Nehc’ul Belağa’da Hitabenin Rolü

Ayetullah Ebu’l Kasım Haz’ali/Ehli Beyt Öğretisi Müminlerin Emiri Ali (a. s) şöyle buyurmuştur: “ve şüphesiz ki biz sözün emirleriyiz. Sözün kökleri bizde saldı  ve dalları üzerimize sarktı.” Sözümüzün konusu “Nehc’ul Belağa’da hitabenin ro­lüdür. Nehc’ül Belağa değerli alim Seyyid Razi’nin içinde müminlerin emiri Ali (a. s)’ın hutbelerini, mek­tuplarını ve kısa sözlerini topladığı...

Yarım Kalmış Bir Sevda…

  Bugün güneş bir kez daha doğdu kan ağlayarak senin yokluğunda... Bir kez daha rüzgar seni çağırdı kimsenin duyamayacağı bir fısıltıyla ve senin yokluğunda bulutlar bile dile geldi, insanlara anlatmak istediği ama başaramadığı için boşandığı gözyaşlarıyla... Her şey bu kadar mı manadan yoksun kalabilirdi bir anda? Bu kadar mı çabuk...

İmamı Tanımak Üzere Dersler

  Allame M. Huseyin Hüseyni Tahrani/Ehli Beyt Öğretisi 4   1. Ders: Peygamberlerin ve İmamların Masum Oluşları Bismillahirrahmanirrahim Allah’ın özel rahmeti Muhammed ve onun pak Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun. Laneti de şimdiden kıyamete kadar, onların düşmanlarına olsun. Güç ve kuvvet yalnız Yüce Allah’a aittir. Allah’u Teala Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “İnsanlar bir tek ümmet idi. Sonra...

Hum Göleti’nin Dalgaları

KADİR AKARAS   Kumların üzerinden yavaşça süzülüp taşların arasından geçen hafif rüzgarın okşamasıyla, suyun yüzeyi titriyordu. Göletin kenarı, dalgaların vurmasıyla bir tazelik bulmuştu. Bazen de düşen bir yaprak, suyun hareketine kapılıyordu. Dağlar, saldıkları gölgeleriyle, tabiatın görkemini canlandırıyordu âdeta. İç içe geçmiş bol kıvrımlı dereler, çölün esrarengiz enginliğinde kayboluyordu. Ufukta küçük bir...

Yahudilikte Örtünme

Ehli Beyt Öğretisi 4 Yahudilikte örtünün farz oluşu ve Yahudi kadınlarının örtünmesi, gerçeği arayan ve dini/tarihi metinleri araştıran herkesin kolayca görebileceği kadar açık ve ortadadır. Hatta herkes az bir araştırma ile Yahudi toplumunun örtünme hakkındaki titizliğini ve bu hükmün dini köklerini kolayca algılayabilir. Eğer zamanımızda bazı Yahudi kadınlarının örtüye tam olarak...

Aşkın Sırrı

KADİR AKARAS Bir ev duruyor karşımda, kapısız Bir ev duruyor karşımda, çatısız Bir ev ki penceresi yok, kapısı kapalı Bir ev ki şatafat yok görünüşünde Adı ev ama, hiç de benzemiyor tanıdık evlere Adı ev ama, kimse oturmuyor içinde Bir ev ki milyonlar misafiri var Bir ev ki kapalı kapısı açık, her zaman Açık ama, giren pek az...

Şehriyar

HASAN FERHENGÎ İnsanın bazen özel hâlleri olur. Çocuklukta serçeyi sevmesi, gençlikte aşık olması, olgunlukta bağışlayıcı ve yaşlılıkta kırılgan olması gibi... Bu duygular, kimi zaman insanın hayatında dönüm noktası olur. Aşık olmak bazen büyütür insanı, derya eder, dalgalandırır... Üstadım! Senin hayat hikâyeni anlatmak istiyorum. Her ne kadar sen hiç söylemedin. Aslında aşkınla ilgili düşüncelerini...

Mevlâna Celâleddin-i Rûmî

DERYA BELDE Bugün AHMED benim, Ama dünkü Ahmed değil. Bugün Anka benim, Ama yemle beslenen kuşcağız değil. Ene’l-Hak kadehiyle bir yudum içen, sızdı Hak şarabından; Şişelerle, küplerle içtim ben, sızmadım. Ben sultanların aradığı sultan, ben hacetler kıblesiyim. Gönül kıblesiyim ben. Ben cuma mescidi değilim, insanlık mescidiyim ben. Ben saf aynayım, sırrım dökülmemiş, paslanmamışım. Ben kin dolu bir gönül değilim, Tûr-i...

