Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Ümmetim arasında Ehl-i Beyt’imin misali, Nuh’un gemisi misalidir. Ona binen kurtulur, ondan yüz çeviren ise helak olur. (Bihar’ul Envar c.27, s.113) Hz. Muhammed (s.a.a)

Resulullah (saa) ile İlgili Kırk Hadis

Resulullah (saa) ile İlgili Kırk Hadis

En Güzel Örnek

Allah-u Teala şöyle buyurmuştur:

“Sizin için Allah’ın Resulünde güzel bir örnek vardır.”[1]

1- Kul Gibi Yemek Yemesi ve Oturması

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) kul gibi yemek yer, kul gibi oturur ve kendisinin de bir kul olduğunu biliyordu.”[2]

2- Uykudan Kalktığında Secde Etmesi

İmam Bakır (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) uykudan kalktığında (alnını yere koyarak) Allah’a secde ederdi.”[3]

3- Namaza Olan Aşkı

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a), ne yemeği ve ne de başka bir şeyi namaza tercih etmezdi; namaz vakti ulaştığında, ne ailesini tanırdı ve ne de dostunu.”[4]

4- Kur’ân Okuması

İmam Bakır (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a), Kur’an’ı herkesten daha güzel bir sesle okurdu.”[5]

5- Namazda Ağlaması

İmam Seccad (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a), hiçbir suçu olmaksızın Allah korkusundan o kadar ağlardı ki, namaz kıldığı yer (secdegahı) ıslanırdı.”[6]

6- Ümmetle Beraber Olması

Enes bin Malik diyor ki:

“Resulullah (s.a.a) hasta ziyaretine giderdi, cenazeyi teşyi ederdi ve kölenin davetine icabet ederdi.”[7]

7- Birlikte Oturduğu Kimseye Saygısı

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a)’in birlikte oturduğu kimsenin önünde ayağını uzatması kesinlikle görülmemiştir.”[8]

8- Sözü Kesmemesi

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) kimsenin sözünü, haddini aşmadıkça kesmezdi; kestiğinde de sakındırarak veya kalkarak bu işi yapardı.”[9]

9- Oturma Adabı

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“ meclisin son kesiminde (boş olan yerde) otururdu ve diğerlerine de böyle yapmalarını emrederdi.”[10]

10- Misafire Karşı Davranışı

İmam Musa Kazım (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a)’e misafir geldiğinde, Hazret onunla birlikte yemek yerdi; misafir elini yemekten çekmedikçe, O elini çekmezdi.”[11]

11- Musafaha Etmesi

İmam Cafer Sadık (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) bir kimseyle musafaha ettiğinde (tokalaştığında), o kimse elini geri çekmedikçe Hazret kesinlikle elini geri çekmezdi.”[12]

12- Güler Yüzlülüğü

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) sürekli güler yüzlü ve yumuşak huylu idi; sert ve katı değildi.”[13]

13- Konuşması

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) kimseyi kınamazdı; kabahatini yüzüne vurmazdı; sürçme ve ayıplarını aramazdı; sevabını ümit ettiği sözler dışında (bir şey) konuşmazdı.”[14]

14- Yemeği

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a), Allah ruhunu alıncaya dek sürekli arpa ekmeği yerdi.”[15]

15- Şakası

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) şaka ve lâtife yapardı ama haktan başka bir şey söylemezdi.”[16]

 

16- Normal Yemesi

Resulullah (s.a.a) buyurmuştur ki:

“Biz öyle bir aileyiz ki, acıkmadıkça yemek yemeyiz ve yediğimizde de doyasıya yemeyiz.”[17]

17- Toplumda Yemek Yemesi

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) toplumla birlikte yemek yediğinde, ilk olarak yemeğe elini O uzatırdı; halkın doyasıya yemesi için de yine son olarak yemekten O elini çekerdi.”[18]

18- Halkın Aklı Miktarınca Konuşması

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) kesinlikle kendi aklı miktarınca halkla konuşmamıştır. Kendisi (bu konuda) buyurmuştur ki: “Biz peygamberler topluluğu, insanlarla akılları miktarınca konuşmakla görevli kılınmışız.”[19]

