Makaleler

Fatımatü’z-Zehra (sa)

Resulullah'ın (s.a.a) Ciğer Paresi Fatımatü'z-Zehra (sa) Yirmi üç yıl Kureyş müşrikleri ve Arab'ın kâfirlerine karşı fedakârca çaba harcayan, o kadar cefâ ve zahmetlere katlanan, Habeş'e hicret etmeye mecbur bırakılan ve sonunda da vatanını terk ederek Mekke'den Medine'ye göçerek kavim ve kabilesinden ayrılan Resulullah (s.a.a), bu kadar cefâ ve zahmetler sayesinde...

Hz. Fatımanın Doğumu

Hamilelik günleri tamamlandı, doğum zamanı iyice yaklaştı. Hatice karnındaki bebekle arkadaşlık kuruyor ve onun doğacak olmasından dolayı derin bir sevinç yaşıyordu. Doğum vakti gelince, böyle durumlarda kadınların yapacakları işleri yapmak üzere gelmeleri için Kureyş kadınlarına ve Haşimoğulları kadınlarına haber gönderdi. Kadınlar ona şu haberi ilettiler: "Bize isyan ettin. Sözümüzü...

Risalet Kevseri Hz. Zehra (a.s)

Fatımatü"z-Zehra (a.s), en büyük Peygamber"in (s.a.a) kızı ve ilk imamın, eşsiz kahramanın eşidir. İmamet tarihinin en kanlı zulümlerine maruz kalan iki imamın annesidir. Fatıma (a.s), son risaletin parlayan aydınlık yüzüdür. Dünya kadınlarının efendisidir. Tertemiz sülâlenin emanet edildiği temiz barınak, Hz. Resul"ün (s.a.a) soyunun yeşerdiği mümbit mekândır. (Allah"ın selâmı hepsinin...

Hz. Fatima (sa)’nın Tesbihatı

Hz. Ali (a.s) bir gün ashaptan birine şöyle buyurdu: “Kendimle Fatime’nin (a.s) durumunu sana anlatmamı istiyor musun? Fatime o kadar evime su getirdi ki, bedeninde kırba iz bıraktı; o kadar el değirmeniyle buğday öğüttü ki elleri nasır bağladı; o kadar evde temizlik yaptı, evi süpürdü ve kazanın altında ateş yaktı...

Hz. Fatıma (sa) Hakkında Soru ve Cevaplar

S. 1- Hz. Fatıma (a.s)'ın kaç ismi vardı? C. 1- Hz. Fatıma (a.s)'ın dokuz ismi vardı; o isimler şunlardır: Fatıma. Zehra. Sıddıka. Mübareke. Tahire. Raziye. Merziyye. Zekiyye. Muhaddise. S. 2- Hz. Fatıma’nın ziyaret namesindeki zikrolan künyeleri nedir? C. 2- Ümm'ül- Hasaneyn, Ümm-ü Ebiha, Ümm'ül- Eimme, Ümm'ül- Muminin, Ümm'ül- Muhsin. S. 3- Hz. Fatıma'nın anne ve babasının isimleri nedir? C. 3-...

Hz. Fatıma nın (a.s) Evine Saldırı

İmam Ali (a.s), Ebubekir'e biat etmeyi reddetti ve egemen düzene karşı olduğunu ilân etti. Bununla dünyaya şunu ilân etmiş oluyordu: Resulullah'tan (s.a.a) sonra ilk İslâm'ı seçen bu adamın karşı çıktığı mevcut hilâfet rejimi, Resulullah'ın (s.a.a) gerçek hilâfetini temsil etmiyor. Nitekim Fatıma (a.s) da aynı şeyi yaptı. O da bu...

