Yeni Kitaplar

  • Faiz

    Faiz, iktisadî hayatın en eski problemlerinden biridir. Faize meşruluk kazandıran devirler, bütün&uum ...
  • Hz. Ali'nin (a.s) Yönetim Tarzı

    Hz. Ali (a.s), bir devlet adamı olarak devletin her alanında, bulunmuş olduğu şartların elverdiği kadarıyla yenilikle ...
  • İki Sure (Örnek Eğitmen - Örnek İnsan)

    Yüce Allah’ın Kur’an’ı Peygamber’ine (s.a.a) göndermesindeki en büyük gay ...
  • Kur'an'dan Esintiler

    Kur’an, âlemlerin Rabbi namına bir ilahî hitaptır. Bütün kâinatın Sahibi, büt& ...

Son eklenen Makale ve Sohbetler

Takvim
istanbul - turkey
05:48İmsak 07:25Güneş 12:02Öğle 17:01Akşam 22:59Gece Yarısı
Pazar 21 Aralık 2014
  • Yapım Aşamasındadır
  • Yapım Aşamasındadır
  • Yapım Aşamasındadır
  • Yapım Aşamasındadır

Kısaca

Hz. Muhammed'in Hayatı

Resulullah (s.a.a), Fil yılı, Rabiulevvel ayının on yedisinde (M.570’de) Cuma günü şafak vakti Mekke şehrinde dünyaya geldi.[1] Resulullah (s.a.a)’in değerli babası, Abdullah bin Abdulmuttalip bin Haşim bin Abdumenaf idi; değerli annesi ise Veheb bin Abdumenaf’ın kızı Amine idi. Görüldüğü gibi her iki şahsiyetin akrabalık bağı Abdumenaf’da birleşiyor. Hz. Peygamber’in mübarek ismini, İlahi emir gereği Muhammed[2] künyesini ise Ebu’l Kasım[3] koydular. İmam Bakır (a.s)’ın buyurduğuna göre, Hazretin doğumunun yedinci günü Ebu Talib, Peygamber (s.a.a) için bir kurban kesti ve akrabalarını misafirliğe davet ederek şöyle…
Hz. Muhammed (s.a.a)
“Dilini korumayan kimse, hiçbir şey yapmamıştır.” Kenz’ul Ummal, 43937

İlgili Makaleler

İmam Ali (a.s)
"Ey Ademoğlu eğer dünyadan sana yetecek kadarını istersen ondan çok azı bile sana yeter, ama eğer sana yetenden daha fazlasını istersen onun tamamı bile sana yetmez." Kafi, c. 2, s. 138

İlgili Makaleler

İmamet ve İslâmî Vahdet  - 1
Vahdet ve Birlik

İmamet ve İslâmî Vahdet - 1

Bazılarına göre, İslam’ın ilk yıllarından bu yana oldukça fazla zaman geçtiğinden çağımızda mezhep ve imamet konusunda konuşmanın bir anlamı yoktur. Hatta zarar ve ziyan vericidir. Zira bu konular yüzyıllar önce yaşanmış ve kapanıp gitmiştir. Peygamberden sonra halife ve yerine geçecek kişinin kim olduğu ve kim olmalıydı? Acaba Hz. Ali mi, yoksa Ebu Bekir mi? gibi konular çağımızda faydasız, hatta belki bu konular bu zamanda fitne, kavga, kin ve nefretin oluşmasına sebep olmaktadır. Başka bir ifadeyle…