Seyr-i Süreyya Destanı

           1 Bir azimet destanıdır öykümüz Cennet bahçelerinde başlayan Gurbetlere bir yakınmadır sürgünümüz Demir asa, demir çarık Yeryüzünden sonsuzluğa Bitmeyen yolculuk İnsanın serüvenidir Hâbil'le başlamıştır türkümüz Nuh ile Cudî dağında Uzun soluklu bir uzun hava Yakub'un gözyaşlarıyla Nil'in kuruyan yataklarıyla Bitmez tükenmez deva Ve Yusuf'la başlar Kehkeşân Saraylara İlk ziyâretimiz Züleyhâ'nın katran kokulu saçlarında Zincire vurulur sözlerimiz İlk hapsimiz, ilk mektebimizdir               2 Çölden fışkıran su Hâcer'in mahrem türküsüdür Mahramalar yatağıdır İsmâil Ilgıt...

Acem Şairi Şehriyar

HASAN FERHENGÎ Asıl adı Süreyya olmasına rağmen Peri derdi, Muhammed Hüseyin ona. Peri isminin daha hoş olduğuna inanıyordu. Süreyya da hoşlanıyordu bundan. Muhammed Hüseyin fakülte bahçesinde gezinirken karşılaştı Süreyya ile. Süreyya; "İsmim Peri değil." deyip gülümsedi. Bunu öyle bir edayla söyledi ki Peri olmaya razı olduğunu gösteriyordu. Muhammed Hüseyin, oracıkta bir bankın...

Mim Şehri

Uzanmışta yatıyor, bir küçücük selvi Tazecik minik kalbi kan sızıyor belli Sıkılı bir yumruk, bir şey saklıyor belki Avucunda bir taş, "Mehdi" neferi bil ki   On ikiydi yaşı, bir küçücük çocuktu Ölüm ile her gün saklambaç oynuyordu O hep böylesine gidecek sanıyordu "Kaim" beyaz atında gelecektir diyordu   İstemezdi ölümü Mehdi'yi görmeden Görüp nur cemalin, yüzlerinden öpmeden Ölüm bu! Taze...

Sahilde Bir Çakıl Taşı…

S. SECCAD KARAKUŞ   Çeşitli kitap veya dergilerde İslâm dini hakkında görüş bildiren, bu arada İslâm'dan övgüyle bahseden Hıristiyan düşünür ve yazarlara rastlamışsınızdır, muhakkak. Bu yüzden bu gibi yazılar bizleri şaşırtmamaktadır. Ancak bu tür yazılar çeşitli açılardan kaleme alınmış olduğundan, bazen Müslüman halk için ilginç ve ilgi çekici olabiliyor. Bu arada Arap...

Yâ Fâtıma

Musa AYDIN           Fâtıma, yâ Fâtıma, ruhumuz yâ Fâtıma Cânımız cânânımız, onurumuz dâima   Bir güneştin, Mekke ufkunda doğdun Fâtıma Nurun ile zulmeti, zulmü boğdun Fâtıma   Ey nübüvvet bağının, aşk ıtırlı şahgülü Aşığız biz ıtrına, ey Resul'ün Betûl'ü   Ey rızâsı Allah'ın rızâsı ey Fâtıma Sevgisi Hak İslâm'ın esâsı ey Fâtıma   Ey Allah'ın haremi, habibesi Fâtıma "Babasının annesi", nâibesi Fâtıma   Ey nübüvvet...

Kaside-yi Fatıma

    Ey Hacerân!.. Es-selâm!.. Bir hikâyet edeyim Sırr-ı "Nefsin Vahide", pür vikâyet edeyim   Dediler Âdem'dir bu, topraktan yaratılmış İlm-i ledun babında, ism ile donatılmış   Sormazmısın ya Havva, hangi cevher nurudur?! Âb-ı Kevser havzında, Fâtıma zuhurudur   Ne topraktan, ne etten, hilkati Vahidetten Haberini sudan sor, söyler kadr-ü kıymetten   Görmez misin ey nalan, fuzulide zâre su Fatıma'dır çün sebeb, cümle derde...