Hz Fatıma Ve Sosyal Değerler

Toplumdaki değerler, toplumların sosyal hayatlarına dönük zaman içerisinde şekillenen “olması gerekenler” ve “olmaması gerekenler”dir. Bu değerler toplumların siyasi, kültürel ve sosyal farklılıklarıyla farklılık kazanabilir.  Örneğin siyasi bir istikrara sahip bir toplumda şekillenen toplumsal değerler bu yönden eksiklikler yaşan bir topluma oranla çok farklı olabilir. Belirli bir dini benimsemek veya hatta farklı...

Peygamberimizin (s.a.a) Yemekle İlgili Adabı

Hz. Muhammed'in (s.a.a) Bazı Sünnetleri [10] - Ays b. Kasım şöyle dedi: "İmam Sadık'a (a.s), 'Peygamberimizin (s.a.a) doyasıya buğday ekmeği hiç yemediğini söylediği yolunda babandan bir hadis rivayet ediliyor, doğru mu?' diye sordum. Bana şöyle cevap verdi: Hayır, doğru değil. Peygamberimiz (s.a.a) buğday ekmeği hiç yemedi ve doyasıya arpa ekmeği...

Peygamberimizin Hayatına Kısa Bir Bakış

MUSA GÜNEŞ Peygamberlerin sonuncusu ve ilâhî elçilerin efendisi Abdulmutalib oğlu Abdullah oğlu Muhammed (s.a.a), Fil Yılı’nın rebiyülevvel ayının on yedinci gününde dünyaya geldi. Daha önce babasını kaybeden Peygamberimize Sa’doğulları kabilesinden bir kadın süt annesi oldu. Dört veya beş yaşına girdiğinde annesine geri verildi. Altı yaşındayken annesi vefat etti. Bunun üzerine...

Resulullah ( s.a.v. )’ın Gençlik Dönemi

Evlilikten  Bi'set'te Kadar İnsanların hayatlarından en önemli ve hassas dönem, gençlik çağıdır. Çünkü bu çağda cinsi içgüdüler en kamil haddine varıyor : hevesine düşkün nefis her an kafasında bir heves oluşturulmasının insanın akıl şehvet iç güdü fırtınaların karartırılması kaçınılmaz olmasıdır. Maddi içgüdülerin insan üzerinde egemenliği, daha da bir artıyor neticesinde...

Hz. Peygamberin Bazı Kişilik Özellikleri

1- Bilgin Ümmî Hz. Peygamber'in ayrıcalıklarından biri insanlardan olan bir öğretmenin yanında okuma-yazma öğrenmemiş olmasıdır.[1] O bir bilgi ortamında değil, cahil bir toplumda yetişti. Kur'ân'ın açıkladığı bu gerçek hiç kimse tarafından yalanlanmış değildir. İçinde doğup büyüdüğü kavim en koyu cahillikte olan, ilimden ve eğitimden en uzak bir kavimdi. Hz. Peygamber'in kendisi...

Resul-i Ekrem (s.a.a) Sevgisi

1) Yaradılış, bir sevgi tecellisidir. Allah, sonsuz ve sınırsız sevgi kaynağıdır. Çünkü Allah; Rahman, Rahim ve Vedud’dur. Meveddet’in, Vedad’ın; Rahmet’den özel bir anlamı vardır. Hubb da öyledir. Rahmetin anlamı, başkalarına şefkat, merhamet duymak iken, sevmek daha özel bir anlam taşır. 2) Sevgi, yöneleceği bir sevgili arar. Allah’tan başka bir ikinci...

Hz. Peygamberin Doğumu ve Çocukluğu

Hz. Peygamber'in (s.a.a) gönderilişi öncesindeki dönemde Arap Yarımadası toplumunda kargaşa ve zulüm kökleşmişti. 1- Putperest Toplumun Çöküş Belirtileri Hz. Peygamber'in (s.a.a) gönderilişi öncesindeki dönemde Arap Yarımadası toplumunda kargaşa ve zulüm kökleşmişti. Toplumda birlik diye bir şey yoktu. Çöldeki hayat karakterinin var ettiği sosyal ve kültürel özellikler, Arap Yarımadası toplumunda göstergeleri beliren...

