleri arasında bir irtibat olduğudur.

Çağdaş araştırmacılardan bir diğeri, bazı sûrelerin başında gelen mukattaa harfleri hakkında bazı noktalara ulaşmıştır. Bu noktaları elektronik cihazlarla tespit ederek şu neticeye ulaşmıştır: Müfret ve mürekkep harfler ile başlayan 29 sûrenin her birisinde bulunan harflerin miktarı, bu sûrenin kendisinde zikredilen harflerin miktarından daha fazladır. Buna binaen birkaç önemli noktaya varabiliriz:

a) Kur’an ilimlerinde mukattaa harfleri denilen bu harfler anlamsız harfler değildir.

b) Bu harfler Allah ile resulünün arasında bazı şifreler konumundadır. Başka kimselerin bu şifrelerin hangi anlama geldiğini ve neye işaret ettiğini bilmemeleri bu harflerin anlamsız olduğuna delil olamaz.

c) Umum için hidayet kitabı olan bir kitaba özel insanlar için de bazı kilit noktaları yerleştirmek, kitabın hidayet özelliğiyle tezat teşkil etmez. Şifre konumunda olan bu harfler günümüz dünyası insanının sorunlarını çözmeyle doğrudan doğruya irtibatlı olmayabilir ama Peygamber (s.a.a.) bu şifreli harflerden yararlanarak beşere daha iyi bir şekilde kılavuzluk yapabilmiş ve netice itibariyle beşeri sorunlarını çözmüş olabilir.

Bütün bunların yanı sıra mukattaa harflerinden bahsetmek dinin derin konularındandır. Yani bu konuya Allah, peygamber vb. konular işlendikten sonra sıra geliyor. Yani biz ilk önce Allah’ın başta hekîm ve âlim sıfatı olmak üzere tüm güzel sıfatlara sahip olduğunu kabul ediyoruz. Hikmet ve ilim sahibi olan, asla boş ve anlamsız bir iş yapmaz ve bir söz söylemez inancına varıyoruz. Bu inançtan sonra mukattaa harfleri gibi bir konuyla karşılaşır ve manasını, delilini ve sırrını bulamazsak şu kısa ve öz cevabı verebiliriz: Başta hekîm ve âlim olmak üzere tüm kemal sıfatlara haiz olduğuna inandığımız Allah’ın söylemiş olduğu sözler ve yaptığı işler kesinlikle anlamsız, boş ve hedefsiz değildir. Dolayısıyla Kur’an-ı Kerim’de zikredilmiş olan bu harflerin beyhude olmadığı sonucuna varıyoruz.

Ayrıntılı Cevap

Bu sorunun cevabına geçmeden önce Kur’an’daki mukattaa harfleriyle ilgili iki görüşü açıklayacağız.

Kur’an’da yer alan mukattaa harfleriyle ilgili çok sözler söylenmiştir. Bu bağlamda görüş bildiren müfessirler arasından ilk önce Allâme Tabatabâî’nin konuyla ilgili görüşünden (yani Allah hekîm sıfatına sahiptir, boş söz söylemez ve boş iş yapmaz) bahsedeceğiz. Sonra başka bir müfessirin bu konudaki görüşlerini zikrederek bir neticeye varmaya çalışacağız.

Allâme Tabatabâî (r.a.) şöyle diyor: Kur’an’ın 29 sûresinde mukattaa harfleri yer alıyor. Bu sûrelerin bazıları bir harf ile başlıyor: “Sad”, “”Kaf” ve “Nun” gibi. Bazıları iki harf ile başlıyor: “Ta-ha”, “Ya-sin” ve “Ha-mim” gibi. Bazıları üç harfle başlıyor: “Elif-Lam-Mim”, “Elif-Lam-Ra”, “Ta-Sin-Mim” gibi. Bazıları da dört harfle başlıyor: “Elif-Lam-Mim-Sad”, “Elif-Lam-Mim-Ra” gibi. Bazı sûreler de beş harfle başlıyor: “Kaf-Ha-Ya-Ayn-Sad”, “Ha-Mim-Ayn-Sin-Kaf” gibi. Diğer taraftan bu harfler (kullanım sayısı bakımından) birbirinden farklıdır. Onlardan bir kısmı sadece bir yerde zikredilmiştir: “Nun” gibi. Bazıları da birkaç sûrenin başında gelmiştir: “Elif-Lam-Mim”, “Elif-Lam-Ra”, “Ta-Sin-Mim” ve “Ha-Mim” gibi.