Yusuf’un Güzelliği

İsmail Derya/Ehli Beyt Öğretisi 1-2 Güzel yüzlü çocuk, teyzesinin kucağına oturmuş, onun yaşlı gözlerine bakıyordu... Neden ağlıyordu teyzesi? Aç mıydı yoksa? Susuz muydu? Hayır,ne açtı ne susuzdu. Teyzesi yaşlı gözlerle ikide bir ona sarılıp öpüyor, hasretle kokluyor, bağrına basıyordu. Teyzesinin gözyaşlarıyla ıslanan yanağını sildi. Kadıncağız, kucağındaki çocuğa pek düşkün görünüyordu. Onu  öpüp kokladıkça hüznü artıyor, bahar bulutu...

Gökteki Bulutun Sırrı

SADULLAH AYDIN Peygamberimiz küçükken Ebu Talib'in yanında yaşıyordu. Evleninceye kadar da Ebu Talib'in yanında kaldı. Çünkü Peygamberimizin Ebu Talip'ten başka kimsesi yoktu. Peygamberimiz daha yedi yaşına varmadan annesini, babasını ve dedesini kaybetmişti. Ebu Talip çok iyi, merhametli ve anlayışlı bir insandı. Peygamberimizi çok severdi. Hatta çocuklarından bile daha çok severdi. Peygamberimiz...

Yusuf’un Güzelliği

3. Bölüm  İsmail Derya/Ehli Beyt Öğretisi 3   Mısır sultanının eşi genç ve fevkalâde güzel bir kadındı. Naz-u nimetler içinde yaşıyordu, ama iki insânî nimetten mahrumdu ve bu mahrumiyetin biri, diğerini de beraberinde getirmekdeydi: Birincisi kocasından, ikincisi de çocuktan mahrum olmasıydı... Bu hayata, olanca zorluğuna rağmen tahammül etmekteydi. Kocası küçük Yusuf'un elinden tutup da...

Hakk’ın Busesi

Nur-u veçhin ile hak yol aranır Sevgin ile pirim, kalpler sınanır Lütfün ile canda iman arınır Lütfeyle bu cana, imana Ali'm! Cennet cemalinden esince nesim Ney'ler hasretinle yanmaz mı Ali'm? Narı da nuru da edensin taksim Lütfeyle bu cana, imana Ali'm! İman beldesinin kalesi sensin Kalplerin fatihi, neşesi sensin Hakk'ın kâinata busesi sensin Lütfeyle bu cana, imana Ali'm! Adem'e şefaat etmişti...

Yusuf’un Güzelliği 4

  Ismail Derya/Ehli Beyt Öğretisi 4 Sonuçsuz sevda Züleyha'nın huzurunu kaçırmıştı. Sevgisini ortaya koyduktan sonra bir süre onu unuttuysa da, özellikle kocasının suçunu affettiğine emin olup normal yaşamına döndükten sonratekrar aşk ateşi alevlenerek tüm vücudunu yakmaya başlamıştı. Yusuf'un güzelliği de kolay kolay vazgeçilebilecek türden değildi. Onun cemalini gören yerinde donup kalıyor, geçip...

Kayıp Gözyaşı

KADİR AKARAS Hiç denedin mi bir gece vakti kalemi eline alıp yaşadığın duyguları yazmayı? Gecenin karanlığı hüzünlerinin üzerine çöktüğünde ya da ne bileyim hüzünlerin gecenin üzerine baskın yaptığında aynı duyguları paylaşacağın kimse olmuyor ya, işte o zaman bir kalem ve bir kağıt ne kadar da vefalı dost oluyor insana! Kalem senin yerine...

Çağın En Büyük Tefsiri El-Mîzan Fî Tefsîr’il-Kur’an

Vahdettin İNCE El-Mîzan gibi çok yönlü bir tefsirin tanıtımını kısa bir yazıya sığdırmak zor bir iştir. Bu zorluk, müellifinin onca emek vererek vücuda getirdiği bu eserin, aslında başlı başına bir araştırma konusu olabilecek çapta olmasından kaynaklanıyor. Bir el-Mîzan tanıtımı; müellifin tefsir metodunu, delilleri kullanma ve delillerden sonuçlar çıkarma yöntemini, materyali...