Peygamber (s.a.a) ‘in Tevazusu

Allah'ın Rasûlü (s.a.a) o derece mütevazı idi ki fakirler ile oturur, onlarla birlikte yemek yer ve şöyle buyururdu: "Ben de Allah'ın kuluyum, kullar gibi yiyor, kullar gibi oturuyorum." Zeyd Şehham, imam Cafer Sadık (a.s) 'dan şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Allah Taala Hz. Muhammed (s.a.a)'i peygamberliğe seçtiği andan o hazretin vefatına...

Peygamber (s.a.a)’in Züht ve İbadeti

Allah'ın Rasûlü (s.a.a) o kadar ibadet ediyordu ki, kendisini meşakkat ve sıkıntıya düşürüyordu. Bu yüzden Allah'u Teâlâ Kur'an-ı Kerim'in "Taha" suresinin 1. ayetini göndererek şöyle buyurdu: "Biz Kur'an'ı sana güçlük çekmen için nazil etmedik!"  İmam Cafer Sadık şöyle (a.s) buyuruyor: "Allah'ın Rasûlü (s.a.a) vacip namazlardan iki kez çok müstehap namaz kılar,...

Evlilikten Peygamberliğe Kadar Allah Resulü (s.a.a)

Hz. Hatice'ye Kureyş kabilesinin önde gelen erkekleri talip oldu. Tekliflerini kabul etmesi için ona maddî vaatler sundular. Fakat o bu tekliflerin hepsini reddetti.  1- Kutsal Evlilik Hz. Peygamber (s.a.a) gibi kişiliği ile herkesten e karşı üstünlük kuran olan bir kişinin kendisine münasip, büyük amaçları ve değerleri ile uyum sağlayacak olan, kendisi...

Resulullah’ın (s.a.a) Yüce Ahlakı

 “Resulullah (s.a.a) herkesten daha hekim, daha halim, daha şecaatli, daha adil ve daha şefkatli idi. Eli, kendisine helal olmayan kadına kesinlikle dokunmamıştır. İnsanların en cömerdi idi; hiçbir dirhem ve dinar onun yanında kalmadı; eğer bir şey artmış olsaydı ve onu da verecek bir kimse bulamasaydı, onu muhtaçlara ulaştırmadıkça gece...

Resulullah (saa) ile İlgili Kırk Hadis

En Güzel Örnek Allah-u Teala şöyle buyurmuştur: “Sizin için Allah’ın Resulünde güzel bir örnek vardır.”[1] 1- Kul Gibi Yemek Yemesi ve Oturması İmam Sadık (a.s) buyurmuştur ki: “Resulullah (s.a.a) kul gibi yemek yer, kul gibi oturur ve kendisinin de bir kul olduğunu biliyordu.”[2] 2- Uykudan Kalktığında Secde Etmesi İmam Bakır (a.s) buyurmuştur ki: “Resulullah (s.a.a)...

Son Peygamberin Mirası

Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Ümmîler arasından kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan, onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderen Allah'tır. Kuşkusuz onlar, daha önceleri apaçık bir sapıklık içinde idiler."[1] İslâm tarihi ile ilgili incelemeler, bize son peygamber Hz. Muhammed'in gönderilişinin getirdiği önemli sonuçları açıkça gösteriyor. Bu ilâhî görevlendirmenin başta gelen kazanımlarını şöyle...

Allah Resulü’nün Güzel Ahlakı 1

Ali TARHAN/Erenler 1   Allah Resulü’nün ahlâk, adap ve gidişatının en güzel, en yüce ahlâk, adap ve gidişat olduğunda şüphe yoktur. Bu açıdan Allah Resulü insanoğlu için en güzel örneği teşkil etmektedir. Öyle ki, Allah Tealâ, onun hakkında: “Şüphesiz sen, pek büyük bir ahlâk üzerindesin” [1] buyurmuştur. Yine Allah Tealâ şöyle buyurmuştur:...