“Her kimin aklı kemale ererse şehvete değer vermez.” Gurer’ul-Hikem, 8226 İmam Ali (a.s)

Ümmü’l-Müminin Deyimi

Ümmü’l-Müminin Deyimi

Soru

Ümmü’l-Müminin deyimi nasıl ortaya çıktı?

Kısa Cevap

Ümmü’l-Müminin deyimi ilk olarak Peygamber’in (s.a.a) zamanında Ahzap Sûresinin 6. âyetinin nazil olmasıyla deyimleşti. Âyet, Peygamber’in (s.a.a) eşlerinin müminlere göre durumunu ortaya koymaktadır. Allah Resulü’nün (s.a.a) eşlerinin ümmetin anneleri olduğu şer’i bir hükümdür. Peygamber’in (s.a.a) eşleri müminlerin anneleridir benzetmesi, anneliğin tüm hükümlerine değil, bazı hükümlerine benzetilmesidir. Böyle bir hükmün bazı nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

1-Peygamber’in (s.a.a) eşlerine saygı göstermek.

2-Peygamber’in (s.a.a) kendisine saygı göstermek.

3-Bazı kötü niyetli kişilerin Allah Resulü’nün (s.a.a) vefatından sonra eşleriyle evlenip siyasi ve kötü maksatlarına ulaşmalarını engellemek.

Ayrıntılı Cevap

1- Ümmü’l-Müminin, müminlerin annesi demektir. Bu deyim ilk olarak Evla âyeti olan “Peygamber, inananlar üzerinde, kendilerinden ziyade tasarruf ve velayet sahibidir ve onun eşleri de inananların analarıdır.”[1] âyetinin Peygamber’in (s.a.a) eşleri hakkında nazil olmasıyla, onların müminlere göre durumunu ortaya koyduktan sonra yaygınlaşmıştır. Yüce Allah bu âyette Resulullah’ın (s.a.a) eşlerini müminlerin manevî anneleri olarak tanıtmaktadır.

2- Bu hüküm -yani Allah Resulü’nün (s.a.a) eşlerinin ümmetin anneleri olduğu hükmü– şer’i bir hüküm olup yalnızca Peygamber’e (s.a.a) aittir.[2] Nitekim yine Ahzap Sûresinde Peygamber’in (s.a.a) eşlerinin diğer kadınlarla bir olmadığına dikkat çekilmiştir:

“Ey Peygamberin eşleri, siz, öbür kadınlardan birine benzemezsiniz.” [3]

3- Peygamber’in (s.a.a) eşlerinin annelere benzetilmesi anneliğin tüm hükümleri değil, bazı hükümleri hakkındadır; yani annelerin evlatlarına karşı hakları vardır ve orada iki taraflı hükümler geçerlidir. Oysa burada bütün hükümler geçerli değildir. Burada yanlızca iki hüküm vardır: Peygamber’in (s.a.a) eşlerine saygı göstermenin farz oluşu ve onlarla evlenmenin haramlığı. Halbuki insanın kendi annesi hakkında miras alma gibi diğer hükümler de vardır. Yine insan annesinin başka kocasından olan kızlarıyla da evlenemez vs. Ama Peygamber’in (s.a.a) eşlerinin yukarıda söylenen iki hükmün (saygının farz ve nikâhın haram oluşu) dışında herhangi bir hükümleri yoktur. Dolayısıyla bu hüküm –Peygamber’in (s.a.a) eşlerine müminlerin anneleri benzetmesinin yapılması- iki durumda geçerlidir: a) Onlara saygı göstermek farzdır. b) Onlarla evlenmek herkese haramdır.[4]

4- Bu hüküm:

1- Peygamber’in (s.a.a) eşlerine saygı göstermek için nazil olmuştur. Onlar Peygamber’in (s.a.a) eşleri ve Müslümanların özel saygısına mazhar olduklarından dolayı Kur’an’ın da buyurduğu gibi başka kadınlardan farklıydılar.[5]

2- Peygamber’in (s.a.a) şahsiyetine saygı göstermek içindir. Âyetin nüzul sebebinden de anlaşıacağı üzere bazı muhalifler Peygamber’den (s.a.a) intikam almak ve Onun (s.a.a) yüce makamına hakaret etmek için Peygamber’in (s.a.a) vefatından sonra eşleriyle evlenmek istiyorlardı.

3- Bu yolla düşmanların entrikaları ve bazı çıkarcı kimselerin suistimalleri önlenmiştir. Bazı kimseler Allah Resulü’nün (s.a.a) vefatından sonra Onun (s.a.a) eşleriyle evlenmekle siyasi bir takım çıkarlar elde etmek istiyorlardı. Üstad Mutahharî’ye göre Peygamber’in (s.a.a) eşlerinin başkalarıyla evlenmelerinin yasak olmasının nedeni, sonraki kocanın, Müslümanların içinde özel bir saygınlığı olan o kadının bu konumunu suistimal etmesini önlemek ve kadınların, siyasi ve maceracı kimselerin aleti olmalarını engellemektir.[6]

–—


[1]     Ahzap, 6.

[2]     Muhammed Hüseyin Tabatabâî, el-Mizan (Farsça tercümesi), c. 16, s. 414.

[3]     Ahzap, 32.

[4]     Bkz. Tefsir-i Numûne, c. 17, s. 205-207.

[5]     Ahzap, 32.

[6]     Murtaza Mutahharî, Mecmua-yı Âsâr, c.19, s. 431. Daha fazla bilgi için bkz. Tefsiru’l-Mizan, c.16, Ahzap/1-54; Tefsir-i Numûne, c.17, s. 405-406, Ahzap/1-54.