Bu iki noktayı dikkate alarak “Elif-Lam-Mim” ve “Elif-Lam-Mim-Ra” gibi başlangıcında aynı mukattaa harfleri olan sûrelere dikkat edersek, bu sûrelerin içerik bakımından birbirine benzer ve aynı akışa sahip olduğunu görürüz. Öyle ki bu sûreler arasındaki benzerlik başka sûreler için söz konusu değildir.

Bu sûrelerin birçoğunun ilk âyetlerinde müşahede edilen benzerlik şöyledir: Örneğin “Ha-Mim” ile başlayan sûrelerin ilk âyetleri “Tilke âyâtu’l-kitab” veya bu anlama gelen benzer ibarelerdir. “Elif-Lam-Ra” harfleriyle başlayan sûreler de aynı şekildedir. Bu sûrelerin ilk âyetleri de “Tilke âyâtu’l-kitab” ibaresiyle veya aynı anlamdaki farklı âyetlerle başlamıştır. “Ta-Sin” veya “Elif-Lam-Mim” harfleriyle başlayan sûrelerin ilk âyetlerini de genellikle “Kitapta şüphe yoktur” anlamındaki “La raybe fihi” âyeti veya aynı anlamı içeren başka âyetler oluşturuyor.

Aralarındaki bu benzerlik dikkate alındığında bu harfler ile bu harflerin yer aldığı sûrelerin içeriği arasında özel bir irtibatın olduğuna ihtimal vermek mümkündür. Bu ihtimali güçlendiren ise “Elif-Lam-Mim-Sad “ şeklinde başlayan Âraf Sûresi, “Elif-Lam-Mim” ve “Sad” surelerinde ele alınmış konulardır. Hakeza “Elif-Lam-Mim-Ra” harfleriyle başlayan Rad Sûresiyle, “Elif-Lam-Mim” ve “Elif-Lam-Mim-Ra” ile başlayan sûrelerin konuları birbirine benzemektedir.

Buradan anlaşılıyor ki bu harfler, Allah ile peygamberi arasında şifre konumundadırlar ve anlamları bize gizlidir. Sahip olduğumuz sıradan “anlama” yetisiyle sadece bu harfler ile bu harflere sahip olan sûrelerin içeriği arasında bir irtibat olduğuna ihtimal vermenin ötesinde bir anlam çıkarmamız mümkün değildir.[1]

Konunun devamında çağdaş müfessirlerden birisinin bu bağlamda arz ettiği bir noktayı aktaralım.

Birkaç sene önce Amerika’da bulunan Mısırlı araştırmacı Dr. Reşat, bazı sûrelerin başında zikredilen mukattaa harfleri hakkında elektronik cihazlar vesilesiyle bazı noktalar keşfetmiştir. Kendisi bu bağlamda şu neticeye varmıştır: Her sûrenin başında bulunan mukattaa harfleri ile bu harflere sahip olan sûrenin âyetlerindeki harfler arasında bir irtibat vardır. Bu iddiasını da bir şekilde elektronik cihazlarla ispatladı ve mukattaa harflerinden birinin veya birkaçının yer aldığı 29 sûrenin her birinde var olan harflerin miktarının, o sûrenin kendisinde bulunan diğer harflerden daha fazla olduğu neticesine vardı. Yani sûrenin başında zikredilen mukattaa harfleri, bu sûrenin içinde diğer harflere oranla daha fazla tekrarlanmıştır. Dolayısıyla miktarı diğer harflere oranla daha fazladır.