19- Adaletle Bakışı

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) bakışlarını ashabı arasında taksim edir ve ona-buna (herkese) eşit olarak bakardı.”[20]

20- Şefkati

İmam Bakır (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) cemaat namazı kılarken bir çocuğun ağlama sesini duyduğunda, (cemaat namazına katılmış olan annenin çocuğuna yetişmesi için) namazı hafif ve kısa kılırdı.”[21]

21- Allah İçin Sinirlenmesi

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) İlahî sınırlar çiğnenmedikçe, kendisine yapılan zulümden dolayı intikam almazdı. İlahî sınırlar çiğnendiğinde sinirlenirdi; siniri de Allah içindi.”[22]

22- Misvak Kullanması

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) uykudan kalktığı her vakit dişlerini misvaklardı.”[23]

23- Vaktini Üçe Bölmesi

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) kendi evine gittiğinde vaktini üç kısma bölerdi: Bir kısmını Allah’a, bir kısmını ailesine ve bir kısmını da şahsi işlerine ayırırdı.”[24]

24- Dilini Koruması

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) dilini, O’nu ilgilendirmeyen ve O’na faydası olmayan şeylerden korurdu; diliyle halkı bir araya toplar ve onları kendisinden kaçırmazdı.”[25]

25- Güzel Ahlaklara Sahip Olması

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) herkesten daha cömert, daha cesaretli, daha doğru konuşan, daha vefalı, daha yumuşak huylu ve daha güzel muaşeret edendi.”[26]

26- Kız Çocuğu Olduğunda

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a)’e bir kız çocuğunun olduğuna dair müjde verildiğinde şöyle buyuruyordu: “Bir güldür; rızkı ise Allah’adır.”[27]

27- Kıbleye Doğru Oturması

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) genellikle kıbleye doğru otururdu.”[28]

28- Alçak Gönüllülüğü

İmam Bakır (a.s), Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakletmiştir:

“Beş şeyi, benden sonra sünnet olması için ölünceye dek terketmeyeceğim:

1)      Kölelerle yerde yemek yemeği.

2)      Palanlanmış merkebe binmeği.

3)      Keçiyi elimle sağmayı.

4)      Yünlü elbise giymeği.

5) Çocuklara selam vermeği.[29]

 

29- Saç ve Sakalını Taraması

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) sürekli olarak saç ve sakalını tarayıp düzeltirdi; saç ve sakalını genellikle suyla (ıslatarak) düzeltip tarardı.”[30]

30- Konuşurken Tebessüm Etmesi

Ebu Derda’dan şöyle dediği nakledilmiştir:

“Resulullah (s.a.a) bir söz söylerken tebessüm ederdi.”[31]

31- Yürüyüşü

İbn-i Abbas’tan şöyle dediği nakledilmiştir:

“Resulullah (s.a.a) yol yürürken öyle canlı ve dinamik yürürdü ki, bu yürüyüş sahibinin aciz ve yorgun insanlar gibi yürümediği, hemen kendini gösterirdi.”[32]

32- Sade Yaşayışı

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) yerde yemek yerdi; köleler gibi (dizleri üzerinde) otururdu; kendi eliyle ayakkabı ve elbisesini yamardı; (bazen) palansız merkebe biner ve arkasına da birisini bindirirdi.”[33]

33- Şecaati

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Savaş şiddetlendiğinde ve düşmanla karşı karşıya geldiğimizde Resulullah’a sığınıyorduk; Resulullah’dan düşmana daha yakın bir kimse yoktu.”[34]

34- Hamd Etmesi

“Resulullah (s.a.a) her gün üç yüz atmış kez Allah’a hamdederdi.”[35]

35- Konuşma Meclisi

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) konuştuğunda, meclistekiler başlarını aşağı eğerek (canı-gönülden O’nu) dinlerlerdi; öyle ki, sanki başlarının üzerinde bir kuş durmuştu.[36] Susunca ashap konuşmaya başlardı. Konuştuklarında ise, O Hazretin huzurunda birbirleriyle çekişmez ve niza etmezlerdi. Birisi konuştuğunda, o sözünü bitirinceye dek susup onu dinlerlerdi.”[37]