Buradan, Kur’an’ın kendine has lügatinde, cümlelerinin yapısında ve âyetlerindeki mucizenin yanında, harflerinde de mucizenin olduğu anlaşılmaktadır. Zira Kur’an’ın harflerinde de özel bir hesap, uyum ve has bir nazım dikkate alınmıştır.

Bu buluşlar, Bakara Sûresinin başında zikredilen mukattaa harfleriyle ilgili zikredilen görüşleri açıklıyor ve ispatlıyor. Bu görüşlerden biri de harflerin yer aldığı sûrelerin âyetlerindeki kelimelerin uyumlu ve mucizevî oluşudur. Bu görüşler gerçeklere ve hakikate ulaşma yolunda birer pencere olabilirler.[2]

Zikredilen konulara dikkat edersek birkaç önemli noktaya varabiliriz.

a) Kur’an İlimlerinde mukattaa harfleri diye adlandırılan bu harfler anlamsız harfler değildir. Zira bunların birçok faydaları zikredilmiştir. Yukarda söylenenlere tekrar bakılırsa, bu harflere şifreli harfler denildiği görülür. Şifreli harflerin de boş ve bâtıl olduğu söylenemez.

b) Müfessirlerden naklederek açıkladığımız hususlara bakılırsa bu harfler Allah ile resulünün arasındaki bazı şifrelerdir. Bu harflerin şifreleri beşer tarafından anlaşılamaz ve şifrelerde saklı olan sırlardan başkalarının haberi yoktur. Elbette başkalarının bu şifrelerin anlamını bilmemesi, bu harflerin anlamsız olduğunu göstermez.

c) Umum için hidayet kitabı olan bir kitaba, özel insanlar için bazı kilit noktaları yerleştirmek, kitabun hidayet edici özelliğiyle tezat teşkil etmez. Şifre konumunda olan bu harfler günümüz dünyası insanının sorunlarını doğrudan doğruya çözmeyle irtibatlı olmayabilir ama Peygamber (s.a.a.) bu şifreli harflerden yararlanarak beşere daha iyi kılavuzluk yapabilmiş ve neticede beşerin sorunlarını daha kolay çözmüş olabilir.

Bütün bunların yanı sıra mukattaa harfleri derin dinî meselelerdendir. Yani bu konu Allah, peygamber vb. konuların işlenmesinden sonra gelmektedir. Yani biz Allah’ı güzel sıfatları ve hikmetiyle tanıdıkdan ve boş ve anlamsız bir iş yapmayacağını anladıktan sonra mukattaa harfleri konusuyla karşılaşırız. O zaman da anlam veremediğimiz bu konuya kısa ve öz bir cevap verebiliriz.[3] Bu cevap, hekîm ve âlim olan, tüm kemâl sıfatlarına haiz Allah-u Teâlâ’nın sözlerinin ve işlerinin kesinlikle anlamsız, boş ve hedefsiz olamayacağıdır. Dolayısıyla Kur’an-ı Kerim’de zikredilmiş olan bu harfler beyhude değildir.

–—


[1]     Tabatabâî, Muhammed Hüseyin, Tefsiru’l-Mizan, Farsça tercümesi: Musevî Hemedanî, Seyyid Muhammed Bâkır, 5. baskı, Kum, Defter-i İntişarat-ı İslami-i Camiayı Muderrisin-i Havzayı İlmiyeyi Kum, h.ş. 1374, c. 18, s. 7 ve 8.

[2]     Talaganî, Seyyid Mahmut, Pertuyi ez Kur’an, Tahran, Şirket-i Sehami İntişarat, h.ş. 1363, c. 5, s. 8, dipnot, c. 4, s. 157.

[3]     Muminun, 115.