36- Ashabı Arasında Oturması

Ebuzer diyor ki:

“Resulullah (s.a.a) ashabı arasında (daire şeklinde) otururdu. Bir yabancı geldiğinde soru sormak için onlardan hangisinin Peygamber olduğunu ve sorusunu O’ndan soracağını bilemezdi.”[38]

37- Esans (Koku) Kullanması

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a), yemekten daha çok esansa (kokuya) para harcardı.”[39]

38- Ashabını Sorup-Soruşturması

Enes’ten şöyle dediği nakledilmiştir:

“Resulullah (s.a.a) ashabından birisini üç gün görmediğinde, onu sorup-soruştururdu; gaip (yolculuğa gitmiş) olduğunda, hakkında dua ederdi; hasta olduğunda ise, halini sormaya giderdi.”[40]

39- Allah’a Karşı Tevazusu

İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) Allah-u Teala’nın O’nu peygamberliğe seçtiği günden O’nun ruhunu aldığı güne dek asla yaslanarak yemek yememiştir; bu ameli, Allah’a olan tevazusundan dolayı idi.”[41]

40- Ashabı Hoşnut Etmesi

Hz. Ali (a.s) buyurmuştur ki:

“Resulullah (s.a.a) ashabından birini üzüntülü gördüğünde, şaka ve latifeyle onu hoşnut eder ve şöyle buyururdu: “Allah-u Teala, kardeşlerinin yüzüne asık suratla bakan kimseyi sevmez.”[42]

 


[1] – Ahzab/21.

[2] – Bihar, C. 16, S. 262.

[3] – Mekarim’ul- Ahlak, S. 39.

[4] – Sünen’ün- Nebi, S. 268.

[5] – Sünen’ün- Nebi, S. 311.

[6] – Sünen’ün- Nebi, S. 32.

[7] – Mekarim’ul- Ahlak, S. 15.

[8] – Bihar, C. 16, S. 236.

[9] – Sünen’ün- Nebi, S. 18.

[10] – Sünen’ün- Nebi, S. 16.

[11] – Sünen’ün- Nebi, S. 67.

[12] – Bihar, C. 16, S. 269.

[13] – Mekarim’ul- Ahlak, S. 14.

[14] – Sünen’ün- Nebi, S. 17.

[15] – Sünen’ün- Nebi, S. 49.

[16] – Bihar, C. 16, S. 244.

[17] – Sünen’ün- Nebi, S. 181.

[18] – Sünen’ün- Nebî, S. 166.

[19] – Sünen’ün- Nebî, S. 57.

[20] – Usul-u Kafi, C. 2, S. 671.

[21] – Sünen’ün- Nebi, S. 273.

[22] – Sünen’ün- Nebi, S. 45.

[23] – Sünen’ün- Nebi, S. 222.

[24] – Mekarim’ul- Ahlak, S. 13.

[25] – Sünen’ün- Nebi, S. 15.

[26] – Bihar, C. 16, S. 194.

[27] – Sünen’ün- Nebi, S. 80.

[28] – Mekarim’ul- Ahlak, S. 26.

[29] – Bihar, C. 16, S. 215.

[30] – Sünen’ün- Nebi, S. 91.

[31] – Mekarim’ul- Ahlak, S. 21.

[32] – Bihar, C. 16, S. 236.

[33] – Nehc’ül- Balağa, hutbe 160, Subh-i Salih.

[34] – Mehaccet’ul- Beyza, C. 4, S. 151.

[35] – Bihar, C. 16, S. 257.

[36] – Sessiz ve teveccühle dinlemelerinden kinayedir.

[37] – Mekarim’ul- Ahlak. S. 15.

[38] – Mekarim’ul- Ahlak, S. 16.

[39] – Bihar, C. 16, S. 248.

[40] – Mekarim’ul- Ahlak, S. 19.

[41] – Bihar, C. 16, S. 242.

[42] – Sünen’ün- Nebi, S. 61.